Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (75)

-----

<p><b style="text-indent: 0cm;">“Dönmeler Şâhı Yalman! Çatlasan da, patlasan da Ayasofya’nın minârelerinden ilâhî nidâlar duyulacak!”</b></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Sinan Omur, <i>Hür Adam</i>’ın 6 Şubat 1951 târihli nüshasında, dîğer millî dâvâlarımız gibi Ayasofya Dâvâsına da sâhib çıkmış ve manşetten “Ayasofya, Hiç Olmazsa Cuma ve Dinî Günlerde Cami Olabilmelidir!” şeklinde bir talebde bulunmuştu. (<i>Hür Adam</i>’ın Ayasofya Dâvâsından bahseden nüshalarına ulaşamadık; bu bilgiyi İslâmcı Dergiler Projesi’nin İnternet Sayfasından naklediyoruz.) <o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;"><i><span style="color: windowtext">Hür Adam</span></i>’ın Pera Mezat’ın İnternet Sitesinden ulaşabildiğimiz 2 Mayıs 1952 târihli nüshasının birinci sayfasında, Sinan Omur’un, Ayasofya Dâvâsını bir kerre daha manşete taşıdığı görülüyor. Bu def’a, Dâvâya, Ayasofya’nın Bizans Müzesi olarak kalmasını istiyen Ahmed Emin Yalman’a ateş püskürerek sâhib çıkıyor:<o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Türklerin Kahramanlık Âbidelerini Düşmanlara Peşkeş Çeken Dönmeler Şahı Ahmet Emin Yalman! Sen kimin tahrikiyle ve hangi ajanların hesabına vatan hâini Nazım Hikmeti kurtarmak için uğraştın; nasıl kaçtı? Çatlasan da, patlasan da Ayasofya eski ihtişamına kavuşacak, minarelerinde[n] ilâhî nidalar duyulacak!” <o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Aynı nüshanın birinci sayfasında, Ayasofya Dâvâsı üzerinde duran ikinci bir makâle daha dikkat̃i çekiyor: “Ayasofyayı Camii Yapalım mı? Yapmıyalım mı?”&hellip; (Ne yazık ki bu makâlelerden başlıklarından fazlasını nakledemiyoruz!) <o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-01-20 at 15.09.49.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-01-20 at 15.09.49.jpeg"></span></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="line-height: normal;"><span style="font-size:10.0pt; color:#C00000">(Peramezat.com)<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;"><i>Yeni Söz</i>’de tefrikası takrîben iki sene süren (ve tamâmlanamıyan) “Mustafa Kemal’in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesi” başlıklı vâsi araştırmamızın 3 Ağustos 2019 târihli 313. Tefrikasında, bu vesîka hakkında şu îzâhatta bulunmuştuk: <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">1950’li senelerde Sinan Omur tarafından neşredilen <i>Hür Adam</i> gazetesi, 2 Mayıs 1952 târihli nüshasında, ömrü boyunca, “İrticâ” yaftasıyle İsl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:#C00000">̃</span>âm düşmanlığı yapan, Fâtih Sultan Mehmed’in ve ordusunun Milletimize mukaddes emâneti olduğu hâl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt; color:#C00000">de, “Totaliter Şef” tarafından, 1935’de, inadına (halefi “Millî Şef”in tâbiriyle) “Bizans Müzesine” çevrilen Ayasofya Câmii’nin aslî hüviyetine kavuşturulmak istenmesini “irticâî” bir hareket olarak takdîm eden Ahmed Emin Yalman’a şiddetle hücûm ediyor ve Komünist lideri Nazım Hikmet’in hapishâneden kurtarılmasındaki rolünü hatırlatıyordu&hellip; [&hellip;]&nbsp; Bu haykırışın üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti; fakat Milletimiz, Mütehakkim Zümrenin tegallübünden kurtulamadığı için, Ayasofya Câmii’ne yapılan hakâret hâl</span><span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:#C00000">̃</span>â bertaraf edilebilmiş değil&hellip;&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Elhamdülill̃âh, Ayasofya, -her ne kadar bâzı zincirleri duruyorsa da- bir bütün hâl<span style="font-size:10.0pt; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;color:#C00000">̃</span>inde, artık esâretten kurtulmuş bulunuyor! O hakâretin intikâmı ise, ancak o hakâreti yapan Jenosidci Totaliter İdeoloji –en azından resmî hayâttan- tamâmen tardedildiği zaman alınmış olacaktır! Bunun için de, evvel<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:#C00000">̃</span>â, bu ideolojinin ve mes’ûl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt; color:#C00000">lerinin –bu maksadla teşkîl edilecek- bir İnsan Hakları Mahkemesi huzûrunda muhâkeme edilmeleri l</span><span style="font-size:10.0pt; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;color:#C00000">̃</span>âzımdır!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;">***&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b><i>Sebilürreşad</i></b><b>’da Ayasofya Dâvâsı<o:p></o:p></b></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">1950’li senelerde, Eşref Edib Fergan merhûmun <i>Sebilürreşad</i> mecmûasının altı nüshasında Ayasofya Dâvâsının bahis mevzûu edildiği görülüyor:<o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 15 Haziran1951, V/105: 69-70;<o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 15 Nisan 1952, V/125: 387, 398-399 (Bu nüshada bahis mevzûu olan, Türk Milliyetçiler Derneği’nin 18 Nisan 1952 târihli “Ayasofya” Beyânnâmesidir; ondan, bu Dernekle alâkalı ara başlığımızın altında bahsedeceğiz);<o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 15 Temmuz 1952, VI/130: 72-74;<o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 1 Ekim 1952, VI/136: 172;<o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 15 Mayıs 1955, VIII/197: 350;<o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">- 1 Haziran 1955, VIII/199: 382-383.<o:p></o:p></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>15 Haziran 1951: Ayasofya Dâvâsında mühim bir adım; Dr. Fethi Tevetoğlu’nun gür sesli makâlesi<o:p></o:p></b></p> <p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Gökmenoğlu’nun –Ayasofya’ya câmi hüviyetinin iâde edilmesi l̃âzım geldiğine dâir- “Millî Şef”in müstebid ik̃tidâr devrinde yazılmış yumuşak üsl̃ûblu makalesinden üç sene sonra, yine <i>Sebilürreşad</i>’da (Mecmûanın 15 Haziran 1951 târihli nüshasında), bu def’a, gür sesli bir makâle görüldü: Bu, rahmetli Fethi Tevetoğlu’nun “Beş Yüzüncü Yılı Karşılarken Ayasofya Câmiimiz” başlığını taşıyan, -aşırı derecede- heyecânlı, hamâsî ve taaruzî bir üsl̃ûbla kaleme alınmış makâlesiydi&hellip; (Makâlede, Ayasofya’nın Minâreleri ve devâsâ Hat Levhaları hakkında bâzı bilgi hatâları varsa da, bunlar, Makâlenin esâsına gölge düşürmüyor&hellip;) <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>