Kıssadan hisse
-----
2023-03-26 00:00:00
<p> Petrol günümüzde en çok soruna yol açan
maddelerinden biridir. Petrolün madde olarak bilinişi milat öncesine kadar
gidenken, sanayi maddesi olarak islenip kullanılmaya başlanması 19. yüzyılın
ortalarında tarihlenmektedir. Ticari anlamda ilk petrol kuyuları ise Bakü'de
acilmiş sonrasında ise devamı aralıksız gelmiş ve günümüzde de yeni kesiflerle
petrol üretimi devam etmektedir.</p>
<p class="MsoNormal"> Osmanlı Devleti'nde ilk petrol araştırmaları
Mezopotamya diye bildiğimiz mıntıkada yoğunlaşmış olup, ilk araştırmalar Musul
ve çevresinde yapılmaya başlanmıştır. Özellikle Sultan II. Abdülhamid devrinde
İngiliz ve Fransız petrol araştırmacıları arkeolog kılığında bölgeye gelmiş ve
bu bölgede arkeolojik kazı bahanesi ile petrol sızıntısı ya da petrol emareleri
olabilecek şeyler arama işine girişmişlerdir. Sultan Abdülhamid bu durumdan
istihbarat sayesinde haberdar olmuş ve her araştırma yapmak isteyenin
kafilesine hamal ya da mihmandar tipinde hafiyeler takmıştır. Bu sözde
arkeologların her petrol emaresi buldukları yerleri bu hafiyeler İstanbul'a
jurnallemiş ve petrol mıntıkaları hazine-i hassa ya da hazine-i seniyye üzerine
tapulu hale getirilmiştir. Sultan bu arazilerin başkalarının eline geçmemesi
için zaman zaman güvendiği paşalarına da hediye ederdi. Yine günlerden birgün
Sultan divan paşalarından birine Musul civarında petrol çıkan bir arazi
tapusunu hediye etmiş, paşamız bu hediyeyi kabul etmekle beraber Musul’un uzak
oluşu yüzünden olsa gerek biraz da başımıza bela aldık tarzında aklından
geçirmiştir. Saraydan konağına geri dönerken ise aklına arabacısı Serkis
Efendi’nin oğlu olan Kalust’un bir Rus için Bakü'de petrol isinde çalıştığı
gelmiş ve arabacısı Serkis Efendi’ye tapuyu olduğu gibi hibe etmiştir. O
günlerde eski deyimle neft denilen petrolün ne olduğu ve ne ise yaradığı tam
olarak anlaşılmış olmadığından paşa maalesef idraksiz bir şekilde bu araziyi
elden çıkarmakta hiçbir beis görmemiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-03-26 at 00.02.22 (1).jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-03-26 at 00.02.22 (1).jpeg"></span><br></span></p>
<p class="MsoNormal">Arabacı
Sarkis Efendi’nin ailesi aslen Kayserili olup uzun yıllar önce Kayseri’den
İstanbul'a göç etmiş bulunmaktaydı. Aile Üsküdar tarafına yerleşmişti. Sarkis
Efendi’nin Diruhi Hanımla olan evliliğinden olan oğlu Kalust 1869 senesinde doğdu. Okul yaşı gelince once
Aramyan-Uncuyan okuluna daha sonra Fransız Saint Joseph Lisesine devam etti.
Kalust Gülbenkyan lise eğitiminin ardından Londra’da bulunan King’s Collage
(Kralın Koleji) adli üniversitede o günlerde yeni yeni eğitim vermeye başlayan
petrol mühendisliği bölümünden iyi derece ile 1887’de mezun oldu. Daha sonra
ise Ermeni asıllı Rus petrol tüccarı Alexander Mantasev’in yanında çalışarak
petrol alanımda kendini geliştirdi. Bakü dünyada ilk defa petrolün çıkartılıp
işlenerek ticari malzeme olarak satılmaya başlandığı yer olması sebebi ile bir
nevi laboratuvar görevi görmüştür. Gülbenkyan 1895’e kadar burada çalıştıktan
sonra kendi işini kurmayı başardı. Osmanlı coğrafyasında petrol arama işleri
için izin çıkarmaya çalıştı. Bunda başarılı olamayınca 1897’de Londra’ya döndü.
Burada değişik petrol şirketleri ile ilgilendi ve işlerini büyüttü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-03-26 at 00.02.22.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-03-26 at 00.02.22.jpeg" style="width: 710px;"></span><br></span></p>
<p class="MsoNormal"> Takvimler 1907’yi gösterdiğinde ise Londra’da
1890 tarihinde Felemenk Kraliyet Petrol Şirketi olarak kurulmuş olan fakat
zaman zaman isim değiştirmiş olan ve günümüzde de Shell adı ile faaliyetine
devam eden İngiliz petrol şirketine danışmanlık yapmaya başladı. Burada
beklediği fırsat 1909’da Sultan Abdülhamid'in tahttan indirilmesi ve şahsi
mülklerine el konularak İttihatçılar tarafından devletleştirilmesi sorasında
yaşandı. 1912 tarihinde Türk Petrol Şirketi’nin kuruluşunu ve Musul
petrollerini işletilmesini sağlamayı başardı. Şirket Almanlara %25, İngilizlere
%35 hisse verirken gerisini dağıtma görevini Kalust’a vermişti. O da, kalan %25
hisseyi Shell’e verirken kendisine de babasına hediye edilen arazi karşılığında
%15 hisse ayırmıştı. Şirketin varlığı Türk Petrol Şirketi olarak 1925’e kadar devam
etti ve akabinde hem ismi Irak Petrol Şirketine çevrildi, hem de hisse
arttırımı yapılarak başka şirketlerinde ortaklığının önü acildi. Kalust
Gülbenkyan’in hisseleri %5’e sabitlendi. Bu da onun gelecekte <i>Bay yüzde beş</i>
olarak anılmasını sağladı.<i> <o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal"> Kalust Gülbenkyan sahibi olduğu %5'lik şirket
hissesi ile ölümüne kadar zenginler kulübünün bir üyesi olarak yaşadı.
Parasının çoğunu kurduğu Gülbenkyan Vakfı aracılığı ile sanat eserlerine
harcadı. Adına Lizbon'da kurulmuş ve yaklaşık 6000 eser barındıran bir müze
vardır. Londra’da ailesine ithafen Aziz Serkis Kilisesi’ni yaptırmıştır ve
vasiyeti gereği 1955’te öldüğünde buraya defnedilmiştir. Oğlu Nubar da Kalust
gibi petrol işine yoğunlalarmış, fakat babasının aksine parayı sanata ve hayır
işlerine harcamak yerine at yarışlarına, altın kaplama arabalara ve lükse
yatırmayı tercih etmiştir. Diyeceğim o ki, siz siz olun sakın ola isteksizce
bir hediyeyi kabul edip sonra da baştan savamaya çalışmayın. Belki de benzer
şeyler sizin de başınıza gelebilir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>