Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (76)
-----
2023-01-22 00:00:00
<p>Tıb Doktoru Fethi
Tevetoğlu’nu (İstanbul, 31.1.1916 – Ankara, 27.11.1989, Samsun Asrî Mez.), en
azından bizim neslimiz, daha ziyâde Komünist İdeloji ve İhtil̃âl̃ci Hareketine karşı verdiği
kıyasıya mücâdele ile hatırlar: Türkiye’nin pek çok şehrinde teşkîl̃âtlanmış olan Türkiye
Komünizmle Mücâdele Derneği’nin faâliyetleri, Antikomünist risâleler, kitablar,
beyânnâmeler, beyânâtlar, mitingler… Antikomünist neşriyâtı arasında en fazla emek
mahsûl̃ü ve şâyân-ı
istifâde olanı, <i>Türkiye’de Sosyalist ve
Komünist Faaliyetler (1910-1960) </i>isimli kitabıdır (Ankara: Ayyıldız
Matbaası, 1967, 24 cm, 720 s., resimli). (Bizim de gencliğimizden beri her
zamân istifâde ettiğimiz pek kıymetli bir araştırma kitabı… Kıymetli, şâyân-ı
istifâde; l̃âkin
her kitab için de bahis mevzûu olduğu gibi, tenk̆îdî zihniyetle mütâl̃aa edilmek şartıyle!)</p><p class="MsoNormal" align="left"><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left">Tevetoğlu’nun bir başka
vasfımümeyyizi, Türklük sevgisini, asabiyetcilik (şovenlik) derecesinde ifrâta
götürmesiydi; bu, onun, bizim noktainazarımızdan, en fazla tenk̆îd edilebilecek
cephelerinden biridir. Biz Müslümanlar, hiçbir zaman, milliyet veyâ
kavmiyetimizi (bizim için Türklüğümüzü) Müslümanlığımızın önüne geçiremeyiz.
Şahsıyetimizin asıl mayası, Müslümanlık, ikinci derecedeki unsuru,
milliyetimizdir. Müslümanlıktan tecerrüd etmiş veyâ Müslümanlığın önüne
geçirilmiş bir Türklük hiçtir, kof bir kelimeden ibârettir; kezâ Arablık,
Farslık, Kürdlük, Arnavudluk, ilh… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left">Fazlasıyle şâyân-ı tenk̆îd bir başka cephesi
ise, Antikomünist mücâdelesinde, (Materyalizm ve İsl̃âm düşmanlığı üzerine
kurulu) Kemalizmi de kendine mesned etmesi, hil̃âf-ı hak̆îkat̃ olarak, Kemalizmi ve
Şefini, (neredeyse âşik̃âr diyebileceğimiz
Kemalizm-Komünizm yoldaşlığı vâkıasına rağmen) Komünizm düşmanı bir çehreyle
takdîm etmesidir. (Kemalizm-Komünizm yoldaşlığı hakkında pek çok vesîka için, <i>Türkçenin
Istılâh Mes'elesi ve İdeolojik Kaynaklı Sapmalar -“Öztürkçe Dayatmasıyle
Fransızcalaştırılan Resmî Dil- </i>isimli kitabımızın
-Ankara: Kurtuba Yl., 2013- husûsen 122-215. sayfaları ile <i>Yeni
Söz</i>, 2.12.2018/74; 1.7.2019/280; 13.7.2019/292; bâhusûs
22-27.7.2019/301-306; 31.8.2019/339; 3-4.9.2019/342-343; 5-18.10.2019/374-387;
14-21.12.2019/444-451’e mürâcaat edilebilir.)
<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Tevetoğlu,
15 Haziran 1951’de efk̃ârıumûmiyeye
ulaşan târihî ehemmiyeti hâiz makâlesinde de, Milletimiz nâmına, Ayasofya
Bizans Müzesi’nin tekrâr Câmie ifrâğ edilerek Fâtih’in mukaddes vasıyetine
riâyet edilmesi talebini haykırırken, mâatteessüf, ona bu zul̃mü revâ görenleri
es geçmiştir. <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-01-21 at 16.17.21.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-01-21 at 16.17.21.jpeg"></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">(<i>TBMM Albümü, 4. Cilt: , 1960-1983</i>,
Ankara: TBMM Yl., Haz. 2010, s. 1723)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">1961 il̃â 1973 senelerinde Senatör sıfatıyle
siyâsî faâliyetlerine devâm eden Tıb Dr. Fethi Tevetoğlu’nun muhtasar
tercümeihâl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̃</span>i… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Ömrünü en
büyük düşman bildiği Komünizmle kıyasıya mücâdele ederek geçirdi; ne yazık kı
Millî Değerlerimizi en fazla tahrîb eden ideolojinin Kemalizm (dîğer tâbirle
katıksız Frenkcilik) olduğunu göremedi!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Haziran
1951’de <i>Sebilürreşad</i>’da neşredilen
makâlesi, Ayasofya Dâvâsının târihçesinde çok kıymetli bir mevk̆ii hâizdir. Bu makâlesinde, Fâtih Mehmed
Han’ın emânetine hıyâneti takbîh ediyor ve Şânlı Feth’in 500. Seneidevriyesi
günü, Feth’in başlıca remzi olan Ayasofya Câmii’nin, büyük mânevî tahrîbâta
mârûz kalmış Milletimizin mânevî dirilişine vesîle olacak şekilde tekrâr
açılmasını taleb ediyordu… (Allâh, Millî Dâvâlarımıza hizmeti geçen herkesden
râzı olsun ve hatâlarını mağfiret buyursun! Hepsini şükrânla, rahmetle
yâdediyoruz! Tenk<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̆</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">îdlerimiz, hatâların tekerrür etmemesi maksadıyledir!)<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;">*** <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Tevetoğlu’nun makâlesindeki en
al̃âka çekici fikir, Ayasofya’nın, Şânlı Feth’in beş yüzüncü seneidevriyesinde ve mânevî dirilişimize
vesîle olacak şekilde tekrâr câmie tahvîl edilmesi olsa gerekdir:<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Benim için millî bayram günlarimizin en makbulü: 29
Mayıstır. Zira 29 Mayıs, 23 yaşında bir Türk Fatihinin Bizans gibi koca bir
İmparatorluğu yeryüzünden silerek dünya tarihini böldüğü bir gündür. 29 Mayıs,
Türkün ve Müslümanın güldüğü, düşmanın ve kâfirin öldüğü gündür.<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>“29 Mayısı, Türkün
ve İslâmın en ulu bayram günü olarak tanımalıyız!”<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Baştan başa şanla dolu tarihimiz içinde, yalnız kendi
ölçü ve çerçevemizde değil, bütün dünyaca kabul edilmiş bir günümüz daha yoktur
ki 29 Mayısa denk olabilsin. Asla küçümsemediğim birçok millî büyük günlerimiz
vardır. Fakat bunların hiçbiri mânâ ve değer bakımından 29 Mayısla
ölçülemezler. <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“498 yıldanberi bu en büyük millî ve tarihî günümüzün
kadrini, kıymetini bilmemişizdir. Demokrasi çağı, milletimiz için gerçekten
millî bir devir ise, 500 üncü Yıl’da bu muazzam günü ona yakışacak şekilde
kutlamaya hazırlanmalı ve ondan sonra olsun, 29 Mayısı, Türkün ve İslâmın en
ulu bayram günü olarak tanımalıyız.<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b> “Yüzyıllardan beri Şimâl̃ ayısının iştâhını
kabartan, hırsını gıcıklıyan yeg̃âne yer, Türkün Boğaz’ı, Boğaz’daki İstanbul ve
İstanbul’daki Ayasofya’dır”<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Bu mutlu günü, değerine yakışır bir ihtişamla
kutlarsak, Türk ve İslâm dünyasının dışında kalan bütün milletleri
gücendiririz, gibi saçma bir fikir ileri sürülebilir.<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"> “Fakat bunu,
ancak Moskofları memnun edeceğini umarak Türk milliyetçilerini tabutluklarda
işkence ile ezmiş, yüzlerce Türk esirini Moskoflara teslim etmiş ve buna
karşılık Türkiyedeki komünistleri korumuş, millî ahlâk ve vicdan sahibi olmıyan
zavallılar, Türkün ve İslâmın düşmanları düşünebilirler. Millî tarihini bilen
ve seven tek bir Türk bu fikre sahip
olamaz. [Tevetoğlu, bu sözleriyle, “Millî Şef”i kasdediyor… 3 Mayıs 1944
Türkcülük Hâdisesi sebebiyle tevk̃îf edilip işkence görenlerden biri de rahmetli
Tevetoğlu idi ve on bir ayını, Kemalist Rejimin l̃ânetli zindanlarında
geçirmişti. Dîğer tesbîtleri de bir vâkıadır…] <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Koca Fatih, güzel İstanbulu, 498 yıl önce bugün
milletimize armağan ederken, bir Bizans papazı, -karısı Bizans prensesi olan-
Moskof Çarı İvan’a: ‘Birinci Roma çökmüştü, ikinci Roma olan İstanbul da çöktü.
Üçüncü Roma Moskovadır ve bir dördüncü Roma yoktur’ diyerek onu büyük millî ve
dinî dâvalarına dâvet ediyordu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>