Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (75)
-----
2023-01-21 00:00:00
<p><b style="text-indent: 0cm;">“Dönmeler Şâhı
Yalman! Çatlasan da, patlasan da Ayasofya’nın minârelerinden ilâhî nidâlar
duyulacak!”</b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Sinan Omur, <i>Hür Adam</i>’ın 6 Şubat 1951 târihli
nüshasında, dîğer millî dâvâlarımız gibi Ayasofya Dâvâsına da sâhib çıkmış ve
manşetten “Ayasofya, Hiç Olmazsa Cuma ve Dinî Günlerde Cami Olabilmelidir!”
şeklinde bir talebde bulunmuştu. (<i>Hür
Adam</i>’ın Ayasofya Dâvâsından bahseden nüshalarına ulaşamadık; bu bilgiyi
İslâmcı Dergiler Projesi’nin İnternet Sayfasından naklediyoruz.) <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;"><i><span style="color:
windowtext">Hür Adam</span></i>’ın Pera Mezat’ın
İnternet Sitesinden ulaşabildiğimiz 2 Mayıs 1952 târihli nüshasının birinci
sayfasında, Sinan Omur’un, Ayasofya Dâvâsını bir kerre daha manşete taşıdığı
görülüyor. Bu def’a, Dâvâya, Ayasofya’nın Bizans Müzesi olarak kalmasını
istiyen Ahmed Emin Yalman’a ateş püskürerek sâhib çıkıyor:<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Türklerin Kahramanlık
Âbidelerini Düşmanlara Peşkeş Çeken Dönmeler Şahı Ahmet Emin Yalman! Sen kimin
tahrikiyle ve hangi ajanların hesabına vatan hâini Nazım Hikmeti kurtarmak için
uğraştın; nasıl kaçtı? Çatlasan da, patlasan da Ayasofya eski ihtişamına
kavuşacak, minarelerinde[n] ilâhî nidalar duyulacak!” <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Aynı
nüshanın birinci sayfasında, Ayasofya Dâvâsı üzerinde duran ikinci bir makâle
daha dikkat̃i çekiyor: “Ayasofyayı Camii Yapalım mı? Yapmıyalım mı?”… (Ne yazık
ki bu makâlelerden başlıklarından fazlasını nakledemiyoruz!) <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-01-20 at 15.09.49.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-01-20 at 15.09.49.jpeg"></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="line-height: normal;"><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">(Peramezat.com)<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;"><i>Yeni Söz</i>’de tefrikası takrîben iki sene süren
(ve tamâmlanamıyan) “Mustafa Kemal’in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesi” başlıklı vâsi
araştırmamızın 3 Ağustos 2019 târihli 313. Tefrikasında, bu vesîka hakkında şu
îzâhatta bulunmuştuk: <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">1950’li
senelerde Sinan Omur tarafından neşredilen <i>Hür
Adam</i> gazetesi, 2 Mayıs 1952 târihli nüshasında, ömrü boyunca, “İrticâ”
yaftasıyle İsl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̃</span>âm
düşmanlığı yapan, Fâtih Sultan Mehmed’in ve ordusunun Milletimize mukaddes
emâneti olduğu hâl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">de, “Totaliter Şef” tarafından, 1935’de, inadına (halefi “Millî
Şef”in tâbiriyle) “Bizans Müzesine” çevrilen Ayasofya Câmii’nin aslî hüviyetine
kavuşturulmak istenmesini “irticâî” bir hareket olarak takdîm eden Ahmed Emin
Yalman’a şiddetle hücûm ediyor ve Komünist lideri Nazım Hikmet’in hapishâneden
kurtarılmasındaki rolünü hatırlatıyordu… […]
Bu haykırışın üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti; fakat Milletimiz,
Mütehakkim Zümrenin tegallübünden kurtulamadığı için, Ayasofya Câmii’ne yapılan
hakâret hâl</span><span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̃</span>â bertaraf
edilebilmiş değil… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Elhamdülill̃âh, Ayasofya, -her ne kadar bâzı
zincirleri duruyorsa da- bir bütün hâl<span style="font-size:10.0pt;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">̃</span>inde, artık esâretten kurtulmuş bulunuyor!
O hakâretin intikâmı ise, ancak o hakâreti yapan Jenosidci Totaliter İdeoloji
–en azından resmî hayâttan- tamâmen tardedildiği zaman alınmış olacaktır! Bunun
için de, evvel<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̃</span>â, bu
ideolojinin ve mes’ûl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">lerinin –bu maksadla teşkîl edilecek- bir İnsan Hakları
Mahkemesi huzûrunda muhâkeme edilmeleri l</span><span style="font-size:10.0pt;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">̃</span>âzımdır!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;">*** <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b><i>Sebilürreşad</i></b><b>’da
Ayasofya Dâvâsı<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">1950’li senelerde, Eşref Edib
Fergan merhûmun <i>Sebilürreşad</i>
mecmûasının altı nüshasında Ayasofya Dâvâsının bahis mevzûu edildiği görülüyor:<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 15 Haziran1951, V/105: 69-70;<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 15 Nisan 1952, V/125: 387, 398-399 (Bu
nüshada bahis mevzûu olan, Türk Milliyetçiler Derneği’nin 18 Nisan 1952 târihli
“Ayasofya” Beyânnâmesidir; ondan, bu Dernekle alâkalı ara başlığımızın altında
bahsedeceğiz);<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 15 Temmuz 1952, VI/130: 72-74;<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 1 Ekim 1952, VI/136: 172;<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 15 Mayıs 1955, VIII/197: 350;<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 1 Haziran
1955, VIII/199: 382-383.<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>15 Haziran 1951: Ayasofya Dâvâsında
mühim bir adım; Dr. Fethi Tevetoğlu’nun gür sesli makâlesi<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Gökmenoğlu’nun –Ayasofya’ya
câmi hüviyetinin iâde edilmesi l̃âzım geldiğine dâir- “Millî Şef”in müstebid
ik̃tidâr devrinde yazılmış yumuşak üsl̃ûblu makalesinden üç sene sonra, yine <i>Sebilürreşad</i>’da (Mecmûanın 15 Haziran
1951 târihli nüshasında), bu def’a, gür sesli bir makâle görüldü: Bu, rahmetli
Fethi Tevetoğlu’nun “Beş Yüzüncü Yılı Karşılarken Ayasofya Câmiimiz” başlığını
taşıyan, -aşırı derecede- heyecânlı, hamâsî ve taaruzî bir üsl̃ûbla kaleme
alınmış makâlesiydi… (Makâlede, Ayasofya’nın Minâreleri ve devâsâ Hat Levhaları
hakkında bâzı bilgi hatâları varsa da, bunlar, Makâlenin esâsına gölge
düşürmüyor…) <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>