Kuzey Afrika'da Osmanlı- Haçlı çekişmelerinin perde arkası ve Vadi us-Seyl Harbi - 4
-----
2023-05-28 00:00:00
<p><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-05-27 at 13.57.13.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-05-27 at 13.57.13.jpeg"></span></p><p>Sultan
Muhammed el-Kaim'in öldürülmesinin ardından tahta gecen Abdullah el-Galib'in
şerrinden korkup Tilimsen’de Osmanlı’ya iltica eden kardeşleri Ahmed ve
Abdülmelik bir müddet burada ikamet ettikten sonra Cezayir’e taşındılar. Burada
Cezayir Beylerbeyi Barbaroszade Hasan Paşa tarafından izzet-i ikram ile
ağırlandılar. Bu arada Cezayir uleması da şerif olmalarından ötürü kendilerine
ilgi gösterdiler. Abdülmelik ve Ahmed’i kardeşleriyle aralarını düzeltilmesi
için ikna etmeye de çalıştılar. Birkaç yıl süren ikna cabalarının ardından bu
iki kardeş Abdullah el-Galib ile görüşmek için Mağrib’e doğru yola çıktılar.
Tam hududa yaklaştıkları sırada Sultan Abdullah'ın ordu ile geldiği anlaşılınca
yoldan geri döndüler ve son surat Cezayir’e vasıl oldular.</p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"> Cezayir’e varışlarında Abdülmelik Kanuni
Sultan Süleyman'a şahsen bir mektup yazdı. Mektubunda kardeşi olan Abdullah'ın
daha önceki icraatlarından uzun uzadıya bahsedildikten sonra, en son kendisi
ile görüşmek için söz verdiği halde kendisini bertaraf etmek için ordu ile
üzerine yürüdüğünden bahisle kendisinin durdurulması gerektiği yönünde dert
yanıldıktan sonra mümkün ise donanma ile bir yardım gönderilerek kendisinin
icabına bakılması rica edilmişti. Kanuni bu mektuba cevaben ordunun Malta'nın
zaptı için yola çıkacağından bahsettikten sonra, zaferden sonra ordunun
Abdullah'ın icabına bakmak için o tarafa geleceği Abdülmelik'e bildirdi. Ayrıca
Hasan Paşa'ya da bu iki kardeşi teselli etmek için elinden geleni yapması,
Malta'nın zaptının kolaylaşması için de bulabildiğince gönüllüyü hazır etmesini
tembih etti.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal">1565
tarihinde gerçekleşip başarısızlıkla sonuçlanan Malta Kuşatması’nın ardından
Abdülmelik'e yapılacak olan yardım planı da bir süreliğine rafa kalktı. Ertesi yıl ise İstanbul Avusturya ile olan
sorunları bitirmek için Macaristan Seferine çıkma kararı aldı. Sefere
hazırlıklarının tamamlanmasının akabinde sefere çıkma günü geldiğinde Kanuni
Sultan Süleyman hasta haliyle orduya komuta etmekteydi. Uzun bir yolculuktan
sonra Macar ovasına ulaşılmış ve bir lahza bile beklenmeden Zigetvar
kuşatılmıştı. Bu uzun ve meşakkatli yolculuk hasta olan Sultan Süleyman'ı iyice
yıpratmış ve kalenin düşüşünün bir gün öncesinde vefat etmişti. Bu haber dalga
dalga yayıldı. 46 yıldır Avrupa'yı tirtir titreten ve Avrupalıların <i>“muhteşem”</i>
lakabını taktığı Sultan Süleyman sefer ile başladığı padişahlığının on üç
yıldan ziyade bir kısmını at üstünde geçirdikten sonra yine bir savaş meydanında
ruhunu teslim ederek tarih sahnesindeki yerini oğluna bırakmıştı. Bu ölüm dost
ve müttefiklerini üzmüş, düşmanlarını ise mutluluktan şölen yapar hale
getirmişti.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"> Kanunin ölümü ile Müslümanların hamisiz
kaldığını sanan İspanyollar Endülüs'ten aldıkları topraklarda yasayan
Müslümanlara eziyet ve saldırının da dozunu arttırmaya başlamışlardı. Takvimler
1568 senesini gösterdiği sırada İspanyollar Adriyatik'te İngilizlere harp ilan
etmiş ve deniz kuvvetlerinin ekserisini buraya kaydırmışlardı. Bu yüzden
Akdeniz’de fazla bir kuvvetleri kalmamış bu da Cezayir beylerbeyini biraz
rahatlatmıştı. Tam olarak da bu sırada, Hasan Paşa'nın tertibi ile mi olduğu
tam olarak bilinmeyen bir olay İspanya'yı sarsmaya başladı. 1568 senesinin Noel
günü olan 25 Aralık'ta Müslüman grubu gizlice Gırnata şehrine sızdılar ve
sokaklarda <b><i>“Hz. Muhammed’in dinini savunmak isteyenler bizi izlesin”</i></b>
diye bağırarak kendilerine taraftar toplamaya başladılar. Kısa surede 60 kişi
olarak girdikleri şehirden 1000 kişi olarak çıkmışlar, akabinde başka yerlerden
de gelenler ile bu sayı 4000’e yükselmişti. Bu grubun içinde 300 kadar Türk de
olduğu rivayet edilmiştir. Bu isyan hareketi dalga dalga yayılmış ve gelen ocak
ayında Almedia şehri isyancılar tarafından ablukaya alınmıştı. Şubat ayına
gelindiğinde ise bölgede büyük bir güce sahip olan Sessa Dükü isyancıların 45
bininin silahlı olmak üzere toplamda 150 bin kişi olduğunu tespit ettirmiştir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"> Şüphesiz ki kurulan kesintisiz istihbarat ağı
ile payitaht olan bitenden anbean haberdardı. İspanya sarsılan otoritesini
tekrar toparlayabilmek için kadırgalarından bir kısmını Akdeniz’e yönlendirmek
suretiyle isyancı Müslümanlara Cezayir'den ya da başka yerlerden gelebilecek
herhangi bir yardımı engellemeye çabalamaktaydı. Bu sırada isyan tüm hızı ile
sürmekte ve isyancılar ele geçirdikleri Hristiyan esirleri silah ve yiyecek
almak için Berberi korsanlarla takas etmekteydiler. İsyanın durumu gittikçe
kötüleştiğinden duruma Papalık da müdahil olmuş, 1569 senesi Ekim ayında
yapılan toplan toplantıda isyanın kış mevsiminde de devam etmesi halinde isin
onunun alınamayacağı ve gelen yıl Osmanlılar’ın İspanya’yı işgale
başlayabilecekleri belirtilmişti. Papaya göre İş işten geçmeden İspanya isyanı
bastırmalı ve bu olana kadar da Osmanlı bir şekilde oyalanmalıydı. Fakat isyan
1570 senesinde de sürmüş fakat Osmanlılar bir şekilde oyalanarak İspanya'ya
yardım edememesi sağlanmıştı.<o:p></o:p></p>