Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (93)

-----

<p><b style="text-indent: 0cm;">Yalman’ın –Münâfık seciyesinin tezâhürü- bir “Niyâz” makâlesi</b></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Başgil’in, bu makâlesinin sonunda, alaylı bir şekilde ve&nbsp; bir bedduâyle telmîhde bulunduğu vâkıa, Yalman’ın “Allâh’a Niyâz” başlıklı makâlesidir. Tam da onun Münâfık şahsıyetine yakışır şekilde Allâh’la zımnen alay ederek kaleme alınmış bu sahte “Niyâz”da şu gibi ifâdeler bulunuyor:<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Yarabbi, Moskofluğun tertip ettiği taassup tuzağına düşmekten Türkiye’yi ve bütün Müslüman memleketleri koru... Adnan Menderes kulunu iktidar mevkiinin hastalıklarından berî kıl. Onun idaresi zamanında memleketin taassubun bir demir perdesi haline gelmesi, hür dünya ile temasının azalması tehlikesinden Türkiye’yi koru. Fuat Köprülü kulunun, tarihin tecrübelerini, kendi ilmini ve mazisini unutarak, bir günlük mevki uğruna, şahsiyetini ve istikbalini feda etmek gibi bir sukuta [sukûta; düşüşe] uğramasına meydan verme. Samet Ağaoğlu kuluna, taassuba karşı amansız bir mücadeleci olan inkılapçı babasının yolunu hatırlat.” (Ahmet Emin Yalman, “Allah’tan Niyaz”, <i>Vatan</i>, 26.3.1951; Sanem Gök, <i>Türk Siyasal Yaşamında Vatan Gazetesi -1950/1960-</i>, Yük. Lis. Tezi, Ankara Üni., 2003, s. 51’den naklen)<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>TMTF’nin, gece vakti, <i>Büyük Doğu</i> önündeki tedhîşçi nümâyişi<o:p></o:p></b></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Başgil, makâlesinin baş tarafında,&nbsp; “Kırk yıllık 31 Mart faciasını tekrara koyuldular: Etrafa terör saçtılar.” cümlesiyle de, TMTF’li bir grup üniversite talebesinin, 20 Mart 1951 târihinde, gece 22.30 sularında, <i>Büyük Doğu</i> önünde tertîb ettiği korsan nümâyişi kasdediyor.<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">&nbsp;Necmeddin Sadak’ın gazetesi, hâdiseyi, birinci sayfadan ve harâretle destekliyerek nakletmişti: <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Gençlerin dün geceki protesto nümayişi&hellip; Büyük Doğu dergisi önünde toplanan 2 bini mütecaviz Üniversiteli genç, inkılâp düşmanlarına son bir ihtarda bulundu&hellip; Muhtelif talebe yurtlarından çıkan gençler, saat 22.30 a doğru üçer beşer Vilâyet karşısında İzzeddin Hanında bulunan ‘Büyük Doğu Cemiyeti’ önüne gelerek toplanmışlar ve ‘Büyük Doğu’ dergisinin neşriyatını şiddetle protesto etmişlerdir. Burada hep bir ağızdan İstiklâl Marşı söylenmiş, mütaakıben söz alan muhtelif hatipler, gençliğin Atatürk inkılâplarının bekçisi olduğunu ve daima bu şerefli emaneti muhafazaya devam edeceğini belirtmiş, sadece gençliğin mevcudiyetinin inkılâp düşmanları için kâfi bir ihtar teşkil etmesi gerektiğini, yobazların ve komünist mikropların millî bünyeyi daha fazla kemirmesine asla müsaade edilmiyeceğini anlatmıştır. İlh&hellip;” (<i>Akşam</i>, 21.3.1951, ss. 1 ve 2)<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Müslümanları sindirmiye müteveccih bu tedhîşçi nümâyişe, Menderes Hükûmeti, sessiz kalmamış, nümâyişçilerden altısı tevkîf edilmiş, bu meyânda, Başvekîl Adnan Menderes, bir beyânâtla, hâdiseyi takbîh etmişti: <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Gazeteler, dün yapılan mitingde hâdise olmadığından bahsediyorlar. Ne olmasını istiyorlardı? Evlere hücum mu edilseydi? Vatandaşlar sokak ortasında dövülse miydi? Esasen onların gece vakti miting yapmaları muazzam bir hâdisedir. Bu gibi toplantı yapanlar hakkında kanunun icabı yapılacaktır. İlh&hellip;” (<i>Akşam</i>, 22.3.1951, s. 1) ] <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>Müretteb “31 Mart Vak’ası”<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" align="left">“Kemalizm, İsrâil’in Kuruluşuna Nasıl Yardım Etti?” başlıklı araştırmamızda (<i>Yeni Söz</i>, 20.12.2017 – 9.1.2018, 21 Tefrika), “31 Mart Fâciâsı”nın, Beynelmilel Siyonizmin âlet olarak kullandığı, -Grande Oriente d’Italia’ya tâbi, Üstâd-ı Muhterem Emanuele Carasso’nun idâresindeki- Sel̃ânik Macedonia Risorta (Maçedônya Risorta) Locası’nda teşkîl edilmiş İttihâd ve Terakkî Komitası’nın –Abdülhamîd Han’ı hal̃’edip ik̆tidârı zaptetmek gâyesiyle- tatbîkâta koyduğu makyavelist bir stratejinin eseri olduğuna dâir birçok müsbit delîl, birçok târihî vesîka arzetmiş bulunuyoruz&hellip; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>Menderes Hükûmeti, başlangıçta, Memleketimizde bir “irticâî hareket olmadığını” beyân etmişti<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" align="left">Başgil, makâlesinin son paragrafında, Yalman’a bedduâda bulunmadan evvel, Hük̃ûmetin mevhûm “İrticâ faâliyetleri” hakkındaki tavrını takdîrle karşılıyor. Hakîkaten, başlangıçta, Hük̃ûmet de, “İrticâ” nâmına zuhûr eden hâdiseleri, Hük̃ûmeti ve Dîn-Vicdân Hürriyetini hedef alan bir tertîb olarak değerlendirmiş ve ehemmiyete şâyân hak̆îk̆î bir “İrticâ” faâliyetinin mevcûdiyetini tekzîb etmişti. Müteâk̆iben, dört bir taraftan muazzam imk̃ânlarla yürütülen bu kampanya öylesine büyüdü, müretteb vak’alar öylesine sıklaştı ki nihâyette Hük̃ûmet de bu akıntıya kapıldı, Mütehakkim Zümreye istediğini vererek hem 5816 sayılı ucûbe kânûnu Meclis’den geçirdi, hem de –başta Türk Milliyetçiler Derneği olmak üzere- bâzı Milliyetci-Mukaddesatçı teşekküleri feshetti ve bu temâyülü temsîl eden bâzı muharrir ve siyâsetcilere zul̃metti. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left">Hük̃ûmetin Makâlede takdîrle bahsedilen tavrı, Dâhiliye Vek̃âleti’nin bir teblîğiyle il̃ân edilmişti:<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“(Gazetenin manşeti: Hükûmet, son hâdiselere dair bir tebliğ yayınlattı&hellip; Tebliğde, memlekette irticaî hareketler bulunmadığı ve talebe teşekküllerinin siyasetle meşgul olamıyacakları belirtiliyor&hellip;) [&hellip;]<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“İstanbul’da çok ciddî ve çok şayanı teessüf bir vaka olmuştur. Hâdise, 20 mart gecesi bir kısım öğrencilerin, belli teşvik ve tahriklerle ortaya konulmuş bahanelere dayanarak yaptıkları mitingdir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Buna tekaddüm eden zamanlarda yurdun muhtelif yerlerinde tertip ve icra olunan çeşitli toplantılar, bu toplantılarda takınılan tavırlar ve sarfedilen sözler, mevzu kanunlar hükümlerini ihlâl eder mahiyette bulunmakla beraber son hâdisenin de ayrıca bir suç teşkil ettiği şüphesizdir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Kanunun hükümlerinin ihlâli sebebiyle ortaya çıkan suçluluk durumları bakımından yapılmakta olan takibat sonunda mahkeme elbette icabını takdir ve gereken kararı verecektir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Ancak, bu hareketler de göstermiştir ki bir takım öğrenci teşekküllerinin bazı idarecileri, birliğin asıl gaye ve maksatlarını bir yana bırakarak kanunun kendilerini menettiği siyasetle iştigal durumuna girmişlerdir. Halbuki öğrenci teşekküllerinin maksat ve gayesi, siyasî sebeple mitingler tertip etmek ve kanunların açık hükümlerine aykırı hareket etmek değildir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Kendi maksatları dışında her hangi bir sebeple ve kanun hükümlerini gözetmiyerek bu tarzda bir netice tevlit edecek ve vatandaşların huzur ve sükûnunu ve yurdun emniyet ve asayişini bozacak fiil ve harekette bulunmalarına mâni tedbirleri almak hükûmetin en başta gelen vazifesidir. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-02-08 at 13.54.07.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-02-08 at 13.54.07.jpeg"></span><br><o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="line-height: normal;">(<a href="https://mustafakemalim.com/category/ataturkun-yazar-cevresi/ahmet-emin-yalman/">https://mustafakemalim.com/category/ataturkun-yazar-cevresi/ahmet-emin-yalman/</a>; 30.12.2022)<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">(Selânik’de, Mustafa Kemâl’inkine komşu mahalleye mensûb olan) Yalman’ın (ve arkasındaki Mütehakkim Zümrenin) “İrticâ Yaygarası”nın ve heykel-büst kırma tertîblerinin en mühim hedefi, 5816 Sayılı Kânûnun –buna pek de hevesli olmıyan- Meclis’den çıkarttırılmasıydı ve –karşısında, hâdiselerin perde-arkasına nüfûz edebilen bilgili, şuûrlu, teşkîlâtlı bir Müslüman Câmia bulunmadığı için- kısa zamânda emeline nâil oldu&hellip; Hukûkun (kânûnların gayr-i şahsîliği gibi) küllî kâidelerine ve İlim, Fikir, Vicdân, İfâde Hürriyetlerine mugâyir olan bu ucûbe kânûn, yetmiş küsûr senedir, Kemalizmin serbestce tartışılması önündeki en büyük mânialardan biridir&hellip; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">***&nbsp;&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>