Hazret-i Peygamber Efendimiz (S.A.V.) doğduğunda
-----
2022-04-22 00:00:00
<p>(İçimde cevelan eden
âciz kelimelerle Mevlid-i Nebî’yi kaleme almak cüretimi,
Efendimiz Aleyhissalâtüveselâmın iltifatına nail olan “Kasîde-i
Bürde” nin şairi Ka’b bin Züheyr, “Su Kasidesi”nin büyük
şairi Fuzûlî, “Mevlid”in şairi Süleyman Çelebi ve
“Müseddes-i Mütekerrir”in şairi Şeyh Gâlib üstadlar
bağışlasınlar)</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">Bir kutlu sancı dolaşır
Âmine Hâtun’un evinde /Âmine Hâtun alıp sancılarını saçar
bir göğe, bir toprağa / Rüyasına yatar da bekler muştucusunu /
Bir doğumun müjdesiyle uyanır nurlu bir şafakta / Dilinde dualar
mukaddes bir ateş gibi yürür damarlarına /Anlamıştı yüreğinde
kutlu bir sancının vurduğunu / Hissetmişti yüreğinde nûrun bir
topak gibi durduğunu /
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><b>CÜMLE ÂLEMİN
EFENDİSİ DÜNYÂYI TEŞRİF ETTİLER</b></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><a name="Bookmark"></a>Gagasında
hurma dallarıyla pencereye konarken kuşlar / Cebrail aleyhisselâm
nurdan sevinciyle girer pencereden / Âmine Hâtun’un açık
ellerine bir demet gül bırakıp gider. Âmine Hâtun’un sağ
omuzunda gül kokulu bir çocuk doğar / Merhum Abdullah oğlu,
Abdülmuttalib torunu Cümle Âlemin Efendisi dünyâyı teşrif
ettiler / Şifâ Hâtun duyurdu kutlu doğumu / Ey Abdülmuttalib!
Veriyorum işte müjdemi! / Âmine Hâtun’un bir oğlu oldu /
Doğduğunda evin içi nurla doldu / Doğan çocuğu melekler yıkadı
/ İki omuzu arasına risâlet mührü basıldı / Bunu duyan
Abdülmuttalib eve yürüdü /Âmine Hâtun rüyasını anlattı /
Semâdan gelen nurlu kişiler Muhammed adı verilsin doğan çocuğa,
dediler /Abdülmuttalib kucağına aldı / Doğuştan sünnetli,
doğuştan göbeği kesilmiş bir nur topu tutuyordu / Baktı
maşallah dedi, gözü kamaştı / Sevinci yerden göğe, gökten
yere dolaştı Mekke’nin üzerinde kondu / Kâbe’ye gitti Allah’a
şükretti / Ey Mekkeliler! Bir torunum oldu sevinin / Adını
Muhammed koydu melekler / Göktekiler ve yerdekiler onu övsün /
Fakirlere ziyafet verilsin, yetimler ve âcizler doyurulsun, dedi /
Hanifler, Muhammed Mustafa’ya Kâbe’de dua ettiler İbrahimce.
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">“<b>VAHDETİN GÜLÜ”
YLE GÜL ÇAĞI BAŞLADI</b></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">“Vahdetin Gülü”
doğduğunda nûrunun şavkı vurdu yeryüzüne / Dünyâ karanlıktan
çıkıp nûra boğuldu / İnsanlığın kalp ve dimağında ulvî
inkılâplar oldu / Allâhu Teâlâ, Cebrâil a.s.’a yeryüzünü
gül kokusuyla taçlandırmasını buyurdular. Kuşlar o gün Gül
hecesiyle öttüler / Şiirler ve nağmeler Gül adıyla çınladı
göklerde / Çölde “Ayın On Dördü Yetim” doğduğunda /
Kumlar sevincinden semâya dönüp serinliğe erişti / Azgın
insanların yürekleri yerlere döküldü / Muhammed Mustafa o gün
“Gül” oldu / Gül bir çiçek adı olmaktan çıktı / O gün
herkes Gül’ü sevdiğini söyledi / Gül’ün yaydığı koku ile
kalpler ve yeryüzü temizlendi / Gül zamanıydı, Gül çağına
girildi / İnananların yüzünde Güller açılmaya başladı /
Bundandır ki o gündür bugündür Allah dostları Gül alıp
satmaya başladılar.
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><b>GÖKTEKİLER VE
YERDEKİLER SEVİNDİ</b></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">Gaibten bir yel esti
Mekke’nin kuytularına / Enva enva kuşlar göğe çekildi
sevinçlerinden / Kuşlardı esen yelin ulvî nağmesiyle muştulanan
/ Kuşlar havalandı Âmine Hâtun’un evine doğru / “Balıklar
sudan çıktı” Âlemlerin Efendisi doğdu diye / Kurtlar,
Mekke’nin kapısına geldi ceylanlarla yan yana / Mekke’nin
semâsında nurdan bulutlar / Buluştular kutlu müjde için / Birer
tutam akça bulut, birer tutam yıldız gönderdiler Âmine Hâtun’un
kutlu evine /
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">Dünyâ nûra boğuldu
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">Mekke’nin bilgeleri
toplandı: Böyle bir doğum görülmedi dünyâda / Dünyâya nur
doğdu / Âmine’nin Muhammed’i kutlulansın / Dağlara, taşlara
dualanmış yemler bırakılsın / Âmine’den doğan çocuk bizim
şânımız / Bereketlendi dört bir yanımız /Âmine’nin evinde
doğan ışık aydınlattı “Kudüs ve Şam arasını / On dört
burç yıkıldı Kisra’nın sarayından / Semâve Vâdisi sular
altında kaldı / Sâve Gölü kuruyup çekildi / Bin yıldır yanan
ateşler söndü Mecûsî diyarında / Sâsânîlerin ihtişamı,
Bizans’ın zulmü çöktü” dediler.
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">Karanlık devirleri nurlu
şafaklara çeviren Hâtemül Enbiyâdır O / Câhiliye idrakleri kül
eden nûr-ı beyzâ aşktır O / Mazlumların umudu Habibullah’tır
O / Selâm! Gül kokulu Efendimiz’e / Selâm! Efendimiz’in
doğduğu Mekke’ye / Selâm! Efendimiz’in doğduğunu müjdeleyen
Cebrâil aleyhisselâma / Ne mutlu yeryüzündeki cümle
yaratılanlara / Ne mutlu hayvanata, nebatata, toprağa / Veyl!
Zâlimlere ve putperestlere.</p>