Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (37)
-----
2022-12-13 00:00:00
<p><b style="text-indent: 0cm;">- 3. Fasıl: SEL</b><b style="text-indent: 0cm;">̃</b><b style="text-indent: 0cm;">ÂNİKLİ MUSTAFA KEMÂL</b><b style="text-indent: 0cm;">̃</b><b style="text-indent: 0cm;">, AYASOFYA CÂMİİ’Nİ NASIL BİZANS MÜZESİ’NE TAHVÎL ETTİ?</b></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Bu başlık altında, üzerinde
durmamız l̃âzım gelen başlıca mes’eleler şunlardır:<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">- Ayasofya Câmii’ni Bizans
Müzesi’ne tahvîl fikir ve mes’ûl̃iyeti Mustafa Kemâl̃’e mi, yoksa başka bir
resmî şahsıyete veyâ müesseseye mi âiddir?<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">- Ayasofya Câmii’ni Bizans
Müzesi’ne tahvîl siyâseti nasıl başladı, nasıl seyretti, ne zamân hedefine
ulaştı, bu siyâseti alenen kimler destekledi, aleyhde bulunanlar oldu mu,
olabildi mi, Müslümanlardan muhâlif bir ses yükselebildi mi? <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; line-height: 115%;">Bilhassa ilk suâl̃e cevâb
vermek için, Uluğ İğdemir’in bir kitabından ik̆tibâs ettiğimiz –büyük vesîka
kıymetini hâiz- bir resimden ve İğdemir’in bir makâlesinden yola çıkacak, bu
mes’ele hakkında, evvelki neşriyâtımızı hatırlatacak, müteâk̆iben Whittemore
üzerinde duracak ve muhtelif mes’eleri ele alarak, dâimâ mevsûk mâl̃ûmât
vererek mevzûu genişletecek, adım adım Ayasofya Câmii’nin nasıl müzeleştirildiğini
tâk̆îb edecek, netîce îtibâriyle, “Resmî Târih”i bir kerre daha nakzeden târihî
hak̆îkat̃leri gün ışığına çıkarmış olacağız… <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin-bottom: 10pt; text-indent: 0cm;"><b><span style="font-size:
14.0pt;color:windowtext">Ayasofya Câmii’nin “Mutlak Şef” tarafından “Bizans
Müzesi” yapıldığı ink̃âr olunabilir mi?<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm;"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-12 at 14.00.43.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-12 at 14.00.43.jpeg"></span></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">(İğdemir
1973: Lev. VII) <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;">*** <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: 115%;"> </p>
<p class="Default" align="left" style="line-height: 115%;"> “Mutlak Şef”in,
Ayasofya Câmii’ndeki Bizans mozaiklerini gün ışığına çıkarıp restore eden
Amerikalı Thomas Whittemore ile sohbet ederken görüldüğü resmin çekildiği
târih, 8 Temmuz 1932’dir. (“Şef”in, Birinci Tarih Kongresi münâsebetiyle
verdiği çay ziyâfetinin târihi…) Ayasofya Câmii’nin “Mutlak Şef”in irâdesiyle
“Bizans Müzesi”ne tahvîl edildiğinin birçok delîlinden biri de, İğdemir’in <i>Cumhuriyetin 50. Yılında Türk Tarih Kurumu</i>
kitabından (Ankara: T. Tarih Kurumu Yl., 1973) ik̆tibâs ettiğimiz bu resimdir.
Elbette onu başka verilerle bir arada mütâl̃aa etmek şartıyle… <o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="line-height: 115%;"> </p>
<p class="MsoNormal" align="left">Bu cümleden olarak, mesel̃â, bahis mevzûu resmi
iftihârla neşreden İğdemir, 27 Kasım 1965 târihli <i>Ulus</i> gazetesinde neşredilen “Ayasofya Müzesi” başlıklı makâlesinde,
kat’î bir ifâdeyle, Ayasofya Câmii’ni “Bizans Müzesi”ne tahvîl edenin Mustafa
Kemâl̃ olduğunu, binâenaleyh, (İl̃âhî bir emre îtirâz
edilemiyeceği gibi) onun bu tasarrufuna da muhâlefet edilemiyeceğini, bu
hükmünün kat’iyen değiştirilemiyeceğini beyân eder:<o:p></o:p></p>
<p class="Default" align="left" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm; text-indent: 0cm; line-height: 115%;">“Ayasofya, 1935 de, Atatürk’ün emriyle müze haline
getirilmiştir. […] Ayasofya Müzesinin ortadan kaldırılmasını düşünmek,
Atatürk’ün anısına ihanet olduğu kadar onun evrensel düşüncelerini hiçe saymak
olur. Türk aydınları böyle bir işi yapamazlar.” (Uluğ İğdemir, <i>Yılların İçinden</i>, Ankara: T. Tarih
Kurumu Yl., 1976, s. 88)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm;"><b>M. Uluğ İğdemir<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="left">İğdemir gibi birinin bu husûstaki şahâdetinin elbette
büyük kıymeti vardır; zîrâ o, (Adana’da kendi neşri olan <i>Türk Sözü</i> gazetesinin 26 Birinci Teşrîn 1935 târihli nüsahasında
“Atatürk Sevgisi” başlığı altında kaleme aldığı başmakâlesinde, “Atatürk,
ilâhlaşmış bir insandır.” sözüyle,) Mustafa Kemâl̃’i alenen ve düpedüz “il̃âh” îlân edecek kadar
fanatik bir Kemalist olmanın ötesinde, “Mutlak Şef”in –sâliklerine- en mühim
emânetlerinden biri olan Tarih Kurumu’nun, başlangıcından îtibâren, –inanılmaz
bir şekilde- 50 sene Umûmî K̃âtibliğini (veyâ
“Başsekreterliğini” ve “Genel Müdürlüğünü”) yapmak gibi bir imtiyâzın sâhibi
olmuştur. Aşağıdaki muhtasar tercümeihâlinden de anlaşılacağı vechiyle, o, efk̃ârıumûmiyenin yakından
tanımadığı “nüfûzlu perde-arkası şahsıyetler”den biridir:<i><o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" align="left">1900’de, Sabataîlerin asırlardır yaygın olarak mesk̃ûn bulundukları Trakya
mıntıkasında, Çanakkale vil̃âyeti, L̃apseki kazâsına bağlı Çardak
nâhiyesinde doğmuş olan M. Uluğ İğdemir’in tercümeihâl̃ bilgilerini, dokuz sene
zarfında (21.4.1973-18.1.1982) “Tarih Kurumu Başkanlığı”nı deruhde eden,
1948-1949’da Ankara Üniversitesi Rektörü, 27 Mayıs İhtil̃âl̃inin Esâs Kânûnunu
(Esâsiye’sini) hazırlıyan Encümen’in Reîsi, İhtil̃âl̃ Meclisi’nde CHP Mümessili,
Fanatik Kemalizmin elkitablarından <i>Atatürk’ten
Düşünceler</i>’in müellifi, Londra Obediyansına tâbi Türkiye Hür ve Kabûl
Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın Mimar Sinan Araştırma Locası müessislerinden
Ord. Prof. Dr. Enver Ziya Karal’ın (Kosova, 1906 – Ankara, 19.1.1982,
Karşıyaka Mez.),
1979’da, İğdemir’in Doğumunun 80. Yıldönümü Merâsiminde îrâd ettiği nutka
medyûnuz. (Başka hiçbir kaynakta tercümeihâl̃ine tesâdüf edemedik.)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>