​Kemalizmin 'Târih Tezi' ve 'Güneş-Dil Teorisi' hurâfeleri (15)

-----

<p>Her siyâsî hareket, hakka müstenid olduğu inancıyle, ik̆tidâra geçip kendi hük̆ûmet programını tatbîk̆ etmek emelindedir. Dünyevî bir felsefeden kaynaklanan bir siyâsî harekete meşrûiyet tanıyıp dînî bir inançtan kaynaklanan bir siyâsî hareketi gayr-i meşrû addetmek, Materyalist Zihniyetin insanlara cebren ve hîleyle kendisini dayatması, herkesi Materyalist olmıya icbâr etmesi demekdir. Dînî inanç mensûbları, böyle bir zul̃me boyun eğerlerse, bu teslîmiyetçi tavır, bir müddet sonra kendilerinin veyâ kendilerinden sonraki nesillerin inançlarını kaybetmeleriyle netîcelenecekdir. Zîrâ îmân ve amel, başa baş yürür, birbirlerini takviye ederler; birindeki zaaf, dîğerinde de zaafa sebebiyet verir; mütemâdiyen amelsiz kalan îmân, bir müddet sonra zevâl̃e mahk̃ûm olur&hellip; Hem zâten, ictimâî hayât içinde bilfiil yaşanmıyan bir inancın varlığı ile yokluğu birdir&hellip;</p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%">Şu hâl̃de L̃aik Zihniyet, riyâk̃ârca tâbiyelerle herkesi Materyalist olmıya zorluyor, herkesin kendi hür irâdesiyle inacını seçmesine imk̃ân tanımıyor, hâsılı Vicdân Hürriyetini ihl̃âl̃ ediyor demekdir&hellip; <o:p></o:p></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%">Hâl̃buki, bir cem'iyette, L̃aikliğe alternatif olarak, tam tekmîl Vicdân Hürriyetinin tanınması, o cem'iyette gerginlikleri, çatışmaları asgarî seviyeye indirir ve farklı inanç sâhiblerinin sul̃h, hattâ dostluk içinde bir arada yaşamasına imk̃ân verir. <o:p></o:p></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%">Bir memlekette, husûsen Vicdân Hürriyetinin muktezâsı olarak, İnsan Haklarını (1948 Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyânnâmesi'ni) tanımıyan veyâ ihl̃âl̃ eden, ihtil̃âl̃ci, şiddetçi, cinsî sapıklık ve sâir ahl̃âksızlıklar tarafdârı ideolojiler, felsefeler, siyâsî hareketler hâric, bütün dînî veyâ dünyevî mâhiyetteki siyâsî hareketlere ik̆tidâr için yarışma ve ekseriyetin rızâsını kazanarak –Temel İnsan Hak ve Hürriyetlerini ihl̃âl̃ etmeden, ekalliyette kalan toplulukların haklarına tecâvüz etmeden- hük̃ûmet olma imk̃ânı tanınmışsa, orada cumhûrî (“<i>démocratiqe</i>”) nizâm hâkim demekdir&hellip; <o:p></o:p></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%">İşte başta Vicdân Hürriyeti olmak üzere bütün İnsan Haklarının Devletin têmînâtı altında olduğu hak̆îkat̃en cumhûrî bir nizâmda, Müslümanlar da, kendi hüviyetleriyle siyâset yapacak, halkın ekseriyetinin rızâsını kazanarak hük̃ûmet olabilecek, Îmânlarından aldıkları ilhâmla bütün Milletin, hattâ bütün İnsanlığın masl̃ahatına olacak teşrî faâliyetlerinde bulunabileceklerdir&hellip; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:12.0pt">Ne var ki L̃aikliğe alternatif olan ve esâs îtibâriyle Vicdân Hürriyetine istinâd eden böyle bir nizâmın têsîs edilebilmesi için ilk şart, Kemalizmin tahakkümüne son verilmesi, Kemalist Totaliter Rejimin tasfiye edilmesidir&hellip; (Memleketimizde Kemalizm, dîğer memleketlerde –ister Ateist, ister “İsl̃âmî” veyâ başka “dînî” kılıklı- dîğer totaliter rejimler&hellip;) (<i>Yeni Söz</i>, 6.12.2019/436’dan naklen) <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:12.0pt">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads/Aral%C4%B1k-2021/24subat2020yesevizade.jpg" alt="24subat2020yesevizade"></p><p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt; font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;color:#C00000">Mütehakkim Zümrenin yeni bir istismâr mevzûu: Afganistan bahânesiyle yine Kemalizm, L̃aiklik, Materyalizm propagandası&hellip; İstiyorlar ki Millet her şeye onların at gözlüğüyle baksın! <o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:#C00000">Biz de, bu vesîleyle, Milletimizin, onların at gözlüğünü takmak yerine, yarım asır boyunca çilesi çekilerek ulaşılmış tesbît ve fikirlerimiz üzerinde dikkat̃le düşünmesini temennî ediyoruz&hellip; <o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal">***&nbsp;&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">&nbsp;</p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><b>◙</b><b> II. BÂB: KEMALİZMİN İKİ HURÂFESİ: “TÂRİH TEZİ” VE “GÜNEŞ-DİL TEORİSİ”<o:p></o:p></b></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><b>- 1. Fasıl: Kemalist “Târih Tezi” ve “Güneş-Dil Teorisi”nin Esâsı, Hedefi<o:p></o:p></b></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold">Kemalizmin “Târih Tezi” ve “Güneş-Dil Teorisi” hakkındaki müteaddid çalışmalarımızda (ki bunlardan ilki, <i>Türkçenin Istılâh Mes’elesi ve İdeolojik Kaynaklı Sapmalar</i>’dır –Ankara, 2013-), tamâmen müsbit vesîkalara müsteniden, bunların mâhiyetini ve stratejik hedeflerini ortaya koymuş bulunuyoruz. Şöyle ki:<o:p></o:p></span></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold">1) Kemalizmin Uydurma Târih Tezi ve Güneş-Dil Sahte-Teorisi, Moïse Cohen Tekinalp’lere, Léon Cahun’lere, Dilci Hasan Enver Paşa’lara, Konstantin Borzecki’lere (nâmıdîğer Mustafa Cel̃âleddîn Paşa’lara), </span><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:windowtext">Lumley Davids’lere, De Guignes’lere kadar gerilere gider; l̃âkin bu tezleri, –topyek̃ûn Avrupalılaşma emeline muvâfık olarak- bâzı&nbsp; il̃âvelerle canlandırıp resmî tez hâl̃inde bütün Milletimize dayatan, “Mutlak Şef”tir;<o:p></o:p></span></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold">2) Bu uydurma ve ard niyetli müddeâlara nazaran, “Ârî, beyaz tenli bir ırk olan”, “Hind-Avrupa ırkına” dâhil bulunan Türklerin, İsl̃âmdan evvel binlerce senelik muhteşem bir medeniyetleri varmış; Türkler, Müslüman olunca, şahsıyetlerini kaybetmiş, ciddî derecede tereddî etmişler; binâenaleyh Türklerin asıllarına rücû edip eski büyük târihlerini canlandırmaları, ona sâhib çıkmaları l̃âzımmış;<o:p></o:p></span></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold">3) Kadîm Türkler, Orta Asya’dan Çin, Hind, Orta Şark, Avrupa ve Şimâlî Afrika’ya hicret ederek, buralardaki (Sümer, Bâbil, Mısır, Etrüsk, Kadîm Yunan, Hitit –“Eti”- gibi) büyük medeniyetlerin âmili olmuşlar; muâsır Avrupa Medeniyetinin menşêinde de kadîm Türkler varmış;<o:p></o:p></span></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold">4) İnsanoğlunun ilk dili iptidâî Türkce imiş; dîğer bütün dillerin, bâhusûs (Sümerce, Asûrca, Arabca, Yunanca, Latince gibi) büyük kültür dillerinin temelinde, kendisi de bir “Hind-Avrupa dili olan” Türkce varmış; büyük medeniyet dillerindeki bilhassa kültür kelimeleri Türkce asıllıymış;<o:p></o:p></span></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold">5) Binâenaleyh, Türkler, “irticâî” İsl̃âm Medeniyet ve hüviyetinden vazgeçip Avrupa Medeniyetini ve Avrupalılığı benimsemekle asıllarına dönmüş, beynelmilel bir statü kazanmış Fransızca kelimeleri dillerine ithâl etmekle de zâten aslen Türkce olan ve Avrupa Medeniyet ve Kültürüne intibâk için ik̆tibâsları elzem olan kelimelerle dillerini zenginleştirmiş, medeniyet ve kültür tahavvülü (“<i>changement</i>”), daha doğrusu istihâle (“<i>transformation</i>”) veyâ başkalaşımı (“<i>métamorphose</i>”) vetîresini kolaylaştırıp hızlandırmış olurlarmış&hellip; <o:p></o:p></span></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold">Velhâsıl, bütün bu hokkabazlıkların nihâî hedefi, Türkleri Müslümanlıktan koparıp Avrupalılaştırmak, Avrupa’ya temessül ettirmekdir&hellip; <o:p></o:p></span></p> <p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times&quot;,serif;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold">“Büyük Şef” ve Râdife”si, hedefi bâriz hatlarla tesbît etmişlerdi: Frenklerden hiçbir farkımız kalmıyacak; onlara o derece benziyeceğiz ki Türkiye’ye gelen bir Avrupalı kendini memleketinde gibi hissedecek! <o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><b>Kemalist İnk̆il̃âbların tek hedefi: Türkleri Frenkleştirmek<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal">Filhakîka, Hil̃âfetin l̃ağvından L̃atin alfabesinin kabûl̃üne, L̃aik tercüme kânûnlardan şapka iktisâsına kadar bütün Kemalist İnk̆il̃âblar Türk (ve topyek̃ûn Anadolu) Milletini Avrupa’ya temessül ettirmek için yapılmıştı. Bunlar, Millet irâdesi hiç umursanmadan, bilakis ona rağmen, cebirle, kanla, dipçik zoruyle yapıldığı için bunun Milletler Arası Hukûktaki adı “kültür jenosidi”dir ve en büyük insanlık cürmüdür. Bu îtibârla, Kemalist İdeoloji, her şeyden evvel kültür jenosidiyle suçludur ve en büyük zul̃mü budur. Aşağıdaki iki vesîka, bizzât kendi dillerinden, bütün İnk̆il̃âbların (ki bunlar Lozan’da karârlaştırılmıştı; yânî bu cürümden bütün Avrupa da mes’ûl̃dür) tek hak̆îk̆î hedefinin Avrupa’ya temessülden ibâret olduğunu hiçbir îtirâza mahâl̃ bırakmıyacak kat’iyetle ortaya koyuyor.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Bunlardan birincisi, İnönü’nün bir hâtırasıdır:<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">“Şapka inkılabından sonra diğer bir arkadaşımızın, Ankara Valisi Yahya Galip Bey’in bir ziyaretini hatırlarım. Aynı zamanda mebus olarak bulunan Yahya Galip Bey de çok yakınımızdı. Bir teklifi vardı.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">‘Nedir?’ dedim. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">‘Şapkanın orta yerine bir ay yıldız koyalım; dîğer milletlerden farkımız belli olur.’ dedi. Teklif bu! Yahya Galip Bey’e:<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">‘Canım, biz bunları farkımız olmasın diye yapıyoruz, sen ne teklif ediyorsun!’ tarzında çıkıştım.”<i> </i>(“İnönü’nün Hâtıraları”, <i>Ulus</i>, 5.4.1969; İ. İnönü, <i>Cumhuriyetin İlk Yılları I -1923/1938-</i>,&nbsp; İstanbul: Cumhuriyet Gazetesi Yl., 1998, s. 83)<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>