Kemalizmin 'Târih Tezi' ve 'Güneş-Dil Teorisi' hurâfeleri (43)
-----
2022-03-25 13:45:00
<p><b>Atay, 1930’lu senelerdeki neşriyâtını unutuverdi!</b></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">Atay, bu bahisle
al̃âkalı yalanlarına <i>Çankaya</i>
kitabında da devâm ediyor. Orada, 1930’lu senelerde yaptığı neşriyâtı unutmuş
görünerek, “Güneş-Dil Teorisi”ne hiç inanmamış ve uydurma dil siyâsetini de
desteklememiş olduğunu iddiâ ediyor: <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“1935 sonbaharında
Atatürk İstanbuldan Ankara’ya rahatsız dönmüştü. Kurum üyelerini yanına davet
etti. Yatakta idi. Fransızca yazılmış bir kısa etüdden bahsetti. Bu etüd
Viyanalı Kvirgiç [Hermann Kvergić]
tarafından yazılmıştı. Viyanalı doktora göre ilk tefekkür güneşle alâkalı idi.
Dillerin doğuşu da güneşe bağlanmalı idi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“Bu etüdden ilham
almışa benzeyen Güneş-Dil Teorisi üstünde durmak istemiyorum. Ben bu teoriye
hiçbir zaman inanmamıştım. Atatürk’ün maksadı birçok yabancı kelimelerin Türkçe
olduğunu isbat ettirerek, Türk lûgatini dünyanın en zengin olanlarından biri
haline getirmekti. [???] Biz onun gayesine bakalım ve bağlanalım. Tarih tezleri
için de birçok şeyler söylenmiştir ve Atatürk’ün uydurma bir tarih peşinde
koştuğu ileri sürülmüştür. <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“Doğrusu şudur ki,
dilimiz ve tarihimiz, ne Osmanlı aydınlarının sandığı gibi hiçbir şey [???], ne
de Atatürk devrinin zorladığı her şey idi. Atatürk, aşırıları deneyerek doğruyu
bulmak istemiştir. [???] Eserini sonuçlandırmaya ömrü yetmedi. Yazık ki, son
dil çalışmaları da Atatürk’ün eşsiz ve hayret verici sağduyusunu hayli
zedeleyen hastalık buhranlarına rastladı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“Ama dil devrimi de
olmuştur. Dil, büyük bir hızla kendisini aramakta ve bulmaktadır. […] (Bunun
da) şerefi, en başta Atatürk’ündür.<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“Atatürk, dilde
Türkçeciliği [???] devlete mâletmiştir. Üniversiteye mâletmiştir. Mekteplere
mâletmiştir. [Artık] dilde geri dönülemez.” (Falih Rıfkı Atay, <i>Çankaya –Atatürk’ün Doğumundan Ölümüne
Kadar-</i>, İstanbul: Bateş Yl., 1980, s. 479)<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" align="center" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:center;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext"> </span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"><span><span><span><span><span><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads/Aralık-2021/25martyesevi1 (1).jpg" alt="25martyesevi1 (1).jpg"></span></span></span></span></span></span></span></p><p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:
"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi;
color:#C00000">(<i>Ulus</i>,19.5.1935, s. 1)<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi;color:#C00000">Mustafa Kemâl</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̃,</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi;
color:#C00000"> <i>Ulus</i> gazetesini,
Falih Rıfkı Atay’a emânet etmişti. Seneler sonra, eski neşriyâtını unutmuş
görünüp farklı telden çalan Atay’ın uhdesindeki <i>Ulus</i>, Uydurma Târih, Uydurma Dil dâvâlarının, “Güneş-Dil İnk</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̆</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi;
color:#C00000">il</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi;color:#C00000">âbı”nın ve sâir Kemalist İnk</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̆</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi;
color:#C00000">il</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi;color:#C00000">âbların başlıca nâşiriefk</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi;
color:#C00000">ârı idi. “Kemalist Türkiye”yi bunlar şekillendirdiler…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center">*** <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="center" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:center;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><b>Bir misâl̃ daha: 19 Mayıs
1935 târihli <i>Ulus</i><o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">Hâl̃buki yukarıda
naklettiğimiz nümûnelerle de gördük ki, kendi alkış yazılarından mâadâ,
“İmtiyaz Sahibi ve Başmuharrir” sıfatıyle başında bulunduğu <i>Ulus</i> gazetesi, “Güneş-Dil Teorisi”nin
de, daha umûmî olarak, inşâ edilmiye çalışılan uydurma dil ve târihin de başlıca
nâşiriefk̃ârıydı. Bu tesbîtimizi tevsîk bâbında, o nümûnelere bir yenisini
il̃âve edelim: <i>Ulus</i>’un 19 Mayıs 1935
târihli nüshası… <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">Gazetenin birinci
sayfasının en sağında, Zeki Mesud Alsan’ın Uydurmaca bir makâlesi mündericdir:
“Kültür Bütünlüğü”. Okurlar makâleyi anlıyabilsinler diye, en başına bir kelime
listesi konulmuştur: “Düzey: Seviye – Akım : Cereyan – İlgi: Münasebet –
Esinmek: İlham almak – Kural: Kaide – Yaraç: Âlet – Ayrım: Fark.” Makâlenin
bitişiğinde bir “Bildiriğ”: “Büyük Kurultayın delgeleri [delegeleri değil] bu
(dün) sabah özel katarla Kırıkkaleye giderek oradaki süel fabrikaları
gezmişlerdir. Üyelerle birlikte süel Fabrikalar Genel Direktörü de gitmiş ve
her fabrikayı ayrı ayrı gezdirerek iyzahlar vermiştir. İlh…” Ortadaki manşet:
“C.H.P. Yönetim Kurulu”… En solda, altta, “Her gün beş kelime” başlığı altında
şu ihtâr ve gûyâ “Öztürkce” mukâbilleri verilmiş ve cümle içinde kullanılmış
beş kelime:<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“Ulus, baştanbaşa
kılavuz kelimeleri ile çıkıyor. Türkiyede çıkan gazete ve dergilere her gün
verilen 5 er kelimelik listeleri de yazıyoruz. Bu listeyi basan gazete, artık
bu kelimelerin osmanlıcalarını kullanmıyacaktır. Dördüncü liste: 1. Âbide =
Anıt. […] 2. Müstacel = Evgin. Örnekler: Yurdu bayındırmak, evgin işlerimizin
başında gelir. […] 3. Terbiye etmek = Eğitmek. Terbiye = Eğitim. Mürebbi =
Eğitmen. Mektep = Okul (Okula). 5. Muallim = Öğretmen. […] Not: Gazetemize
gönderilecek yazılarda bu kelimelerin osmanlıcaları kullanılmamasını rica
ederiz.”<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">Kemalist Uydurma
Dilin, bilhassa mektebler ve –burnuna halka takılmış- bütün matbûât
kullanılarak, nasıl resmî zorbalıkla “halkın dili” hâl̃ine getirildiğinin
sayısız vesîkasından biri de işte budur!<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><b>Atay: “Kâmalizm, İslâm medeniyet ve kültüründen kurtulma
savaşıdır!”<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">Gazetenin birinci
sayfasının en solunda, yukarıda, g̃ûyâ “aşırı özleştirmeciliğe” muhâlefet etmiş
olan Atay’ın başmakâlesi yer alıyor; ki ibret için, tamâmını ik̆tibâs ediyoruz
(Makâledeki “Osmanlıca kelimeler”, henüz Uydurmacasını îmâl̃ edemedikleridir):<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“Kronik. [Bittabi, bu
Fransızca kelime, “G-D T”ye nazaran “Öztürkce olduğu için kullanılmasında beis
yok!]<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“Davamız<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">“Bu yazımızdaki kelime
karşılıkları: Benzetçilik: Taklidcilik – Gerçe: Şeniyet [realite] – Deneç:
Tecrübe – Kaytaklık: İrtica – Yasav: İnzibat – Tepki: Aksülâmel – Bozut: Fesad
– Barımak: Muhafaza etmek – Değişke: Tadil – Yönetim: İdare – İlgilendirmek:
Alâkadar etmek. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"></p><p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads/Aralık-2021/25martyesevi1 (2).jpg" alt="25martyesevi1 (2).jpg"></span></p><p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
mso-bidi-theme-font:minor-bidi;color:#C00000">Zehirli kalemini, ömrü boyunca,
çeşid çeşid sapıklıklar ve bu meyânda Uydurma Dil uğrunda da seferber etmiş
olan Falih Rıfkı Atay’ın başında bulunduğu <i>Ulus</i>
gazetesinin bir günlük neşriyâtından birkaç nümûne… Ecdâdımızın Anadolu’da ve
–hassaten- İstanbul’da bin senede yoğurduğu muhteşem dilimiz, bekâmızın temeli
Târihî Türkcemiz, (Sabataî-Farmason ağırlıklı) Mütehakkim Zümrenin elinde nasıl
oyuncak oldu! Nasıl! Nasıl! Nasıl! Ecdâdın mukaddes emânetine sâhib çıkmıyanlar
bizden ırak olsunlar!<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center">*** <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>