Çevre Milliyetçiliği yahut Ülkücü Çevrecilik

-----

Yeni Söz'de Ağustos 2018'de yayınlanan Çevre ve Milliyetçilik başlıklı yazımızdaki, “Türkiye'de çevre hareketi muhtelif akımlarda şekillenirken milliyetçilerin de bu konuda sözü oldu ve olmalıdır: İşe fikri müktesebatı gözden geçirmekle başlamak faydalı olacaktır. Başbuğ'un Dokuz Işık'taki “Türk ahlâkı hiçbir zaman tabiat kanunlarına aykırı olmayacak, tabiat kanunlarıyla da bağdaşan bir takım temellere dayanmış bir ahlâk olacaktır.tespitleri varken milliyetçiler ahlaklarının tabii bir sonucu, mesuliyetlerinin gereği ve varlıklarının tabii bir sebebi olarak bu konuya ilgi duyarlar“, şeklindeki tespitlerin son zamanlarda Türk Milliyetçisi mahfillerde fiili akislerini görmek fevkalade mutlu edicidir.   

Türk Milliyetçiliği bir tepkinin, ötekileştirmenin değil sahiplenmenin, kapsamanın hareketidir. Oluşturulmaya çalışılan tüm negatif algılara rağmen kendi mevcut/nesnel kültürünü; dil, din, tarih, müzik ve yemek gibi alanlarda bir mefkûre bağlamında, müşterek hayat ve eğitim yoluyla bilince dönüştüren Türk milliyetçiliği bir ötekileştirmenin yahut düşmanlaştırmanın değil vatan dâhilindeki tüm değerlerin mensubiyeti ve mesuliyeti manasında teşekkül eder.

Mesuliyet kavramı bağlamında milliyetçi düşünce için vatan fevkalade önemli bir yerde durur. Vatanın savunulması kadar maddi ve manevi tüm unsurlarının korunması ülkücü fikriyat için fevkalade önemlidir. İşte mesuliyet mahiyetindeki en önemli alanlardan biri de bugün aktüel meselelerden olan çevre ve çevrecilik konusudur. Vatanın toprağını, suyunu, dağını taşını korumak ve vaki sıkıntılara karşı bilinçlenip bunların aşılmasını sağlamak ülkücü imanın amel çerçevesinde son derece dikkatle değerlendirilmesi gereken bir yerde durur. Emanet bilinci bahsedilen sorumluluk içinde önemli yer alır İşte son zamanlarda Dr. Sinan Ateş'in genel başkanı olduğu Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfının çevreci faaliyetleri ile dikkatleri çekiyor. Bu ocağın bu manadaki faaliyetleri şüphe yok ki üzerine giydirilmeye çalışılan mahut ezberler ve ötekleştirme hezeyenalarına karşı son derece ezber bozucu, bundan daha önemli olarak Türk gençliğinin vatanına çevrecilik çevresinde vıcık vıcık bir siyasi muhalefet ve gösteriş malzemesi olmanın ötesinde milliyetçilik fikriyatı bağlamında sahip çıktığının görülmesi bakımından manidardır. İşte bu düşüncelerle Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı bünyesinde kurulan Çevre, Bilim ve Teknoloji Birimi, Çevre kirliliği için “Çevrecilik Milliyetçiliktir” sloganıyla çalışmalar yapıyor. Çevrecilik, Milliyetçiliktir!” diyen bir anlayışla kurulan bu birim, Genel Başkan Dr. Sinan Ateş'in ifade ettiği üzere: “Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı her mecrada kendini gösterecektir. Kırılan bir fidanın takipçisi olacağız, yok olma tehlikesi olan her bitki türünün, her hayvanın varlığını savunacağız.”, fikriyatı merkezinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Dr. Sinan Ateş'in Burdur ziyareti esnasında bahsedilen çevreci faaliyetler bağlamında Burdur Gölünün çekilmesi meselesi de ele alındı; Dr. Sinan Ateş'in 30 Nisan 2019 tarihindeki ziyaretinde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi konferans salonunda düzenlenen toplantıda sunulan seminerde Burdur'un en mühim sorunlarından biri olan "Burdur Gölünün Kuruması, Kirliliği ve Nesli Tükenmekte Olan Dik Kuyruk Ördeği " üzerinde adlı sunuma bahsedilen çevreci bilinç çerçevesinde ilgi gösteren Dr. Sinan Ateş bahsedilen raporun hazırlanmasını istedi. Bu cümleden olarak Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı tarafından bir çalışma yapılarak “Burdur Gölünün Kuruması, Kirliliği ve Nesli Tükenmekte Olan Dik Kuyruk Ördeği” konulu rapor da hazırlandı. Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından Burdur Gölü ve Dikkuyruk Ördeğinin öneminin aktarıldığı raporun, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bildirilmesi için harekete geçildi. Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Sinan Gökhan Yavuz rapor dosyasını, MHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hasan Kalyoncu'ya teslim etti. Milletvekili Kalyoncu, meclis kürsüsünden milletvekillerine “Burdur Gölünün Kuruması, Kirliliği ve Nesli Tükenmekte Olan Dik Kuyruk Ördeği” konulu raporu aktaracağını iletti.  Böylece Türk Gençliğinin milliyetçilik mefhumunda yer alana çevre bilinci siyasi harekete aktarılarak bir çevre sorununun siyasetin yani çözüm kurumunun dikkatine sunulması sağlandı. Ülkü Ocakları bağlamındaki çevreci faaliyetler bununla kalmayıp daha önce de bu meyanda faaliyetler yapılmıştı. Bu cümleden olarak Karacabey Ülkü Ocaklarına mensup yaklaşık 15 gencin Kültürpark'ta ellerine çöp poşeti alarak çevre temizliği yaptığı daha önce görülmüştü. Buna benzer diğer bir faaliyet ise Develi Ülkü Ocakları olarak Yukarı Develi Çamlığı mevkiinde çevre temizliği yapılması suretiyle gerçekleşmişti. Nenehatun Milli Parkı, Kazdağı Milli Parkında milli değerimiz olarak görülen bu yerlerde Çevrecilik Milliyetçiliktir anlayışı dâhilinde çevreci etkinlikler yapıldı.

Çevrecilik Milliyetçiliktir sloganı ve fikriyatı ile mefkûresini, hassasiyetini ve bilincini ortaya koyan milliyetçi gençliğin bu faaliyetlerinin genişlemesi ve diğer sivil toplum kurumlarına da örnek olmasını diliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu manada temiz çevreli şehirler bağlamında Türk Milliyetçisi, ülkücü çevrenin bu hassasiyetini muhtelif projelerle destekleyerek gençliğin bu potansiyelinin daha geniş ve planlı çerçevede ülke sathına yayması da fevkalade değerli olacaktır. Türkiye, Türk Dünyası çerçevesinde genişleyerek dünyadaki bu manada yaşanan ve tüm insanlığı tehdit eden sıkıntılara milliyetçilerin bu hassasiyeti milli, dini ve insani duyarlılık taşıyan nizam anlayışının güzel bir somutlaşması olarak ayrıca değerlidir. Dileriz, bu temada çıkarılacak dergiler, düzenlenecek seminerler, kurulacak doğa müzeleri ve sair faaliyetler yoluyla, Burdur örneğinde görüldüğü şekliyle, genişleyerek ülkemize değer katar.     

Bu ülkenin ve gezegenin arıları, vatanın yerli tohumları, GDOsuz ürünleri, gölleri, nehirleri, denizleri bilcümle vatan olan her şey çevrecilik milliyetçiliktir bilinciyle mesul olunan emanettir. Vatanseverlik, sözü aşan bir eylem olduğunda milli iman sahih ameline kavuşmuş olacaktır. Bu bakımdan Ülkücü çevreci gençlik çevrecilikte de öncü olarak vatan şuurumuzun bu çerçevedeki boyutuna da katkı sağlayacaktır. Çevreciliğin istisnai bir muhalefet tarzı olmanın ötesinde bir vatan mesuliyeti olduğu şuurunun ülke çapında farklı çevreler eliyle gerçekleştirilmesi gelecek için de ülkemize fayda sağlamak bakımından önemli olacaktır. Bu ülkenin vatansever tüm gençlerinin de bahsedilen çalışmalara ilgi göstereceğinde şüphe yoktur. Böylece milliyetçiliğin bir ideolojik kuruluk olmanın ötesinde kapsayıcı bir şuur ve hareket tarzı olduğu gerçeğinin çevrecilik gibi faaliyetler üzerinden gösterilmesi önemlidir. Bu yolla bu iradeye sahip gençler milli birliğimize bir vesile olması dileği ve çabasıyla çevre üzerinde vatanı bir elden temizleyerek birlik şuurunu herkese gösterirler.   

Vesselam