En iyi yatırım hangisi? Altın mı, döviz mi, emlak mı?
-----
Gündem o kadar hızlı değişiyor ki değerli okurlar, inanın her gün yazı yazsak ancak yetişebiliriz.
2024-07-15 09:25:00
<p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Gündem o kadar hızlı değişiyor ki
değerli okurlar, inanın her gün yazı yazsak ancak yetişebiliriz. Aslında gündem
oluşturmamız gerekirken oluşturulan gündemin peşinden koşuyoruz. Bu satırların
yazarı ise anca haftalık olarak yazı yazabildiğim için gündemi ne kadar takip
etsem de yetişemiyorum. Yazımın başlığına bakıp da benden ekonomi yorumları
yapacağımı zannetmeyin, ben başka bir konuya dikkat çekmek istiyorum da onun
için öyle yazdım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><br>
Ne zamandır aklımda olan bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum. Mezarın altına
değil de üstüne yatırım yapılması konusunda sizinle biraz dertleşmek istiyorum.
Zira geçtiğimiz günlerde bir olaya şahit oldum. Mezar yeri almak için iki
haftadır koşturuyor. Ölmeden önce mezar yerimi alayım da diyor. İçim rahat
etsin… Yani kendisini mezara değil de mezarı kendisine hazırlıyor. Ve mezar
yeri için 200 bin TL verdiğini söyledi. Bir daha yazayım İKİYÜZBİN TL. <br>
<br>
Osmanlı’nın son döneminde batıdan gelen bir hastalıkla artık mezarlıklar ve
mezarlar adeta lahitler şeklinde yapılmaya başlandı. Bugün Eyüp Sultan Türbesi
civarında bulunan mezarlara baktığımız zaman Tanzimat döneminde yapılmış
olduğunu görüyoruz… Hem de oldukça büyük ve azametli bir şekilde… Aradan yıllar
geçti ama bugün yine aynı hastalığın devam ettiğini görüyoruz. İstanbul’da
bulunan mezarlıklara baktığımız zaman hepsi olmasa da birçok mezarların adeta
LAHİT ve TÜRBE şeklinde yapıldığını görebiliriz…<br>
<br>
Bugün ayrı bir sektör oluşmuş durumda, mezar bakımı, mezar süslemesi giderek
büyüyor. Sözün özü şudur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde devlet dairesinde
çalışanlar vefat ettiğinde geriye bıraktıkları mal varlıkları MÜSADERE
edilirdi. Bu müsadere sadece fazla mal varlıklarını içine alırdı. Yani ailesi
için gerekli ihtiyaç bırakılır, artan mal devlet hazinesine bırakılırdı. Tüm devlet
adamları bunu bildikleri için daha ölmeden geride ihtiyaç dışında mal bırakmaz,
hepsini ahrete gönderirlerdi. Sultanahmet’ten yürüyerek Topkapı’ya doğru
yürüdüğünüz zaman sağlı-sollu 20’den fazla paşalara ait olan kütüphane, cami,
çeşme, okul görürsünüz… Yine aynı şekilde ordunun geçtiği diğer yerlerde de hep
devlet adamları ahrete yatırım yaparlardı. Ama ne zamanki <b><i>MÜSADERE
SİSTEMİ kaldırıldı. Bu sefer devlet adamları yine yatırım yapmaya devam ettiler
ama AHİRETE değil DÜNYAYA… Bugün Boğazın her iki yakasında bulunan yalı ve
saraylar müsadere sisteminden sonra yapılmış olan dünyanın süsü binalardır.<br>
</i></b> <br>
Kaynaklar bize İstanbul’un fethi sırasında 45 bin Osmanlı askerinin geldiğini
ve bunun da 5 binin şehit olduğunu aktarıyor. Şu anda nerede bu askerler? Tabii
ki kalbimizde… Her zaman hayırla ve dua ile hatırlanacaklar. Yine İstanbul
sokaklarını gezdiğiniz zaman küçük küçük tek mezarlar görürsünüz. Hamal dede,
koyun baba, tokmak dede, keser baba vb gibi… Hepsi İstanbul’un fethine
katılmış ve daha sonra halkın kalbine girmeyi başarmış insanlardır. Çoğunun ne
türbesi var ne de bir başında yazı. Ama bugün yedisinden yetmişe herkes onları
çok iyi bilir ve hayırla anarlar…<br>
<br>
Dostlar gün geçmiyor ki Mehmetçiğimiz şehit olmasın. Hepsini hayırla anıyoruz,
birçoğunu tanımıyor mezarını dahi bilmiyoruz ama hep gönlümüzde. O zaman
diyorum ki, gelin üstüne değil de altına yatırım için uğraşalım. Birbirimizi
kırmayalım, üzmeyelim, hele hele ÖNYARGI-YANLIŞ <b>BAKIŞ AÇISI-GIYBET gibi kötü hastalıklardan kurtulalım da insanların
kalbine girmeye çalışalım…</b><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bugün düşünün bakalım YUNUS
Emre’nin –SOMUNCU Baba’nın- BATTAL Gazi’nin ve birçok sahabenin Türkiye’nin
değişik il ve ilçelerinde mezarı var. NE güzel değil mi? O kadar kişinin
gönlüne girmişler ve üstelik ölmemişler hala aramızda yaşıyorlar. O zaman
dostlar öyle bir ölüm nasip etsin ki Rabbimiz bize bedensel ölüm olduktan sonra
insanların ve diğer mahlûkatın kalbinde hayırla yaşamayı nasip etsin… Kıyamete
kadar hem de… O zaman ha mezar olmuş ha türbe ha da olmamış… Sizce fark eder
mi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>