Kemalizm ve magazinden arındırılmış Kültür Bakanlığı rüyası
-----
2021-09-14 11:50:00
<p>-Filmleriyle Kürtçülüğü, komünizmi, devlete başkaldırmayı, suç
işlemeyi telkin eden ve bir Türk hâkimini gösteriş olsun diye öldüren alkolik
bir sinema oyuncusunu ölüm yıldönümünde, “Sinemamızın ‘Çirkin Kral’ lakaplı
oyucusu… Yılmaz Güney’i saygıyla anıyoruz” diyen Kültür ve Turizm Bakanlığını
ve bu pespâye anma yazısını tekzip ve ikaz etmeyen iktidarın yetkililerini bin
yıllık millî şuurumla kınıyorum-</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Kemalizm’den, Batılılaşmadan, sekülerlikten, liberal çok
kültürlülükten, magazinden ve Yeşilçam’dan kurtarılmış millî kültür
bakanlığının rüyasını görüyorum. Bu rüya elbet bir gün gerçekleşecek. Ah, bir
Kültür Bakanlığımız olsaydı! Millî kültürüne susamış millet çocukları bayram
ederdi! Doksan beş yıldır aslî mânasıyla millî bir kültür bakanlığımız olmadı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">MİLLÎ
KÜLTÜR BAKANLIĞIMIZ NE ZAMAN DOĞACAK?<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Bin yıldır bünyesindeki herkese kültürler üstü üst kimlik olan,
Müslümanla ve İslâm medeniyetiyle aynı mânaya gelen Türklerin devleti
Türkiye’de Kültür Bakanlığının millî olmasını, yalnızca Müslüman Türk
milletinin kültürel değerlerini yaşatmasını istemek bağnazlık olmasa gerek.
Kültür yabancılaşması ve yozlaşmasına karşı yüksek sesle “Millî Kültür
Bakanlığımız ne zaman doğacak?” sayhasını atmanın vakti geldi ve geçiyor.
Doksan beş yıllık Kemalist seküler kültür zulmüne “hayır!” demek Türk
milletinin hakkıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">KÜLTÜR
BAKANLIĞININ CEMAZİYELEVVELİ <o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Kültür Bakanlığının cemaziyelevveli temiz değil. Türkiye 1923’den
bugüne kültür ve medeniyetiyle bu milleti temsil edecek bir kültür bakanlığına
sahip olamayışından dolayı bahtsız bir ülkedir. Dünden bugüne Kültür
Bakanlığının icraatlarına bakıldığında Müslüman Türk kültür ve medeniyetini
tastamam temsil ettiği görülmemiştir. Büyük nisbette resmî ideoloji Kemalist
Cumhuriyetin seküler kültür politikasını sürdürüldü. Atatürkçülük adı altında
İslâm mâziden koparılmış sözde edebî eserler neşri millî eserlerimizden
katbekat fazladır. En çok da eski Yunan efsaneleri ve tarihi kitaplaştırıldı ve
Yunan filozoflarının kitapları tercüme ettirilerek mekteplerimize sokuldu.
Kemalist Tek Parti Dönemi’nde kültür adına içinde İslâmî değerler ve semboller
geçmeyen hikâye ve romanlar yazılması teşvik edildi. Önceki dönemlerde yazılan
ve içinde İslâmî değerler olan hikâye ve romanlar sansürlendi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">KEMALİZM’İN
RAHMİNDE DOĞAN KÜLTÜR BAKANLIĞI<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Kültür işleri 1930’dan sonra M. Kemal “önderliğinde” Kemalist
Cumhuriyeti “çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırabilmek” ve sözde Türk kültürünü
yükseltip zenginleştirmek adına lâdinî ve pozitivist inkılâpları yayma ve
benimsetme politikası olarak hız kazanır, hem de zorbalıkla... 1935’de Maarif
Vekâleti’nin adı Kültür Bakanlığı olarak değişir. 1965’de Millî Eğitim
Bakanlığı bünyesinde Kültür Müsteşarlığı kurulur ve nisbeten kültürle ilgili
şubeler çoğaltılır. 1971’de kültür işleri Bakanlık seviyesinde temsil edilir fakat
millî kültürümüzü ihya edici bir Kültür Bakanlığının temayüz ettiğini
söyleyemeyiz. 1976’da önce Turizm sonra Millî Eğitimle birleştirilen Kültür
Bakanlığı bahtsız ve üvey bir müessese olarak varlığını sürdürür. 1983’de
müstakil bir bakanlığa dönüştürülür. 1983’ün sonunda tekrar Turizm Bakanlığıyla
ile birleştirilir.1989’dan günümüze kadar kâh Kültür, kâh Kültür ve Turizm
Bakanlığı adıyla yazboz tahtası olarak devam eder. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">KÜLTÜR
İŞLERİ M. KEMAL’İN UHDESİNDEYDİ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Kültür Bakanlığının vazifesi ilk kez 1920’de Maarif Vekâletine
bağlı “Türk Asar-ı Atîkası Müdürlüğü” tarafından icra edilmiş. Meşrutiyet
Dönemi ve öncesinde bu adla bir vekâlet yok. “Kültür” kelimesinin o yıllarda
zaten namı yok. Kültüre dair faaliyetler Maarif Vekâleti bünyesindeki şubelerce
yapılmaktadır. Kültür İşleri 1922’de Ziya Gökalp’in fikirlerinden hareketle
“Hars Müdürlüğü” ne dönüştürülür. 1923’den 1938’e kadar Kültür işleri Reis-i
cumhur, yâni tek şef M. Kemal’in uhdesindedir. Halkevleri, Halk terbiyesi,
Köycülük, Köy eğitmenleri, Tarih ve Dil Kurumu, Cumhurbaşkanlığı Filarmoni
Orkestrası, Mûsiki, Güzel Sanatlar, Opera ve Bale, Tiyatro, Basın yayın gibi
sözde kültürle ilgili şubeler doğrudan doğruya M. Kemal’in yetki sahasında olup
bizzat yönettiği bu faaliyetler Kemalist Cumhuriyetin modernleştirici lâdinî
seküler kültür politikasıdır. Bu ideolojik merkezden Müslüman Türk kültür ve
medeniyetini ihya edecek, yeni zamanlara taşıyacak kültür bakanlığı
çıkmayacağını anlatmaya gerek olmadığını düşünüyorum.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">KÜLTÜR
BAKANLIĞININ ANATOMİSİNİ M. KEMAL OLUŞTURDU <o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Millet değerlerinin geniş bir kısmını bünyesine almadan kurulan
Kemalist Cumhuriyet devletinde “Kültür” deyince M. Kemal akla gelir. Çünkü
kültür bakanlığının ilkelerini, kültürün târifini, unsurlarını ve hedeflerini
belirleyen kayıtsız şartsız ve tercihsiz odur. Kemalistlere göre, M. Kemal
kimliğinin Devlet Başkanı olmasının yanı sıra, kültür adamı kimliği ile de
tanınması gerekti. Onun giyim, yemek, müzik zevkinin, estetik ve sanat
anlayışının, dil ve tarih görüşünün tanıtılması aynı zamanda devletin ve
milletin kültür politikası olarak hayata geçirilmesi demekti. Kültür
politikasının “yaratıcısı olan” M. Kemal’in üstlendiği bu rol, ona sadece
Türkiye’de değil, tüm dünyada sosyal ve kültürel inkılâp hareketinin önderi
gözüyle bakılmasına sebep olmuştur. M. Kemal sadece iyi bir asker ve devlet
adamı değil, aynı zamanda bir kültür adamıdır. (Atatürk’ün Sosyal ve Kültürel
Politikaları, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu yayınları)<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">ORYANTALİST,
SEKÜLER VE POZİTİVİST UYDURMA MİLLÎ KÜLTÜR<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Kültür işlerini millet değerlerine muhalif kültürel inkılâpları
tek başına üstlenen M. Kemal kültür meselesinde o kadar şedit ve kararlıdır ki
“Türkiye Cumhuriyeti’ni temeli kültürdür” diyor. Acaba hangi kültür? Osmanlı
İslâm asırlarını reddeden bir kültür olduğu kesin. M. Kemal’in “Türkiye’nin
temeli kültürdür” derken kastettiği Avrupa’dan ithal edilen seküler ve
pozitivist “ulus” kültürüdür. Bu
kültürün millî olmadığını, oryantalist, seküler ve pozitivist bir çerçeveye
oturtulmuş uydurma bir millîlik olduğuna dikkat edilmez. M. Kemal’in “Türk
inkılâbı başlı başına bir kültürel değişim ve inkılâp modeli olarak tarihe
geçtiği…” sözleri Müslüman Türk
kültürünün kanlı ve zorba bir devrim yoluyla ayıklanmaya, mutasyona, yâni değişmeye
tâbi tutulduğu mânasına gelir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Türkiye’de resmî ideoloji olarak dayatılan kültür aslî mânasıyla
millî değil, Batı kültür şemasını Türk kültürü unsurlarına uyarlayarak
menşeinden koparılıp, millet değerlerinden çok farklı zemine çekilerek
başkalaştırılmış bir kültürdür. Cumhuriyet tarihini doğru kaynaklardan
okuyanların bildiği bir hâdisedir; dünyanın hiçbir ülkesinde görülmemiş zorba
bir kültür kıyımı ve devrimi 1930’larda Türkiye’de Kemalist şefler tarafından
yapıldı. Bir kaynak adı verelim: Türkiye Cumhuriyet Tarihini Giriş, D. Mehmet
Doğan, Yazar Yayınları.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">‘TOPYEKÛN
KÜLTÜR SEFERBERLİĞİ’ MÜSLÜMAN KÜLTÜRÜNÜ TASFİYE SEFERBERLİĞİYDİ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">M. Kemal’in “Topyekûn bir kültür seferberliği” yaptığı doğru.
“Topyekûn kültür seferberliği” bu ülkenin bin yıllık kültürünü tasfiye
seferberliğiydi. Bin yıllık harfler, yazı dili değiştirilerek milletin hâfızası
silindi. Türkü ve klasik mûsikîsi ve Osmanlı İslâm asırları Türk irfânına dair
yayınlar yasaklandı. Kemalist Cumhuriyetin “Kültür seferberliği” Moğolların
Anadolu’daki maddî yıkımından daha fazla zarar vermiştir milletin millî
hâfızasına. Kemalistler M. Kemal “Türk kültürüne önem vermiştir, gün yüzüne
çıkarmıştır” diyorlar. Sözde “önem” verdikleri “Türk kültürü” bin yıllık İslâmlaşmış Türk kültürü olmadığı
kesin. Türklükle İslâm’la hiçbir bağı olmayan Hitit, Frigya, Lidya, Sümer gibi
pagan kültürlerdir. Elifbası, medresesi, tarih şuuru ve menkıbeleriyle yasak
edilen Türk kültürüyle Kemalizm’in “Türk kültürü” birbirinin antitezidir, benzerliği yoktur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">M. Kemal’in sınırlarını çizdiği, ilkelerini koyduğu ve
resmileştirdiği kültür politikası bugün hâlen devam ediyor. Müslüman Türk
milletinin kültür değerlerine hitap etmeyen seküler ve kozmopolit kültür
politikasını değiştirmeye muhafazakâr iktidarın da gücü yetmedi. Batılılaşmanın
Kemalizm’e, yâni Atatürkçülüğe bürünmüş şekli olan sözde Kültür Bakanlığı
yabancı bir kültür ajansı gibi varlığını sürdürüyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">KÜLTÜR
BAKANI MİLLÎ KÜLTÜRDEN İMTİHAN EDİLMELİ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Milletçe çektiğimiz kültür buhranımızın verdiği sancıyla rüyasını
gördüğümüz, hayâlini kurduğumuz Kültür Bakanlığına atanacak şahsın vasıflarını
tesbit edecek ilim ve irfan heyetinin oluşturulması elzemdir. Kültür Bakanı
olacak şahıs seçilirken Türk İslâm kültüründen imtihana tâbi tutulmalı. Evvel
emirde Kur’ân elifbasını ve Osmanlı Türkçesini asgari olarak bilmeli ve Doğu
Türkistan’dan Semerkand’a, Anadolu’dan Balkanlara uzanan Türk tarihini anlatan
yüz kitabın adını ve müellifini bir çırpıda saymalıdır. Asırlar öncesinden
günümüze kadar Türk edebiyatında sembol olmuş yüz müellifi ve birer eserini
kısa künyesiyle anlatabilmeli. Türkçeyi Ahmet Cevdet Paşa, Yahya Kemâl, Ahmet
Hâşim, Üstad Necip Fâzıl, Cemil Meriç, Büyük Türkçe Sözlük yazarı D. Mehmet
Doğan ve “Evin Mahremi Olmak-Beyit Şerhleri” eserinin müellifi Ali Yurtgezen
hoca ayarında konuşup yazabilmelidir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Şairlerin büyük atası Fuzûlî’nin hâl tercümesini bilmeli ve Su
Kasîdesi’nden en az dört beyit okumalı ve mezarının nerede olduğunu
anlatmalıdır. Ahmet Kabaklı’nın hâtıralarında anlatıldığı üzere 1971 yılında
Türkiye'nin ilk Kültür Bakanı olan zat Bağdat’ta iken “Hilleli Mehmed
Efendi’nin mezarını ziyaret etmek ister misiniz?” diye sorulunca “O kim?” diye
sormuş. Bu sebeptendir ki Türkiye’de Kültür Bakanı olacak kişi mutlaka
ehil bir heyet tarafından imtihan edilmeli. İmtihan sorularına devam edelim. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Başucunda daima birkaç Türkçe Sözlük bulundurması şart. Dîvânu
Lugâti't-Türk’ün muhtevasını, müellifini ve bu eserin İstanbul’da kim
tarafından bulunup korumaya alındığını bilmeli ve Mimar Sinan’ın eserlerini tek
tek saymalıdır. Bilemezse şayet Bakanlık kararnâmesi imzalanmamalı. İmtihan bu
kadar kolay değil, dahası var. Yunus Emre’den en az beş şiiri ezbere okuyamasa
da adını zikretmelidir. Mevlâna’nın üç eserini adları ve muhtevasını kısaca
anlatmalıdır. Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârih-i Hulefâ, Mevlid Şerhi (Gülzâr-ı Aşk)
ve en az iki ayrı siyer-i nebi ve İslâm tarihi eserlerini, İsmail Hakkı
Bursevî’nin şerh ettiği Yazıcıoğlu Mehmed’in manzum eseri “Muhammediye” yi ve
Yazıcıoğlu Ahmed Bican Efendi’nin”Ahmediye” ve “Envârü’l-Âşıkin” adlı
eserlerini mutlaka okumuş olmalıdır. Yoksa dil ve irfan zevki eksik kalır,
dolayısıyla kültür bakanlığını şevk ve cezbe ile yapamaz. Millet hâfızasında yaygınlık kazanmış olsa da kültür
kelimesinin Avrupa dillerinden geçtiğinin, aslının irfan ve maarif olduğunun
şuurunda olmalıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Hülâsa, bu mesele içimizde dinmeyen bir yara… Yıllanmış
hasretimizi bir daha haykıralım. Ah, bir Kültür Bakanlığımız olsaydı! Millî
kültürüne susamış millet çocukları bayram ederdi! Doksan beş yıldır aslî
mânasıyla millî bir kültür bakanlığımız olmadı hiç. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">([email protected])</span></p>