Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (79)
-----
2023-01-25 00:00:00
<p><b style="text-indent: 0cm;">Birçok Mâbedimize ve
Ayasofya Câmii’ne yapılan zulüm</b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; line-height: 115%;">Müellif, makâlesinde
zikrettiği –hakîkaten ibretâmîz olan- vâkıaların sonunda, Athenagoras’ın,
Yunanistan’ın, Ortodoks Âleminin Türk Milletine müteveccih küstahça tavır ve
taleblerine, “Türkiye’nin Müslüman olduğunu ve Müslüman kalacağını” haykıran
rahmetli Adnan Menderes’i, “derhâl̃, Ayasofya minârelerinden Ezân seslerini
âfâka yükseltmek” sûretiyle cevâb vermiye dâvet ediyor:<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"> “…(Halk
Partisinin diktatörlük devrinde,) bazı camiler kokmuş deri deposu, yahud dans
salonu yapılırken, bazı minareler bir gece içinde yerle yeksan edilirken
Ayasofya minarelerinde de ezan sesleri susturuldu. Cami duvarlarındaki Allah,
Muhammed ve ashabı kiram yazılı levhalar indirildi. Bizans resimleri, putları
meydana çıkarıldı. Secdegâhlara heykeller dolduruldu. Müslümanların orada namaz
kılmaları menedildi. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir nazîri olmıyan muazzam ve
nefis levhalar cami dışına atılmak istenildi. Fakat kapıdan çıkmadığı için
parçalanarak çıkarılmağa karar verildi. Bu kadar canavarlığa cesaret
edilemeyince cami içinde bir kenara atıldı. <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>“Vaktâ ki Halk
Partisi’nin bir çeyrek asırlık istibdâd ve Küfür kalesi sernig̃ûn oldu,
Ayasofya’yı tekrâr câmi yapmak için bir millî teşebbüs doğdu”<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Vakta ki İslâm mâbedlerine bu zulmü reva gören Halk
Partisinin bir çeyrek asırlık istibdad ve küfür kalesi sernigûn oldu, bu
hıristiyanlaştırma teşübbüsü de akamete uğradı. Yıkılan, gasbedilen bütün
hürriyetler arasında din ve vicdan hürriyetinin boğazındaki zincirler de
sökülmeğe başlayınca Türk milletinin kanı pahasına fethettiği ve beş asır ezan
ve tekbirlerle doldurduğu bu İslâm mâbedinde tekrar ezan seslerinin yükselmesi
için millî bir teşebbüs vukua geldi. Fakat kara küfür taassubunun kızıl maskeli
yerli misyoner gazetecileri derhal vaveylâya başladılar. Böyle bir taleb ve
temennide bulunanların ‘kafalarının ezilmesini’ isteyecek kadar cür’et ve
küstahlık gösterdiler. [Milletimize yönelik bu hadsiz kînin başlıca temsîlcisi
Ahmet Emin Yalman’dı…] <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Diğer taraftan Ayasofyanın ezan sesleri hakkında bir
şiir yazan hamiyetli milliyetçi gençler de savcılık tarafından takibata maruz
kaldı. <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Hük̃ûmetin Ayasofya
Câmii için millî teşebbüsü tenkîli, Ortodoks Kilisesini şımarttı<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Bu ahvalden cür’et alan bir takım Rum palikaryaları
gazetelere mektublar göndererek Ayasofyanın kiliseye tahvilini istediler. Bizim
kara ve kızıl küfür taassubu misyoner gazeteciler bu hususta Patrik Athenagoras
ile mülâkatlar yaptılar. Ayasofyanın camilikten çıkarılıp müze yapılması
‘ayırıcı değil, birleştirici iyi bir hareket’ olduğunu ona söylettiler ve
neşrettiler. <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Öte taraftan Efeste mevhum bir Meryem ananın kabri
icad olunarak orada bir hıristiyan karargâhı kurmak üzere Papa tarafından
milyonlar tahsis edildi. Bizim sözde lâik matbuat idaresi de gazetecilerden ve
resmî zevattan mürekkeb büyük bir hey’etle Efese gidip orada merasimi mahsusa
ile resmiküşadını yaptı. Birçok müslüman mâbedleri harabe halinde iken, Efesin
ve Efese giden yolların tamirine on binlerce liralar tahsis olundu. Ve
sarfedildi.<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Çok geçmeden Patrik Athenagoras metropolidlerden,
papazlardan mürekkeb bir heyetle ve kemali tantana ile Ankaraya gitti. Merasimi
mahsusa ile karşılandı. Büyük bir devlet sefiri gibi izzet ve ikram gördü. O kadar ki sağına
Diyanet Reisini, soluna da Cumhurbaşkanını alarak resimler çektirildi.
Athenagoras siyasî beyanatlarda bulundu. Kendi görüşile hükûmet görüşü arasında
mutabakat bulunduğunu beyan edecek kadar yüksek konuştu. Ondan sonra Başbakan
İstanbula gelerek Patrikhaneyi ziyaret etti. Karşılıklı nutuklar söylendi.
‘Asırlardanberi Patrikhanenin beklemiş olduğu mes’ud günün geldiğini’ Patrik
cenabları bütün cihana ilân etti.<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Hük̃ûmetin Rum
Kilisesi ve Yunanistan’la dostâne temâslarının arkasından Enosis talebi geldi<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Bunu müteakib Yunan Kralı ve Kraliçesi Türkiyeyi
ziyaret etti. Onlar da büyük merasimle karşılandı, muazzam tezahürat
gösterildi. Kral ve Kraliçe ve maiyeti erkânı Ayasofyayı, Patrikhaneyi ve
kiliseyi ziyaret ettiler. Göğüsleri haçlı, belleri zünnarlı Patrikhane
papaslarının kara şapkalı ve kara cübbeli resimleri, türlü türlü pozlarda,
bütün gazetelerimiz tarafından büyük bir sempati ile neşredildi. <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Kral ve Kraliçe Atinaya avdet eder etmez Kıbrısın
Yunanistana ilhakı hakkında muazzam bir miting yapıldı. Sabah erkenden bütün
kiliseler tarafından çanlar çalınarak halk harekete davet olundu. Bütün
mağazalar, dükkânlar kapandı. Papazlar şiddetli nutuklarla Kıbrısın ilhakını
istediler. Buna karşı yine bizim kara küfür taassubu misyoner gazeteciler âdet
yerini bulsun diye birkaç kelime ile gûya bu hareketi tenkid ettiler, amma
hakikatte millî heyecanı uyuşturmağa çalıştılar. En ufak islâmî bir harektte
velveleler koparan bu gazeteler papazların bu hurucunu çok soğukkanlılıkla
karşıladılar. [Fihak̆îka, “Ebedî” ve “Millî Şefler”in can ciğer dostları
Venizelos da (Girid’deki Türk jenosidinin kumandanı Venizelos!), Türkiye,
aramızdaki dostluğun bir nişânesi olarak Kıbrıs’ı bize vermelidir, diyordu:
“Kıbrıs meselesinde bir kısım Türk dostlarımızın tavır ve hareketinden hakikî
bir elem duymaktayım. Yunanistan ve Türkiyenin münasebatı iki memleket için
hayatî bir değer taşır. Bizi bağlayan sıkı dostluk bağları sapasağlam
durmaktadır. Bu dostluk hiç bir mesele ile haleldar olmaz ve zehirlenemez,
zehirlenmemelidir. Çünkü eğer Kıbrıs, ümit ettiğimiz gibi, ileride Yunanistanın
olursa, bu, dost Türkiye için tehlike teşkil edemez. Bu mevzuda, Yunanistana
ait ve Anadolu sahillerine daha yakın başka adaların mevcut olduğunu ve bu
adaların hiç bir suretle iki memleket arasında ihtilâf sebebi teşkil etmediğini
hatırlatmağı kâfi görüyorum.” (<i>Akşam</i>,
7.3.1951, ss. 1 ve 2) Öyle ya, Türk jenosidiyle kurulan, Türk jenosidiyle
genişliyen Yunanistan’a, değil Kıbrıs’ı ve -10 Şubat 1947 Pâris Muâhedesiyle
peşkeş çekilmiş- Anadolu Adalarını, İstanbul’u ve bütün Anadolu’yu versek de
azdır!] <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Enosis talebi,
Ayasofya’nın kiliseye tahvîli talebiyle birleşti<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“İşte bir zincirin yekdiğerine merbut halkaları gibi
birbirine bağlı bu hâdiselerin tevalisi Rum ortodoks kilisesine büyük bir
cür’et ve cesaret verdi. Kara küfür taassubu kabardı, şahlandı. Ve tecavüze
geçti. Âdeta bir ültimatom şeklinde Ayasofyanın kiliseye tahvilini Türk
Hükûmetinden istedi. <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Yunan <i>Akropulos</i> gazetesi: “Ayasofya’yı kilise
yaparak Atatürk’ün ink̆il̃âbını tamâmlayınız!”<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Kudurmuş kara küfür taassubunun taleb ve teliflerine
tercüman olan Atinada münteşir Akropulos gazetesi beş sütunluk bir başmakale
neşretti. Bu makaleden naklolunan şu parçaları dikkatle okuyalım:<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">‘Samimiyete ve namuskârlığa aykırı soğuk bir düşünce
ile hareket etseydik, Ayasofyanın iadesi hakkındaki talebimizi desteklemek için
tarihî, dinî ve hukukî sebebler ileri sürebilirdik. Fakat bu sebebleri
unutuyoruz, reddediyoruz. İnkılâbcının [Mustafa Kemâl̃’in] yüksek ve çok önemli
jestini hatırlıyoruz ve dostluğumuzun esaslaştırılmasını istiyoruz. Ayasofyanın
Elen kilisesine iadesi, vukubulan büyük inkılâbın [Kemalist İnk̆il̃âbın] en
parlak tezahürü olacaktır. […]<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Yunan nesilleri, […] Ayasofyanın yine bizim olacağı
hülyasiyle beslenmişlerdir. […] Kraliçemiz bu tarihî ve pek şanlı kiliseyi müze
olarak ziyarette tereddüd etmemiştir. Acaba krallarımız, onu Ortodoksluğun
mâbedi olarak ziyaret etseler ne olacaktı? Resmî Türk ricali Patrikhanemizi
ziyaret etmemişler midir? Bu hâdise dostluğun en yüksek tezahürü olarak selâmlanmıştır.
[…]<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Dostlarımızı Ayasofyayı bize iade etmeğe davet
ederken, […] dostluğumuzun en yüksek tezahürünü bahşetmelerini ve Atatürkün
eserini tamamlamalarını istiyoruz. İlh…’ […] <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>