Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (64)
-----
2023-01-10 00:00:00
<p><b style="text-indent: 0cm;">Kemalist Totaliter Rejimin Adliye
Vekîli Mahmut Esat: “Bütün (Kemalist) İnk̆il̃âbların en esâslı hedefi, mâzîyi
yıkmaktır!”</b></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">Aslında, rahmetli Osman Turan’ın bir müşâhid sıfatıyle tesbît ettiği
vâkıayı, Kemalist Totaliter Rejim, bütün dünyâya îl̃ân etmekden çekinmiyordu.
1927 senesinde, Hük̃ûmeti nâmına, tercüme yoluyle Avrupa’dan ik̆tibâs edilen
l̃aik kânûnlar (bilhassa İsviçre’den ithâl̃ edilen Medenî Kânûn) hakkında Alman<i> Neue Freie Presse</i> (Noye Fraye Presse)
gazetesine mül̃âkât veren Adliye Vekîli Mahmut Esat (Bozkurt)’un beyânâtı buna
belîğ bir misâl̃dir. Onun beyânâtını, CHP-Devlet’in nâşiriefk̃ârı <i>Hakimiyeti Milliye</i> (bil̃âhare <i>Ulus</i>), 14 Eyl̃ûl̃ 1927 târihli
nüshasında, aynen neşretmişti. Mahmut Esat, söze şu tesbîtle başlıyor:<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">“Bütün İnk̆il̃âbların en esâslı hedefi, mâzî ile
hesâbları kesmek ve mâzîyi yıkmaktır. Türk İnk̆il̃âbının en mühim vazîfesi de,
bu sebeble, mâzîyi en son bak̆iyesine kadar söküp atmaktır. Bizim, mâzînin
seyyiâtı ile al̃âkamız kalmamıştır. Kânûnlarımızda onların düşünce ve
usûl̃lerine yer yoktur. Biz, onları, en bîamân düşmanlarımız gibi, Memleketin
en ücrâ köşelerine kadar kovalıyarak imhâ eyledik. Onların bekâyâsı, yerin
dibine gömülmüştür. İlh…” (<i>Sebilürreşad</i>,
Aralık 1959, XII/298: 376-377’den naklen)<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;"><b>“Ya İstanbul’un dört bir tarafında
nedense hiçbir al̃âkaya l̃âyık görülmiyerek kendi hâl̃lerine bırakıldıkları
için günden güne harâb olmakta, çökmekte bulunan kıymetli târihî yapılara ne
diyelim?”<o:p></o:p></b></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">Kandemir, röportajında, bu sâhada mütehassıs olduğu anlaşılan bir
“dost”uyle berâber gidip gezdiği “Eski Haseki Mektebi” ile “Sinan Paşa
Medresesi” hakkındaki intibâlarını anlatıyor. Bunlardan birincisi, Mîmâr
Sinan’ın, ikincisi de –onun yetiştirdiği- Mîmâr Dâvud Ağa’nın eseridir. Hiç
şüphesiz, bunlar, Kemalist kültür jenosidi siyâsetinin kurbanı sayısız Müslüman
eserinden sâdece iki nümûnedir. Röportajı aynen ik̆tibâs ediyoruz:<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">“İHMAL KURBANI ABİDELER… KIYMETLİ ESERLER DEĞİL,
UÇSUZ BUCAKSIZ HARABE… <o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">“ETRAFIMA BAKTIM VE İSTANBULUN ORTASINDA BİR MEZBELE
YUVASI HALİNE GETİRİLMİŞ BU ESKİ SAN’AT ESERİNİN KARŞISINDA UTANDIM…<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">“Dünkü yazıma başlarken [Kandemir, bir gün evvel neşredilen
röportajının bir kısmında (<i>Cumhuriyet</i>,
10.12.1937, s. 5), Bâyezid Câmii’nin dört sene evvel kurşun levhaları sökülen
yarım kubbelerinde, başlanan tâmirâtın tamâmlanmaması sebebiyle hâsıl olan
tahrîbâtı anlatıyor…], önümdeki resimleri gören bir dost, merak edip
onların hikâyesini dinledikten sonra, acı acı gülerek:<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">‘- Şükret ki, dedi, Beyazıd camiinin kubbeleri,
ihmalci ellerin açtıkları rahnelerden sızan sulara dört yıldır dayanabilmişler…
Ya İstanbulun dört bir tarafında nedense hiçbir alâkaya lâyık görülmiyerek
kendi hallerine bırakıldıkları için günden güne harab olmakta, çökmekte bulunan
kıymetli tarihî yapılara ne diyelim…’<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">‘- Bana biraz mübalâğa ediyorsun gibi geliyor.’<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">‘- İstersen yaın sana onlardan birkaçını
gösterebilirim.’<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">“Dün bu dostla, sözleştiğimiz saatte yola çıktık.
Beyazıd, Aksarayı arkada bıraktık, Haseki hastanesini geçtik ve sağlı sollu
eski taş duvarların birbirini takib ettiği bir uzun tarih dehlizinin
çeşmelerini, sebillerini, kubbelerini, minarelerini, türbelerini aşarak büyük
bir kapının taş kemeri altında mola verdik.<o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12.75pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">‘- Haseki imaretleri…’ dediler. <o:p></o:p></p>
<p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; background-image: initial; vertical-align: top;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-01-09 at 16.03.35.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-01-09 at 16.03.35.jpeg"></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: normal;">(<i>Cumhuriyet</i>, 11.12.1937, s. 5) <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: normal;">Kandemir’in
“İhmâl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">̃</span> Kurbanı
Âbideler” başlıklı röportajının baş kısmı…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: normal;">*** <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>