Kemalizmin muhayyel üstün ırkı: "Orta Asya Brakisefalleri", yânî g̃ûyâ "Türkler"
-----
2022-03-01 00:00:00
<p>Âfet Hanım, daha doğrusu “Ebedî Şef”, 2 Temmuz 1932’deki bu
konferans, musâhabe (“<i style="color: windowtext; font-family: Times, serif;">exposé</i>”) veyâ
nutukta, yine kendi têlîfi olan <i style="color: windowtext; font-family: Times, serif;">Târih I</i>
lise ders kitabının başlangıcında olduğu gibi, o devrin bilgileri çerçevesinde
ve materyalist bir perspektifle, Arz’ın teşekkülü, “Yer yuvarlağının
devreleri”, canlıların türeme ve tek̃âmülleri hakkında bir hayli “îzâhat”ta
bulunuyor ve bir dogma hâl̃inde kestirip atıyor ki “İnsanlığın kültür beşiği,
Orta Asya’dır”, burada “brakisefal” bir üstün ırk türemiş, cil̃âlı taş ve mâden
medeniyetlerini bu üstün ırk binâ etmiş, o, bil̃âhare Hind’e, Çin’e,
Orta-Şark’a, Avrupa’ya, Şimâlî Afrika’ya, Amerika’ya yayılarak oralarda da
büyük medeniyetlerin esâs âmili olmuştur ve bahis mevzûu üstün ırk “Türk”den
başkası değildir… Bu iddiâlar için istinâd edilen delîller ise, İskolastik
Zihniyete muvâfık şekilde, birkaç Avrupalı târih otoritesinin kitablarından
seçilmiş pasajlardan ibârettir. G̃ûyâ kendine “İlim Zihniyet ve Usûlü”nü
“mürşid” edinmiş Kemalist Rejimin bu resmî, binâenaleyh îtirâz edilmesi memnû
olan târih tezi, hayretle, ibretle okunuyor:</p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Hayatın yeryüzünde belirdiği zamana gelince onu tahminî
[olarak] dahi tayin etmek mümkün değildir. Ancak, bugünkü ilim sayesinde
hayatın tamamen fizik ve şimik hâdiselerin neticesi olduğunu düşünmek hususunda
kendimizi salâhiyettar görebiliriz.<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Her halde hayatın belirmesi için lâzım gelen şartları
doğuran âmil, milyonlarca sene evvel güneşin malik olduğu çok büyük radyo
aktivitenin ültraviyole şuaları ile yerin de o uzak zamanlarda haiz olduğu
radyo aktiv kuvvetidir. […]<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Hayatın başka başka muhit ve iklimlerin nebatlarındaki ve
hayvanlarındaki tecelli ve inkişafına bakılırsa ve insanın da tabiî bir
mahlûktan başka bir şey olmadığı düşünülürse, insanların tek beşikten
çıktıkları iddiasında ısrar etmek faydasız gibi görünür… […] [Orta Asya
“beşiğinde” farklı bir ırk teşekkül
etmiştir ve “insanlığın yüksek kültür beşiği” orasıdır:] Filhakika insanlığın,
yüksek kültür beşiği yalnız bir tek yer olmuştur: Orta Asya…” (<i>Cumhuriyet</i>, 3.7.1932, s. 5)<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><b>“Dolikosefal/Brakisefal” tefrîk̆i<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">Metnin ikinci ve daha uzun olan kısmını, <i>Cumhuriyet</i>’in bir sonraki nüshasından (4.7.1932, ss. 5-6) tâk̆îb
ediyoruz: <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Arkadaşlar;<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Beşeriyette esaslı olarak, başlıca iki bariz ırk teşekkül
etmiştir: Dolikosefal, Brakisefal… [“Dolichocéphale”: Uzun kafataslı…
“Brachicéphale”: Yuvarlak kafataslı… Yunancada “dolikhos”, uzun; “brakhus”,
kısa; “kephalê”, kafa demekdir.] Bu iki tipin karışmasiledir ki, orta tipler
çıkmıştır. […] [Takdîm-têhîrle ik̆tibâs ediyoruz:]<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Avrupa’ya Paleolitik ve Mezolitik devreye ait adi taş
san’atını götüren bu Dolikosefaller oluyor. Avrupa’da yerli medeniyet vücude
gelmiyor. Dünyanın her tarafına yayılan bu Dolikosefal insanlar yalnız
topoğrafya hususiyeti cihetile Orta Asya yaylasına girecek geçit
bulamıyorlardı; orada bambaşka bir ırk teşekkül etmiş ve kültür sahalarında çok
ileri giderek Neolitik devri medeniyetini ve ondan sonra bütün beşeriyetten
evvel, maden devrini idrak eylemişti, bundan başka ziraati öğrenmiş, hayvanları
herkesten evvel ehlileştirmişti. Bu Orta Asya tipi müstesna olarak umumiyetle
Brakisefal idi. […] <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Orta Asya’dan mada, bütün kıt’alarda, Afrika’da, Avrupa’da
ve diğer yerlerde, kendiliklerinden Neolitik (yani cilâlı taş) medeniyetine
yükselmiş kabiliyette adam yetişmemiştir. […]<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“…Orta Asya’nın garbe kapıları açıldıktan sonra, cihanın hali
değişti, artık medeniyet yolları oradan, (Altay-Pamir) yaylasından geliyordu.
Bu yolların yolcuları, yalnız tarihten evvelki medeniyetlerile değil, tarih
ile, tarihî medeniyetle mücehhez olarak yerleşecekleri yerlere gidiyorlardı.”<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads/Aral%C4%B1k-2020/28subat2022yesevizade68.jpg" alt="28subat2022yesevizade68.jpg"></p><p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000;mso-fareast-language:TR;mso-no-proof:yes">(<i>Akşam</i>, 3.7.1932, s. 1)<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000;mso-fareast-language:TR;mso-no-proof:yes">Çankaya’nın
13 sene zarfında bir numaralı Hanımefendisi Âfet Hanım, 1932 1. Târih
Kongresi’nin de yıldızıydı… Çünki orada “Büyük Şef”i temsîl ediyordu ve okuduğu
konferans metni de onun elinden çıkmıştı… Aynı günlerde, aynı Cemâat̃in bir
başka mensûbu da (Keriman Hâlis Hanım), Türkiye (ve bil̃âhare Dünyâ) Kraliçesi
seçilmişti ve bütün bir Cemâat̃, her sâhada Türk milletine Avrupalılaşma
rehberliği yapıyordu…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal">* * * <o:p></o:p></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><b>“Dokuz bin (hattâ on binlerce yıl) evvelki beyaz tenli”
muhteşem “Türkler”, “ana yurdlarında” başka ırklarla karışmamışlar<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">Orta Asya’da, “dokuz bin”, hattâ (konferansın sonunda ifâde
edildiği gibi) “on binlerce sene evvel” “beyaz tenli, brakisefal bir ırk”
olarak teşekkül eden, “Türk”den başka türlü isimlendirilemiyecek olan bu
medeniyet bânîsi üstün ırk, “ana yurdu”nda iken, başka ırklarla da karışmıyor; l̃âkin
“ana yurdu”ndan çıkıp bütün dünyâya medeniyet götürdüğü zaman, yerli halklarla
karışacak ve aslını unutacaktır… <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Türk’ün ana yurdu, Orta Asya yaylasıdır… Bu yurdun
belkemiği, (Altay’lar-Pamir) mıntakasıdır. Türk’ler bu beşikte en az Milât’tan
9000 yıl evvel, kültür sahibi bir ırk olmuş bulunuyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Burada bir meseleyi açıkça ortaya koymak isterim. Orta
Asya’dan ve orada yetişen, çoğalan ve başlıbaşına bir kültür yaratan insan
kütlesinden bahsederken, tek bir ırk düşünüyorum, ve onun adına Türk diyorum. […]<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext">“Orta Asya yaylalarının otokton ahalisi, tek bir ırk
manzumesi halinde teşekkül etmiştir. Çünkü, başka kandan ve tipten hiç bir nevi
halkın gelip karışmasına, yurtları hududundaki, tabiî manialar yüzünden, on
binlerce yıl imkân olmamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi">“Bu Orta Asya ırkının umumî
olarak, açık vasfı brakisefal olmasıdır; cismanî teşekkülü her türlü uydurma
efsanelere rağmen, mütenasiptir; teninin de sarı renkle münasebeti yoktur. Esas
ve umumî olarak beyaz tenlidir. […]</span><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi"><br></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";mso-bidi-theme-font:minor-bidi"><span><span><span><span></span></span></span></span><br></span></p>