Bezm-i Elest'ten gurbete
-----
2021-10-01 11:40:00
<p>Dünya dârül gurbettir. Bezm-i Elest’ten sonra gurbetteyiz. Bezm-i
Elest’ten, yâni Allah’ın huzurunda ruhların toplandığı ilk meclisten sonra
dünyaya gönderilişimiz gurbet hikâyesinin başlangıcıdır. Gurbetin hikâyesinde
trajedi değil, “asıl sevgili” den ve ilâhî vatandan uzak kalışın, bir mânada
sürgünün hüznü var.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Mutasavvıflar mânevî gurbete önem verir, gurbete çıkmayı arzu eder
ve gurbetçilere sahip çıkmanın faziletinden söz ederler. Çünkü “her türlü
gurbetin iksiri Allah’a kurbettir (yakınlık).” Tasavvuf âlimlerine göre gurbet
duygusunun kaynağı İslâmîdir. Ruh için maddî âlem, yâni bu dünya gurbet
diyarıdır. Çünkü ruh “düşme” neticesinde madde âlemine, yâni gurbete gelmiştir.
İlk gurbetçi Hz. Âdem’dir ve gurbeti uhrevî gurbettir. Ten kafesinde gurbeti
yaşamak hazreti insana mahsus. Gurbet, Müslüman insanın “asıl vatana” tekrar
ulaşma çabası ve ıstırabıdır. Bundandır ki bu yabancı diyarda asıl vatanını
hüznünü yaşayacak. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">‘AŞK
ŞARABIYLA DİYAR-I GURBETE GELDİ İNSAN’</span></b><span style="font-size:13.0pt;
font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:
minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Hz. Mevlâna, “Bezm-i elest sâkisi (Allah c.c) bu süflî çorak
toprağa, yâni insana bir damla aşk şarabı saçtı. O aşk şarabıyla diyar-ı
gurbete geldi insan” diyor. “Biz vatanımızdan ayrılmışız, bu yüzden yorgunuz,
sınanmadayız. Vatandan ayrı düşen nasıl kendine güvenebilir” diyerek “Bezm-i
elest sâkisinin” sunduğu aşk şarabını dünya gurbetinde en güçlü tâlim olduğunu
söylüyor. Bezm-i elestte “beli” diyerek Rabbimize verdiğimiz söz üzere gurbet
imtihanını kazanıp asıl vatana gönlü ve îmanı kavî olarak dönüş yapan
gurbetçilerden olmak ne güzel. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" align="left"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoBodyText" align="left"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">‘EY YERYÜZÜNÜN GURBET SÜRGÜNÜ İNSANI’<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Mesnevî’sinde “Dinle Ney’den, duy neler söyler sana / Sızlanır hep
ayrılıklardan yana” diye başlayıp devam eden ilk on sekiz beytinde kâmil
insanın asıl vatanından koparılıp dünya gurbetine sürgün edilişini, onun
ayrılık acısını, hüznünü, Ney’in kamışlıktan koparılıp bağrında delikler
açılarak vatan hasretiyle sesler çıkarmasına benzetir. Ney, kayalıktan
koparıldığından beri feryat eder. Çünkü kamışlık onun anavatanıdır. İnsanın
cennetten dünya gurbetine gönderildiği gibi, Ney de kamışlıktan koparılınca
insan kalbi gibi ayrılığın, yâni gurbetin başladığını anlayıp bir âşık gibi
sürekli inler: “Ayrılık parça parça eyledi sinemi / Anlaşılır eyleyeyim çok
derdimi.” <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Ney, kâmil bir gurbetçiyi sembolize eder. Ali Şeriatı’nın
ifadesiyle: “Ey kovulmuş kesik Ney, ey yeryüzünün gurbet sürgünü insanı.”
Ney’in kalbi gurbete razı olmaz. Göğsünde açılan deliklerden insan gibi vatan
hasretinin feryatları nağmelenir. Ebedî Sevgili’den ayrı düşmenin sızısı Ney de
içli bir sese dönüşür. Gurbette insan Rabbine daha yakın olurmuş. Dağ ne kadar
yüce olsa gurbet onun üstünden aşar. Hz. Pîrin yüreğinden dökülen kelimeleriyle
“Ney, yâni kâmil insan koparıldığı sazlıkların sırrını söyleyip durur. Bu
dünyada bir Ney misâli garip kalanlar! Ben, sözlerimi duyabilecek bir gönül
dostu arıyorum. O gönül ki, ayrılık ve gurbet ateşiyle yanan bir sine de olsun.
Ve ben o gönle, Allah’a duyduğum bütün hasretimi anlatayım. Öyle ki, bu hasret
aşkı ‘daûssıla’ veya ‘sıla hastalığı’ hâline dönüşür.”<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" align="left"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoBodyText" align="left"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">HZ. YÛSUF’UN GURBET HİKÂYESİ</span></b><span style="font-size:
13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:minor-latin;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Hz. Yûsuf’un gurbeti, haset eden kardeşlerince atıldığı kuyudan,
sonu nebîliğe varan bir gurbet hikâyesidir. “Yitirdim Yûsuf’u Kenan İlinde”
diyerek kalpleri sızlatan bin miligramlık gurbet nasıl bir gurbettir? Kuyu
gurbeti çekmek, kuyu gurbetine terk edilmek nedir? İlk gurbetini kuyuda çeken,
sonra Mısır gurbetlerinde sınanıp nebi olan Hz. Yûsuf’un gurbetine selâm olsun.
Onun içindir ki “Kıssa-ı Yûsuf” taki söyleşileri okurken onun gurbet imtihanı
yüreğimizi dağlar hep: “Yûsuf aydur siz beni satar musız / Hasret gurbet
meydanına atar musız.” <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" align="left"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoBodyText" align="left"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">HZ. YAKUB’UN YÛSUF GURBETİ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoBodyText" align="left"><span style="font-size:
13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:minor-latin;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">Hz. Yakub’un
Yûsuf gurbeti yürekleri yakıcı bir gurbet…
Namaz kılarken, göz ucuyla oğlu Yûsuf’a bakardı. Allah, Hz. Yakub’a
buyurur: “Ey Yakub! Bana ibadet ederken, oğlun Yûsf’u gönlüne getirir ve göz
ucuyla ona bakarsın. Sana âhirette edeceğimi, dünyada edeceğim ve benden
gayrıya nazar eden gözlerini onun firâkı ile ağlamaktan ağartacağım. Benden
gayrıya meyleden gönlünü, onun gamı ile dolduracağım.” Bu yazgıdandır ki, oğlu
Yûsuf’un hasretine ağlamaktan gözlerini kaybetti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">‘HAKK’I
ARAYIŞ GURBETTİR’<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoBodyText" align="left"><span style="font-size:
13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:minor-latin;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">Tasavvuf
erbabına göre “Hakkı arayış gurbettir.” Bundandır ki,14. asrın Hurufî meşrep
şairi Seyid Ali Nesimî “Hakikat emrini duyaldan beri / Yitirdim Leylâ’mı gurbet
gezerim / Mecnun gibi aşka uyaldan beri” mısralarıyla Hak sevdasının hâtırı
için gurbet dediği dünyada eğleştiğini dile getiriyor. İbnü’l-Arabî
Hazretlerine göre, Hakkel Yakîn olanlar için gurbet yoktur. Mutasavvıflara göre
ruhların esas vatanı bu dünya değil, ruhlar âlemidir. Asıl Vatan’dan ayrılan
ruhlar dünyada iken gariptirler ve oraya dönmenin hasreti içinde yaşarlar. Ruh,
sırrının yolunu takip etmeye koyulunca, nefsi de zorlar ve nefis gurbete düşer.
Bu sebeple Hakk’ı arayış gurbet diye isimlendirilmiş. Gurbet veliliğin bir
derecesidir ki, Peygamber Efendimiz “Hakk’ı talep gurbettir” buyuruyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin">‘GURBET
GURBET GİDER YOLUMUZ BİZİM’</span></b><span style="font-size:13.0pt;font-family:
"Calibri",sans-serif;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:
minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-latin"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Tasavvuf âlimlerine göre mârifet ve hâl’den uzak kalındığında
Allah’ın takdiriyle gurbet insanın kalbinde hâsıl olurmuş. Bu mertebede
hissedilen gurbet duygusu tasavvufî dilde “dehşet ve hayrettir” ve “Allah’ım, yalnızlıkta
duyulan ızdırabımı gider, gurbetimi artır” mânasına gelmektedir. Dervişlerin
hayat tasavvurları bir baştan bir başa gurbet üstünedir: “Melâmî derler bize /
Gurbet gurbet gider yolumuz bizim / Gurbet gurbet sızar yaşımız bizim / Hasret
hırkasını melâmet takmışız / Gurbet gurbet kaynar aşımız.”<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Gönül sultanı mutasavvıf Osman Hulûsi Efendi mürşidi İhrâmîzâde
İsmail Hakkı Efendi için yazdığı “Karîbu’llâh” redifli şiirinde gurbetçilere
nasihat ediyor: “Yetiş gurbette kalma / Garibu’llâh’a yol bul kim” <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">Sözün özü: Bezm-i Elest’te verdiğimiz söze sâdık kalmak ve dönmek
istiyorsak, bu dünyada gurbet çilesinin nasıl çekileceğini insan-ı kâmillerden
öğrenmeliyiz.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:13.0pt;font-family:"Calibri",sans-serif;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:
minor-latin">([email protected])<b><o:p></o:p></b></span></p>