Kemalizmin 'Târih Tezi' ve 'Güneş-Dil Teorisi' hurâfeleri (83)

-----

<p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%"><font face="Times, serif"><font size="2"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-05-05 at 14.13.11.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-05-05 at 14.13.11.jpeg"></span><br></font></font></p><p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%"><font face="Times, serif"><font size="2">(</font></font><font face="Times, serif"><font size="2"><i>Ulus</i></font></font><font face="Times, serif"><font size="2">, 28.12.1937, s. 1) </font></font> </p><p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%">“<font face="Times, serif"><font size="2">Sâhibinin Sesi” bütün gazeteler, bütün borazanlar tek bir ağızdan bağırıyor: “Denizbank Türkcedir!” </font></font> </p><p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%"><font face="Times, serif"><font size="2">Kemalist Totaliter Rejimin mânevî linç seferberliğine, Sadri Maksudi, vakarla cevâb veriyor: “Hak</font></font><font face="Times, serif"><font size="2">̆</font></font><font face="Times, serif"><font size="2">îkat</font></font><font face="Times, serif"><font size="2">̃</font></font><font face="Times, serif"><font size="2"> değişmez ki!”</font></font></p><p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Times, serif"><font size="2">***</font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif">Sadri Maksudi’nin kızı Âdile Ayda’nın İş Bankası tarafından neşredilen </font><font face="Times, serif"><i>Bir Demet Edebiyat </i></font><font face="Times, serif">isimli kitabında (1998, 269 s.), “Âdile Abla” başlıklı bir “Mukaddime”si (ss. 1-19) bulunuyor. Bunda, hem kendisinin bâzı çocukluk ve genclik hâtıralarından, hem de uzun seneler zarfında ahbâblıkları devâm eden bu âileden bahsediyor; bu çerçevede, Mustafa Kemâl̃ ile Sadri Maksudi arasındaki münâsebetler ve mâhûd Denizbank Hâdisesi hakkında bildiklerini de naklediyor. Halil İnalcık’ın hayâtı, şahsıyeti, zihniyeti hakkında da kanâat̃ edinmiye imk̃ân veren bu “Mukaddime”de, işbu araştırmamızın hudûdu içerisinde bizi hassaten al̃âkadâr eden iki sayfa var: </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>İsviçre’den devşirilen Medenî Kânûn, laik bir cem’iyet inşâ etmenin vâsıtası</b></font></font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Mustafa Kemal’in çağdaş Türk toplumunu gerçekleştirme yolunda getirdiği en önemli devrimlerden biri, kuşkusuz Medenî Kanun’dur. Türkiye B.M.M.’nin bu kanunu kabulü ile beraber Türkiye vatandaşları din, mezhep, soy ayrılığı olmadan sosyal ilişkilerinde tam bir eşitlik içinde hareket etme imkânını bulmuş, Türklerin lâik, çağdaş bir toplum halinde kaynaşması yolları hazırlanmıştır. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Medenî Kanunu ve onu tamamlayan öteki Batı kanunlarını uygulayacak kanun adamları yetiştirmek üzere Ankara’da bir Hukuk Fakültesi açılması da kararlaşmıştı. Ankara Üniversitesi’nin ilk temel taşı olan bu fakülteye Paris’ten Sadri Maksudi Türk Hukuk tarihi hocası olarak davet edildi. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Ankara vilâyet binasının arkasında eski bir konakta Hukuk Fakültesi’nin açılışını yapan Mustafa Kemal, hukuk inkılâbını öteki bütün inkılapların temeli saymakta idi. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Sadri Maksudi, bu fakültede Türk Hukuk Tarihi ve Hukukun Genel Esasları üzerinde derslerine başladı. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Hukuk bilgisi yanında Sadri Bey Türk Tarihi ve Dili üzerinde de geniş bilgi sahibi idi. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>Kemalist “Târih ve Dil Tezleri”, Türkleri, “cemâat̃ hâl̃inden” kurtarıp millet yapmak içinmiş</b></font></font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">1930’larda Mustafa Kemal, Türk toplumunu bir cema’at halinden bir millet haline getirmek için gerekli gördüğü millî tarih ve millî dil konularıyla yakından ilgileniyor, zamanının büyük bir bölümünü bu konulara harcıyordu. Ata’nın bu alanlarda plânlarını tartışıp olgunlaştırmak için Çankaya’da ünlü sofrasına davet edilenler arasında Sadri Maksudi seçkin bir yer aldı. Ata’nın ona büyük bir güveni vardı. Tarih ve Dil Kurumları kurulduğu zaman ilk üyeleri arasına Sadri Maksudi de seçildi. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Dil devrimi için ilk önemli eseri Sadri Bey yazdı. Bu kitap için yazdığı önsözde [???] Ata Türk dilini yabancı dillerin egemenliğinden kurtarma, öz Türkçeyi yaratma için ilk işareti vermekte idi. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Sadri Bey bu eserde, çeşitli Avrupa memleketlerinde millî dili yaratma hareketlerini incelemektedir. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>Sadri Maksudi, Güneş-Dil Teorisine katılmadı”</b></font></font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Sadri Bey, ilme ve objektif düşünceye bağlı bir ilim adamı kimliğiyle, Güneş-Dil teorisi gibi teorilere katılmadı ve Ata’nın etrafında bu biçim fantezileri sömürenlerin düşmanlığına hedef oldu. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>Sadri Maksudi’ye “Büyük Şef”in ağır darbesi</b></font></font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Nihayet, onun düşmanları bir fırsat yakaladılar. T.B.M.M.’de Sadri Bey Denizbank adının Türkçe gramerine aykırı düştüğünü ileri sürünce, hemen Ata’ya yetiştirdiler; çünkü, bu adı Ata kendisi vermişti. Ata’nın emriyle o akşam [???] radyoda Sadri Beyi cehaletle suçlayan saldırgan konuşmalar yaptılar (1937). [Doğru târih, -Sadri Maksudi’nin Meclis’de “Denizbank” tâbirine îtirâz ettiği ve îtirâzının da Meb’ûslar tarafından tasvîb edildiği - 24.12.1937 Cumâ değil, 27.12.1938 Pazartesi akşamıdır&hellip;]</font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Bu olay, Ata’nın son hastalık yıllarına rastlar. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Sadri Bey o zamana kadar T.B.M.M. üyesi seçilmiş (1931-1939), ailesiyle birlikte ilkin Soğuk-Kuyu’da, sonra Yenişehir’de o zaman için konforlu sayılabilecek bir eve taşınmış, rahat bir hayata kavuşmuştu. </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Dil olayından sonra onun kamu hayatı sona erdi.</font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Aile bu haksızlık karşısında son derece şaşkınlık ve ıstırap içinde idi. Haksızlıklara karşı [lüzûmsuz kelime] daima karşı çıkan büyük kızı Âdile Hanım o zaman bizzat Çankaya’ya giderek yanlışlığı anlatma girişiminde bulundu ise de sonuç değişmedi.” (Prof. Dr. Halil İnalcık, “Âdile Abla”; Âdile Ayda, </font><font face="Times, serif"><i>Bir Demet Edebiyat</i></font><font face="Times, serif">, T. İş Bankası Yl., 1998 içinde ss. 7-9) </font></font></font> </p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif">Üzerinde, uzun uzun, ibretle teemmül edilmiye değer bir metin!</font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"> <font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif">Bu metinde dikkatimizi çeken ilk husûs, İnalcık’ın, kayıdsız şartsız bir Kemalist olması, Kemalist Totaliter İdeoloji ve Rejime karşı –her sahîh ilim adamından beklenecek- asgarî bir tenkîdî tavra dahi sâhib olmaması, bütün Kemalist İnk̆il̃âbları tasvîb etmesi, Mustafa Kemâl̃’i, aynen dîğer fanatik Kemalistler gibi, bir tabu hâlinde benimsemesi, onun âşik̃âr hatâlarını dahi tenk̆îd etmekden çekinmesi, bilakis, bu cinsden hatâlarını, saçma têvîllerle haklı veyâ –en azından- mâzûr göstermiye yeltenmesidir&hellip; </font></font></font> </p><p align="JUSTIFY" style="text-indent: 1.25cm; margin-bottom: 0cm; line-height: 150%"> </p><p style="margin-bottom: 0cm">Bu son husûs, Denizbank Hâdisesi mevzûunda pek bârizdir: G̃ûyâ, Sadri Maksudi, “Güneş-Dil gibi fantezileri sömürenlerin düşmanlığına” mârûz kalmış; o, Meclis kürsüsünden, “Denizbank” tâbirinin Türkceye mugâyir olduğunu, binâenaleyh “Deniz Bankası” şeklinde tâdîl edilmesi lâzım geldiğini îzâh edince, “düşmanları” bunu hemen “Büyük Şef”e yetiştirmiş, onu tahrîk etmişler, Meclis, <i>Radyo</i> ve matbûâttaki Sadri Maksudi’ye müteveccih korkunç taarruz bu sûretle ortaya çıkmış; üstelik, bu hâdise, Mustafa Kemâl’in ölümcül hastalık devresine rastgelmiş&hellip;</p>