Kemalizmin 'Târih Tezi' ve 'Güneş-Dil Teorisi' hurâfeleri (48)
-----
2022-03-30 00:00:00
<p></p>
<p class="MsoNormal"><b>Marksist-Leninist
Materyalizmden Kemalist Materyalizme geçti <o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">Başka mêhazlarda da Emre’nin Komünist faâliyet devresi
hakkında tafsîl̃âtlı mâl̃ûmâta tesâdüf etmemiş olmakla berâber, yukarıdakilere
şunlar il̃âve olunabilir:<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">George S. Harris’in Türkiye’de Komünizmin başlangıç devresi
hakkında çok kıymetli bilgiler ihtivâ eden kitabına nazaran:<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“(Ankara) Hükûmet(i), 1922 Ekim ve Kasım ayları boyunca,
‘gizli tertiplere giriştikleri’ gerekçesiyle, Nazım ve bazı yoldaşlarını
tutukladı. […] (Bunun üzerine,) Ahmet Cevat Emre, İşçi Birlikleri Kızıl
Enternasyonali’nin 1922 Kasımında yapılan İkinci Kongresinde, bütün dünya
işçilerini, tutuklanmış bulunan yoldaşları ile dayanışma halinde olduklarını
ifadeye çağıran bir önerge sundu. (ss. 164-165) […] <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads/Aralık-2021/29mart2022yesevizade1.jpg" alt="29mart2022yesevizade1.jpg"></span></p><p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi;mso-fareast-language:TR;mso-no-proof:yes"><br></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi;color:#C00000">(</span><a href="https://ataturk.org.au/tag/yusuf-akcura/"><span style="font-size:10.0pt;
font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:
minor-bidi;color:#C00000">https://ataturk.org.au/tag/yusuf-akcura/</span></a><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi;color:#C00000">; 19.10.2021)<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">1933: Uydurmaca Erk̃ânıharbiyesi </span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000;mso-fareast-language:TR">(soldan
sağa): Besim Atalay, Hasan Âli Yücel, Celâl Sahir Erozan, Ahmet Cevat Emre, Dr.
Reşit Galip, “Tek Adam”, Âfet Hanım, Ruşen Eşref Ünaydın, İbrahim Necmi Dilmen,
Hâmit Zübeyir Koşay, Dr. Ragıp Hulûsi Özdem. </span><span style="font-size:
10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">Târihî Türkcemizin yerine uydurma bir dil inşâ etme
çalışmalarından bir intibâ… İçlerinde sâdece Dr. (bil̃âhare Prof.) Ragıp Hulûsi
Özdem, hak̆îk̆î bir dilciydi ve Uydurmaca çalışmalarına kerhen iştirâk̃
ettirilmişti… </span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000;mso-fareast-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal">*** <o:p></o:p></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Kemalistlerin yakaladıkları [kendi saflarına geçirdikleri]
önemli avlardan biri de, 1920 yılı [1920’li yılların] başlarının çoğu kısmını
muhacir Türk komünistleri ile Komintern arasında irtibat vazifesi görerek
hariçte geçirmiş olan Ahmet Cevat Emre idi. […] Daha 1919 yıllarından [1910’lu
yılların sonlarından] beri, eski bir radikal sosyalist hüviyetiyle, ilerlemenin
tek çıkar yolunun sosyal devrim olduğunu savunagelmişti. Bununla beraber,
Suphi’nin Bakû’daki teşkilâtına katıldıktan sonra bile, Türkçe için kaçınılmaz
bir prosesüs saydığı dil reformu [Emre’nin] başlıca tutkusu şeklinde süregeldi.
Emre, daimî olarak yerleşmek üzere Türkiye’ye döndükten sonra, 1927 yılının
sonlarına doğru, Sovyet Rusya’da [?] henüz başlamış olan bir alfabe reformunun
lüzumu hakkında, Vakit gazetesinde bir seri uzun makale yazdı. Bu yazıların
hemen ardından, Atatürk, onu, Lâtin harflerinin kabulü konusunda tavsiyelerde
bulunmak üzere kurulan Alfabe Komisyonunun çalışmalarına katılmaya dâvet etti…
[…]<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Şevket Süreyya Aydemir, 28 Şubat 1966 tarihli mektubunda,
kendisini (ve de Nâzım Hikmet’le Vâ-Nû’yu) Moskova’ya götürenin Emre olduğunu
açıklar. […] Aydemir, Emre’nin Komintern’in merkez teşkilâtında çalıştığını ve
Moskova’daki Doğu Dilleri Enstitüsünde Öğretmen olarak vazife gördüğünü söyler.
[…] (Aydemir) Ankara’ya gittiğinde, Atatürk’ün gözüne girip durumunu
değiştirmiş bulunan eski dostu Ahmet Cevat Emre ile karşılaştı [buluştu].
Aydemir, Emre’nin yardımıyla, 1928’de, Millî Eğitim Bakanlığı’nda, Meslekî
Eğitim İşleri Şubesinde görev aldı. (ss. 207-209)” (George S. Harris, <i>Türkiye’de Komünizmin Kaynakları</i>, Müt.:
Enis Yedek, İstanbul: Boğaziçi Yl., 1975) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">İngilizce <i>Wikipedia İnternet Ansiklopedisi</i>’nden,
onun hakkında, bâzı kronolojik bilgiler de ediniyoruz: <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">Birinci Câhin Harbi
arefesinde İstanbul’dan ayrılarak Tiflis’e gitmiş, orada Solcu mecmûalarda
makâleler neşretmiş, bu meyânda, Türkiye’de L̃atin al</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">fabesinin kabûl</span><span style="font-family:
"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̃</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">ünü müdâfaa etmesiyle göze çarpmıştır.
Tiflis’de, kitab ve halı ticâretiyle de
uğraşmıştır. Müteâk</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman"">̆</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">iben Batum’a geçmiş, Mustafa
Subhî tarafından têsîs edilmiş <i>Yeni Dünyâ</i>
mecmûasının neşriyâta devâmını sağlamış, Nâzım Hikmet ile Vâl</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">â Nûreddîn’i de bu mecmûada yazmıya teşvîk</span>̆<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi"> etmiştir. Bil</span><span style="font-family:
"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̃</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âhare, Moskova Üniversitesi Şark</span>̆<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">iyat Enstitüsü’nün Türk Dili Hocalığına tâyîn
edildi. 1924’te Türkiye’ye dönerek, Moskova’dan arkadaşı Şevket Süreyya Aydemir
ile berâber, [Türkiye Komünist hareketinin Mustafa Subhî’den sonraki lideri Dr.
Şefik Hüsnü Değmer’in neşrettiği] <i>Aydınlık</i>
mecmûasında yazmıya başladı… (</span><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Ahmet_Cevat_Emre"><span style="font-family:
"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">https://en.wikipedia.org/wiki/Ahmet_Cevat_Emre</span></a><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">; 20.10.2021)<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">Dîğer taraftan, TÜSTAV’ın (Türkiye Sosyal Tarih Araştırma
Vakfı’nın) İnternet Sitesinden, onun, yukarıda bahis mevzûu ettiğimiz
neşriyâtına il̃âveten, Aydınlık Külliyâtı arasında intişâr eden aşağıdaki
risâlelerin müellifi olduğunu öğreniyoruz:<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- <i>Sermâyedâr Nizâm-ı İctimâîsi</i>, 1337/1921, 55 s.;<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- <i>İş Ücreti ve İşsizlik Buhrânı</i>, 1338/1922, 23 s.;<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- <i>Amele ve Köylü Kitleleri Nasıl Fırka Teşkîl Eder?</i><o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">(</span><a href="https://www.tustav.org/kutuphane/aydinlik-kulliyati/"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">https://www.tustav.org/kutuphane/aydinlik-kulliyati/</span></a><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">; 20.10.2021) <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">Bunlardan çıkan netîce, Ahmet Cevat Emre’nin, Komünist
ihtil̃âl̃ hareketinin mühim bir sîmâsı olduğu, Komünist erk̃ânı arasında yer
aldığı, daha bu hareket için çalışırken L̃atin al̃fabesinin benimsenmesi ve bir
dil ink̆il̃âbı yapılması fikrini işlediği, muhtemelen 1925 veyâ 1926’da,
Kemalist ik̆tidârla anlaşarak, (dîğer Komünist kadrosu hil̃âfına) hapse
girmeden, Rejim saflarında çalışmıya başladığıdır. Esâsı Materyalizm olan bir
totaliter ideolojiden aynı esâs üzerine müesses bir başka totaliter ideolojiye
geçmek, pek de zor olmasa gerek! <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><b>A. C. Emre, Uydurma Dil inşâsına muhâlefet ettiğini iddiâ
ediyor</b><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">Ahmet Cevat Emre, mezkûr <i>Hâtırât</i>’ında, aynen Falih Rıfkı Atay
gibi, “aşırı özleştirmeciliğe” muhâlefe ettiğini, elinden geldiği kadar bu
cereyânı önlemiye çalıştığını, hattâ buna muvaffak olduğunu iddiâ ediyor… G</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">ûyâ, Mustafa Kemâl</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">, onun îzâh ve telk</span>̆<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">înlerinin de têsîriyle, Uydurma Dilden vazgeçmiş ve Dil Kurumu erk</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">ânına, artık halkın dilini esâs almaları
tâlîmâtını vermiş:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“Özleştirme hareketinin
verdiği fena netice karşısında ‘Birbirimizi anlamaz hale geldik’ kanaatine
gelen Gazi, bir kaç gün sonra, elinde benim ‘Yeni bir gramer metodu Lâyihası’,
Çankayada toplanmış olan dil heyetine gelmiş, sert, sert, beni paylamıştı:
‘Lisanda inkılâp olmaz diyorsun; seni Fransız âlimleri aldattılar!’ buyurdu ve
ilâve etti: ‘daha evvelki kitabında lisan inkılâbından uzun uzun bahsediyorsun,
şimdi aksini söylüyorsun.’<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“Çekine çekine kısaca izaha
çalıştım: ‘Efendim, umumî konuşma ve yazı dilinde inkılâp olmaz; yani milyonların
kullandığı kelimeler ve deyişler attırılıp yerlerine başka kelimeler
kullandırılamaz. Böyle bir teşebbüsle ancak birkaç kişi arasında bir ‘argo’
yaratılabilir. Halk gene eski dilini kullanır. Halk için roman, piyes, hikâye
yazanlar da halkın anladığı dil ile yazarlar.<i> </i>Fakat bütün medenî milletlerde hekimlerin, hâkimlerin,
avukatların, mühendislerin, makinistlerin, askerlerin, siyasîlerin… kullandığı
grekolâtin unsurlardan yapılmış terminolojiler vardır. Bunlara ihtisas veya
zümre dilleri (Langues spéciales) denilir. Bu terminolojileri almak bizim en
büyük ihtiyacımızdır. Arapça ıstılâhları bırakıp milletlerarası terimleri
almak… İşte bizim muhtaç olduğumuz lisan inkılâbımız budur.’ <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b>Emre’nin kuru iddiâsına
nazaran, “Tanrılar benzeri kahraman” Uydurmacadan vazgeçmiş!<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“Böyle bir izahta, ve ara
sıra başka izahlarda bulunduğum için bana ‘ukalâ!’ diyerek işi şakaya vurmaktan
zevk alırdı. Fakat bu sahneden sonra Gazi dil işlerinde yeni, doğru ve deha ile
mezcedilmiş bir sevk ve idare yolu takibine başlamıştı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">‘İki şeyde inkılâp olmaz:
Dilde ve musikide!’ diyeceği zaman çok uzak değildi. Musikimizi de
Avrupalılaştırmak istediği ve sonra vazgeçtiği [???] malûmdur. (ss. 338-339)
[…]<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“Bütün büyük medenî dillerin
sözlüklerine en üstün körü bir gözle bile bakıldığı zaman, yabancı menşeli
kelimelerin pek çok olduğu görülür; sözlükler içlerine aldığı bütün kelimeleri
millî sayarlar, yabancı menşeli olanların etimolojisini verirler, nereden
geldiklerini işaret ederler; büyük diksiyonerlerde dilsel elementler de
gösterilir. […]<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“(Atatürk) bir akşam rahmetli
Naim Hazım Onat’tan bir Arapça gramer istedi; iki üç akşam sonra, kendisine
verilen Arapça gramerden Arap fiilinin yirmi şu kadar şekilli paragmasını
(muhtelife emsilesini) kopye edilmiş olarak sofraya getirip Naim Hazıma okuttu:
Ketebe, yektübü, kitaben, kâtibun, mektûbun, lemyektüb, lemma yektüb, en
yektüb, len yektüb, iktib… v.s.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“”Okuma bitince şöyle
buyurdu: ‘Kitap, kâtip, mektup benim, kalanları arabındır!’ Ve ilâve etti:
‘kitaba bitik, kâtibe bitikçi… diyemezsiniz; derseniz onlar yabancı olur. O
gibi kelimeler Uygur sözlüğüne girer. Herkesin bildiği, söylediği, yazdığı
kitap, kâtip, mektup türkçedir!’ <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“Dil bilimi (lengüistik;
linguistique) denilen ilmin bu bahse ait dersini bundan daha iyi kavranacak,
kafalara girecek surette, hiçbir lengist [lengüist] veremezdi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“Yabancı menşeli kelimeler
kullanıla kullanıla millîleşirler.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“İşte bu sırada, Dil ve Tarih
Fakültesi olarak yaptırdığı muazzam binanın kapısı bâlâsına ‘En büyük mürşit
ilimdir’ [“Hayâtta en hak</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̆</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">îk</span>̆<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">î mürşid, ilimdir”] vecizesini hediye etmiştir.
(ss. 346-347)” <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">Bu metinde iki esâs iddiâ
var: Birincisi, kendisinin, o senelerde, “Öztürkceciliğe” mâni olmıya
çalıştığı, ikincisi, onun telk</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̆</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">înleriyle
de, g</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">ûyâ Mustafa Kemâl</span><span style="font-family:
"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̃</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">’in, “dil ink</span><span style="font-family:
"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̆</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">il</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̃</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âbı”ndan
vazgeçtiği, binâenaleyh emri altında çalışan “Öztürkçecilere” bu sak</span>̆<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">îm yoldan vazgeçip halkın diline îtibâr
etmeleri emrini verdiği… <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">Bu ikisi de, açıkça hil</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âf-ı hak</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̆</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">îkat</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi"> iddiâlardır. Kendisi, o devirde, “Güneş-Dil İnk</span>̆<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">il</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̃</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âbı”yle
berâber “Öztürkce İnk</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman"">̆</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">il</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âbı”nın da başlıca öncülerinden biri olduğu
gibi, “ink</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman"">̆</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">il</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âb” hamlelerini âdetâ moda hâl</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">ine getiren ve her şeyde “ink</span>̆<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">il</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̃</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âb”
yapmak istiyen Mustafa Kemâl</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̃</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi"> dahi,
kat’iyen “Öztürkce” ve “Güneş-Dil İnk</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman"">̆</span><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">il</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âbları”ndan vazgeçmemiştir. Biraz aşağıda (7.
Fasıl’da) ikinci iddiâsı üzerinde duracağız; birinci iddiâsını tesbît için ise,
hemen aşağıdaki misâl</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman"">̃</span><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi"> k</span>̃<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi">âfîdir; şöyle ki:</span></p>