Batı her ‘hıyar’ dediğinde tuzu alıp koşma merakı…
Kargışı eksik olmayası Terör, bu kez Belçika'da gösterdi kirli yüzünü.
Brüksel'deki bombalar patlar patlamaz AK Parti ve Erdoğan nefretine bulaşmadan herhangi bir meseleye dair fikir yürütemeyen cenah lafı döndürüp dolaştırıp yine onlara getirdi.
Bu kesimlere artık ne söyleseniz ne yazsanız nafile. Saçmalığı dibe vurmuş, ne kadar absürt tahayyül varsa dillendirmekten zerre rahatsız olmuyorlar.
Fark etmiyor, nerede ne olursa olsun yazdıklarını ve paylaştıklarını okuduğunuzda yine de vicdanınız el vermiyor ve içinde debelendikleri travmatik ruh hali için onlara acımadan edemiyorsunuz.
Onlarsa vurmak için âdeta bahane arıyorlar.
Brüksel'de bombaların patlamasından sonra da Cumhurbaşkanı veya Hükümet üyelerinin üzüntülerini belirtirken araya Batının (ve de Belçika'nın) terör karşısındaki ikiyüzlülüğünü ve çifte standartçılığını sokmalarına bozuldular muhteremler.
Neden o kadar kişi ölüp, onlarca yaralı varken ve bütün Belçika kan ağlıyorken bizimkiler açıklamalarında ‘Türkiye terör uyarıları konusunda haklı çıktı' deme gereği duymuş mesela.
Ya da ‘40 kişiye yakın insanın öldüğü bir olayda, ilkin insan olarak sonra da devlet ve hükümet olarak baş sağlığı dilemek bizim kültürümüzde ve ahlakımızda mevcut'muş…
Âdetlerinde eğri oturup doğru konuşma gibi bir prensip olmadığından Devlet ve Hükümet olarak nerede olursa olsun teröre karşı en sert ve samimi tepkiyi verenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu doğal olarak bir kez daha atlıyorlar muhteremlere.
Onlar için Türkiye ne yapsa modern, çağdaş, demokrat Batılı ülkeler için yetmez, daha fazlasına yapmak gerekiyor.
Bombalardan daha birkaç gün önce Belçika'nın terörist gruplara gösterdiği toleransın yanlışlığını Cumhurbaşkanı'nın ‘kucağınıza aldığınız o yılan bir gün sizi de sokar' öngörüsüyle uyardığını söyleminize de o yüzden çok kızdılar.
Benzer alınganlıkları kendi insanlarını katleden terör olayları sırasında Batının gösterdiği yarım ağızlı kınamalar, hafife alır tavırlar için nedense bir kez daha gösteremiyorlar ama.
Ya da Belçika'ya karşı haksızlık hatta ayıp yapıldığına inanırlarken Ankara'daki bombalamaları gerçekleştirenin PKK olduğu (kimse aptal değil TAK bal gibi PKK) bilinirken Brüksel'in ortasında onların çadırlarına aldırış etmemelerine ve insanların canını yakan bir terör örgütünü inadına koruyup, kollamasına dair iki çift laf edemiyorlar.
İnanılması güç bir aşağılık kompleksi ve Batı düşkünlüğüyle kendisinden olanın acısını önemsizleştirenler Belçika'nın veya diğerlerinin teröristi koruyup kollarlarken bizim yaşadığımız bombalı felaketler için diledikleri baş sağlığının da gayri çok samimi olamayacağını düşünemiyorlar tabii ki.
Onların varsa yoksa söylediği Hükümete ve Erdoğan'a duydukları öfkeden Türkiye'nin yaptığı olumlu tavrı yeterli görmek yerine, kendi değerlerini de ayaklar altına alırcasına inatla Türkiyeli yetkililerin bombalara dair açıklamalarının ‘Siz mi PKK bayrağı dalgalandırırsınız ülkenizde öyleyse oh olsun' şeklinde olduğunu iddia etmek.
Neden? Çünkü bu gayri insaniymiş…
Demek ki muhteremler Ankara'da 3, Urfa'da bir İstanbul'da iki kere bomba patladığında o toz kondurmadıkları ülkelerin bizden daha fazla insani tavır sergilediklerine inanıyorlar.
‘İkiyüzlü politikalarını göstere göstere uygulayan Belçika'mı, Almanya'mı, İngiltere' mi, Fransa'mı, Amerika'mı bizden daha samimi ve empati dolu tepki verdi' deseniz de nafile.
Kendi ülkesinin yöneticilerine dair her açığı kovalayıp, onlara vurmak için fırsat arayan bu iflah olmaz vatandaşlar dünyanın birçok yerinde yaşanan pisliklerde payları olan ülkelere karşı o kadar çok yılışıklık ve kişiliksizlik bulaşmış tolerans, hoşgörü, saygı ve sevgi gösteriyorlar ki bu sadece midenizi bulandırıyor.
Kendilerini her daim modern, çağdaş, demokrat diye yutturan ülkelerin ikiyüzlülüğünü görmek yerine onca acıya rağmen mağrur duran, el uzatan, acıyı paylaşan kendi ülkelerine vurmayı marifet biliyorlar.
Son 8-10 ay içinde terör belasına ölen insanlarımızın sayısı ortadayken ve bu belanın başımıza sarılmasının ardında az ve çok sorumlulukları olanların sahtekârlığına laf edemeyen kişiliksizlik sadece kendilerinden olanın canına düşürüyor onları.
Şu her haberde akılla alay edercesine zorlama anlamlar çıkarmaya çalışmaları dahi, tapınırcasına hayran oldukları Batı'nın her ‘hıyar' dediğinde tuzu alıp koşmalarındaki şahsiyetsizliklerinden kaynaklanıyor.