Buçuk Viyana Kuşatması
-----
2023-04-23 00:00:00
<p class="MsoNormal">Başlığı
gören okuyucular tabii ki iki kez biri 1526’da Kanuni Sultan Süleyman
tarafından biri de 1683’te Veziriazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından
yapılan iki kuşatma var diye cevap vereceklerdir. Ama aslında bu ikisi arasında
olup fazla bilinmeyen bir kuşatma daha var. Bu yüzden biz hepsine birden
toplamda 2.5 kuşatma var desek sanırım yalan söylememiş olacağız.<span style="color:red"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"> Şimdi bir rüzgâr misali 1580 senesine ve
Osmanlıya tabi Erdel Prensliği ’ne gidiyoruz. Macarların asil ailelerinden
Bethlen’lerin aile reisi olan Farkas'ın iki oğlundan en büyüğü olacak olan
Gabriel dünyaya geldi. Ailenin bütün mal varlığı Macaristan'ın fethinden sonra
Osmanlılar tarafından müsadere edilmişti. Bu müsaderenin sebebi büyük ihtimalle
bir karşı kalkışmaya karışmasının engellenmesi sebebi ile olmuş olabilir.
Müsaderenin ardından Farkas ailesi ile beraber Erdel Voyvodası Stephan'ın
hizmetine girmiş ve Stephan da kendisini Erdel umumi kumandanı olarak tayin
etmişti. Farkas bu görev üzerineyken hem kendisi hem de eşi 1591 tarihinde
ölmüş, Gabriel ve diğer kardeşleri de dayılarının vesayeti altında Lazar
Kalesi’nde yaşamaya başlamıştı.
İlerleyen senelerde Gabriel’in şahsi vakanüvisi, kendisinin bu kaleyi<i> <b>“hırçın
ve dayanılmaz”</b></i> olarak tanımladığını not etmiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-04-22 at 14.55.28.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-04-22 at 14.55.28.jpeg"></span><br></span></p>
<p class="MsoNormal"> Gabriel Bethlen’in gençlik yılları hakkındaki
bilgiler sis ardında kalmış bir dağ misalinde olup, bu dönem hakkındaki kısıtlı
bilgi birkaç hatırat ve mektuptaki bilgi kırıntısından fazlası değildir.
Gabriel bir süre sonra yaklaşık 13-14 yaslarındayken Erdel tahtında oturan
Sigismund Bathory’nin sarayında onun
divan azası olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada zamanın gerçekliği olan savaş,
kan ve göz yaşı hayatına dahil olacaktır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Papa VIII. Clement Osmanlıya karşı
oluşturulacak bir Haçlı Seferi için propaganda yaparken, Sigismund bu propoganda neticesinde ani bir kararla
Osmanlıya karşı oluşturulan Kutsal İttifak'a katildi ve sınırı geçerek Osmanlı
topraklarına saldırdı. Gabriel de divan azası olarak ilk savaş tecrübesini bu
seferler sayesinde yaşıyordu. 1593’te başlayan bu savaşlar 13 yıl sürecek uzun
bir süreyi kapsamaktadır fakat bu uzun çatışmanın ve çekişmenin sonunda savaşı
kimin kazandığı da belirsizdir. Savaşın başındaki yıllarda gerçekleşen bir seri
Osmanlı zaferi sonrasında Sigismund 1598’de tahttan feragat etmek zorunda kaldı
ve uzak bir kaleye inziva çekildi. Yaklaşık bir yıl sonra bu kararından
pişmanlık duyarak tahtını geri almak için Erdel’e geri döndü. Bu arada Gabriel
Bethlen’in, Sigismund’un kardeşi olan Andrew’i desteklemesi ile Sigismund
tahttan yeniden çekildi. Bu durumdan hoşnut olmayan Eflak voyvodası, ani bir
savaş kararı ile Andrew’i Sellenberk Muharebesi ile yenilgiye uğrattı.
Andrewin’in en büyük destekçisi olan Gabriel Bethlen de bu muharebe sırasında
yaralandı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Bu muharebenin akabinde Erdel birkaç yıl
boyunca tam bir anarşi ve kargaşa altında kaldı. Gerek Eflak kuvvetleri gerekse
Osmanlı ve Kırım akıncıları bu asiler üzerine zaman zaman seferler yapmak
sureti ile ortalığı yatıştırıp düzeni sağlamak yoluna gittiler. 1605'te Sultan
I. Ahmed’in verdiği ahidname ile Stephen Boskai adındaki bir Macar asilzadesi
Erdel tahtına atanması ile ortalık biraz durulur gibi oldu. Gabriel Bethlen bu
dönemde yeni atanan voyvoda Stefan'ı ve Stefan'ın selefi olan Gabriel Bathory’i
desteklemeye devam etti ve 1605-1613 arasındaki donem Erdel için nispeten sakin
ve huzurlu bir dönem oldu. Tam olarak ne yüzünden olduğu anlaşılamayan bir
sebepten ötürü Gabriel Bethlen’in voyvoda ile arası 1613’te açıldı ve canını
kurtarmak için Osmanlılara sığındı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Bütün anarşinin ve kargaşanın sebebi olarak
görülen Gabriel Bathory planlı bir suikast sonrası ortadan kaldırılınca,
Gabriel Bethlen Osmanlılar tarafından 1613 tarihinde Erdel Voyvodası olarak
atandı. Bu karar Erdel de bir nevi meclis ya da ayan heyeti olarak da
adlandırılabilecek olan <b><i>Diet </i></b>tarafından da onaylanarak resmen
kabul edildi. En sonunda ise 6 Mayıs 1615 tarihinde Kutsal Roma-Germen
İmparatoru Matthias ile imzalanan Tymau Barış Anlaşması ile imparator
tarafından da Erdel’in yasal hükümdarı olarak tanindi. Bu anlaşma bir bakıma
batıdan sürekli gelen Avusturya tehdidine de bir bakıma dur demiş oluyor,
Erdel’in kısa bir sure için bile olsa nefes alıp kendine gelmesine ve gerek
imar işlerinde gerekse de huzur ortamında bir gelişme göstermiş olmasına katkı
sağlıyordu. Bu devri tarihçiler, bir nevi aydınlanma cağı olarak adlandırmakla
beraber, Gabriel’in politikaları sayesinde yeni madenler ve atölyeler açılmaya,
ticaret devlet kontrolu altına alınıp güçlendirilmeye, savaşlar ile iyiden
iyiye boşalan hazineyi sağlıklı hale getirip zenginleştirmeye çalışılmıştır. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-04-22 at 14.55.29.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-04-22 at 14.55.29.jpeg"></span><br></span></p>
<p> Voyvodalığı döneminde bir yandan Babıali ile
ilişkisini canlı ve samimi tutmaya çalışırken bir yandan da Erdel’in
topraklarını genişletmeye çalışıyordu. Dini olarak Protestan mezhebini takip
ettiği için kendisini de Protestan Macarların hamisi olarak görmekteydi.
Katolik Habsburgların yönetimi altında ezilen Protestanları korumak için Otuz
Yıl Savaşları (1618-1648) döneminde şansını deneyerek Avusturya’ya saldırdı.
Hızlı bir hamle ile 1619’da Avusturya kontrolündeki Macar topraklarına girdi.
Burada yakaladığı Katolik asilzadelere Protestan olmalarını telkin etti. Kabul
etmeyenleri intikam niyeti ile öldürttü. İşgal ettiği Macar topraklarında
1620’de Macar Kralı ilan edildi. Kral olmanın verdiği özgüven ile Viyana'yı
dahi kuşattı. Bu kuşatma Leh kralının ordusu ile Viyana'yı kurtarmaya gelmesi
neticesinde başarısızlıkla sonuçlandı. Osmanlılar ya da Kirim Hanlığı kuşatmaya
yardım etmemiş olsa da kendisine tabi olan Erdel’e saldırı Sultan II. Osman'ın
Lehistan üzerine çıktığı Hotin Seferi’nin de gerekçesi olmuş oldu. Gabriel
Bethlen’in Avusturya seferleri 1624 Viyana ve 1626 Pressburg Anlaşmaları ile
nihayete erdi. Maalesef ki Osmanlı'nın kendisine yardımlarını bir çırpıda
unutan Gabriel Bethlen, Avusturya ile olan anlaşmanın akabinde Osmanlı'ya karşı
oluşturulan ittifaka dahil oldu. İttifakı sağlamlaştırmak için ise Brandenburg
Kralı Sigismund'un kızı ve İsveç kralı II. Gustav'ın kız kardeşi Katerina ile
1626’da evlendi. Kaderin bir cilvesi olsa ki, kendisine yapılan yardımları bir
çırpıda unutan bu bedbaht, bu evlilikten sadece 3 yıl sonra ölmüş ve tarihin
tozlu sayfalarındaki yerini almıştır.</p>