Çok okuyan mı yoksa çok gören mi bilir?
-----
2022-10-03 00:00:00
<p>Günümüzde okunması gereken basılı ve dijital metinlerin hızla artması, okumaya
olan ihtiyacı artırdı. Çünkü özellikle internetin yaygınlaşmasıyla hem bilgi
hem de onun dolaşımı hızla çoğaldı. Böylece insanların günlük hayatının içine ister
elektronik ister matbu olsun çok daha fazla yazı / metin girdi ve okuma hayatın
bir parçası hâline geldi.</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Matbaanın henüz yaygınlaşmadığı dönemlerde kitap fiyatları çok pahalıydı. Demokrasilerde
çare tükenmez; – sözün gelişi, çünkü o zamanlar demokrasi henüz tam manasıyla
vücut bulmamıştı- insanoğlu buna da bir çare buldu. Ve içindeki durduramadığı öğrenme
isteğinin bir sonucu olarak kitap okumaya alternatif bir öğrenme yolu teklif
etti:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Gezme. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Böylece meşhur münazara konumuz da ortaya çıkmış oldu:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Çok okuyan mı yoksa çok gezen mi bilir?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Her ne kadar okuma sürecine algı, dikkat, hafıza unsurlarının katkı sağlayarak
beyindeki dil merkezlerinin de aktif çalışması ve ayırt etme, sınıflama,
sıralama, karar verme, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, yakınsak ve ıraksak
düşünme gibi işlemlerle zihin, okunan metni kavramaya çalışsa da teklif
tekliftir. Göz ardı edilemez. İllaki bu çağrıya kulak veren de olmuştur. Yoksa
XVII. ve XVIII. asır oryantalist hareketi veya daha sonraki asırlarda vuku
bulan Avrupa seyahatleri o kadar moda olur muydu? <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Okumadaki karmaşık süreçler, onun artan, genişleyen ve süreklilik arz eden
bir beceri olmasını gerektirir. Bu itibarla okuma için “sürekli gelişen bir beceri”
nitelendirmesi yapılır. Diğer bir ifadeyle, “En iyi okuyucular, en çok
okuyanlardır.” değerlendirmesi söz konusudur. Ancak gezme veya seyahat etmeyle
ilgili böyle bir durum söz konusu değildir. Gez-göz-arpacık. (!) Şaka bir yana,
gezmeyle görme mümkün olsa da işin içine ön bilgi olarak okuma girmezse etraflı
bir öğrenme gerçekleşemez. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Her ne olursa olsun çok gezen insanların diğerlerine göre daha bilgili,
anlayışlı ve aklıselim oldukları söylenebilir. Bunu göreceli olarak otobüs ve
kamyon şoförlerinde görebiliriz. Mesela bu konu açılınca benim aklıma ilk olarak
otobüs şoförü Mürsel Ağabey gelir. İlkokul mezunu olmasına rağmen acayip
muhakeme sahibidir. Nihat Ağabey ile Murat Ağabey de bir başkadır. İlkinde
müthiş bir eleştirel bakış, ikincisinde ise o derece, hoşgörü ve iyimserlik
vardır. Bunların örneklerini çoğaltabilirim. Kısaca gezip görmeyle hemen herkes
bir şey öğrenebilir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Okuma diğerine göre ferdi ve kolay bir iş gibi görünse de bu beceriden yeterince
istifade edebilmek için onun bir kültür hâline getirilmesi gerekir. Buna
ilaveten seçici okuyucu olmak da önemlidir. Çünkü bu durum okunacak kitapların
niteliğini ortaya çıkarır. Nitelikli kitaplar okumak ve okutmaksa hiç şüphesiz
başta aileler olmak üzere öğretmenler ile uzmanların meseleye dâhil edilmeyle
gerçekleşebilir. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Okumayla gezme münazaralarda boy ölçüşmesine devam ederken “görme” diye bir
kavram aldı başını gidiyor. Tabii bu “Çok görme!” deyimindeki gibi bir şey değil.
“Göz gördü, gönül sevdi.” ifadesindekine de biraz benziyor. Evet, izlemeden
bahsediyoruz. Ekranda görmek… Cep telefonundan, TV’den, bilgisayardan,
tabletten vb. modern görüntü araçlarından görmek. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Öğretmenlerimiz münazaralarını güncellemek isterlerse soru hazır:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Çok okuyan mı yoksa çok gören mi bilir?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Tabii öğretmenlerimiz gezmeye karşı okumayı müdafaa edecek öğrencileri
bulmakta pek zorlanmasa da bu defa işin rengi değişti. Ümit edelim ki daha
başlamadan bitmesin!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Bu işin aslı nedir? diye sorarsanız, aslında bu ikisinden hatta üçünden birini
tercih edip onunla yetinmek doğru değil. Daha da önemlisi bunları birlikte
yapmak en doğrusu. Çünkü ne tek başına kitap ne de tek başına gezme ve görme /
izleme yeterli. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Olması gereken kadim geleneğimizde de mevcut olan öğrenme yöntemidir:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">İlim öğrenmek için seyahat etmek, ilim adamlarının halkalarına dâhil olmak
ve onların eserlerini okumak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Kısaca atalarımızın dediği gibi; hem kitaptan hem hocadan okuyun!<o:p></o:p></p>