Kemalizmin 'Târih Tezi' ve 'Güneş-Dil Teorisi' hurâfeleri (83)
-----
2022-05-06 00:00:00
<p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%"><font face="Times, serif"><font size="2"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-05-05 at 14.13.11.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-05-05 at 14.13.11.jpeg"></span><br></font></font></p><p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%"><font face="Times, serif"><font size="2">(</font></font><font face="Times, serif"><font size="2"><i>Ulus</i></font></font><font face="Times, serif"><font size="2">,
28.12.1937, s. 1) </font></font>
</p><p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%">“<font face="Times, serif"><font size="2">Sâhibinin
Sesi” bütün gazeteler, bütün borazanlar tek bir ağızdan
bağırıyor: “Denizbank Türkcedir!” </font></font>
</p><p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%"><font face="Times, serif"><font size="2">Kemalist
Totaliter Rejimin mânevî linç seferberliğine, Sadri Maksudi,
vakarla cevâb veriyor: “Hak</font></font><font face="Times, serif"><font size="2">̆</font></font><font face="Times, serif"><font size="2">îkat</font></font><font face="Times, serif"><font size="2">̃</font></font><font face="Times, serif"><font size="2">
değişmez ki!”</font></font></p><p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Times, serif"><font size="2">***</font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif">Sadri
Maksudi’nin kızı Âdile Ayda’nın İş Bankası tarafından
neşredilen </font><font face="Times, serif"><i>Bir
Demet Edebiyat </i></font><font face="Times, serif">isimli
kitabında (1998, 269 s.), “Âdile Abla” başlıklı bir
“Mukaddime”si (ss. 1-19) bulunuyor. Bunda, hem kendisinin bâzı
çocukluk ve genclik hâtıralarından, hem de uzun seneler zarfında
ahbâblıkları devâm eden bu âileden bahsediyor; bu çerçevede,
Mustafa Kemâl̃ ile Sadri Maksudi arasındaki münâsebetler ve
mâhûd Denizbank Hâdisesi hakkında bildiklerini de naklediyor.
Halil İnalcık’ın hayâtı, şahsıyeti, zihniyeti hakkında da
kanâat̃ edinmiye imk̃ân veren bu “Mukaddime”de, işbu
araştırmamızın hudûdu içerisinde bizi hassaten al̃âkadâr
eden iki sayfa var: </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>İsviçre’den
devşirilen Medenî Kânûn, laik bir cem’iyet inşâ etmenin
vâsıtası</b></font></font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Mustafa
Kemal’in çağdaş Türk toplumunu gerçekleştirme yolunda
getirdiği en önemli devrimlerden biri, kuşkusuz Medenî Kanun’dur.
Türkiye B.M.M.’nin bu kanunu kabulü ile beraber Türkiye
vatandaşları din, mezhep, soy ayrılığı olmadan sosyal
ilişkilerinde tam bir eşitlik içinde hareket etme imkânını
bulmuş, Türklerin lâik, çağdaş bir toplum halinde kaynaşması
yolları hazırlanmıştır. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Medenî
Kanunu ve onu tamamlayan öteki Batı kanunlarını uygulayacak kanun
adamları yetiştirmek üzere Ankara’da bir Hukuk Fakültesi
açılması da kararlaşmıştı. Ankara Üniversitesi’nin ilk
temel taşı olan bu fakülteye Paris’ten Sadri Maksudi Türk Hukuk
tarihi hocası olarak davet edildi. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Ankara
vilâyet binasının arkasında eski bir konakta Hukuk Fakültesi’nin
açılışını yapan Mustafa Kemal, hukuk inkılâbını öteki
bütün inkılapların temeli saymakta idi. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Sadri
Maksudi, bu fakültede Türk Hukuk Tarihi ve Hukukun Genel Esasları
üzerinde derslerine başladı. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Hukuk
bilgisi yanında Sadri Bey Türk Tarihi ve Dili üzerinde de geniş
bilgi sahibi idi. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>Kemalist
“Târih ve Dil Tezleri”, Türkleri, “cemâat̃ hâl̃inden”
kurtarıp millet yapmak içinmiş</b></font></font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">1930’larda
Mustafa Kemal, Türk toplumunu bir cema’at halinden bir millet
haline getirmek için gerekli gördüğü millî tarih ve millî dil
konularıyla yakından ilgileniyor, zamanının büyük bir bölümünü
bu konulara harcıyordu. Ata’nın bu alanlarda plânlarını
tartışıp olgunlaştırmak için Çankaya’da ünlü sofrasına
davet edilenler arasında Sadri Maksudi seçkin bir yer aldı.
Ata’nın ona büyük bir güveni vardı. Tarih ve Dil Kurumları
kurulduğu zaman ilk üyeleri arasına Sadri Maksudi de seçildi. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Dil
devrimi için ilk önemli eseri Sadri Bey yazdı. Bu kitap için
yazdığı önsözde [???] Ata Türk dilini yabancı dillerin
egemenliğinden kurtarma, öz Türkçeyi yaratma için ilk işareti
vermekte idi. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Sadri
Bey bu eserde, çeşitli Avrupa memleketlerinde millî dili yaratma
hareketlerini incelemektedir. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>Sadri
Maksudi, Güneş-Dil Teorisine katılmadı”</b></font></font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Sadri
Bey, ilme ve objektif düşünceye bağlı bir ilim adamı
kimliğiyle, Güneş-Dil teorisi gibi teorilere katılmadı ve
Ata’nın etrafında bu biçim fantezileri sömürenlerin
düşmanlığına hedef oldu. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>Sadri
Maksudi’ye “Büyük Şef”in ağır darbesi</b></font></font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Nihayet,
onun düşmanları bir fırsat yakaladılar. T.B.M.M.’de Sadri Bey
Denizbank adının Türkçe gramerine aykırı düştüğünü ileri
sürünce, hemen Ata’ya yetiştirdiler; çünkü, bu adı Ata
kendisi vermişti. Ata’nın emriyle o akşam [???] radyoda Sadri
Beyi cehaletle suçlayan saldırgan konuşmalar yaptılar (1937).
[Doğru târih, -Sadri Maksudi’nin Meclis’de “Denizbank”
tâbirine îtirâz ettiği ve îtirâzının da Meb’ûslar
tarafından tasvîb edildiği - 24.12.1937 Cumâ değil, 27.12.1938
Pazartesi akşamıdır…]</font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Bu
olay, Ata’nın son hastalık yıllarına rastlar. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Sadri
Bey o zamana kadar T.B.M.M. üyesi seçilmiş (1931-1939), ailesiyle
birlikte ilkin Soğuk-Kuyu’da, sonra Yenişehir’de o zaman için
konforlu sayılabilecek bir eve taşınmış, rahat bir hayata
kavuşmuştu. </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Dil
olayından sonra onun kamu hayatı sona erdi.</font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a">“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Aile
bu haksızlık karşısında son derece şaşkınlık ve ıstırap
içinde idi. Haksızlıklara karşı [lüzûmsuz kelime] daima karşı
çıkan büyük kızı Âdile Hanım o zaman bizzat Çankaya’ya
giderek yanlışlığı anlatma girişiminde bulundu ise de sonuç
değişmedi.” (Prof. Dr. Halil İnalcık, “Âdile Abla”; Âdile
Ayda, </font><font face="Times, serif"><i>Bir
Demet Edebiyat</i></font><font face="Times, serif">,
T. İş Bankası Yl., 1998 içinde ss. 7-9) </font></font></font>
</p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif">Üzerinde,
uzun uzun, ibretle teemmül edilmiye değer bir metin!</font></font></font></p><p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font face="Times New Roman, serif"><font color="#00000a"><font face="Times, serif">Bu
metinde dikkatimizi çeken ilk husûs, İnalcık’ın, kayıdsız
şartsız bir Kemalist olması, Kemalist Totaliter İdeoloji ve
Rejime karşı –her sahîh ilim adamından beklenecek- asgarî bir
tenkîdî tavra dahi sâhib olmaması, bütün Kemalist İnk̆il̃âbları
tasvîb etmesi, Mustafa Kemâl̃’i, aynen dîğer fanatik
Kemalistler gibi, bir tabu hâlinde benimsemesi, onun âşik̃âr
hatâlarını dahi tenk̆îd etmekden çekinmesi, bilakis, bu cinsden
hatâlarını, saçma têvîllerle haklı veyâ –en azından- mâzûr
göstermiye yeltenmesidir… </font></font></font>
</p><p align="JUSTIFY" style="text-indent: 1.25cm; margin-bottom: 0cm; line-height: 150%">
</p><p style="margin-bottom: 0cm">Bu son husûs,
Denizbank Hâdisesi mevzûunda pek bârizdir: G̃ûyâ, Sadri
Maksudi, “Güneş-Dil gibi fantezileri sömürenlerin düşmanlığına”
mârûz kalmış; o, Meclis kürsüsünden, “Denizbank” tâbirinin
Türkceye mugâyir olduğunu, binâenaleyh “Deniz Bankası”
şeklinde tâdîl edilmesi lâzım geldiğini îzâh edince,
“düşmanları” bunu hemen “Büyük Şef”e yetiştirmiş, onu
tahrîk etmişler, Meclis, <i>Radyo</i>
ve matbûâttaki Sadri Maksudi’ye müteveccih korkunç taarruz bu
sûretle ortaya çıkmış; üstelik, bu hâdise, Mustafa Kemâl’in
ölümcül hastalık devresine rastgelmiş…</p>