Kuzey Afrika'da Osmanlı- Haçlı çekişmelerinin perde arkası ve Vadi us-Seyl Harbi-7

-----

<p>&nbsp; &nbsp;&nbsp;Portekiz kralı Sebastian seleflerinin Mağrib'de kaybettikleri toprakları geri alabilmek adına türlü türlü planlar yapmakta ve ülkesinin ileri gelenlerine de Müslümanları Endülüs'ten İspanyollar ile el ele vererek nasıl çıkarttıklarını anlatarak onları da kendi yanına çekmeye çalışmaktaydı. Ona göre eski bir Hristiyan yurdu olan Mağrip Müslümanlara bırakılamayacak kadar değerliydi. Ayrıca Osmanlıların Atlantik Okyanusu kıyılarına Mağrib’i kendilerine bağımlı hale getirerek ulaşmaları kendilerinin okyanustaki hakimiyetlerini de sarsacak, belki de Osmanlılar ile Portekiz topraklarında harp etmek zorunda kalacaklardı. Bu sebeplerden ötürü İspanyolları da kendi yanına çekmek için elçilik heyetlerini birbiri ardına İspanyol saraylarına yolluyor ve kurulacak bir ittifak için nabız yokluyordu.</p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp; Artık sabık Mağrib sultanı olarak anılan Abdullah Muhammed’in tahtını kurtarmak için Hristiyanlarla iş birliği yapması ulema arasında tartışmalara sebebiyet vermiş ve bazı ulema da kendisinin dinden çıktığı sonucuna varmışlardı. Abdullah Muhammed’in arkasındaki halk desteği de günden güne erirken kendisini de olası bir harp durumunda asker bulamama korkusu sarmaktaydı.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp; Abdullah Muhammed’in elçilerinin Portekiz ve İspanya arasında bir yardım bulma umudu ile mekik dokuduğu günlerde, Portekiz kralı Sebastian kalabalık bir heyet ile beraber İspanya kralı Felipe ile birlikte yaklaşmakta olan Noel’i kutlamak bahanesi ile 1577 senesinin Aralık ayinin sonuna doğru İspanyol sarayına ulaştı. Burada gerçeklesen ilk görüşmede Sebastian Felipe’nin kızı ile evlenip akrabalık tesis etmek istediğini bildirdi. Amacının ise akrabalık yolu ile kurulacak bir ittifak ile iki ülkenin güçlerini birleştirerek sonuca daha rahat ulaşması ve hem kendilerinin hem de İspanyolların kuzey Afrika’da planladıkları hakimiyeti sağlamak olduğunu uzun izahatlarla anlattı. <o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Bu teklifin kabulünün doğurabileceği sonuçları çok iyi bilen Felipe, Abdülmelik'in Mağrib’de otoriteyi tekrardan kendi lehine tesis ettiğini ve onun Sultan III. Murad ile olan ittifakının de İspanya'yı ateşe atmaya sebebiyet vereceğinin farkındaydı. Görüşme sırasında İspanyol heyetinde bulunan ve askeri tecrübeleri ile bilinen Albe dükü bu teşebbüsün tehlikelerini Sebastian’a uzun uzadıya açıklamaya çalıştı. Bir haftadan uzun suren hararetli tartışmalar sonrasında Felipe misafirinin tamamen hayal kırıklığı ile ayrılmasına razı olmadı. Kendisine muhalefet etmeyeceğini bildirdi ve akabinde de 5 bin kişilik askeri birlik ile biraz erzak ve silah yardımı yapacağını taahhüt etti.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Aslında Sebastian hırsları mantıklı düşünmesinin önüne geçmiş bir kişiliğe sahipti. Felipe ise onun aksine sağduyu sahibi, olgun ve mantıklı düşünen bir karaktere sahipti. Bu iki zıt karakterin bir ortak paydada buluşması zor olsa da, Felipe onu boş vaatler ile başından savmaya çalışan bir görüntü sergiliyordu. Felipe söz verdiği yardımı yapması karşılığında bu seferin gelecek ağustos ayında olmasını şart koştu. Albe dükü de Portekiz ordusunun yaklaşık bir asırdır bir sahra harbi yapmadığına dikkati çekerek ordu içinde Alman ve İtalyan askerlerin de bulunması gerektiğini öne sürmüş ve bu teklif Felipe tarafından da desteklenmişti. <o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Sebastian 2 Ocak 1578 sabahında misafiri olarak bulunduğu Felipe’nin sarayından ayrılırken, hem anlaşma sağlamanın verdiği mutluluk, hem de içinde bulunan derin kuşku ve şüphe ile karışık duygular içerisindeydi. Felipe ise sorunlu bir misafiri uğurlamanın verdiği rahatlıkla Sebastian'ı bu işten nasıl vaz geçireceğinin hesabını yapmakla meşguldü. Birkaç gün içinde Felipe bir askeri uzmanı Mağrib’in askeri durumunu incelemesi ve raporlaması için gizlice oraya yollattı.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp; Bu askeri uzman yanında bir yardımcısı olduğu halde Mağrib’in bütün sahil ve sahile yakın kalelerini bir iki ay boyunca tetkik etti. Dönüşünde ise bu tetkikleri bir rapor halinde kral Felipe’ye sundu. Raporun Sebastian için pek de iç açıcı olmadığı çok geçmeden anlaşıldı. Rapora göre Abdülmelik hemen hemen bütün Mağrib'de kontrolü ele almıştı. Kalelerin kahir ekseriyeti gayet müstahkemdi. Askerlerin ve halkın morali ise gayet yüksekti. Bu durum Felipe’nin canını sıkmıştı. Sebastian'ın çılgınca bir hülyaya yelken açmaması için ona son bir uyarı daha yapmaya karar verdi. Albe dükü elçi olarak seçildi. Felipe, düke Sebastian’a karşı etkili konuşmasını ve onun fikirlerini değiştirmesini tembih etmeyi unutmadı.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Sebastian'ın sarayına varan Albe dükü büyük bir memnuniyetle karşılandı. Burada baş başa yapılan görüşmelerde dük Sebastian’a yapılan tahkikatın sonucuna göre düşman kalelerinin müstahkem oluşunu, askerlerin moralinin yüksek ve olası bir harbe hazır olduklarını, Abdülmelik'in Osmanlı ile ittifakı sebebi ile Osmanlılar’ın burada olacak bir harbe müdahil olma durumlarını bir bir anlattı. Sebastian konuşmayı dinliyor fakat kendi bildiğini okumaya kararlı gözüküyordu. Osmanlılar’ın başının doğuda belada olduğundan dem vurarak Akdeniz'in batısı ile uğraşmayı düşünmeyeceklerini ifade etti. Sebastian’a göre Osmanlılar’ın Atlantik Okyanusu’na açılabilecek tipte gemileri bulunmamaktaydı. Albe dükü bu inatçı söylemleri sabırla dinledi. Sözleri onun üzerinde bir etki yaratmamıştı ve bu durum kendisini rahatsız etmeye başladı. Albe dükünün Sebastian’a en son sözü ise daha önceki görüşmede kendisine söylediği Portekiz ordusunun hiçbir harbe hazır olmadığı, orduyu başka milletlerden muharip güçler ile takviyenin şart olduğu ve illa savaş olacaksa bunun temmuz ayı civarında olması gerektiğini yinelemek oldu. Sebastian başarısız geçen bu görüşmelerden sonra İspanyollar’ın kendisine ihanet ettiğini düşünmeye başlamıştı.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">Albe dükü görüşmeler tamam olup bir netice alınamayınca acele ile İspanya'ya geri döndü. Hiç vakit kaybetmeden Felipe’nin sarayına vasıl oldu ve kendisine detaylı bir rapor sundu. Felipe tam bir hayal kırıklığı yaşıyordu. Bu inadın İberya üzerine bela getirmesinden. Osmanlılar’ın İspanya'ya olası bir savaş ilanından çok çekiniyordu. 18 Mart sabahı Sebastian için bizzat bir mektup kaleme aldı ve fikrini ne pahasına olursa olsun değiştirmesi gerektiğini kendisine izah etmeye çalıştı. Ayni günlerde Avrupa'da yüksek bir itibar sahibi ve kurt bir diplomat olarak bilinen Savoy dükü de Sebastian için bir mektup yolladı. Kendisi de mektubunda kral Felipe’nin bahsettiklerine benzer ifadeler kullandı. Sebastian için bu mektupların hiçbir hükmü yoktu. Verilen tavsiyeleri masal dinler gibi dinlemiş ardından da kulak ardı etmeye karar vermişti. Maalesef ki saplantılı bir şekilde tek bir hedefe kilitlenmişti, hayallerini ise tarihe Mağrib fatihi olarak geçirmek süslüyordu.&nbsp;<o:p></o:p></span></p>