Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (39)
-----
2022-12-15 00:00:00
<p><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-14 at 14.13.12.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-14 at 14.13.12.jpeg"></span></p><p>(<i style="color: rgb(192, 0, 0); text-indent: 0cm;">Cumhuriyet</i>, 5.2.1937,
s. 1)</p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm;">Başvekîl İsmet İnönü, İngiliz
matbûâtında, “Ebedî Şef”in “Ayasofya'yı Bizans âsârına âid bir müze hâline
ifrâğı” ile iftihâr ediyor, Kemalist Rejimin bu siyâseti için onlardan takdîr
bekliyor, haberi manşete taşıyan ve bu makâlenin tercümesini neşreden -Yunus
Nadi (ve Mustafa Kemâl’in)- <i>Cumhuriyet</i>’i
de aynı hissiyâtı paylaşıyor… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">*** <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm;">“Atatürkün
irşadile vücud bulan Türk Tarih Cemiyeti, mesaisini beynelmilel kongrelere
arzetmektedir. Bu husustaki mesai, gerek millî, gerekse beynelmilel bakımdan
çok verimli olmuştur. Bu tetebbular neticesinde, Türk milleti, kendisinin en
eski milletlerden olduğunu anlamış ve bu yüzden kendine olan itimadı ve kültür
aşkı artmıştır. Kültür sahasında, bütün hakikatlerin belli olması için,
Atatürkün Ayasofyayı Bizans âsarına aid bir müze haline ifrağ hususundaki
kararı da gösteriyor ki o, bu gibi işlerde son derece geniş bir düşünce ile
hareket etmektedir.” (<i>Cumhuriyet</i>, 5 Şubat 1937, ss. 1 ve 7; <i>Ulus</i>, 7.2.1937, ss. 1 ve 4, 8.2.1937,
ss. 1 ve 5)<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Bizzât “Büyük Şef”in
“Râdife”si tarafından kaydedilen şu âşik̃âr hak̆îkat̃e rağmen (ki zâten,
Kemalist Rejimin totaliter yapısı dikkat̃e alındığında, bunun başka türlü
olması imk̃ânsızdı), günümüzde, zâlim Bizans Saltanatının yıkılışının ve yerine
İsl̃âm Sul̃h ve Adâletinin kâim olmasının timsâl̃i Ayasofya-i Kebîr Câmi-i
Şerîfi'nin “Tek Adam”ın tâlimâtıyle müzeye çevrilmediğini iddiâ eden (akademik
ünvânlı) “târihçiler” hakkında acabâ hangi sıfatı kullanmalı? (<i>Yeni Söz</i>, 5.2.2019/139; ayrıca, <i>Yeni Söz</i>, 18.1.2020/479)<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>Mes’elenin içyüzünü
daha iyi aydınlatan yeni mâl̃ûmât ve vesîkalar <o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Kemalist Totaliter Rejimin
militan Ateist ve gayr-i millî bünyesinin bir tezâhürü olan bu fâcia hakkında
aşağıya dercedeceğimiz yeni mâl̃ûmât ve vesîkalar, mes’elenin içyüzünü daha iyi
aydınlatacak ve en büyük mârifetleri zihinleri bulandırmak olan Hak̆îkat̃
düşmanlarının çirkin yüzlerini bir kerre daha teşhîr etmiş olacaktır…<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%;"><b>“Mutlak Şef”in
Ayasofya Câmii’ni Bizans Müzesi’ne tahvîl için yardımına mürâcaat ettiği
Whittemore kimdir?<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="margin-bottom: 0.0001pt;">Yukarıdaki
resimle de zaptedildiği vechiyle, Mustafa Kemâl̃’in, 8 Temmuz 1932 günü,
Marmara Köşkü’nde kendisiyle sohbet ettiği Amerikalı Thomas Whittemore (1871 -
8.6.1950), -hayâtı hakkında muhtelif kaynaklardan edindiğimiz mâl̃ûmâta nazaran- gâyet şuûrlu,
bilgili, mücâdeleci bir Hıristiyan misyoneriydi. (Hakkındaki iki kaynak: <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Thomas_Whittemore">https://en.wikipedia.org/wiki/Thomas_Whittemore</a>;
14.2.2022;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left"><a href="https://arthistorians.info/whittemoret">https://arthistorians.info/whittemoret</a>; 14.2.2022) Bilhassa,
Birinci Cihân Har̃bi esnâsında ve sonrasında, (Türkiye’ye düşman cephede
yer almış Ortodoks) Rusya’ya ve (Har̃bden veyâ Bolşevik
mezâliminden kaçan) Rus muhâcirlerine yaptığı büyük yardımlarla dikkat̃i çekiyor. Hayâtının bir
başka bâriz cephesi, (Ortodoksluğun temsîlcisi) Bizans medeniyet ve san’at̃ine karşı duyduğu derin al̃âka ve hayrânlıktır. Bizans
hayrânlığı, onu, 1930’da, “Bizans eserlerini tesbît, muhâfaza, tedk̆îk̆
ve restore
etme” maksadıyle Amerikan Bizans Enstitüsü’nü kurmıya sevk̆ediyor. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>