'Kalbin zekâtı uzun uzun hüzünlenmektir'
-----
2021-09-07 00:00:00
<p>Akılcı âlimlere karşı ulvî hüznün müdafîi olarak gördüğüm,
Horasan’da yetişen mutasavvıf, tefsir ve hadis âlimi Abdulkerim Kuşeyrî’nin
(986-1072) “Kuşeyrî Risâlesi-Sûfîlerin İnanç ve Ahlâkı” adlı muazzam eserinden
kıraat ettiklerim hüzün derslerimin en başındadır.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Bu kitapta anlatıldığı üzere âhiret yolculuğuna hazırlanmada hüznü
hayat tarzı olarak gören Horasanlı ilk mutasavvıflardan Fudayl Bin İyâz
(Milâdî:725-803) vefat edince, vekilinin “bugün yeryüzünden hüzün gitti”
satırlarını okuyunca vecdden bir bir müddet başım döndü. Kalpleri hüzünle dolu
olanları sevindiren bir söz bu. Bu derin hüzünkâr mutasavvıfın “Her şeyin
zekâtı vardır; kalbin zekâtı ise uzun uzun hüzünlenmektir” sözü zâhir ehli
gamsız Müslümanların yüreğine dokunur mu dersiniz? <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">HÜZNÜNÜZÜ
ÇOĞALTIN<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Nişaburlu mutasavvıf Ebü’l Hüseyin Verrâk (ö.milâdî:932) bir
dostuna “hüznün ne olduğunu” sorar. Dostunun verdiği cevap mâna bakımından
kıldan ince kılıçtan keskindir: “Hazîn, hüznün ne olduğunu sormaya vakit
bulamaz. Önce hüzünlü olmayı talep et, sonra hüznün ne olduğunu sor.” <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Hüznünü çoğaltmak isteyenler, Cüneyd-i Bağdadî gibi
mutasavvıfların önderi olan Bağdatlı mutasavvıf Serî es-Sakatî’nin
(Milâdî:772-865) dergâhına giderlermiş. Ve onun “Bütün insanların hüznü benim
olsun isterim” sözünü alıp kalplerine kazırlarmış. Ah, büyük hüzünkârlar!
Nasibimiz yokmuş sizlerle hüzün semaı, hüzün tâlimi yapmak. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">‘HÜZÜN
BİR HÜKÜMDAR GİBİDİR</span></b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">’<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Hüzne geçit vermeyen akılcı âlimlere meydan okuyan ve hüznümü
göklere çeken Bişr-i Hâfî Hazretlerinin “Hüzün bir hükümdar gibidir; otağını
bir yere kurunca, başkalarının orada ikametine izin vermez. İçinde hüzün
olmayan kalp haraptır.” sözü akılcı âlimlere karşı bu fakiri şaha kaldırdı. Zünnûn-ı
Mısrî’ye, Kur’an hamillerinin kim olduğu sorulunca şöyle cevap verir: “Onlar,
üzerlerine hüzün bulutlarında yağmur yağanlardır. Üzerlerinde korku ve hüzün
taşıyanlardır.”<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">‘KUR’ÂN’IN
HÜZNÜ ÂŞIKÂNE HÜZÜNDÜR…’</span></b><span style="font-size:13.0pt;font-family:
"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:
minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Bediüzzaman Hazretlerinin Kur’ân-ı Kerime istinat ederek “Âşıkâne
hüzün”den bahsetmesiyle daha da güçlendim. “Sözler” kitabının “Lemeât”
bölümünde, Batı’nın edebî türleri ve maksatlarının zararlarını anlatırken,
kalbe vereceği hüznün mahiyeti noktasından da tenkid eder: “Avrupazâde edebse
(edebiyat), fakd-ül ahbabtan (Allah’ın yokluğu, bulunmaması), sahipsizlikten
neş’et eden gamlı bir hüzün verir, ulvî hüzün veremez.” <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;tab-stops:269.35pt"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">Yâni
“Avrupa edebiyat ve sanatlarından doğacak ilhamatın vereceği hüzn-ü gamdır”
diyor: “Kur’an’ın edebi ise, öyle bir hüzün verir ki, âşıkane hüzündür,
yetimâne değildir. Firak-ül ahbabdan gelir (Allah’tan uzak, gurbette kalmanın
verdiği hüzün); fakd-ül ahbabdan gelmez.” Demek ki ulvî hüznün kaynağı seküler
ve pozitivist Batı olamaz. Hüznün kaynağı da Müslüman Doğu’dur…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;tab-stops:269.35pt"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:
"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:
minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;tab-stops:269.35pt"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:
"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:
minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">‘HÜZÜN MAKBUL BİR DUADIR’</span></b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;tab-stops:269.35pt"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">Âlimlerin
hüzün hakkında söylediklerini her gece okumak üzere başucuma koyarım: <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;tab-stops:269.35pt"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">“Hüzün,
her zaman kalbin samimiyet yanlarında göğerir ve insanı Allah’a yaklaştıran
davranışlar arasında hüzün kadar fahre(öğünmeye), riyâya, süma’ya kapalı bir
başka davranış yoktur. Hüzün de dimağ ve vicdanın zekâtıdır ve bu iki duygunun
sağlaşmasında, saflaştıktan sonra da dupduru kalmasında hüznün tesiri çok
büyüktür. Hüzün vardır, ibadetteki eksiklik endişesinden kaynaklanır ve bu avam
hüznüdür. Hüzün vardır, kalbin mâsivâya muhabbetinden ve duyguların
teveccühteki teklemelerinden kaynaklanır; bu da havâs hüznüdür. Hüzün de vardır
ki, mahzunun bir ayağı nâsût (beşeriyet) âleminde, diğer ayağı da lâhût
âleminde, kalbin kadirşinaslığı ile her iki âleme karşı denge ve temkin gözetir
ve her an dengeyi ‘bozdum veya bozacağım’ endişesiyle ürperir ve sürekli
hüzünle inler ki, bu da asfiyânın (mübarekler) hüznüdür.” <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">“Aynı dertten dertleneni bul” diyen ehl-i irfanın sözüne uyarak, derviş
hüzünkârlara kulak veririm. Onlara göre, “âhiretle ilgili hüzün iyi ve güzel,
dünya ile ilgili hüzün kötü ve çirkindir.” Dervişin birine sormuşlar: “Kişinin
hüzünlü oluşuna ne ile istidlâl edilir. ‘İnlemesinin çok oluşu ile” demiş. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Dua ederken, tasavvufî bir türkü, bir ilâhî dinlerken, mâveraya
kanatlandıran bir şiir okurken inleyen insan hüzünkârdır. Cezbe hâlindeki bu
inlemeler hüzünle kucaklaşmadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Sözün özü: İnsan-ı kâmillere uyarak, ulvî hüzünle hemhâl olup
kalbimizin ve gönlümüzün zekâtını vermeliyiz.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;tab-stops:269.35pt"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;tab-stops:269.35pt"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">*
* * * *<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">YİTİKSÖZ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Genel Yayın Müdürlüğünü Duran Boz’un yaptığı ve Kahramanmaraş
Büyükşehir Belediyesinin yayınladığı, yayın kurulunda Prof. Dr. Mehmet Narlı ve
Doç. Dr. Selim Somuncu gibi edebiyat hocalarının yer aldığı “<b>Yitiksöz-sanat, edebiyat ve düşünce
dergisi”nin </b>Ağustos-Eylül 2021 / 6. sayısı yine nesir ve şiir ağırlıklı. Bu
sayıda yer alan bâzı yazar ve şairler: Mehmet Solak / Sebep, Kenan Çağan /
Temyiz, Mehmet Narlı / Dilin Mikrokozmosu: Atasözleri ve deyimler, Mustafa Köneçoğlu
/ Cahit Zarifoğlu’nun sınav kağıdı, İbrahim Gökburun / Eskittiğim çantalar,
Metin Kaplan / Mektup, Mehmet Aycı / Tere, Mustafa Ruhi Şirin / İstanbul’da en
güzel şey, Hilmi Uçan / Zamanın anlamı
ve ritmi, Arif Bilgin / Ah o mahalleler, Yunus Develi / Kuyudan, Sıddıka Zeynep
Bozkuş / Sandık, Ömer Yalçınova / Yağmur çamur, Yasin Mortaş /Dürtü, Mehmet
Mortaş /Her yola, Hüseyin Burak Us /Çıkma aşk, Mehmet Akif Şahin / Yalnızlık
günleri, Arif Ay / Çiviler çakmalı.<b><o:p></o:p></b></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">EVVELÂHİR<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Editörlüğünü yazar ve şair Ömer Yalçınova’nın yaptığı,
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin<b>
“iki aylık kültür-sanat ve şehir dergisi</b>” <b>Evvelâhir’in</b> Temmuz-Ağustos 2021/ 5. sayısı önceki sayılar gibi şehrin
tarihî ve kültürel kimliğini tanıtmaya devam ediyor. Mündericatı şöyle: Fakir
İbrahim oğlu Ahmet: İbnü’l Maraşî / Muhammed Alptekin Tekerek, Tarih öncesi
çağlardan günümüze Kahramanmaraş-4 / Mehmet Işık, Ahmet Kavak’la su şehri
Kahramanmaraş üzerine söyleşi / Ömer Yalçınova, Kahramanmaraş’ta suyun tarihi /
Mehmet Işık, Bir turizm cenneti Tekir / Zekeriya Çakabey, Mâziden günümüze
Yeşilgöz /Cahit Küçük, Mağara Yârenleri / Yasin Mortaş, Maraş için kalem
çalışmaları-2 / Ömer Aksay, Sibel Kök: Osman Nalbant’la Medeniyetimizin Batı
yakası Bosna üzerine söyleşi, Ecer gelin / Müzeyyen Çelik Kesmegülü, Mistik
doğasıyla büyüleyen şehir: Edinburg / Zehra Karadaş, Maraş’ta bir gün / Seyhan
Arslan, Lezzeti mekân /İlknur Avcı, Prof. Dr. Mehmet Özkarcı ile Eshab-ı Kehf
(Kutsal Yadigâr) söyleşi/ Ömer Yalçınova, Eshab-ı Kehf’in hikmetlerle dolu Tevhid
mücadelesi / İbrahim Kanadırık, Genişleyen ve daralan kentler /Tekin Şener,
Pulsuz mektuplar-5/ Hüseyin Yorulmaz /Mustafa Aydoğan, Kurutulmadan önce ve
sonra Gâvur Gölü / İbrahim Gökburun, Dostlar Çayevi / Bekâr evimin
İngilteresi-1/ Hüseyin Burak Us, Soluk Soluğa Üsküp-3 / İsmail Göktürk, Zeytin
Gözlü Maraş / İnci Okumuş, 8 Başlıkta Elbistan / Gülizar Güneş, Kültür Sanat
Etkinlik / Sinem Bozhöyük, Her Zaman Şair Memduh Atalay / Hasan Ejderha”<b><o:p></o:p></b></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">YOLDAKİ KALEMLER DERGİSİ YOLDA<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Yayın müdürünün birtakım dünyevî meşguliyetleri sebebiyle kısa bir
tâtile giren <b>Yoldaki Kalemler dergisi </b>nihayet
tekrar yola çıktı. “Sokakbaşı”(roman), “Maraş’ın Cezbeli Gülleri”
(otobiyografi), “Seni Yaşamadan Olmaz” (şiir) ve “Marallar Oymağında Bir Ceylan
Oturup Ağlamak” (şiir) kitaplarıyla tanıdığımız Hasan Ejderha’nın yayın
müdürlüğünde çıkan <b>“Kültür, sanat, edebiyat ve fikir dergisi Yoldaki
Kalemler”</b> daha önce de belirttiğimiz üzere hayli mesafe alan şirin mi şirin
bir dergi… Birçok dergide görülmeyen bir
yayın çizgisine sahip olan Yoldaki Kalemler iki kuşağın bir arada yazdığı
dergidir. Birinci kuşak kalem erbabından Memduh Atalay, İsmail Göktürk, Hasan
Keklikçi, Yasin Mortaş, Teyfik Karadaş, Fazlı Bayram, Enver Çapar, Mehmet
Muharremoğlu, Sibel Kök, Mehmet Mortaş, Hüseyin Gök, İbrahim Gökburun, M. Akif
Şahin, Musa Yıldız, Şaban Sözbilici, Muhammet Nacaroğlu, Murat Türkmenoğlu,
gibi isimlerle; ikinci kuşaktan en çok Ferhat Altun yazmaktadır. Dergide
yazanları şöyle sıralayabiliriz: Nurcihan Kızmaz, Hidayet Bağcı, Mehmet Akif
Şen, Gün Sazak Göktürk, Mehmet Yaşar, Ferhat Ağca, Ökkeş Alper Taşlıalan, Ufuk
Türk, Merve Söyler, Şeyhşamil Ejderha, İsmail Sağır, Alaaddin Küçükkürtül,
Hilal Ejderha, Merve Söyler, Levent Nergiz, M. Alper Taş, Metin Acar, Meltem Kızmaz, Nigar Yağcı,
Senanur Çam, Alirıza Akkale, Gizem Aktürk, Hasan Can Bitti, Mustafa Cihan
Alliş, A. Enbiya Uzdil, Melih Erdem, Rıdvan Tanır, Miraç Doğantekin, H. Akbay,
Hasan Bazı, Esra Balcı, Âşık Ali Yüce, Ebrar Akkaya, Süleyman Kar şiir ve
yazılarıyla sanat edebiyat yoluna devam eden isimlerdir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">*
* * * *<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:18.0pt"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">HECE
TAŞLARI<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Yayın Müdürlüğünü Tayyib Atmaca’nın yaptığı <b>Hece Taşları Aylık Şiir Dergisi</b> Ağustos 2021 / 78. sayısına ulaştı.
Şiir ağırlıklı bu sayıda yazanlar şöyle: Hüseyin Kaya / Gazel, D. Cem Gürdal /
Yunus Gibi, Tacettin Şimşek / Vefa Perdesi, Hatice Ayşe Hasan / Altın Çağım,
İbrahim Baz / Şairler Şehri Maraş’ta Bir Edebiyat Yolu, Əbbas İslami / Gəcələr,
Güllü Eldar Tomarlı / Məni, Erdal Noyan / Selam Olsun/Vaktinde, Mehmet Durmaz /
Sancılı Çiçek l, Kenan Yavuzaslan / Sen Bana Gülsün, M. Nihat Malkoç / Aşk
Risalesi l, Mustafa İmir / Anılar Kaldı l, Vahid Məmmədli / Mən Sənin Ömrünə
Bahar Gətirim, Yasin Şen/ Gecede Seni Anlamak, Mehmet Bircan / Yar Kasidesi’ne
Nazire, Recep Şen / Yunus Emre’nin İzinde, Ali Kemal Mutlu / Seni Sevmek Benim
“Ülkü’m” Sevdiğim l, Metin Özarslan / Ateşe Uçan Şahin. ([email protected])<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin;
color:black"> </span></b></p>