Doğu denizlerinin efendisi: Zheng He (1)
-----
2023-10-01 00:00:00
<p>Tarihin gerçeklerini
çarpıtmada ve onu kendilerinin istediği gibi anlatmada Avrupalıların üzerine
mahir bir kimse yoktur. Örneğin İskenderiye'nin meşhur kütüphanesinin kim
tarafından ve ne zaman yaktığı belli olmadığı halde bu işi Mısır'ı fetheden Amr
bin As tarafımdan Hz. Ömer'in emri ile yapıldığı safsatasını gerçekmiş gibi
anlatan Avrupalılar yaklaşık bir milyon kitap kapasiteli Granada
kütüphanelerindeki Kitapların 1492’de İspanyollar tarafından şenliklerle
yakılıp yok edilmesine tam anlamı ile dudak bükerek “bana ne” demektedirler.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Endülüs kütüphanelerinin
yakılarak tarihin bilimin ve sanatın kül yığınlarına çevrildiği günlerde,
ilhamını nereden ya da kimlerden aldığı tamamen meçhul olan bir hayalperest
olan Kristof Kolomb doğudaki sözüm ona Hristiyan kralı bulmak gayesiyle bir
bilinmeze yelken açarken, yüzyıllar sonra bu maceraperest adam Avrupalı
torunları tarafından yeni bir kıtanın kâşifi gibi gösteriliyor ve yeni bir çağ
açmış gibi takdir ile yad ediliyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">1880lerde Amerika'nın
Boston kenti yakınlarında yeni açılacak bir yolun hafriyat işleri yapılırken,
toprağın birkaç metre altından çıkan 10. yüzyıl Endülüs sikkeleri uzun yıllar
Endülüslü Arapların bu kıtaya Kolomb'dan çok daha önceleri ulaşıp ulaşmadığı
konusunu gündemde tutmuştu. Son yıllarda
yapılan yeni arkeolojik keşifler ise günümüz İskandinav halklarının ataları
olan Vikinglerin bin yıl önce bu kıtaya vardıkları ve kıtanın doğu kıyısında
değişik yerleşimler kurdukları ispatlanmış oluyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Kıtanın doğu kıyılarında
bunlar yaşanırken batı tarafından ise başka kâşifler de bu bilinmeze
ulaşıyordu. Bunlardan biri de Çin tarihinde yasamış en büyük amiral kabul
edilen ve günümüzde milli bir kahraman olarak hürmetle yad edilen Zheng He’dir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Zheng He Çin’in güneyinde
bulunan Yunnan bölgesinde 1371’de
dünyaya geldi. Ailesi aslen Buharalı olup. Buhara'nın Moğollar tarafından işgal
edilmesi sonrasında Yunnan bölgesine getirilmiştir. Altıncı nesilden torunu
olduğu Seyyid Eclel Şemseddin Ömer el-Buhari Kubilay Hanlığı zamanında Yunnan
valisi olarak görevlendirilmiştir. Seyyid Eclel Şemseddin Ömer aynı zamanda
Peygamber Efendimizin de 26. batından torunu olmaktadır. Seyyid Eclel’den sonra
oğlu Masuh, torunu Kerameddin ve torununun oğlu olan Mir Tekin de Yunnan
valileri olarak görev yapmışlardır. 1382 senesinde Zheng He’nin babası Mir
Tekin’in Yunnan valisi olduğu donemde Çinliler yönetimi ele geçirerek bizim
Kubilay Hanlığı adını verdiğimiz fakat tarihte Yuan hanedanı olarak
adlandırılan Moğol hanedanının yönetimini yıktılar ve tarihe Ming hanedanı olarak geçecek olan devleti
kurdular. Mir Tekin Yunnan üzerine yapılan seferlere canı pahasına direndi.
Kalabalık Çinli orduları Yuan bölgesini ele geçirmek icin çok çaba sarfettiler.
Pek çok savaş gerçekleşti. Bu savaşların sonuncusunda Mir Tekin ordusu başında
bulunduğu halde kahramanca savaşarak can verdi. Öldüğünde 39 yaşındaydı.
Çinliler işgal ettikleri yerlerde daha önceden Moğollar tarafından yönetime
getirilen bütün yöneticileri öldürdüler, işgal edilen yerlerdeki çocukların
çoğu ise esir alındı ve erkek çocuklar hadım edildi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Zheng He de bu esir edilen
çocukların arasındaydı ve Mahmud Şems olan gerçek ismi de bu esaret zamanında
değiştirildi. 14 yaşındayken Yan prensinin emrine verildi. Hizmetiyle prensin
güvenini kazandı ve akabinde savaş sanatını ögrenmesi için akademiye
gönderildi. Burada okulun en gözde talebelerinden biri oldu. Başarıları tüm
gözlerin üzerine çekilmesine sebebiyet veriyordu. Bu durum prensi da hoşnut
ediyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Yaşı ilerledikçe küçük
muharebelerde boy göstermeye başladı. Özellikle kuzeyde Moğollarla yapılan
çatışma ve muharebeler kedisinin savaş meydanlarında pişmesini sağlıyordu.
1398’de imparator Çu Yuan Çan aniden öldü ve yerine 21 yaşındaki en küçük oğlu
Ju Yan Wen geçti. Yeni imparatorun ilk işi babası döneminde diğer prenslere ve
soylulara verilen kendi toprakları üzerindeki tasarruf hakkini ellerinden almak
oldu. Bu durum içeride soyluların homurdanmalarına ve itaatsizlik
göstermelerine zemin hazırladı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Bu durumdan hoşnut olmayan
Yan prensi de yeni imparatora isyan bayrağını açanlar arasındaydı. Bu isyan
imparatorun sinirlerini iyice yıpratmıştı. Ordularına Yan prensi üzerine
yürümeleri emrini verdiğinde tarihler Ağustos 1399’u gösteriyordu. Zheng He kendisine
verilen Beyping şehrinin su bendini savunma işini hakkıyla yerine getirdi ve
üzerine gelen imparatorluk ordusunu bozguna uğrattı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Gün geçtikçe Yan prensine
olan destek artmaktaydı. İmparatorun kendilerini küstürdüğü onlarca soylu Yan
prensinin yanında saf tutuyor ve imparatorun hesabının görüleceği günü iple
çekiyorlardı. Ocak 1402’de etrafında yeterince kuvvet topladığına inanan Yan
prensi, başkent Nanjing üzerine yürümeye karar verdi. Bunu haber alan imparator
isyancıların üzerlerine seçkin askerlerden oluşan gayet kuvvetli bir orduyu
hemen yolladı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">İki ordu arasında gayet
kanlı bir savaş meydana geldi. İki taraftan da binlerce insan hayatını
kaybetti. Tabiri caizse imparatorun ordusunun üzerinden bir fil sürüsü geçmiş
ve ordudan geriye asker namına pek bir şey kalmamıştı. Zheng He de bu muzaffer
ordunun önde gelen komutanlarında biri olarak prensin verdiği emirleri harfiyen
uygulamış ve zaferin kazanılmasında çok büyük bir rol oynamıştı. İmparatorun
ordusu dağıtıldıktan sonra artık tek hedef Nanjing’in alınmasıydı. Prensin
ordusu 13 Temmuz 1402’de Nanjing’e ulaştı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1"> İmparator bu orduya karşı koyamayacağını
anladığından tahttan çekildi. Yan prensi
Çu Ti adıyla Ming tahtına oturdu ve ilk iş olarak eski imparatoru
ortadan kaldırttı. Çiçeği burnunda imparator her görevi hakkıyla yerine getiren
Zheng He’yi bütün saray çalışanlarının sorumlusu olarak görevlendirdi ve
kendine danışmanları arasında yer verdi. Hayatının gençlik yıllarına bir esir
olarak başlayan ve türlü türlü
işkenceler görüp hakaretlere maruz kalan bu Çinli seyyidin hayatının bundan sonraki safhalarında neler
olacak haftaya kaldığımız yerden devam edip göreceğiz.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"></p><p class="MsoNormal"><b style="font-family: "Open Sans", sans-serif;">Seyyid Eclel Şemseddin Ömer el-Buhari'nin Çin’in Yunnan şehrinde bulunan türbesi</b><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//6f788042-22f0-4d3f-900a-7f4427c8cb2e.png" alt="6f788042-22f0-4d3f-900a-7f4427c8cb2e.png"></span><br></span></p>