Gazze'de şehit olacak her Müslüman'a karşı 3 kişiyi idam edeceğiz
-----
Birinci Dünya Savaşında Akdeniz kıyılarında Gazze başta olmak üzere birçok Osmanlı liman şehrini bombalayan İngiliz ve Rus donanmasının sivilleri hedef alması üzerine bölgedeki Osmanlı Ordusu, itilaf kuvvetlerine bir ültimatom verdi ve katledilecek her Müslümana karşı 3 itilaf kuvveti tebaasını idam edeceğini duyurdu.
2024-06-02 00:00:00
<p>Birinci Dünya Savaşında Akdeniz
kıyılarında Gazze başta olmak üzere birçok Osmanlı liman şehrini bombalayan
İngiliz ve Rus donanmasının sivilleri hedef alması üzerine bölgedeki Osmanlı Ordusu,
itilaf kuvvetlerine bir ültimatom verdi ve katledilecek her Müslümana karşı 3
itilaf kuvveti tebaasını idam edeceğini duyurdu. Ültimatom sonrası İngiliz ve
Rus donanması geri çekildi. Mısır’daki kanal muharebesinden sonra bu defa yine
Gazze, İskenderun, Dörtyol, Payas ve Sarıseki’ye saldıran İngiliz donanması
sivil halkı katledince Halep’ten getirilen 3 itilaf kuvvetine ait tutuklu
İskenderun’da idam edildi.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>GAZZE’DEN İSKENDERUN’A SAHİL
ŞEHİRLERİ BOMBALANDI<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Birinci Dünya Savaşının en ilginç
olaylarından biri Doğu Akdeniz’de Hatay ve Gazze kıyılarında yaşandı. Anafarta’dan
Emre Bircan’ın yayınladığı bilgi ve belgelere göre savaş devam ederken
İngilizler 2 Kasım 1914’de Akabe Körfezindeki Akabe şehrine iki defa asker
çıkartıp işgal etmek isteseler de şehirde yaşayan Arap halkının Osmanlı
jandarması ile beraber galeyana gelmesi üzerine 2 defa denize döküldüler. 15
Aralık 1914’de bu defa Gazze’ye saldıran İngilizler Gazze’den de çıkmak zorunda
kaldılar ancak şehri uzun süre topa tuttular. Aynı gün Rus donanması da bir
Osmanlı şehri olan günümüzün Lübnan başkenti Beyrut’a ağır bir top ateşi
saldırısında bulundu. Beyrut’tan 3 gün sonra bugün Hatay’a bağlı Payas şehrini
ağır bir şekilde bombalayıp bir grup İngiliz askerini Payas’a çıkarttılar.
Halkın ve Jandarma’nın direnişi sonucunda Payas’tan kaçan İngilizler ertesi gün
Payas’ı ağır bir şekilde bombardımana devam ettiler. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>PAYAS, DÖRTYOL VE SARISEKİ’YE
ASKER ÇIKARTTILAR<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Payas’tan 3 gün sonra bu defa
İskenderun’u bombalayan İngilizler aynı gün Dörtyol’a da asker çıkarttılar.
Ancak Dörtyol Sahil Muhafazada görevli Jandarma Birliği İngilizleri bozguna
uğratarak işgali önledi. İngilizler bu defa Payas’ı ve Dörtyol ile Payas
arasındaki her şeyi bombaladılar. Dörtyol ve Payas arasındaki bir köprü ile
birçok su deposunu tahrip edip Dörtyol’daki telgraf istasyonunun binasını ele
geçirdiler. Binayı tahrip eden İngilizler binadaki telgraf makinasını ve kasada
bulunan paraları alıp gemilerine kaçtılar. Aynı gün Dörtyol ve Çayboğazı
denilen mevki İngilizler tarafından bombalandı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>ÇOK SAYIDA SARISEKİLİ ŞEHİT
OLDU<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">23 Aralık 2014 tarihinde bu defa
Sarıseki kasabası İngilizler tarafından ağır bir şekilde bombalandı. Çok sayıda
Sarısekili bu bombardımanda şehit oldu. Aynı gün Gazze şehri ve Beyrut limanı
da Ruslar tarafından bombalandı. Osmanlı gemileri gelene kadar uzaktan
şehirleri bombalayan İngiliz ve Rus donanması karaya çıkmak istedikleri her
defa ise karada tutunamayıp kaçmak zorunda kaldılar. Bu arada Gazze ve Yafa
şehirleri sürekli bombalanıyordu. Gazze’de sivil halka ait evler İngilizler
tarafından yakıldı, Müslümanlar katledilip bahçeler ateşe verildi. Bu
bombardımanlarda özellikle Gazze’de sivil halkın ağır kayıp vermesi ve itilaf
kuvvetlerinin askeri hedeflerden ziyade sivil hedeflere saldırması üzerine Cemal
Paşa’nın bölgeye atanmasından sonra Osmanlı Ordusu itilaf kuvvetlerine sert bir
ültimatom çekti. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>ŞEHİT EDİLEN HER 1 MÜSLÜMANA
KARŞILIK 3 KİŞİ İDAM EDİLECEK<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Cemal Paşa’nın çektiği ültimatoma
göre ölen her Müslümana karşılık kendi milletlerinden 3 kişinin idam edileceği
ifade edildi. İngilizlerin gerçekleştirdiği Akabe ve Gazze bombardımanından
sonra sivil alanlarda meydana gelen zararların ardından Sekizinci kolordu
komutanlığı tarafından İngiliz ve Fransız konsolosluklarının yanı sıra Amerikan
konsolosluğuna da donanmalarına gönderilmek üzere bu ültimatom verildi. Bu
ültimatomu göre sekizinci kolordu komutanlığı, İngiliz ve Fransız gemilerinin
kolordu mıntıkası dahilinde bir daha askeri olmayan mevkilerin bombardımanı
halinde ölen her Müslümana karşılık kendi milletlerinden 3 kişinin idam
edileceğini, taşınmaz mallarda meydana gelecek herhangi bir tahribat sonucunda
yine bu devletlerin Suriye’de bulunan mallarına el konulacağını ve gayrimüslim
halka karşı oluşacak herhangi bir durumda da mesuliyet kabul edilmeyeceğini
bildiriyordu. Kasım ayının ilk haftasında verilen bu ültimatom neticesinde
itilaf kuvvetleri tarafından bütün asker ve donanma sahillerden geri çekildi. Uzun bir süre İngiliz, Fransız ve Rus
donanmasında herhangi bir hareketlilik gözlenmemeye başlandı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> <span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2024-06-01 at 15.06.29.jpeg" alt="WhatsApp Image 2024-06-01 at 15.06.29.jpeg" style="width: 664px;"></span></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p><span><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2024-06-01 at 15.06.30.jpeg" alt="WhatsApp Image 2024-06-01 at 15.06.30.jpeg" style="width: 669px;"></span></span></span></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>MÜSLÜMANLARIN TAM ŞEHİT
DÜŞTÜĞÜ YERDE İDAMLAR YAPILACAK<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Bu arada Ahmet Celal Paşa,
kolordu komutanına verdiği emirle bombardıman edilen yerlerde askeri alanların
veya hazırlıkların mevcut olup olmadığının kontrol edilmesini istedi. Yapılan
kontroller sonucunda eğer itilaf kuvvetlerinin savunmasız köyleri bombardıman
ettiğine dair bir kanaat oluşur ise ve bu köylerde kaç kişi şehit olduysa
Itilaf kuvvetleri tebaasından tutuklu bulunan o kadar kişinin bombaların tam da
düştüğü yerde idam edilmesi emredildi. Emrin ardından Cemal Paşa, doğrudan
Amerika ve İtalya konsolosluklarına bu defa ültimatom verdi. Cemal paşa
ültimatomda düşman gemilerinin açık ve savunmasız kasabaları bombardıman ederek
sivil halka zarar verdiğini, buna karşılık bombardıman yapan gemi veya
gemilerin bağlı olduğu devletlerin tebaasından bazı kişileri idam edeceklerini,
bombardıman sırasında taşınmaz mallarda meydana gelen zarara karşılık ise
itiraf kuvvetlerine ait olan umumi veya hususi malların zarar görenleri
kadarını tahrip ve imha edeceğini bildirdi. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>TEHDİT SONRASINDA SALDIRILAR
BİR ANDA DURDU<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Cemal Paşa, itilaf kuvvetlerinin
bombardımanların devletler hukukuna uygun bir şekilde askeri hedeflere karşı
yapıldığı takdirde bir sorun olmadığını ama devletler hukukuna aykırı olarak
geceli gündüzlü sahilleri topa tuttuğunu ve sivil hedeflere zarar verdiğini,
sahillerde bulunan kendi tebaalarından olan kişilerden de bu süre zarfında
yardım beklendiğini ve bu hareketlere karşılık ise Müslüman halktan gayrimüslim
halkı karşı oluşabilecek herhangi bir saldırıda da sorumluluk kabul
etmeyeceklerini ifade etti. Ültimatomu devamında itilaf kuvvetlerinin Müslüman
ile gayrimüslim, halk arasında doğacak sıkıntılara odaklanmalarını ve sivil
yerlere bombardımanın kesilmemesi durumunda idamların 23 aralıktan itibaren
uygulanacağını belirtti. Cemal Paşa’nın göndermiş olduğu bu ültimatom daha ilk
anda itilaf kuvvetleri nezdinde etkisini gösterdi. 23 Aralık’ta varılan
anlaşmayla bölgede tekrar bir sessizlik meydana geldi ve itilaf kuvvetleri
tekrardan beklemeye geçti.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>İSKENDERUN’DA 3 KİŞİ İDAM
EDİLDİ<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Ancak 1915 yılı ile beraber
özellikle Mısır’da yapılan kanal harekatı ve o bölgelerdeki İngiliz ordusu ile
Osmanlı ordusunun savaşı nedeniyle Doğu Akdeniz tekrar ısındı. İngiliz
donanması Gazze, Yafa, Beyrut, İskenderun, Payas, Sarıseki ve Dörtyol’a yine
saldırdı. Pek çok sivil Müslüman şehit oldu. Özellikle Gazze ve İskenderun
şehirlerine çok ağır bir saldırı oldu. Yaşanan
olay karşısında harekete geçen dördüncü ordu komutanlığı, Halep valisine
telgraf göndererek yapılan bombardımana karşı itilaf kuvvetleri tebaasından daha
önce suçları nedeniyle tutuklanmış olan 3 kişinin seçilerek kurşuna dizilerek
idam edilmek üzere polis ve jandarmanın gözetiminde İskenderun’a sevkini istedi.
Sevk edilen kişilerin İskenderun’da nerede nasıl idam edildiklerine dair
Osmanlı arşivlerinde henüz herhangi bir malumat bulunamadı. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p> </o:p></p>