Kuzey Afrika'da Osmanlı- Haçlı çekişmelerinin perde arkası ve Vadi us-Seyl Harbi-8

-----

<p>&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;İşlerin gittikçe kötüleştiğinin farkında olan Felipe Osmanlılar ile bir saldırmazlık antlaşması yapmak için fırsat kollamaya başladı. Günler geçmekte fakat Sebastian henüz fikrinden caydırılmış değildi. Sebastian kendi bildiğini okumakta ve savaş hazırlıklarını da artık saklama gereksinimi bile duymamaktaydı. Takvimler Haziran 1578’i gösterdiğinde Felipe son kez Sebastian'ı uyarma ve onu da bu saldırmazlık antlaşmasına dahil etme fikrini iletmek için bir elçi yolladı.</p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp; Elçi olarak tekrardan seçilen Albe dükü, Portekiz sarayının soğuk mermer koridorlarını boydan boya geçip taht odasında Sebastian'ın huzuruna kabul edildiğinde, onun içinde bulunduğu ruh halinin karakterini tamamen tersine çevirmeye başlamış buldu. Elçiye karşı küstah ve alaycı konuşuyor, zaman zaman da onu aşağılayarak Felipe'nin korkak olduğunu söylemekten hiç çekilmiyordu. Bu durum İspanyol elçisinin sinirlerini yıpratmıştı. Dük görevini bir an önce tamamlamayıp bu aşağılanmış durumdan kurtulmak için can atıyordu. Görüşme yine başarısızlıkla sonuçlanmış ve Albe Dükü de İspanya'nın yolunu tez zamanda tutmuştu.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Felipe’nin bu sefere tarafsız kalmasının yegâne sebebi Osmanlı ile yaptığı barışı korumak değildi. Kendisini bu fikir üzerine sabit düşüncede bırakan en büyük etken İspanya'nın sadece birkaç on yıl önce içinden geçtiği mali buhran ve bu buhran sonucunda devletin iflasın eşiğinden kıl payı dönmüş olmasıydı. Eğer mali açıdan sıkıntılı bir durum oluşturmayacak olsa Felipe bu harbe tabiri caizse balıklama atlar ve Mağrib Fatihi olabilme şansını Sebastian’a kaptırmak durumunda kalmazdı.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Bu arada Sebastian da boş durmamış ve Avrupa'nın köklü bankerlerinden olan Medici ailesinin Toskana koluna mensup bulunan ve Toskana Dükü unvanı ile bu şehri yöneten Francesco di Medici’den 200 bin altın borç ve 3 bin kişilik bir askeri yardım talep etmişti. Medici bu hülya için tek altın bile borç vermeyeceğini, askeri yardım için ise başka kapıları çalması gerektiğini kendisine bildirdi.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Sebastian İspanya’yı kendi tarafına çekememiş olmanın verdiği çaresizlikle son bir hamle yapmaya çalıştı. O sırada İspanya kontrolünde olan Hollanda’da faaliyet gösteren isyancılarla el altından irtibat kurmak sureti ile Felipe’yi köşeye sıkıştırmaya çabalıyordu. Felipe bu durumdan zamanında haberdar olmuş ve işler karışık bir vaziyet almadan Hollanda’da duruma hâkim olmaya çalışmıştı. Tam bu sırada Papalık Sebastian'ın yardımına yetişmiş ve onun yapacağı Mağrib harekâtına Haçlı Seferi statüsü verilmesini karara bağlanmıştı. Bu karar Avrupa’da tez zamanda duyulurken, kıta ülkeleri arasında da endişeye sebebiyet vermişti. Örneğin Portekiz’in yaklaşık 200 yıldır müttefiki olan İngiltere’nin bu konu hakkında ayrıntılı bir izahat istemesi de işin tuzu biberi olmuştu.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Abdülmelik kurdurduğu istihbarat ağı sayesinde Sebastian'ın planlarından haberdar olmaktaydı. Casuslar olası bir saldırıda Portekizlilerin nerelerden çıkartma yapabilecekleri konusunda birtakım bilgileri saraya jurnallemekteydiler. Portekiz'in entelektüel tabakadan olan bazı kişileri de böyle bir harbin tehlikeleri konusunda Sebastian’a fikirlerini söylemeye çalışmaktaydılar. Fakat bu çabalar sonuçsuz kalmakta ve kral çıkan aksi sesleri bastırma yoluna giderek muhalifleri ezmeye çalışmaktaydı. Lizbon'un en meşhur Katolik vaizlerinden biri olan keşiş Fran dahi engellemelerle karşılaşmaktaydı ve susturulmak için uzak bir manastıra sürülmüştü.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Tüm bunlar gerçekleşirken Abdülmelik barışı korumak için hem İspanya kralı Felipe’ye hem de Portekiz kralı Sebastian’a mektuplar yolladı. Özellikle Sebastian’a yolladığı mektup ilginç ifadeler ve teklifler barındırmaktaydı. Bu mektuba göre Abdülmelik Portekiz’in tüm planından haberdar olduğunu bildirmiş, kendisinin savaşa taraftar olmadığını, Portekizliler’in Türkler’in Mağrib'de bulunmasını bahane etmemeleri gerektiğini çünkü Türklerin bölgeden çoktan ayrıldıklarını, kendisinin de istiklalini korumak gayesinde olduğunu ve Osmanlı tabiiyeti altında bulunmak gibi bir niyetinin olmadığını ifade etmekteydi. Hatta ve hatta Portekizliler Mağrib'de tarım ve hayvancılık yapmak isterlerse kendilerine iki-üç kaleyi verebileceğini de eklemişti.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Abdülmelik İstanbul'da bulunurken vebaya yakalanmış ve kendisini Fransız asıllı bir doktor olan Berard tedavi etmişti. Bu tedavi sırasında doktorun özverili çalışması geleceğin sultanini etkilenmişti. Mağrib tahtını ele geçirince de bu Fransız doktoru sarayına davet etmiş ve özel doktoru olarak görevlendirmişti. Berarad doktorluğunun yanında ağzı laf yapan sıkı bir diplomattı. Aynı zamanda Fransa’da hatırı sayılır kişilerle irtibatı da bulunmaktaydı. Bu fırsattan yararlanmak isteyen Abdülmelik Fransa kralına elçi olarak hususi doktorunu gönderdi. Abdülmelik'in bu ziyaretten muradı hem iki ülke arasındaki ilişkileri canlandırıp kuvvetlendirmek hem de Fransa'yı Portekiz'le ittifak kurmaktan alıkoymaktı. Fransa kralı III. Henri bu elçiyi memnuniyetle karşılamış ve kendisine pek çok soru sorarak Abdülmelik'i biraz da olsa tanımaya çabalamıştı. Aslında Fransızlar Osmanlı ile Kanuni Sultan Süleyman devrinden beri devam etmekte olan ittifakı zedelememek için Portekiz'le bir yakınlaşmaya girmeyi akıllarından bile geçirmemişlerdi. Görüşmenin sonunda Doktor Berard Fransa kralına Abdülmelik tarafından yazılan hususi mektubu taktim etme fırsatı da bulmuştu. Kral mektubu hemen orada açtırmış ve Abdülmelik'in Doktor Berard’in Fransa'nın Mağrib konsolosu olarak atanması ricasının da bulunduğu pek çok konudan oluşan iş birliği önerilerinin kahir ekseriyetini kabul etti. <o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Fransa ile yakınlaşma sağlayıp olası bir Fransa-Portekiz ittifakına kapıyı tamamen kapattıran Abdülmelik 22 Temmuz 1578 tarihinde Sebastian’a yollanmak üzere bir mektup daha kaleme alıp onu son kez fikrinden vazgeçirmeye çalışmaktaydı. Mektubunda barışın korunması konusunda taraf olunmasını istemekte ve Sebastian'ın sabık sultan ile iş birliği yapmasının ona bir yarar getirmeyeceğinden bahsetmekteydi. Sabık sultanın verdiği sözleri hiçbir zaman tutmayan iki yüzlü biri olduğundan dem vurarak, onun desteklenmesinin bırakılıp kendisi ile bir anlaşma yapılması durumunda daha önce de söz verdiği gibi sahil kalelerinden bazılarını etrafındaki arazi ile birlikte Portekiz’e terke hazır olduğunu bildirdi. Abdülmelik gerçekten de kan dökülmesi taraftarı değildi. Yıllarca önce abisi daha sonrasında ise yeğeni ile yaptığı mücadele kendisini aşırı bir şekilde yıpratmıştı. Abdülmelik'in&nbsp; kaleme aldırdığı bu son mektubu Sebastian'ı da onun gibi mantıklı düşünmeye etki edecek miydi?&nbsp;<o:p></o:p></span></p>