Ekmeğini yalnız yiyen yükünü dişiyle kaldırır
-----
2023-03-06 00:00:00
<p>Modernizmin eşrefi mahlûkat olan
insanı, kendinden uzaklaştırıp çevresindeki insanlardan koparması ve bencil bir
varlık hâline getirmesi bugünün en temel sorunlarından biridir. İnsanlığın bu
yeni sorununa çare olarak eğitimde çeşitli arayışların baş gösterdiği
söylenebilir.</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Günümüzde 21. yüzyıl becerileri
[4c] diye adlandırılan iş birliği / collaboration, iletişim / communication,
eleştirel düşünme / critical thinking ve yaratıcılık / creativity bu arayışa
işaret eder. Batı’da özellikle demokrasi ile birlikte değer kazanan ilk
sıradaki becerinin kültürümüzde oldukça kadim bir geçmişe sahip olduğu görülür.
<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Ünlü tarihçi Jean – Paul Roux, Türk
karakterinin 20 baskın özelliği arasında “savaşanlar arası dayanışma” tespitini
yapar. Türk mitolojisinin en önemli metinlerinden Oğuz Kağan Destanı da bunu
doğrular. Çünkü destanda başkahraman Oğuz Kağan tek başına değildir. Nitekim bozkır
hayat tarzı kalabalık hâlinde hareket etmeyi ve iş birliğini zorunlu kılan bir
yapıdadır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Kültürümüzün hem bozkır hem de
tarıma dayalı rençberlik hayatı; toplumun ataerkil olmasını, büyük ailelerden
oluşmasını, bunların birlikte iş görmesini ve birbirlerine yardım etmesini
gerektirmiştir. Bu durum başta iklim şartları ve korunma amaçlı olmakla
birlikte daha sonraları tarım ve ziraat için hem ihtiyaç hem de kolaylık olarak
devam edegelmiştir. Türklerin psikolojisi üzerine incelemeler yapan Erol Göka
da bozkır kültürüne dayalı göç psikolojisinin Türklerde birlikteliği,
dayanışmayı, eşitliği, akrabalığı ve bunların devamı olarak görülebilecek hemşehriliği
çok önemseyen bir toplum olmalarını sağladığını dile getirir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Türklerin iş birliği fikrinden
hareketle kurduğu en önemli teşkilatlardan biri de ahiliktir. Nitekim Arapça
“kardeşim” anlamına gelen “ahî” kelimesi bile bir iş birliği fikrini çağrıştırır.
Anadolu ahî teşkilâtının baş mimarı sayılan, debbağların (derici esnafının)
piri olan ve Ahi Evran diye ünlenen Şeyh Nasireddin Mahmud “Letaif-i Hikmet”
adlı eserinde ahiliğin kuruluş felsefesini şöyle ifade eder: <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">“Allah insanı medeni tabiatlı
yaratmıştır. Bunun anlamı şudur: Allah insanı yemek içmek, giyinmek, evlenmek,
mesken edinmek gibi çok şeylere muhtaç olarak yaratmıştır. Hiç kimse kendi
başına bu ihtiyaçları karşılayamaz. Bu yüzden demircilik, marangozluk gibi
birçok meslekleri yürütmek için çok insan gerekli olduğu gibi demircilik ve
marangozluk da bir takım alet ve edevatla yapılabildiği için bu alet ve edevatı
tedarik için de çok sayıda insana ihtiyaç vardır. Böylece insanın (toplumun)
ihtiyaç duyacağı bütün sanat kollarının yaşatılması gerekir. Bu halde toplumun
bir kesiminin sanatlara yönelmesi ve her birinin belli bir sanatla meşgul
olması gerekir ki toplumun bütün ihtiyaçları görülebilsin.” <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Türk dünyasının farklı
coğrafyalarından derlenen şu atasözleri de mezkûr yaşam biçimini yansıtır:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Bir
elin nesi var, iki elin sesi var.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>İmece
günü bulut görmeyene ne mutlu.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Sağlam
göz ağlasa, kör gözden yaş çıkar.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Sacayağın
ayağı üç olur, birbirine güç olur, biri kırılsa hiç olur.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Herkesin
yardımlaştığı yerde işler yarım kalmaz.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Ağaç
düşer de yakınına yaslanır.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Yalnız
olan rahat görmez; yardımlaşan yorulma bilmez.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Ekmeğini
yalnız yiyen yükünü dişiyle kaldırır.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Bir
mahallede birisi açlık sebebiyle ölürse, o mahallenin hepsi onun katili olur.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify"><i>Almayı
iyi görüyorsan vermeyi kötü görme.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Şemsettin Günaltay, Türklerde devlet
olma seciyesinin pek erken uyandığı ve çok eski devirlerde kurulduğunu; bu hâlin
Türk ruhunun umumiyetçiliğe, diğer bir deyişle birlik olmaya olan temayülünün
bir neticesi olduğunu belirtir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Türklerde iş birliği sadece hayatın
belli alanlarına özgü değildir. Yeme, içme adetlerinde de birlik, beraberlik
vardır. Biri bir koyun kesecek olsa on evden mürekkep bulunan halkı toplanır,
beraber oturur, yer. Yalnız yemek pek büyük ayıp sayılır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Müslümanlık ile birlikte iş
birliği, yardımseverlik ve dayanışmayı da içine alarak adeta ibadet hâline
gelmiştir. Çünkü Müslümanlık, özellikle Türkler arasında “güzel ahlak ve
kardeşlik” dini olarak neşvünema bulmuştur. Bu itibarla yardımseverlik ve
dayanışma yani iş birliği olmadan kardeşliğin gerçekleşmesi mümkün değildir.
Nitekim Türk irfanının başta gelen isimlerinden Yunus Emre, en çok “kâmil
insan” olmayı ön plana çıkarmıştır. Buna ek olarak Yunus’un divanında ön planda
yer alan bir başka özellik ise “yardımseverlik”tir. Yine benzer bir şekilde son
dönem Türk hikâyesinin muteber ismi Mustafa Kutlu’nun eserlerinde de mezkûr
özellikler tespit edilmiştir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify">Hâsılı kültürümüzdeki iş birliği ve
yardımseverliğin özellikle kritik ve zor zamanlarda temayüz ettiğini söyleyebiliriz.
Mesela şimdilerde etkisi devam eden 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri
sonrasındaki halkımızın çaba ve gayretleri bunun en güzel örneğidir. Geçmişte
defalarca tecrübe ettiğimiz necip milletimizin bu asil karakterinin yeniden
tecrübe edilmesi, acılı yüreklerin bir nebze de olsa dindirilmesine vesile olmuştur.<o:p></o:p></p>