Gazze'de şehit olacak her Müslüman'a karşı 3 kişiyi idam edeceğiz

-----

​Birinci Dünya Savaşında Akdeniz kıyılarında Gazze başta olmak üzere birçok Osmanlı liman şehrini bombalayan İngiliz ve Rus donanmasının sivilleri hedef alması üzerine bölgedeki Osmanlı Ordusu, itilaf kuvvetlerine bir ültimatom verdi ve katledilecek her Müslümana karşı 3 itilaf kuvveti tebaasını idam edeceğini duyurdu.

<p>Birinci Dünya Savaşında Akdeniz kıyılarında Gazze başta olmak üzere birçok Osmanlı liman şehrini bombalayan İngiliz ve Rus donanmasının sivilleri hedef alması üzerine bölgedeki Osmanlı Ordusu, itilaf kuvvetlerine bir ültimatom verdi ve katledilecek her Müslümana karşı 3 itilaf kuvveti tebaasını idam edeceğini duyurdu. Ültimatom sonrası İngiliz ve Rus donanması geri çekildi. Mısır’daki kanal muharebesinden sonra bu defa yine Gazze, İskenderun, Dörtyol, Payas ve Sarıseki’ye saldıran İngiliz donanması sivil halkı katledince Halep’ten getirilen 3 itilaf kuvvetine ait tutuklu İskenderun’da idam edildi.</p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>GAZZE’DEN İSKENDERUN’A SAHİL ŞEHİRLERİ BOMBALANDI<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Birinci Dünya Savaşının en ilginç olaylarından biri Doğu Akdeniz’de Hatay ve Gazze kıyılarında yaşandı. Anafarta’dan Emre Bircan’ın yayınladığı bilgi ve belgelere göre savaş devam ederken İngilizler 2 Kasım 1914’de Akabe Körfezindeki Akabe şehrine iki defa asker çıkartıp işgal etmek isteseler de şehirde yaşayan Arap halkının Osmanlı jandarması ile beraber galeyana gelmesi üzerine 2 defa denize döküldüler. 15 Aralık 1914’de bu defa Gazze’ye saldıran İngilizler Gazze’den de çıkmak zorunda kaldılar ancak şehri uzun süre topa tuttular. Aynı gün Rus donanması da bir Osmanlı şehri olan günümüzün Lübnan başkenti Beyrut’a ağır bir top ateşi saldırısında bulundu. Beyrut’tan 3 gün sonra bugün Hatay’a bağlı Payas şehrini ağır bir şekilde bombalayıp bir grup İngiliz askerini Payas’a çıkarttılar. Halkın ve Jandarma’nın direnişi sonucunda Payas’tan kaçan İngilizler ertesi gün Payas’ı ağır bir şekilde bombardımana devam ettiler.&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>PAYAS, DÖRTYOL VE SARISEKİ’YE ASKER ÇIKARTTILAR<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Payas’tan 3 gün sonra bu defa İskenderun’u bombalayan İngilizler aynı gün Dörtyol’a da asker çıkarttılar. Ancak Dörtyol Sahil Muhafazada görevli Jandarma Birliği İngilizleri bozguna uğratarak işgali önledi. İngilizler bu defa Payas’ı ve Dörtyol ile Payas arasındaki her şeyi bombaladılar. Dörtyol ve Payas arasındaki bir köprü ile birçok su deposunu tahrip edip Dörtyol’daki telgraf istasyonunun binasını ele geçirdiler. Binayı tahrip eden İngilizler binadaki telgraf makinasını ve kasada bulunan paraları alıp gemilerine kaçtılar. Aynı gün Dörtyol ve Çayboğazı denilen mevki İngilizler tarafından bombalandı.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>ÇOK SAYIDA SARISEKİLİ ŞEHİT OLDU<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">23 Aralık 2014 tarihinde bu defa Sarıseki kasabası İngilizler tarafından ağır bir şekilde bombalandı. Çok sayıda Sarısekili bu bombardımanda şehit oldu. Aynı gün Gazze şehri ve Beyrut limanı da Ruslar tarafından bombalandı. Osmanlı gemileri gelene kadar uzaktan şehirleri bombalayan İngiliz ve Rus donanması karaya çıkmak istedikleri her defa ise karada tutunamayıp kaçmak zorunda kaldılar. Bu arada Gazze ve Yafa şehirleri sürekli bombalanıyordu. Gazze’de sivil halka ait evler İngilizler tarafından yakıldı, Müslümanlar katledilip bahçeler ateşe verildi. Bu bombardımanlarda özellikle Gazze’de sivil halkın ağır kayıp vermesi ve itilaf kuvvetlerinin askeri hedeflerden ziyade sivil hedeflere saldırması üzerine Cemal Paşa’nın bölgeye atanmasından sonra Osmanlı Ordusu itilaf kuvvetlerine sert bir ültimatom çekti. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>ŞEHİT EDİLEN HER 1 MÜSLÜMANA KARŞILIK 3 KİŞİ İDAM EDİLECEK<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Cemal Paşa’nın çektiği ültimatoma göre ölen her Müslümana karşılık kendi milletlerinden 3 kişinin idam edileceği ifade edildi. İngilizlerin gerçekleştirdiği Akabe ve Gazze bombardımanından sonra sivil alanlarda meydana gelen zararların ardından Sekizinci kolordu komutanlığı tarafından İngiliz ve Fransız konsolosluklarının yanı sıra Amerikan konsolosluğuna da donanmalarına gönderilmek üzere bu ültimatom verildi. Bu ültimatomu göre sekizinci kolordu komutanlığı, İngiliz ve Fransız gemilerinin kolordu mıntıkası dahilinde bir daha askeri olmayan mevkilerin bombardımanı halinde ölen her Müslümana karşılık kendi milletlerinden 3 kişinin idam edileceğini, taşınmaz mallarda meydana gelecek herhangi bir tahribat sonucunda yine bu devletlerin Suriye’de bulunan mallarına el konulacağını ve gayrimüslim halka karşı oluşacak herhangi bir durumda da mesuliyet kabul edilmeyeceğini bildiriyordu. Kasım ayının ilk haftasında verilen bu ültimatom neticesinde itilaf kuvvetleri tarafından bütün asker ve donanma sahillerden geri çekildi. &nbsp;Uzun bir süre İngiliz, Fransız ve Rus donanmasında herhangi bir hareketlilik gözlenmemeye başlandı.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;<span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2024-06-01 at 15.06.29.jpeg" alt="WhatsApp Image 2024-06-01 at 15.06.29.jpeg" style="width: 664px;"></span></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p><span><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2024-06-01 at 15.06.30.jpeg" alt="WhatsApp Image 2024-06-01 at 15.06.30.jpeg" style="width: 669px;"></span></span></span></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>MÜSLÜMANLARIN TAM ŞEHİT DÜŞTÜĞÜ YERDE İDAMLAR YAPILACAK<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Bu arada Ahmet Celal Paşa, kolordu komutanına verdiği emirle bombardıman edilen yerlerde askeri alanların veya hazırlıkların mevcut olup olmadığının kontrol edilmesini istedi. Yapılan kontroller sonucunda eğer itilaf kuvvetlerinin savunmasız köyleri bombardıman ettiğine dair bir kanaat oluşur ise ve bu köylerde kaç kişi şehit olduysa Itilaf kuvvetleri tebaasından tutuklu bulunan o kadar kişinin bombaların tam da düştüğü yerde idam edilmesi emredildi. Emrin ardından Cemal Paşa, doğrudan Amerika ve İtalya konsolosluklarına bu defa ültimatom verdi. Cemal paşa ültimatomda düşman gemilerinin açık ve savunmasız kasabaları bombardıman ederek sivil halka zarar verdiğini, buna karşılık bombardıman yapan gemi veya gemilerin bağlı olduğu devletlerin tebaasından bazı kişileri idam edeceklerini, bombardıman sırasında taşınmaz mallarda meydana gelen zarara karşılık ise itiraf kuvvetlerine ait olan umumi veya hususi malların zarar görenleri kadarını tahrip ve imha edeceğini bildirdi. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>TEHDİT SONRASINDA SALDIRILAR BİR ANDA DURDU<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Cemal Paşa, itilaf kuvvetlerinin bombardımanların devletler hukukuna uygun bir şekilde askeri hedeflere karşı yapıldığı takdirde bir sorun olmadığını ama devletler hukukuna aykırı olarak geceli gündüzlü sahilleri topa tuttuğunu ve sivil hedeflere zarar verdiğini, sahillerde bulunan kendi tebaalarından olan kişilerden de bu süre zarfında yardım beklendiğini ve bu hareketlere karşılık ise Müslüman halktan gayrimüslim halkı karşı oluşabilecek herhangi bir saldırıda da sorumluluk kabul etmeyeceklerini ifade etti. Ültimatomu devamında itilaf kuvvetlerinin Müslüman ile gayrimüslim, halk arasında doğacak sıkıntılara odaklanmalarını ve sivil yerlere bombardımanın kesilmemesi durumunda idamların 23 aralıktan itibaren uygulanacağını belirtti. Cemal Paşa’nın göndermiş olduğu bu ültimatom daha ilk anda itilaf kuvvetleri nezdinde etkisini gösterdi. 23 Aralık’ta varılan anlaşmayla bölgede tekrar bir sessizlik meydana geldi ve itilaf kuvvetleri tekrardan beklemeye geçti.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>İSKENDERUN’DA 3 KİŞİ İDAM EDİLDİ<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Ancak 1915 yılı ile beraber özellikle Mısır’da yapılan kanal harekatı ve o bölgelerdeki İngiliz ordusu ile Osmanlı ordusunun savaşı nedeniyle Doğu Akdeniz tekrar ısındı. İngiliz donanması Gazze, Yafa, Beyrut, İskenderun, Payas, Sarıseki ve Dörtyol’a yine saldırdı. Pek çok sivil Müslüman şehit oldu. Özellikle Gazze ve İskenderun şehirlerine çok ağır bir saldırı oldu. &nbsp;Yaşanan olay karşısında harekete geçen dördüncü ordu komutanlığı, Halep valisine telgraf göndererek yapılan bombardımana karşı itilaf kuvvetleri tebaasından daha önce suçları nedeniyle tutuklanmış olan 3 kişinin seçilerek kurşuna dizilerek idam edilmek üzere polis ve jandarmanın gözetiminde İskenderun’a sevkini istedi. Sevk edilen kişilerin İskenderun’da nerede nasıl idam edildiklerine dair Osmanlı arşivlerinde henüz herhangi bir malumat bulunamadı. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p>&nbsp;</o:p></p>