Kemalizm, İsrâil’in kuruluşuna nasıl yardım etti? -14-

-----

 Kemalizmin Siyonizmle irtibâtını, Kemalizmin beşiğine kadar geriye götürmek mümkündür. Kemalizm, menşêinden îtibâren, Siyonizme müzâhir ve Siyonizmle mütesânid olagelmiş, her iki cereyân arasında mütekabil teveccüh tavrı bir asırdır hiç değişmemiştir. “Balkanlar'ın Kudüs”ünde mayalanan ve perde arkasında, hattâ sahnede dahi beyin takımını Sabataî ve Masonların teşkîl ettiği, ayrıca Beynelmilel Siyonizmin desteğiyle palazlanan ve hedefine ulaşan İhtilâlci İttihâd Hareketinin içinde Kemalizm de vardı. Zâten, mâlûmdur ki Kemalizm, İttihâdcı İdeolojinin daha keskin mâhiyetteki bir devâmıdır. Keskinliğin ölçüsü ise, Avrupa Medeniyeti tarafdârlığı, bir başka ifâdeyle Frenkçiliktir.

Jabotinski'ye nazaran Osmanlı'yı tasfiye zarûreti

Ziv Vladimir Jabotinski (1880-1940), Odessa/Ukrayna doğumlu bir Siyonist lider… Siyonizmin târihinde ve İsrâil'in kuruluşunda pek mühim bir mevkii var. İtalya ve İsviçre'de hukuk tahsîli yaptıktan sonra gazeteciliğe başlıyor. 1903'te Dünyâ Siyonist Teşkîlâtı (D.S.T.)'na Âzâ kabûl ediliyor ve bilâhare, 1921'de Teşkîlâtın idârecileri arasına giriyor. O, Siyonist Hareketi içinde en keskin kanadı temsîl edecek, hep “Büyük İsrâil” dâvâsının tâvîzsiz bir tâkîbcisi olacak, bu gibi tavırları yüzünden –ahvâl ve şerâite muvâfık daha esnek bir siyâset tâkîb eden- D.S.T. idârecileri ile ihtilâfa düşerek 1923'te bu teşkîlâttan ayrılacak, Theodor Herzl'in “Büyük İsrâil” idealine dönüşü kasdederek “Revizyonist Siyonizm” ismini verdiği daha cezrî bir hareketin öncüsü olacak, bu hareket, 1923'te Riga (Letonya)'da kurduğu Siyonist gençlik teşkîlâtı Betar (Brit Yosef Trumpeldor; Y.T. Hâtırasına İbrânî Gençliği İttifâkı) ve 1925'te Pâris'te  kurduğu Dünyâ Revizyonist Siyonistler İttihâdı isimleri altında teşkîlâtlanacaktır. Revizyonist Siyonizmin esâsı, İngiliz manda idâresi altındaki Filistin arâzîsinin tamâmını, yâni bugünki Ürdün'ü de içine alacak sûrette bir Yahûdi Devleti'nin kurulması ve bunun da ancak silâhlı mücâdeleyle mümkün olabileceğidir. Bittabi silâhlı mücâdele demek, tedrîcen bir “Yahûdi”, -belki daha yerinde bir tâbirle- bir Siyonist Ordusunun teşkîli ve bu ordunun her bakımdan Arap kuvvetlerine fâik olacak şekilde techîz edilmesi demektir. Jabotinski, 1. Cihân Harbinde ve sonrasında İngilizlerle işbirliği yaparak, bu gayesinin adım adım tahakkukunu mümkün kılacak, mâmâfih, İngilizlerle menfâat çatışmasının ortaya çıktığı hâllerde onlara karşı da tedhîşçi fiillere girişmekte tereddüd göstermiyecektir. Zâten onun anlayışına göre, tedhîşçilik, silâhlı mücâdelenin bir parçasıdır ve İsrâil Devleti'ni kurabilmek için Arapları kuvvetin üstünlüğü ve tedhîşle sindirmekten başka çâre yoktur.

1_3 

(http://vudejerusalem.20minutes-blogs.fr/archive/2014/02/21/la-creation-de-la-legion-juive

-premiere-armee-juive-depuis-l-892747.html) (28.11.2017

Resim 21: İsrâil Devleti'nin bânîlerinden, Siyonist lider Jabotinski… “Filistin'i tekrâr fethetmek için tek ümîd, Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmasıdır” diyordu ve senelerce bu uğurda çalıştı, Çanakkale ve Filistin cephelerinde nefret ettiği Türklere karşı hırsla savaştı ve kavimdaşlarıyle berâber emeline nâil oldu…

O, daha Ukrayna'da iken, askersi müdâfaa kıt'aları teşkîl edip mütecâviz Yahûdi aleyhdârlarına karşı  silâhlı mücâdele vermişti. “Gaye, vâsıtayı mübâh kılar” anlayışıyle hareket eden bu makyavelist siyâsetçi, Filistin'e hicret ettikten sonra da hep silâhlı mücâdele içinde olacak, bu def'a silâhını Filistin'in mâsûm Arap sâkinlerine çevirecek, silâh, artık meşrû müdâfaa için değil, Arapların vatanını gasbetmek için kullanılacak, insâfsız bir tedhîş vâsıtası hâline gelecektir. Muhakkak ki Siyonist Emperyalistlerin bu ahlâksız, bu gayr-i insânî siyâsetleri, başka memleketlerde, mâsûm-mücrim tefrîk etmeden Yahûdi topluluklarına bir bütün hâlinde saldıran dîğer ahlâksızların, dîğer tedhîşçilerin Siyonistleri emsâl göstererek kendi davranışlarını haklı çıkarmaya çalışmaları gibi pek meş'ûm bir têsîre sâhibdir.

Jabotinski, Araplara karşı silâhlı mücâdele yürütmek maksadıyle 1920'de teşkîl edilen Haganah'ın kuruluşunda müessir olduğu gibi, bu teşkîlâttan ayrılarak Avraham Tehomi tarafından kurulan tedhîşçi İrgun'un (İrgun Zvay Leumi / Silâhlı Millî Teşkîlât'ın) da lideriydi. 1943'ten îtibâren - İsrâil'in müstakbel Başvekîli- Menahem Begin tarafından idâre edilen ve pek çok tedhîşçi eylemin fâili olan İrgun'un mensûblarından bir kısmı, 14 Mayıs 1948'de İsrâil'in istiklâlinin îlânından sonra, İsrâil Ordusuna iltihak edecekler (1 Haziran 1948), dîğer bir kısmı da Herut Partisini kuracaklardır. Kezâ, 1940'da İrgun'dan ayrılarak teşkîl edilen, yine birçok katliâmın mes'ûlü olan ve müstakbel Başvekîl İtzak Şamir tarafından idâre edilen bir başka tedhîşçi teşkîlâtın,  Lehi'nin, İsrâil Ordusuna iltihâkı da, hemen 29 Mayıs 1948'de gerçekleşecektir. Günümüzde, Jabotinski'nin siyâsî çizgisini, Herut'un devâmı olan Likud Partisi ile –Avrupa ve Amerika'da da şûbeleri bulunan- gençlik teşkîlâtı Betar temsîl etmektedir. İsrâil Devleti de, ölümünden sonra onu resmen sâhiblenmekten hâlî kalmamıştır. Şöyle ki: Ağustos 1940'ta, ABD'de Betar teşkîlâtının bir yaz kampını ziyâreti esnâsında kalb sektesinden ölmüş ve orada defnedilmişti. İsrâil Hükûmeti, 1964'te, onun ve karısının kemiklerini, resmî merâsimle,  Kudüs'ün batısında bulunan Herzl Tepesi'ndeki Devlet Mezârlığına nakletmiş, ayrıca, İsrâil Merkez Bankası, 1979'da, onun adına 100 liralık bir banknot ihrâc etmiştir. Hâlen, İsrâil'de, Herzl veyâ Ben Guryon gibi, Devletin bânîlerinden biri olarak saygıyle anılmaktadır.

Jabotinski'nin ve ilhâm kaynağı olduğu tedhîşçi teşkîlâtların nasıl bir zihniyetin temsîlcisi oldukları şu hâdiseden anlaşılabilir: 1938'in ikinci yarısında, İrgun, rastgele katliâmlarla Araplar arasında tedhîş estirerek onları yıldırmayı ve İngilizlere de gözdağı vermeyi karârlaştırıyor. Bu karâr çerçevesinde, 27 Şubat 1939 günü, Hayfa, Tel-Aviv ve Kudüs'te, kendi hâlinde sokaktan geçen 27 Arabı katlediyorlar. Jabotinski, bu tedhîşçi eylemi: “Yahûdi Devleti'nin düşmanlarının zafer nümâyişlerine verdiğiniz bu cevap, pek büyük ve müsbet bir têsîr yapmıştır” sözüyle alkışlıyor. Aynı günlerde, bir başka İrgun idârecisi de, şu beyânatı vermekten çekinmiyor:

“Öyle bir vazıyet ortaya çıkarmalıyız ki bir Arabın hayâtı, bir fârenin hayâtından daha kıymetli sayılmasın! Böylece herkesin şunu anlaması sağlanacaktır: Araplar pislikten başka bir şey değildir ve bu memleketin hakîkî hâkimleri, onlar değil, biziz!” (Wikimonde Ansiklopedisi, bu beyânâtı, birçok kitabın müellifi olan İsrâilli gazeteci Mariüs Şatner'in şu eserinden naklediyor: Histoire de la droite israélienne; de Jabotinsky à Shamir –Jabotinski'den Şamir'e Kadar İsrâil Sağının Târihi-, Paris: Éditions Complexe, 1991, p. 173; https://wikimonde.com/article/Vladimir_Jabotinsky; 21.11.2017)

Jabotinski, 1908-1909 İttihâdcı İhtilâlini tâkîben, Dünyâ Siyonist Teşkîlâtı nâmına faâliyette bulunmak üzere İstanbul'a yerleşmişti. Zâhirî vazîfesi, Yahûdi Millî Fonu'nun bir şûbesi olan Anglo-Levantine Banking Company'nin Müdürlüğü idi. Siyonizm propagandasını, farklı dillerde neşredilen ve başmuharriliğini yaptığı dört gazete vâsıtasıyle yürütüyordu. Bunlardan birisi, 1909-1918 (?) senelerinde intişâr eden Fransızca Le Jeune Turc gazetesiydi. Dünyâ Siyonist Teşkîlâtı Reîsi David Wolffsohn, 1909 yazında İstanbul'a gelmiş, Vladimir Jabotinski,   (resmiyette mezkûr Bankanın Müdür Muâvini) Victor Jacobson ve (Alliance Israélite'in Îrân'daki sâbık muallimlerinden) Sami Hochberg'den müteşekkil bir İstanbul Matbûat Komitesi kurmuştu. Komite, Siyonizm dâvâsına hizmet eden (İstanbul'da münteşir) Le Bosphore, L'Orient, (Selânik'te münteşir) Journal de Salonique, L'Epoca gibi gazeteleri finanse ediyordu. Ayrıca, Celâl Nuri'yle berâber, Ebuzziyâ Tevfîk'in Le Courrier d'Orient gazetesini satın aldı ve onu modern bir işletme hâline getirerek Le Jeune Turc ismiyle neşretti. Gazetenin Neşriyat Müdürü Celâl Nuri (İleri), Başmuharriri Jabotinski idi. (C. Nuri, 1912 Mayısında, gazeteden, sermâyesini çekerek ayrılacaktır.)  Ahmed Ağaoğlu da bu gazetede yazıyordu. Jabotinski, başmakalelerinde, bir taraftan İttihâdcı iktidârını harâretle destekliyor, dîğer taraftan Yahûdilerin Filistin'e yerleşme hakkı bulunduğu fikrini işliyordu. (D. Gershon Lewental, “Le Jeune Turc”, in: Encyclopedia of Jews in the Islamic World; http://referenceworks.brillonline.com/entries/encyclopedia-of-jews-in-the-islamic-world/le-jeune-turc-SIM_0013530; 30.11.2017.) Filistin'e hicret hakkı için şöyle bir tâbiye kullanıyorlardı: Osmanlı İmparatorluğu hudûdları dâhilindeki bütün vatandaşlar istedikleri vilâyete yerleşebilirler; bu serbestî, memleket iktisâdını inkişâf ettirir; Filistin'e yerleşmek isteyen Yahûdilere gelince, onların emeli, orada sâdece bir Yahûdi kültür merkezi kurmaktan ibârettir ve bu teşebbüs de Osmanlı'nın hayrına olacaktır… Gazete, İttihâd ve Terakkî ile sıkı irtibât hâlindeydi. Münevver zümre üzerinde bir hayli têsîr icrâ etmekteydi. 1909 Kasımında 5 bin nüsha satıyor iken, 1910 Haziranında bâyî satışı 13 bine yükselmişti ve ayrıca 410 abonesi vardı. Bu, o devir için çok mühim bir rakamdı. (Prof. Dr. Esther Benbassa, “Presse d'Istanbul et de Salonique au service du sionisme (1908-1914)”, Revue Historique, juillet-septembre 1986, CCLXXVI/2: 337-365.)

Jabotinski'nin İbrânîce Hâtırat'ı, onun bir hayrânı olan Pierre Itshak Lurçat tarafından Fransızcaya tercüme edilmiş ve 2011'de, Pâris'te, Ed. Les Provinciales tarafından neşredilmiştir. Türklere karşı büyük bir nefret besleyen Siyonist lider, 235 sayfalık Hâtırat'ında, İstanbul'daki faâliyetlerinden bahsederken, Siyonizmin hedefine ulaşması için tek çârenin Osmanlı İmparatorluğu'nun tasfiye edilmesi olduğunu beyân ediyor:

“1909'da, İstanbul'da, aynı ânda dört Siyonist gazetenin başmuharriri idim (evet, böyle şeyler gençken yapılabiliyor). Bâb-ı Âlî'de Jön Türkler hüküm sürüyordu. Ben işte o zamân şu kat'î kanâate vardım ki Türklerin hüküm sürdüğü yerde güneş doğmaz, ot bitmez ve Filistin'i tekrâr fethetmek için de tek ümîd, Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmasıdır. (C'est alors que j'acquis la ferme conviction que, là où les Turcs régnaient, le soleil ne pouvait pas briller ni l'herbe pousser, et que le seul espoir de reconquérir la Palestine résidait dans le démembrement de l'Empire ottoman.)

Jabotinski, bundan sonra, hep bu hedefe ulaşmak için çalışacaktır. Pekâlâ, Osmanlı İmparatorluğu nasıl parçalanabilir, nasıl tasfiye edilebilir? Bittabi hazırlanmakta olan Cihân Harbine sürüklenerek ve yanlış tarafta yer alması sağlanarak… Onun için, Türkiye; İngiltere, Fransa ve Çarlık Rusya'sının teşkîl ettiği Îtilâf tarafında değil, Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafında harbe girmeye zorlanacak, Jabotinski'nin Alexandre Parvus ve Moïse Cohen (Munis Tekinalp) gibi kavimdaşları İttihâdcı Hükûmete ısrârla bu fikri telkîn edeceklerdir. Siyonist Emperyalizminin planına nazaran, bu harble, Almanya mağlûb olmalı, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorlukları parçalanmalı ve Rusya'da da Çarlık rejimi yıkılmalıydı. (Bu müddeânın isbâtı da, ayrı bir makale gerektirir…)