Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (44)
-----
2022-12-20 00:00:00
<p>Orası
pek malûm değildir. Fakat, şüphesiz, tarihin en kıymetli eserlerinden olan bu
mozayıkların vaktile badana edilerek kapıtılmış bulunması islâm dini namına
ihtiyar edilmiş çok kaba bir taassup eseri idi. Burası aşikâr bir hakikattir.
Aklımız başımıza geldikten sonra Ayasofya’nın vaktile cehalet ve taassup
badanası altına alınmış olan mozayıklarını biz Türkler, bizzat kendimiz
temizleyip meydana çıkarmağa müsareat etmeli idik. Bunu bize bol ilim ve san’at
âşıkı muhterem bir Amerika’lı yapıyorsa kendisine ancak teşekkür edebiliriz. […]</p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>“Şimdi Ayasofya’ları badanalıyan imparatorluğun yerlerinde yeller esiyor;
şimdi var kuvvetile Avrupa’ya ayak uydurmağa çalışmakta olan bir Türk milleti
vardır!”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Osmanlı
imparatorluğunun kocamış ve kocaman binası dehşetli bir gürültü ile yıkılırken
Türk milleti onun enkazı altında bütün bütün mahvolup gitmekten kendisini zor
kurtardı. Şimdi Ayasofya’ları badanalıyan imparatorluğun yerlerinde yeller
esiyor. Şimdi ortada can havlile kendini zor kurtarabilmiş ve hayatta
selâmet[le] yürümek için var kuvvetile Avrupa’ya ayak uydurmağa çalışmakta olan
bir Türk milleti vardır. Bu milletin nazarında Ayasofya artık mozayıkı badana
altında tutulacak bir mabet değil, belki insanlık tarihinin bütün güzellikleri
meydana çıkarılmak lâzım gelen en yüksek abidelerinden biridir. […] <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>“Bu san’at</b><b>̃</b><b> âbidesinin etrâfını türbeler, medreseler gibi il</b><b>̃</b><b>âvelerle bozmuşuz;
şimdi onu bu müzahrefattan kurtaracağız! Artık Ayasofya dînî bir mâbed olmaktan
ziyâde insânî ve târihî bir âbidedir!”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Biz
Ayasofya’nın yalnız mozayıklarını badanalamakla kalmamışız. Bu san’at
abidesinin etrafını türbelerinden medreselerine varıncıya kadar o yüksek bina
ile münasebet almıyacak bayağı ilâvelerle bozmuşuz. Dünyanın bu sayılı güzel
eseri kadar fena şerait içinde bırakılmış bir san’at abidesine nadir tesadüf
olunur. Amerika’lı âlim mozayıkları temizlerken biz de etraftaki müzahrafatı
[işe yaramaz şeyler; pislik, süprüntü ki onlardan birinin de Ayasofya Medresesi
olduğu görülmüştür] ortadan kaldırarak insanlığa olduğu kadar memleketimize de
şeref olan bu çok yüksek medeniyet eserini Türk’lüğe de şeref verecek bir
vaziyete ifrağ etmiş olalım. Bize düşen vazife budur, onun karşısında bize
yakışabilecek fikir ve hareket budur. Artık Ayasofya dinî bir mabet olmaktan
ziyade insanî ve tarihî bir abidedir.” (<i>Cumhuriyet</i>,
14.11.1932, s. 1)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-19 at 11.00.38.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-19 at 11.00.38.jpeg" style="width: 789px;"></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"> (<i>Cumhuriyet</i>,
14.11.1932, ss. 1 ve 4)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;">“İlme hürmet için
Ayasofya’nın mozaiklerinin ihyâ edilmesi l̃âzım geldiğini” ve
makâlenin sonunda “artık Ayasofya’nın dînî bir mâbed olmaktan ziyâde insânî ve
târihî bir âbide” olacağını haber veren “Yunus Nadi”nin başmakâlesinin hak̆îk̆î müellifi, çok muhtemelen,
bizzât “Mutlak Şef”ti… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left">*** <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>“Yunus Nadi”nin makâlesinin hak</b><b>̆</b><b>îk</b><b>̆</b><b>î müellifi, çok muhtemelen, bizzât
“Mutlak Şef”tir<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left">Makâlenin keskin, mütehakkim, emredici üsl̃ûbu, Müslümanlığa ve Osmanlı
Türküne karşı gayz dolu ifâdeler, g̃ûyâ Türk Milleti adına
konuşma pervâsızlığı, katıksız Avrupaperestliği ve hassaten –Ayasofya Câmii’nin
artık Bizans Müzesi olacağını îmâ eden âmirâne- son cümlesi, onun, bizzât (-Necmeddin
Sadak, Asım Us gibi- kendisine pek yakın bâzı muharrirlerin imzâsıyle
başmakâleler neşretme îtiyâdında olan) Mustafa Kemâl̃’in elinden çıktığının veyâ
onun tarafından dikte edildiğinin al̃âmetidir:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left">“Artık Ayasofya dinî bir mabet olmaktan ziyade insanî
ve tarihî bir abidedir.” <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>