İmam Hüseyin üzre on kazğan aşûra pişüp fukaraya bezi oluna
-----
2023-07-23 00:00:00
<p>Aşureyi lezzetli kılan
unsurlardan biri de on ya da on beş çeşit ürünün, hem tek tek yenildiğinde
kendine has tatlarını koruması hem de bir arada tüketildiğinde bambaşka ve çok
boyutlu yeni bir tat meydana getirmesidir kanaatimce. Belli sürelerde
kaynatmalar, dinlendirmeler, soğuk su ekleyip oda sıcaklığında bekletmeler
derken pek çok badire atlattıktan sonra pişen aşure, insanın ve toplumun
tekâmülüne örneklik teşkil eder gibi görünmeye başladı gözüme. Önceden yer geçerdim.
Şimdi düşündürüyor bir de. <i style="text-align: justify;">(Galiba
yaşlanıyorum.)</i></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Toplumda da her insan biriciktir
ve kendine has tadı, fıtratı vardır fakat bir araya gelerek toplumu
oluştururlar. Erkek, erkek olarak; kadın, kadın olarak; anne, anne; baba, baba;
çocuk, çocuk olarak kendi kimlikleriyle var olduğu; ama aynı zamanda bir bütün
halinde uyumlu bir şekilde yaşamayı becerebildiği sürece lezzetli aşureye
benzer bir millet olabiliriz. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">“Ben aşure sevmem, onu n’apıcaz?”
diyenleriniz olabilir. “Valla, Allah kurtarsın, ne diyim?” Aşure sevmemek için
bir sebep bulamıyorum ama sevmek için pek çok şey sayılabilir. <i>(Tabi burada saymayacağım.) </i><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Şaka bir yana. Bazı tarih, hadis
ve fıkıh kitaplarında yer alan haberlere göre aşure günü; Hz. Âdem’in
tövbesinin kabul edildiği, Hz. Yûnus’un balığın karnından çıkarıldığı, Hz. Mûsâ
ve Îsâ’nın doğduğu, Hz. Süleyman’a mülkün verildiği, Hz. Dâvûd’un tövbesinin
kabul edildiği, Peygamber Efendimiz’in geçmiş ve gelecek bütün günahlarının
affedileceğine dair müjde ve teminatın verildiği gün olarak geçer. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Aynı zamanda Hz. Hüseyin’in
Kerbela’da şehit olması da bu güne denk düşen gelişmelerdendir. Geleneğimizde
genellikle bu elim olayı konu alan mersiye türünde ‘Muharremiye’ şiirleri
yazılmış, yas ve hüzünle beraber; yaşanan diğer olaylardan ötürü duyulan
sevinç, bir arada terennüm edilmiştir. (Yine aşuredeki farklı lezzetler gibi). <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Hicri yılın ilk ayının onuncu
günü, yani Muharrem’in onu olan aşure gününde ikramlarda bulunmak ve hicretin
hikmeti üzerine biraz tefekkür etmek zarar vermez diye düşünüyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Hadi ilkini başlatayım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Hicret, göçmek değildir. Göçmen
kuşlar gibi karın tokluğuna bir diyardan başka bir diyara konmaya hicret
denmez. Hicret, can ve mal korkusuyla kaçmak demek de değil. Hicret, Allah
rızası için yola çıkmaktır. Dünyevi emelleri kalpten çıkarıp kutlu bir yönelişe
ram olana muhacir denir. İnsanı yaratılışından uzaklaştıran her şeyi geride
bırakmaya, kötülükten iyiliğe, zulüm ve haksızlıktan adalet ve hakikate doğru kararlı
adımlar atmaya hicret derler. Bir yöneliştir hicret. Nefsin arzularından yüz
çevirmektir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Bunu yapabilene aşureden daha
lezzetli aşlar vadediliyor cennette. Bilginize.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Bu arada aşure, Muharrem, hicret,
göç, yas, hüzün, sevinç, ikram, birlik, tevhid, millet, kimlik, bir aradalık,
uyum, lezzet, tefekkür vesaire derken yazıyı da bir hayli dolandırdım. İyisi mi
sözü ehli alsın.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>“Ey keremler kâni Hazret-i Allah<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Ahmed-i Muhtâr’e bağışla bizi<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Merhametin hakkı amân yâ Gaffâr<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Hayder-i Kerrâr’e bağışla bizi<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i> </i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Serdâr-ı evliyâ Sıddîk-ı Ekber<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Yâr-ı gār eyledi Zât-ı Peygamber<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Ömerü’l-Fârûk’dur İslâm’a rehber<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Osmân-ı zi’n-nûr’e bağışla bizi<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i> </i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Hasen-i Müctebâ sultân-ı ebrâr<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Huseyn-i Kerbelâ zâtında dildâr<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Zeyne’l-Âbidîn’dir hâzin-i esrâr<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Muhammed Bâkır’a bağışla bizi<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i> </i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Evlâd-ı Resûl’ün hurmeti yâ Rab<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Ulemâ-yı dînin kıymeti yâ Rab<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Evliyâullahın himmeti yâ Rab<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Efrâd-ı ahyâra bağışla bizi<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i> </i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>LUTFÎ’ye erişe ihsân-ı Mevlâ<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>İslâm’ı afvede Bârî Teâlâ<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Kalbimize dola nûr-i tecellâ<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i>Tevhîd-i esrâra bağışla bizi”<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i> </i></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i> </i><b>Alvarlı Efe Hz.<o:p></o:p></b></p>