Kemalizmin 'Târih Tezi' ve 'Güneş-Dil Teorisi' hurâfeleri (57)
-----
2022-04-08 00:00:00
<p><b style="font-family: Times, serif; color: rgb(0, 0, 10);">Kemalizmin
-tahakkuku 1950’lere kadar hiç aksamıyan- Uydurma Resmî Dil
projesi</b></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a"><font face="Times, serif">Kemalizmin
1928’deki Harf İnk̆il̃âbıyle, Uydurma Dil projesinin ilk adımı
atılmış oldu. Türkceden bozma, tedrîcen İslâm Medeniyeti
kaynaklı bütün kelimelerden ayıklanmış, bunların yerine
Fransızca veyâ uydurma kelimelerle örülmüş, kelime ve cümle
yapısı ve daha başka husûsiyetleri îtibâriyle mümkün mertebe
Fransızcaya benzetilmiş, laikleştirilmiş bir dil… </font></font>
</p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a"><font face="Times, serif">Harf
İnkilâbı, Uydurma Dil projesi hedefine muvâfık sûrette tahakkuk
ettirildiği için, bu yolda ilk merhaledir. Haziran 1928’de teşkîl
edilmiş -9 Âzâlı- Al̃fabe Encümeninin 1929 başında –yeni
âzâlarla genişletilerek, 19 Âzâlı- Dil Encümenine tahvîl
edilmesi ve bu Encümenin çalışmalara başlamasıyle Proje yeni
bir hız kazandı (1929-1931). Sonraki mühim merhaleler, (1932,
1934, 1936) “Dil Kurultayları” ve 12 Temmuz 1932’de Türk Dili
Tetkik Cemiyeti’nin têsîsi olacaktır. (Türk Dili Tetkik
Cemiyeti, 1934 Kurultayı’nda Türk Dili Araştırma Kurumu, 1936
Kurultayı’nda Türk Dil Kurumu isimlerini almış, son isimle
günümüze ulaşmıştır.)</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>Uydurma
Resmî Dil projesinde, “Büyük Şef’in Râdifesi”nin rolü</b></font></font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a"><font face="Times, serif">Uydurma
Dil projesini tasavvur edip adım adım tahakkukunu têmîn eden
başlıca şahsıyetin Mustafa Kemâl̃ olduğu, münâkaşa
götürmez. Bununla berâber, bu projenin başlangıcında ve 1940’lı
senelerde kat’edilen büyük merhalede, onun “Râdife”sinin
rolü, çok def’a, dikkat̃ten kaçmaktadır. Filhak̆îka,
başından îtibâren, İsmet İnönü, mezk̃ûr projeyi candan
benimsemiş, (her iki Encümenin de Âzâsı olan Prof. Dr. Ragıp
Hulûsi Özdem’in kaydettiği vechiyle) “Dil Encümeni’ne
nezâret ederek” ilk çalışmaları yönlendirmiş, hattâ ilk
“Öztürkce” nutuk îrâd etme şerefi, “Büyük Şef”inden
evvel ona “müyesser olmuştur”. 1929 Şubat’ına âid
aşağıdaki gazete haberi, bu vâkıayı hatırlatan târihî bir
vesîka kıymetini hâizdir. Haber, 19 Şubat 1929 târihli <i>Akşam</i>
gazetesinin birinci sayfasında “Yabancı kelimeler atılacak”
manşetiyle yer almış, tafsîl̃ât 2. sayfada verilmiştir:</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Ankarada
mühim bir içtima; Dilimizden yabancı kelimeler atılacak; İsmet
Paşa Hz. irat ettikleri nutukta hep türkçe kelimeler kullanmıştır</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Darülfünun
Talim ve Terbiye ve Dil heyetleri ile umum tedrisat müdürü, Hukuk
fakültesi profesörleri, Ziraat müsteşarı, Güzel sanatlar müdürü
evvelki gün Ankarada Başvekil İsmet Pş. Hz.nin riyasetinde büyük
bir içtima akdetmişlerdir.</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Bu
ictimada İsmet Pş. Hz. bir nutuk irat etmişler ve sözlerinde
arapça kelimeler kullanmaktan içtinap ederek bir çok tabirleri
türkçe kelimelerle ifade etmişlerdir.</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;"><br><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//Yesevizade8.jpeg" alt="Yesevizade8.jpeg"></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%"><font size="2">(</font><font size="2"><i>Akşam</i></font><font size="2">,
19.2.1929, ss. 1 ve 2) </font>
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; line-height: 100%"><font size="2">Resmî
bir toplantıda ilk “Öztürkce” nutuk îrâd etmek şerefi,
Başvekîl Mustafa İsmet’e âiddir. Nutkunda: “Okurken,
yazarken, konuşurken öz Türkçe kullanmalıyız!” diyor ve
“Öztürkce” yaftası altında Kemalist Uydurma Dilin bir ân
evvel inşâ edilmesi için Maârif câmiasını seferber ediyordu…
Günümüzde, İnönü’nün bu dilin inşâsındaki ehemmiyete
şâyân hissesi, çok kerre gözden kaçmaktadır… </font>
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font size="2">***
</font>
</p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.35cm; line-height: 115%;">
</p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>İnönü,
daha 17 Şubat 1929’da: “Okurken, yazarken, konuşurken öz
Türkçe kullanmalıyız! Yorgu, uygu, sarsı, edinen, işleti,
durgulamak, vuruşlu, isteli, kayarıntı, gidek gibi…”</b></font></font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Başvekil
Hz. ‘Önlü Efendiler’ diye başlayan nutuklarında ‘Dilimiz
yabancı sözlerle, yeri yokken doldurulmuştur. Bunları temizlemek,
öz Türk dilini meydana çıkarmak lâzımdır. Okurken, yazarken,
konuşurken öz Türkçe kullanmalıyız.’ diyerek ‘Külfet’
kelimesi yerine ‘Yorgu’, ‘Ahenk’ yerine ‘Uygu’,
‘Tereddüt’ yerine ‘Sarsı’, “Vücut vermek’ yerine
‘Varmak’, “Mütehassıs’ yerine ‘Edinen’, ‘Terkip’
yerine ‘Birleştirme’, ‘tesir’ yerine ‘işleti’, ‘tespit’
yerine ‘durgulamak’, ‘çare’ yerine ‘tutam’, ‘mütekâmil’
yerine ‘erişkin’, ‘isabetli’ yerine ‘vuruşlu’,
‘hattıhareket’ yerine ‘tutum’, ‘ihtiyaçlı’ yerine
‘isteli’, ‘muhit’ yerine ‘çevre’, tebarüz’ yerine
‘kayarıntı’, ‘hars’ yerine ‘ekim’, ‘meslek’ yerine
‘gidek’ tabirlerini kullanmışlardır.</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Darülfünun
emini Neşet Ömer B. Darülfünunun ayrıldığı üç fakültenin
üçer müderrisinden [“profesöründen”] heyetler yapıldığını,
Dil heyetinden gönderilen ıstılah fişlerinin ihtisas şubesine
göre bu heyetlere dağıtıldığını, bu heyetlerden gelecek
fişlerin tetkikten geçirilmek üzre (15) kişilik bir komisyon
yapıldığını, diğer yüksek mekteplerde ihtisas mekteplerine
gönderilen ıstılah fişlerinin de ayni mektip muallimleri
tarafından hazırlanmakta olduğunu, bunların nihaî karar için
Dil heyetine gönderileceğini söylemiştir.</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Bundan
sonra Dil heyeti ile ıstılah komisyonu arasında lüzum olursa
umumî içtimalar yapılması, âlem kısmının lûgat içinde,
yahut haricinde çıkarılması hususunun Dil heyetince tayini kabul
edilmiştir.</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">İsmet
Paşa Hz. leri söz kitabının pek çabuk, nihayet bir sene içinde
bitirilmesi lüzumunda ısrar buyurarak ıstılahlar kısmı için
müderris Beylerden söz almış ve mesainin hasılası hakkında bir
fikir edinmek ve çalışmanın çabuklaştırılması için yeni
tedbirler alınmak üzre bir ay sonra toplanılacağını heyete
bildirmiştir.</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">Istılahların
yapılabildiği kadar öz türkçe olması sözlenmiştir. Ancak bir
ıstılah Almancada, Fransızcada, İngilizcede birse bunun alınması
düşünülecektir.</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
“<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">İçtimadakilerin
anlattıklarına göre, hükûmet reisimizin kat’î ve azimkâr
sözlerinde bu millî ve hayatî meseleye ne kadar derin bir kıymet
verdiği ve toplantıda hazır bulunan memleket münevverlerini âdeta
ilmî bir seferberliğe davet ettiği gözüküyor. Münevverlerimizin
de sözlerinden, yüzlerinden, aldıkları işi biran evel başarmak
dileği okunuyordu. Toplantıdan sonra Dil heyetinin reisi Emin B.
[Tâlîm ve Terbiye Reîsi Emîn Bey] dedi ki:</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
‘<font face="Times New Roman, serif"><font face="Times, serif">-
İcap ederse, Dil heyeti, azasını çoğaltacak, kendisine verilen
işi behemehal başaracaktır. Yarın toplanacak olan heyetin bunu
kabil olabildiği kadar kısa bir zamanda çıkarması için bütün
tedbirler alınacaktır.’ ” (<i>Akşam</i>,
19.2.1929, s. 2)</font></font></p>
<p lang="tr-TR" style="margin-bottom: 0.42cm; line-height: 115%;">
<font color="#00000a"><font face="Times, serif"><font size="4"><b>Dil
Kurumu’nun 1945’teki ilk “</b></font><font size="4"><i><b>Türkçe
Sözlük</b></i></font><font size="4"><b>”ünün
şahâdeti</b></font></font></font></p>
<p style="margin-right: -0.1cm; margin-bottom: 0cm">1928’de
tatbîkâta konulan Uydurma Dil İnşâsı Projesi, 1939’a
gelindiğinde, bu istikâmette kâfî derecede bir birikim hâsıl
etmişti; artık (kullanılması istenen) “Öztürkce” umûmî
dilin bir l̃ugat̃inin hazırlanmasına başlanabilirdi… Bu
kanâat̃le, Mustafa Kemâl̃’in daha 1930’larda teşkîl ettiği
Dil Kurumu ekibi 1939’da l̃ugat̃ (kendi tâbirleriyle “sözlük”)
çalışmalarına başladı:</p>
<p style="margin-right: -0.1cm; margin-bottom: 0cm">“1939
yılına kadar beklenildi. Artık ‘Tarama Dergisi’ ve ‘Cep
Kılavuzu’ çoktan çıkmış, ‘Derleme Dergisi’ de
hazırlanmış, Dil Kurumunun ve Türk yazarlarının çalışmalariyle
Türkçenin yazı dili, hatırı sayılır bir devrim geçirmiş
bulunuyordu. On yıl önce herkesin kaleminde dolaşan binlerce
yabancı kelime, artık ölü halini almış, bunların yerine birçok
öz Türkçe söz yeniden canlanmış ve yazılarda yer almağa
başlamış, altı bin kadar bilim terimi de Türkçeleştirilmişti.
Günden güne yazı dilinin konuşma dilinden ve eski betiklerden
yeni varlıklar aldığı, yazarların düşüncelerini öz Türkçe
anlatmak için türlü kelimeler yarattığı görülüyordu. […]</p>
<p style="margin-right: -0.1cm; margin-bottom: 0cm">‘…[Binâenaleyh]
öncü çalışmaların az çok yeterliğine hükmeden Dil Kurumu,
1939 da, dilimizin canlı söz varlıklarını koynunda toplıyacak
olan Türkçe sözlüğü hazırlamağa karar verdi.” (1945 baskısı
<i>Türkçe Sözlük</i>’ün
“Önsöz”ünden, ss. IV-V, VIII)</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><a name="Bookmark"></a>Dil
Kurumu’nun ilk “Öztürkce” L̃ugat̃i, 1945’te ikmâl̃
edilip piyasaya çıkarıldı. O sene, “Kurum Genel Sekreteri”
İbrahim Necmi Dilmen ölmüş, yerini (L̃ugat̃in 1939’da “ilk
planını hazırlayan” –“Önsöz”, s. VIII-) “Lengüistik
Kolbaşısı, Maraş Saylavı” Prof. Dr. Hasan Reşit Tankut
almıştır. “Sözlük” çalışmasını doğrudan idâre eden
ise, hep şu mâl̃ûm “Öztürkce” / ”Güneş-Dil” ekibinden
Dr. Mehmet Ali Ağakay’dır. Âşik̃ârdır ki “Ebedî Şef”,
onlara Uydurma Dil projesinden vazgeçmeleri tâlimâtı vermemiş,
bilakis, er-gec, onu tahakkuk ettirmelerini vasıyet etmişti ve
onlar da sadâkat̃le vasıyeti îfâ ettiler…</p>