Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (47)
-----
2022-12-23 00:00:00
<p><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-22 at 10.48.17.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-22 at 10.48.17.jpeg"></span></p><p>(<i style="color: rgb(192, 0, 0); text-indent: 0cm;">Kurun</i>, 22.11.1934, s.1)</p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Devrin dîğer
gazeteleri gibi, Ayasofya hakkında
Münâfıkça neşriyât yapan (burada 4. sayfasında) -Us kardeşlere âid- <i>Kurun</i> (veyâ <i>Vakit</i>) gazetesinin 22 Teşrînisânî 1934 târihli nüshasının pek
ibretâmîz birinci sayfası… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">*** <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b><i>Kurun</i></b><b>’daki Münâfıkça ifâdeler: “San’at̃ dünyâsı, Mozaikleri
meydana <o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>çıkaran Türklere
derin saygı duyuyor”<o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 12pt; line-height: 115%;">Gazeteler, Ayasofya Câmii’nin
Bizans Müzesi’ne tahvîlini haklı göstermek maksadıyle Münâfıkça neşriyât
yapmakta birbiriyle yarışıyor, bu meş’ûm icrââtı, riyâk̃ârca sırıtarak
“Türklere” atfedediyor, onları g̃ûyâ “san’at̃perverlik ve tolerans sâhibi
olmak” gibi hasletleri sebebiyle harâretle medhediyorlardı… Bunların bir nümûnesi,
Us kardeşlerin <i>Kurun</i> gazetesidir:<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“…[Ayasofya’da üç seneden beri meydana çıkarılmakta
olan] mozayıklar, her hangi yönden bakılsa ve önünden geçtikçe, yürüyen bir
dalga halinde durmaksızın parıldıyarak insanın gözünü alıyor. […]<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Ayasofyanın, Bizans mimarisine göre Narteks denilen
ve bizde ‘son cemaat yeri’ yahut ‘hasır ovası’ adını almış olan iki dış
koridordan birinin yalnız mozayikleri açılmış değil, ayni zamanda mermerleri de
temizlenmişti. […] <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“…Mister Whittemore’a göre, iç büyük kubbenin ortasında,
dışariki tonozların ortasında görüldüğü gibi birbirini katetmiş, büyük mikyasta
iki haç vardır. Bunlar dikkatle deneneek [incelenecek?], sonra icap ederse
açılacaktır. […] <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“İçerisindeki sanat izlerini bugün tam değerlerile
tekrar takdire imkân bulabilen ihtisas dünyası, sanat ve değeri daima tanır
Türklere, her zamankinden daha derin bir saygı duyuyor.” (Hikmet Münir,
“Ayasofyadaki mozayıklar”, <i>Kurun</i>,
22.11.1934, s. 4)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-bottom: 12pt;"><b>Necmeddin Sadak’ın <i>Akşam</i>
gazetesinde de, g</b><b>̃</b><b>ûyâ, Ayasofya Câmii’ni Bizans Müzesi’ne çevirmiş olan “Türkler”,
Münâfıkça pohpolanıyor<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-bottom: 12pt;">Aynı tesbîtimize mesned olan
bir başka nümûne, “Akşamcı” imzâsıyle <i>Akşam</i>’da
intişâr eden “Ayasofya Müzesi” başlıklı fıkradır. Bu fıkrada da, Kemalist
Propagandanın mûtâd tâbiyesiyle, -Totaliter Rejimin dilsizliğe mahkûm ettiği-
Türkler (“Türk vicdânı”) nâmına konuşuluyor, Türkler Münâfıkça pohpohlanıyor,
Ayasofya Câmii üzerindeki meş’ûm ameliyât bir fazîletmiş gibi gösterilerek
onlara mâl̃ ediliyor: G̃ûyâ “Ayasofya mozaiklerinin
tamâmen meydana çıkarılması yolundaki teşebbüse” onlar “müsâade ve müzâheret
etmiş”, onu “bir Bizans Müzesi hâl̃ine koymakta hiç tereddüd
etmemiş, bundan zevk̆ duymuş”, böylece ne kadar “geniş düşünce sâhibi
olduklarını bütün dünyâya haykırmışlar”! Münâfık fıkra, öğürme hissiyle okunuyor:
<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Ayasofya camii müze oluyor. Bu küçük cümle Türkün
geniş ve yüksek düşüncesi, hür vicdanı, müsaadekârlık ruhu hakkında yazılacak
cilt cilt eserlerden çok kuvvetli ve belâğatli bir vesikadır. […]<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt 1cm; text-indent: 0cm;">“Garp edebiyatında pek
haksız yere koyu bir taassup ile itham edilen Türk zannederiz ki Cumhuriyet
devrinin o parlak müsaadekârlık ruhile dünyada bir çok kavimlere ders verebilecek
bir mevkie yükselmiştir. Bu itibarla eski ve yeni Türkiye arasında akıllara
şaşkınlık verecek bir ayrılık vardır ve bu ayrılık yeni Türkiyenin lehinedir.
[…]<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>