Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (89)
-----
2023-02-05 00:00:00
<p>“Ne o?
Şaşırdınız mı? Hayır, bu yazıları bir Moskof muharriri değil, bugün bütün Türk
milletine, (akıncı ruh) dan, (berrak milliyet) ten dem vurarak vatanperverlik
dersi vermeğe kalkışan kalem, şimdiki (Vatan) başyazarı Ahmed Emin Yalman’ın
kalemi karalamıştır. Gene ayni yazıyı okumakta devam edelim:</p><p>‘Hariçten
hiç bir iz’aç ve müdahaleye mâruz bulunmasak bile istiklâlimizi şimdilik yalnız
başımıza idameye muktedir değiliz ve bir müddet hayırhah bir mürşidden ders
almağa ve müzaheret görmeğe muhtacız.’ İlh…” (<i style="text-indent: 0cm;">Yeni Sabah</i>, 19.3.1948, ss. 1 ve 4. Yalman hakkındaki bu makâle,
Gazetenin ertesi günki nüshasında da devâm ediyor.)</p><p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><o:p></o:p></p><p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>“Şu bizim <i>dönme</i> dolab Ahmed
Emîn”<o:p></o:p></b></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Kendisi de mütenâkız bir
şahsıyet olan Şâir Neyzen Tevfik dahi (Kolaylı; Manisa, Bodrum, 24.3.1879 – İstanbul,
28.1.1953, Kartal Merkez Mez.), her cinsden Münâfık Milletinin tipik bir
temsîlcisi olan, Ebedî Efendisi gibi, ömrünce, Müslüman görünüp Müslümanlığı yıkmak için çalışmış
Yalman’ın kaypak, Münâfık seciyesini manzûm olarak tebârüz ettirmişti: <o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Şu bizim <i>dönme</i> dolab Ahmed Emîn / Dîn ve
Îmânımıza çatmadadır; / Başımız ağrımaz etsek de yemîn: / Vatanı on kuruşa
satmadadır!” (<i>Büyük Doğu</i>, 7. Yıl, 49.
Sayı, 23.2.1951, s. 8’den naklen; ayrıca, <i>Milletimize
Revâ Görülen Kültür Jenosidi</i> kitabımız 2014: 254)<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-02-04 at 13.09.08.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-02-04 at 13.09.08.jpeg"></span></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm;"><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">(<i>Vatan</i>, 12.12.1952, s.
1)<o:p></o:p></span></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm;"><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">Yalman’ın gazetesinin 12 Aralık 1952 târihli nüshasında, Mütehakkim
Zümrenin o devirdeki âletlerinden Türkiye Millî Talebe Federasyonu’nun
–Yalman’a sâhib çıkarak- g̃ûyâ “İrticâ tehlikesi”ne dikkat̃ çeken ve bu
çerçevede Türk Milliyetçiler Derneği’ne hücûm eden Beyânnâmesi manşet
yapılmıştır: <o:p></o:p></span></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm;"><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">“T.M.T.F., Türk Milliyetçiler Derneğinin Atatürk ve İnkılâp
aleyhdarı hareketlerini birer birer saydı…”<o:p></o:p></span></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm;"><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">Beyânnâme’deki şu gibi ifâdelerden, Mâhûd Zümrenin nîçin TMD’ye
can düşmanı kesildiği ve sonunda onu feshettirdiği gâyet iyi anlaşılıyor: <o:p></o:p></span></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm;"><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">“T.M.T.F. Atatürk devrimlerinin milletimize malolmadığını iddia
eden Samsun milletvekili Hasan Fehmi Ustaoğlunun D.P. den ihracı hâdisesini
takdirle ve sevinçle karşılar. [Hiç unutulmaması îcâb eden bu hâdiseden,
aşağıda bahsedeceğiz.] […] Her zaman Büyük Atatürk’ün izinde devrimlerine
ısrarla bağlı bir teşekkül olan T.M.T.F. bu genel idare kurulu toplantısında da
sistemli irtica hareketleri üzerinde dikkatle ve itina ile durmuştur.
Memleketimizin muhtelif köşelerinde zaman zaman esefle ve ıstırapla müşahede
ettiğimiz devrim aleyhtarı kıpırdanışları, birbirleri ile yakından ilgili,
sistemli hâdiseler olarak ele almanın zamanı gelmiştir. […] Güzel bir tüzüğe
sahip, fakat gerici ve yıkıcı hareketleri ile tanınmış bir takım sözde
milliyetçilerin karargâhı Türk Milliyetçiler Derneğinden bahsetmek faydalı
olacaktır. […] Millet Partisinin geçen yılki kongresinde Atatürkün kabrinin
ziyaret edilmesi aleyhinde sefil ve bedbaht bir hava yaratmağa çalışanların bu
derneğin mensuplarından olduklarını hatırlatmak isteriz. Zafer meydanında bir
meczubun Atatürk heykeline çekiçle saldırması hâdisesinden sonra T.M.T.F.
heyecanı hâlâ tazeliğini kaybetmiyen büyük bir miting tertiplemişti. Bütün
gençlik teşekküllerinin, derneklerin, işçi teşekküllerinin, siyasî partilerin
iftihara değer bir birlik ve beraberlik havası içinde coşarak katıldıkları bu
mitingin tek mahrumu teşekkül, Türk Milliyetçiler Derneği idi. Gönderilen davet
mektubunu, böyle bir mitinge iştirâk edemiyeceklerini belirten bir yazı ile
cevaplandırmalarını, ancak nefret hislerimize lâyık bir hareket olarak
hatırlatırız. 18 Mart 1952 de Çanakkale kahramanlarını anmak için yapılacak
törenin hazırlık çalışmalarında, bu derneğin Ankara şubesi başkanı Sami
Yavrucuk’un ‘Böyle bir günde Atatürkün kabrini ziyarete lüzum yoktur. Atatürkün
Çanakkale muharebelerindeki hissesi nedir?’ şeklindeki sözlerini milletimizin
dikkatine arzederiz. […] Nihayet Malatya hâdiselerinden sonra fikrine
başvurulan mezkûr Dernek başkanı Isparta milletvekili Sait Bilgiç’in şu
sözlerini kayda değer bulduğumuzu söylemeliyiz: ‘Biz Kemalist, Memalist
değiliz. Türk Milliyetçisiyiz. Sâdece, üyelerimizin M. Kemale hürmetleri
vardır.’ Dernek olarak Atatürkten mutlaka ve ısrarla Mustafa Kemal diye bahsetmeleri,
O’nun kurtuluş hareketimizi ruhlarda ve kafalarda tamamlıyan yapıcı ve yaratıcı
devlet adamı vasfını inkâr gayretinin eseridir. Şu birkaç örnek bile açıkça
göstermeğe yeter ki, bütün irticaî ve yıkıcı hareketlerde, bu derneğin
üyelerinin izleri ve eserleri vardır. Bütün bunları münferit hâdiseler olarak
mülâhaza etmenin imkânsızlığına işaret etmek gerekir. Kendilerine Türk
milliyetçileri diyen bu kimselerin, eğer bu toprakları samimiyetle ve aşkla
seven insanlarsa, Atatürke sadece hürmet değil, tükenmez minnet borçları olmak
gerektiğini hatırlatmak yerinde olur. Öz ve temiz Türk milliyetçiliğinden
nasipsiz ümmet tüccarları, bu vatanı suyun ötesi, berisi diye tefrike çalışan
karanlık ruhlu yobazlar, her kıpırdanışta, karşılarında Türk Yüksek Tahsil Gençliğinin
sağduyusunu ve onun kudretli mümessili Türkiye Millî Talebe Federasyonunun
sağlam hüviyetini bulacaklardır.” (<i>Vatan</i>,
12.12.1952, ss. 1 ve 7)<o:p></o:p></span></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm;"><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">Hiç şüphesiz, Yalman’ın, gazetesinde manşet yaptığı -Türk
Milliyetçiler Derneği’ne müteveccih- bu ithâmlar, efkârıumûmiyede ve resmî
makâmlar üzerinde büyük têsîr icrâ etmiş ve TMD’nin bütün Şûbelerine 23 Ocak
1953’te kilit vurulup 4 Nisan 1953’te de sudan bir esbâbımûcibeyle
feshedilmesinde mühim bir âmil olmuştur. Böylece, Ayasofya Dâvâsı, pek faâl̃
bir genclik kitle teşkîl̃âtının desteğinden mahrûm kalmıştır. Allâh’a şükür ki
seneler sonra da olsa, bu boşluğu Millî Türk Talebe Birliği doldurmuştur!<o:p></o:p></span></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm;"><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">*** <o:p></o:p></span></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Necip Fazıl’ın kaleminden aynı “Münâfıklık nümûnesi”<o:p></o:p></b></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Rahmetli Necip Fazıl’ın,
mecmûasının “Dedektif X Bir” sayfasında “(Vatan)cı” başlığıyle neşrettiği
makâlesini de, hem bu Münâfık seciyeyi vukûfla târif etmesi, hem de 1951’de (ve
müteâk̆ib senelerde) Mütehakkim Zümreyle Müslümanlar arasında cereyân eden
büyük çatışma hakkında bir fikir vermesi bakımından buraya dercetmeyi muvâfık
buluyoruz. Bu ik̆tibâsımız da, Başgil tarafından, “İrtica Yaygarası”
başlığıyle, bir nevi beyânnâme mâhiyetinde kaleme alınmış makâlenin, hangi
şartların ve hangi haletirûhiyenin mahsûlü olduğunu anlamıya yardımcı olacaktır:<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“(Vatan)cı… <o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Bugün, Türk topluluğunun başlıca şuur ve
şahsiyet mihrakı mukaddesat ve milliyet temayüllerine irtica yaftasını basan ve
bu mevzuda en çirkin tahrikleri yapan Ahmet Emin… […] <o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Bugün Türk istiklâl ve inkılâbının en şanlı
koruyucusu geçinen ve icabında bir Başbakan veya hükûmet kadrosunu devirmeğe
muktedirmiş gibi müteazzım ihtar ve davet üslûpları içinde lâf eden Ahmet Emin…
[…] <o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Sırasına göre komünizma, sırasına göre
liberalizma, sırasına göre materyalizma, sırasına göre idealizma, fakat daima
Siyonizma dostu Ahmet Emin… […] <o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Herkesin çok iyi bildiği ve bin kere
tekrarladığı [üzere], 1918-19 Mütareke yıllarının Osmanlı İmparatorluğuna tam
bir tasfiye ve ölüm tertip ettiği günlerde Türkün istiklâlini müzayedeye
çıkaran iflâs masasının mübaşirlik ve münadilik rolünü üzerine almış ve bizi
Amerikan mandası altına sokmak yolunda elinden geleni yapmıştı. […] <o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“O, şu kadar yüzyıl evvel bir kere döndü ve
“dönme” oldu; artık her vasıtaya müracaat ederek Türkü yıkmak mevzuunda
plânından hiç dönmez. Kendisini 1919’dan 1951’e kadar hep aynı yolda yürümüş
“sabit kadem” bir kahraman olarak takdim ederiz.” (<i>Büyük Doğu</i>, 7.
yıl, 59. sayı, 8 Haziran 1951, s. 3; ayrıca, Milletimize <i>Revâ Görülen Kültür Jenosidi </i>kitabımız 2014: 255-256)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>