Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (87)

-----

<p><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-02-02 at 15.34.51.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-02-02 at 15.34.51.jpeg"></span></p><p>(<i style="color: rgb(192, 0, 0); text-indent: 0cm;">Komünizme Karşı Mücadele</i>, 1.8.1950, yıl 1, sayı 1) (Kitantik; 26.12.2022)</p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Türk Milliyetçiler Federasyonu Umûmî Reîsi rahmetli (Avukat) Bekir Berk’in “Türk Milliyetçileri! Komünizme karşı birleşiniz ve çarpışınız!” şiârıyle 1 Ağustos 1950’de neşre başlıyan, on beş günlük <i>Komünizme Karşı Mücadele; Milliyetçi Siyasî Dergi</i>’si, 1 Mart 1951 târihli nüshasında, rahmetli Başgil’in “İrtica Yaygarası” başlıklı makâlesini tam metin hâlinde neşretmişti. “İrticâ Yaygarası”, nâr-ı beyzâ gibi neşriyât yapan Mecmûaya çok uygun düşmüştü. Muharrir kadrosunda, Nureddin Topçu, Mehmet Kaplan, Ârif Nihat Asya gibi çok kıymetli isimler vardı&hellip; (Mukaddes Dâvâmızın her zaman şükrânla, hayırla yâdedeceğimiz bu fikir mücâhidlerine Allâh’dan rahmet niyâz ediyoruz.)<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">***&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Tam da bir Hak̆îkat̃ Mücâhidinden bekleneceği şekilde, Hak̆îkat̃ aşkıyle, cel̃âdetle, ihtisâsıyle beslenen sağlam bir muhâkemeyle, selis ve çok têsîrli bir üsl̃ûbla kaleme alınmış, Yalman’ın ve Kemalist Propagandanın hiç olmazsa bâzı yalanlarını nâr-ı beyzâ şiddetiyle yakıp kül eden, Kemalist Rejimin çirkin yüzünün bâzı hatlarını da teşhîr eden bu târihî makâlenin daha iyi anlaşılması için, onu tam metin hâl̃inde nakletmeden evvel, –makâlenin atıfta bulunduğu- bir-iki husûsa işâret etmemiz l̃âzım:<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Menderes Hük̃ûmetini elinde kukla gibi oynatmak istiyen, l̃âkin bu emelinde muvaffak olamıyan Yalman, bu sefer de, onu düşürmek için harekete geçmişti<o:p></o:p></b></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Mustafa Kemâl̃’in izni, teşvîk̆i, mâlî desteğiyle tekrâr gazete nâşirliği ve muharrirliğine başlıyan Yalman, Cemâat̃inden ve Cemâat̃inin müttefîk̆lerinden de aldığı cesâretle, alabildiğine şımarmış, kendini dev aynasında görmiye başlamış, yürüttüğü g̃ûyâ “İrticâ aleyhdârı kampanya”ya il̃âveten, mütekebbir ve küstâh bir tavırla, Menderes Hük̃ûmetine istikâmet vermiye çalışıyordu. İstediği netîceyi alamayınca da onu düşürmek için faâliyete geçmişti. Bu bâbda, sık sık, efk̃ârıumûmiyeyi zehirliyecek sûrette müfsidâne neşriyât yapmaktaydı. “Menderes Çekilmelidir!” başlıklı makâlesinden ik̆tibâs edilmiş aşağıdaki pasaj, onun bu hadini bilmez tavrına bir misâl̃dir:<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Menderes çekilmelidir!<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Artık açıkça söylemek zorundayız ki Adnan Menderes, Samet Ağaoğlu ve Tevfik İleriyi hâvi bir hükûmet, millete bir huzur ve emniyet hissi veremez.<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Adnan Menderesin hürriyet mücadelesi devrinde memlekete büyük hizmetleri dokunmuştur. İstikbalde de kendisinden hizmetler beklenir, fakat bugünkü dünya ve memleket buhranları karşısında hükûmetin başında kalmak için icab eden şartlara sahip değildir.<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Bu şartlar altında Adnan Menderesin kabine reisliğinde kalmasında ısrar etmek; kendisine karşı da, memlekete karşı da hiç doğru olamaz. Zaten bugüne kadar Adnan Menderes tamamiyle&nbsp; şahsî bir idare devam ettirmiş ve Demokrat Partinin kül halinde iktidar mevkiinde tam bir imtihan geçirmeğe başlamasını geciktirmiştir. <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“(Ahmet Emin, bundan sonra tecrübeli bir devlet adamının idaresinde kurulacak yeni kabinede Şemseddin Günaltay, Ali Fuat Cebesoy ve Hamdullah Suphi gibi şahsiyetlerin yer almalarını temenni ederek yazısına son vermektedir.)” (<i>Akşam</i>, “Sabah Gazeteleri Ne Diyor?”, 29.3.1951, s. 2’den naklen) <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Münâfıklığın ne menem şey olduğunu anlamak için, Yalman, en dikkat̃e şâyân nümûnedir <o:p></o:p></b></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">İşbu 1951 senesinin sonlarında, <i>Milliyet</i> gazetesinde intişâr eden bir haber-makâle de, hem Yalman’ın bu küstâh teşebbüsünü bahis mevzûu ediyor, hem de o zamânlar tekrâr Menderes lehinde yazmıya başlıyan Yalman’ın kaypak, Münâfık seciyesini ortaya koyuyor: <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Başbakanla sekiz saatlik bir konuşma yaptığını söyliyen Vatan Başmuharriri, bu konuşmanın tafsilâtını anlatan dünkü yazısında, hayranı olduğunu söylediği Menderes’le dargın olmanın ıstırabı yüzünden ‘az kalsın intihar edecektim&hellip;’ diyerek haletiruhiyesini ifşa etti.<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Vatan Başyazarı Ahmet Emin Yalman, gazetesinin dünkü sayısında ‘Başbakanla sekiz saatlik iki konuşmanın intibaları’ adlı bir sayfa dolduracak kadar uzun bir yazı yazmıştır. <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Malûm olduğu üzere Ahmet Emin Yalman beş altı ay evvel Adnan Menderes’i Başbakanlıktan düşürmek üzere şiddetli bir mücadeleye girişmiş, birçok başmakaleler yazarak aylarca hücumda bulunmuş, Başbakanın ne müstebitliğini, ne mütegallibeliğini, ne diktatörlüğünü bırakmış, Menderesin devrilen şeflik sistemini ihyaya çalıştığını, etrafına hep halâskârlar topladığını, keyfî idareden hoşlandığını, böyle bir zihniyetle memleketin felâkete doğru yollandığını yazarak ve Demokrat Parti iktidarının devrilmesini temin için Partinin Meclis Grupu içinde 61 ler adını taşıyan bir hizbi ayrıca takviyeye girişerek gazetesinin ve kendisinin bütün ikbal ümitlerini bu Grupun kırmızı oylarına, bu oylarla Menderesi devirmelerine rabtetmişti. İlh&hellip;” (“Ahmet Emin Yalman intihar mı edecekti?”, <i>Milliyet</i>, 4.12.1951, ss. 1 ve 7)<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Samet Ağaoğlu: “Daha (27 Mayıs’ın) İhtil̃âl̃ Mahkemesi işe başlamadan, (Darbecilerin yakın dostu) Yalman’ın gazetesinde, asılacak olanların isimleri yazılıyor, resimleri çıkıyor”<o:p></o:p></b></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Hak̆îkat̃en, -Yahûdice ismi nedir bilmediğimiz- şu “Ahmet Emin” Yalman, Münâfıklığın ne menem şey olduğunu anlamak için en dikkat̃e şâyân nümûnedir. Menderes Hük̃ûmetlerinde Başvekîl Muâvinliği, Çalışma ve Ticâret Vekîllikleri gibi vazîfeler deruhde eden Samet Ağaoğlu’nun şu müşâhedeleri de bu nümûneyi târif ediyor:<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“&hellip;1950’den sonra Yalman Demokrat iktidarın akıl hocalığı rolünde. Başta rahmetli Menderes, partinin ve iktidarın ileri gelenlerine durmadan yol gösteriyor, ta dış politikaya kadar. Bazı devletlerin Ankara’daki elçilerine Menderes’ten sonra kimlerin Başbakan olabileceği üzerinde tahminler yapıyor. Zaman oluyor Bakanlar Kurulu’nun adeta koltuksuz bir üyesidir, zaman oluyor şu veya bu sebeple, şu ve bu çevreden gelen şikâyetlerin kusurunu Menderes’in yakın arkadaşlarına yüklüyor, Menderes’i onların yanlış yollara götürdüğünden yakınıyor. Bir gün bakıyoruz: meselâ Milliyetçiler Derneği’den [bu çalışmamızda tafsil̃âtlıca bahis mevzûu ettiğimiz Türk Milliyetçiler Derneği’nden] şikâyetçidir, bir gün bakıyoruz: meselâ, falan bakanı bu derneğin himayecileri olarak göstermekte. Uzatmayalım, nihayet 27 Mayıs geliyor. Darbecilerin yakın dostudur Yalman. Daha sözde Adalet Divanı denilen ihtilâl mahkemesi işe başlamadan Yalman’ın gazetesinde asılacak olanların, içlerinde ben de varım, isimleri yazılıyor, resimleri çıkıyor. Mahkemeler başlıyor, Ahmet Emin Yalman dinleyiciler arasında, dudaklarında gülümseme, yüzlerimize bakıyor.” (Samet Ağaoğlu, “Tanıdığım Gazeteciler”, <i>Dünya</i>, 9 Mart 1977, s. 2; ayrıca, <i>Milletimize Revâ Görülen Kültür Jenosidi</i> kitabımız 2014: 253) <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%;">Rahmetli Şehîd Başvekîl, “Allah beni Ahmet Emin’le dost olmaktan korusun!” niyâzında bulunmakta ne kadar haklı imiş! (Bu sözü bizzât Yalman naklediyor: <i>Vatan</i>, 31.3.1951) <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>