Çok okuyan mı yoksa çok gören mi bilir?

-----

<p>Günümüzde okunması gereken basılı ve dijital metinlerin hızla artması, okumaya olan ihtiyacı artırdı. Çünkü özellikle internetin yaygınlaşmasıyla hem bilgi hem de onun dolaşımı hızla çoğaldı. Böylece insanların günlük hayatının içine ister elektronik ister matbu olsun çok daha fazla yazı / metin girdi ve okuma hayatın bir parçası hâline geldi.</p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Matbaanın henüz yaygınlaşmadığı dönemlerde kitap fiyatları çok pahalıydı. Demokrasilerde çare tükenmez; – sözün gelişi, çünkü o zamanlar demokrasi henüz tam manasıyla vücut bulmamıştı- insanoğlu buna da bir çare buldu. Ve içindeki durduramadığı öğrenme isteğinin bir sonucu olarak kitap okumaya alternatif bir öğrenme yolu teklif etti:<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Gezme. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Böylece meşhur münazara konumuz da ortaya çıkmış oldu:<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Çok okuyan mı yoksa çok gezen mi bilir?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Her ne kadar okuma sürecine algı, dikkat, hafıza unsurlarının katkı sağlayarak beyindeki dil merkezlerinin de aktif çalışması ve ayırt etme, sınıflama, sıralama, karar verme, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, yakınsak ve ıraksak düşünme gibi işlemlerle zihin, okunan metni kavramaya çalışsa da teklif tekliftir. Göz ardı edilemez. İllaki bu çağrıya kulak veren de olmuştur. Yoksa XVII. ve XVIII. asır oryantalist hareketi veya daha sonraki asırlarda vuku bulan Avrupa seyahatleri o kadar moda olur muydu? <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Okumadaki karmaşık süreçler, onun artan, genişleyen ve süreklilik arz eden bir beceri olmasını gerektirir. Bu itibarla okuma için “sürekli gelişen bir beceri” nitelendirmesi yapılır. Diğer bir ifadeyle, “En iyi okuyucular, en çok okuyanlardır.” değerlendirmesi söz konusudur. Ancak gezme veya seyahat etmeyle ilgili böyle bir durum söz konusu değildir. Gez-göz-arpacık. (!) Şaka bir yana, gezmeyle görme mümkün olsa da işin içine ön bilgi olarak okuma girmezse etraflı bir öğrenme gerçekleşemez. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Her ne olursa olsun çok gezen insanların diğerlerine göre daha bilgili, anlayışlı ve aklıselim oldukları söylenebilir. Bunu göreceli olarak otobüs ve kamyon şoförlerinde görebiliriz. Mesela bu konu açılınca benim aklıma ilk olarak otobüs şoförü Mürsel Ağabey gelir. İlkokul mezunu olmasına rağmen acayip muhakeme sahibidir. Nihat Ağabey ile Murat Ağabey de bir başkadır. İlkinde müthiş bir eleştirel bakış, ikincisinde ise o derece, hoşgörü ve iyimserlik vardır. Bunların örneklerini çoğaltabilirim. Kısaca gezip görmeyle hemen herkes bir şey öğrenebilir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Okuma diğerine göre ferdi ve kolay bir iş gibi görünse de bu beceriden yeterince istifade edebilmek için onun bir kültür hâline getirilmesi gerekir. Buna ilaveten seçici okuyucu olmak da önemlidir. Çünkü bu durum okunacak kitapların niteliğini ortaya çıkarır. Nitelikli kitaplar okumak ve okutmaksa hiç şüphesiz başta aileler olmak üzere öğretmenler ile uzmanların meseleye dâhil edilmeyle gerçekleşebilir. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Okumayla gezme münazaralarda boy ölçüşmesine devam ederken “görme” diye bir kavram aldı başını gidiyor. Tabii bu “Çok görme!” deyimindeki gibi bir şey değil. “Göz gördü, gönül sevdi.” ifadesindekine de biraz benziyor. Evet, izlemeden bahsediyoruz. Ekranda görmek&hellip; Cep telefonundan, TV’den, bilgisayardan, tabletten vb. modern görüntü araçlarından görmek. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Öğretmenlerimiz münazaralarını güncellemek isterlerse soru hazır:<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Çok okuyan mı yoksa çok gören mi bilir?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Tabii öğretmenlerimiz gezmeye karşı okumayı müdafaa edecek öğrencileri bulmakta pek zorlanmasa da bu defa işin rengi değişti. Ümit edelim ki daha başlamadan bitmesin!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Bu işin aslı nedir? diye sorarsanız, aslında bu ikisinden hatta üçünden birini tercih edip onunla yetinmek doğru değil. Daha da önemlisi bunları birlikte yapmak en doğrusu. Çünkü ne tek başına kitap ne de tek başına gezme ve görme / izleme yeterli. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Olması gereken kadim geleneğimizde de mevcut olan öğrenme yöntemidir:<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">İlim öğrenmek için seyahat etmek, ilim adamlarının halkalarına dâhil olmak ve onların eserlerini okumak.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:6.0pt;text-align:justify">Kısaca atalarımızın dediği gibi; hem kitaptan hem hocadan okuyun!<o:p></o:p></p>