Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (59)
-----
2023-01-05 00:00:00
<p>Bittabi, -bu muhâkemeye
nazaran- Ayasofya’ya tekrâr isl̃âmî hüviyetinin iâde
edilmesini taleb eden Müslümanlar da “taassub yılanı”nı temsîl etmiş oluyorlar
ve onların da başını ezmek l̃âzım geliyor!</p>
<p class="MsoNormal" align="left">Buna mukâbil, Müslümanların
Mâbedini (bir numaralı Hak Sâhibi tarafından ebediyen câmi olarak vakfedilmiş,
ayrıca bütün Müslümanların da üzerinde hak sâhibi olduğu Ayasofya’yı), onların
rızâsı hil̃âfına, onları tepeliyerek “Bizans Müzesi”ne tahvîl
etmek, “taassub”, “tesâmühsüzlük (<i>intolérance</i>)”,
ceberûtluk olmuyor, Vicdân Hürriyetini ayaklar altına almak olmuyor, yüz
milyonlarca insanı tahkîr olmuyor!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left">Hak̆îkaten, birbiriyle âdetâ
Münâfıklık yarışı yapan bütün bu kalemler ibretle okunuyor:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>Yalman’a göre de, “Kemalist Türkiye”,
dünyâda bir L</b><b>̃</b><b>aiklik rehberi<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“…Osmanlı imparatorluğu çöktükten sonra mukadderatına sahip,
canlı, zinde bir Türkiye yeniden kuruldu. Bu Türkiye, lâyikliğin ve tesamühün
en yüksek derecesini bir rüya halinden çıkardı. İnsanlık için canlı bir
hakikat, umulmaz bir nimet haline koydu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>“Büyük Şef”in “geniş dehâsı”,
“Taassubun, Hil</b><b>̃</b><b>âl</b><b>̃</b><b>-Salîb kavgasının bir al</b><b>̃</b><b>âmeti olan Ayasofya’yı” “Bizans Müzesi”ne tahvîl etmekle, “Taassubun en
mühim sil</b><b>̃</b><b>âhını yok etti”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Asırlarca müddet hilâl ve salip kavgasını körükliyenler;
Ayasofyayı bu kavganın bir alâmeti, bir bayrağı diye ileri sürmüşlerdi.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Atatürkün geniş dehası, bu muhitlerin en mühim silâhını yok
etti. Yeni Türkiye, yüzlerce milyon insan arasında kavga bayrağı diye
kullanılan eski Bizans mabedini, bugün insanlığın benimseyeceği bir ilim ocağı
haline koydu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Hilâl ve salip kavgasını bir emperyalizm silâhı şeklinde
körükliyenler, en çok Balkanlarda at oynatmışlardı. Balkan milletlerini kendi
menfaatleri namına birbirlerine saldır[t]ırken, bizim aleyhimizde bütün dünyada
kin ve husumet havası yaratmak için hep bu silâhı kullanmışlardı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Dün hilâl ve salip kavgasının bir bataklığı haline indirilen
zavallı Balkanlarda, bugün Balkan Birliğinin cenneti kuruldu. Düne ait her iz,
her duygu silindi. Çalışkan Balkan milletleri, birbirlerine olan yakınlığı,
kardeşliği, gaye birliğini bir daha unutmıyacak şekilde öğrendiler ve barışın
en güzel bir binasını insanlık hesabına el birliğiyle kurdular. [Münâfık Kalem,
bunları, -Balkanlar dâhil, bütün dünyâda- çılgınca Cihân Harbine hazırlanılan
bir devirde yazıyor!]<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Bu güzel manzaralar karşısında hilâl ve salip kavgası
yılanının bir daha baş kaldırmıyacak şekilde geberdiğini farzetmek hakkımızdı.
Meğer öyle değilmiş. Bu yılanı kucağında ısıtan bir taraf zuhur etmiştir: Bu
taraf ta Milletler Cemiyeti muhitidir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Türkiye, Cenevrede Milletler Cemiyetinin sinesinde vücut
bulan bir taahhüdün yerine getirilmesi için uğraşırken, karşısında Milletler
Cemiyetinin mümessillerini buluyor. Bu mümessiller, eski hilâl ve salip
kavgasına mahsus nikapları takınıyorlar, asırlardanberi tanıdığımız mahut
silâhları kuşanıyorlar. Hatayda […] insanları birbirlerine karşı tahrik
ediyorlar, sonra propaganda yemi diye kullanmak maksadile bunlar arasında
vakalar çıkarmaya uğraşıyorlar.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>“Osmanlı İmparatorluğu câhil
Pâdişâhların elinde uyuştuğu zamânlarda taassub yılanı için meydan serbestti”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Bu oyunlar ancak karanlıkta yürüyebilir. Osmanlı
İmparatorluğu cahil padişahların elinde uyuştuğu, Balkanlardaki gözler (pan) lı
kelimelerin tesirile bağlı kaldığı zamanlarda böyle yılanlar için meydan
serbestti. O zaman emperyalist efendiler, hilâl ve salip kavgasının yılanını
ortaya atar, zavallı insanları biribirine kırdırır, sonra kendi hazırladıkları
ve yaptırdıkları cinayetleri ‘vahşet, zulüm, kıtal’ feryatlarile âleme duyurmak
imkânını ararlardı. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2023-01-04 at 15.53.38.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023-01-04 at 15.53.38.jpeg"></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Mütehakkim
Zümrenin en nüfûzlu sîmâlarından Ahmed Emin Yalman’ın <i>Vatan</i> gazetesinin 10 Kasım 1960 târihli pek ibretâmîz nüshası… (Bu
nüshanın en ibretâmîz tarafı: “20. Asrın Sabatay Sevi’si” yerine koydukları “İl̃âh”larının, “Yaşayan Kuvvet” olarak,
“Anıt-Kabir’deki Umûmî Karârg<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">âhı”ndan Memleketimizi idâreye devâm ettiği vâkıasıyle iftihâr
etmeleri…) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Millî
bekâmızın remzi olan Ayasofya Câmii’nın l<span style="font-size:10.0pt;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">̃</span>aik bir müesseseye çevrilmesini, “Atatürk’ün
geniş dehâsının Hil<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">âl</span><span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000"> ve Salîb kavgasını körükliyenlerin elindeki Taassub sil</span>̃âhını yok etmesi” şeklinde yorumlıyan
Yalman, 27 Mayıs 1960 İhtil<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">âl</span><span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">ini de candan desteklemiş ve gazetesiyle, Cemâat</span>̃iyle onun başlıca âmillerinden biri
olmuştur… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Ayasofya Câmiimizi
bu zihniyet ve ahl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt;
color:#C00000">âktaki insanlar neredeyse bir asır esîr tuttular…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;">*** <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>