Ayasofya Câmii'ne "Bizans Müzesi" hakâretinin sahîh târihçesi (13)

-----

<p>&nbsp;</p> <p class="MsoNormal" align="left">L̃âkin, bu takdîrde, bir başka mes’ele baş gösteriyor: “Dilerim Rabbülâlemîn, / [&hellip;] / [onu] / Kılsın hatâlardan emîn!” duâsı, hayâttaki bir zâtın bahis mevzûu olduğuna ve bu vazıyette de, bu destanın, Abdülhamîd Han devrinde söylendiğine işâret ediyor&hellip; Acabâ, mezkûr destanda, Sıbyân Mektebi’nin bânîliği bir gaflet eseri olarak mı ona atfedilmiştir? Veyâ, aynı devirde, Sıbyân Mektebi de ciddî tâmirât ve belki de tâdilât gördüğü, bu çalışmalardan sonra hizmete açıldığı için mi böyle bir ifâde kullanılmıştır?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left">Metinde, “nûş, cûş, g̃ûş, sad, berrîn, Yezdân, hâk̃” gibi bugün unutulmuş Farsça asıllı kelimelerin, “Yezdân-ı Pâk̃, bekçi-i hâk, nakş-ı nig̃âr, gülistân-ı berrîn, mekteb-i irfân, emr-i Hüdâ” gibi izâfî terkîblerin, “âb-ı hayât, leyl-ü-nehâr, bây-ü-gedâ, serteser” gibi tâbirlerin İstanbul halkının günlük konuşma diline mâl olmuş bulunması, hassaten dikkat̃i celbediyor. Bu vesîleyle, “bây-ü-gedâ (zengin-fak̆îr)” tâbirine bir kerre daha dikkat̃i çekmek istiyoruz: Bu tâbirden de anlaşılacağı vechiyle, Mustafa Kemâl̃’in, Fransızcadaki Mösyö ve Madam yerine kullanılmasını emrettiği “bay-bayan” uydurmalarının Türkceyle bir al̃âkası yoktur&hellip; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left">Şimdi şu “bekçi-i hâk̃e nazar kılalım” da bakalım Ayasofya Şadırvanı’nı, o tatlı diliyle, bize nasıl anlatıyor: <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="margin-left: 1cm; text-indent: 0cm; background-image: initial;">“(Uykudan kalk, kahve nûş it [iç] / Bahr-i ummân gibi cûş it [coş] / Söylesin bu bekçi kulun / Şadırvanın <span style="color:#202020">medhin g</span>̃ûş it [dinle]) (Hamdedip Yezdân-ı Pâke / Kıl nazar bu bekçi-i hâk̃e [topraktan, toprak gibi hakîr] / Ayasofya Câmii’nin / Çıktı evsâfı eflâk̃e [feleklere, semâlara]) (Dilerim Rabbülâlemîn / Cümlemize oldur muîn / Hazret-i Abdülhamîd'i / Kılsın hatâlardan emîn) (Hayrâtını nûr eyledi / Âlemi mesrûr eyledi / Ayasofya Câmii’ni / Yeniden mâmûr eyledi) (Etrâfıdır mermer direk / Tahsîn eder ins-ü-melek / Hakkâ ki bu şadırvanın / Görenler, dir çarh-ı felek) (Sahnı meydâna serteser / Ferşini döşedi mermer / Her lülesin [Her musluğu] ağzın açıp / Âb-ı hayâtı bahşeder) (Kubbesinde [kubbesinin altında] bir enginar / Misâl̃inde bir topu var / Ol toptan su revân olup / Havuza akar leyl-ü-nehâr) (Etrâfında dahi vardır / Sanki şekli enginardır&nbsp;/ Üstâdına sad [yüz] âferin / Etrâfı nakş-ı nig̃ârdır) (Her l̃âlesi mesnednişîn [yukarıya oturtulmuş] / Güller, gülistân-ı berrîn [çok kıymetli] / Tahsîn ederdi seyredüp / Ol hâl̃ini nakkâş-ı Çin) (Bahtı müsâid, kevkeb [yıldız] gibi / Su, kandırır teşne [susamış] gibi / Hem yanına kıldı binâ / Sıbyâna nâzik mektebi) (Misli yok devrân içinde / Su çağlar her ân içinde / Tâlim için dolu sıbyân / Mekteb-i irfân içinde) (Emr-i Hüdâ yerin bulur / Bây-ü-gedâ vasfın kılur / Medhin, ne resme söylesem / Hayrât ise ancak bu olur) (Sakfı [tavanı] semâya çekti fer [süs, nûr] / Yoktur kusûru serteser [baştan sona] / Dünyâ ve mâfîhâ [dünyâ içindeki her şeye] değer / Hakkâ ki bu âlî eser) (Yoktur akrânı bir hoş kafes / Seyredenler dediler bes [pes] / Altun ile yaldızlanmış / Üstünde bir telden kafes) (Bin konak yerden sayılır / Her gören ona kapılır / Böyle bir rânâ [güzeller güzeli] şadırvan / Ne yapılmış, ne yapılır)” (Dağlı 1948: 33-34)<o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;"><b>İbret: Heykel ve resim değil, hayrât!<o:p></o:p></b></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">Ayasofya’daki Müslüman eserlerinden bahsettiğimiz bu kısımda, bir nebze duralım ve bunlar üzerinde teemmül edelim: <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 115%; background-image: initial; vertical-align: top;">Bütün bu eserler, Müslüman ecdâdımızın, eser vermek husûsundaki umûmî tavrının tezâhürleridir: Onlar insan veyâ hayvan heykelleri yontmuyor, figüratif insan veyâ hayvan resimleri yapmıyorlar&hellip; Âbidelere, binâlara, türbelere, mezarlara, resmî dâirelere, meydanlara, caddelere kendi heykel veyâ resimlerini koymayı düşünmüyorlar, paralara resimlerini bastırmıyorlar&hellip; Hele ki heykeller, resimler önünde ihtirâm vakfeleri yapmayı, onları çiçekler, çelenklerle süslemeyi akıllarından bile geçirmiyorlar! Büyüklerinin veyâ geçmişlerinin hâtıralarını yâdederken bir dakîka, beş dakîka ayakta durup sük̃ût etmiyorlar; rûhlarına Fâtiha okuyor, hayır-duâ ediyorlar!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; text-indent: 0cm; background-image: initial;"><span style="font-size:10.5pt;font-family: &quot;Helvetica&quot;,sans-serif;color:#333333;mso-no-proof:yes">&nbsp;</span></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; text-indent: 0cm; background-image: initial;"><span><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//iiiii.PNG" alt="iiiii.PNG"></span></span></span></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">(<a href="https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/istanbul/gezilecekyer/ayasofya-muzesi">https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/istanbul/gezilecekyer/ayasofya-muzesi</a>; 6.10.2022)<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" align="left" style="text-indent: 0cm; line-height: normal;">Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin şâheseri: Ayasofya Câmii’nin kubbesinde, 11,3 m kutrunda, celî sülüs üsl<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:#C00000">̃</span><span style="font-size:10.0pt; color:#C00000">ûbuyle, Nûr Sûresi’nin 35. Âyet-i Celîlesinin müdevver hattı&hellip; Müslümanlığa karşı hadsiz bir nefretle dolup taşan Mustafa Kemâl</span>̃, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Reîsi Tevfik Bıyıklıoğlu’na yazdığı 16-17 Ağustos 1931 târihli mektubunda, bu muhteşem yazıyle kaleme alınmış sayfaları, “örümcek Arap yazılı paçavralar” tavsîfiyle tahk<span style="font-size:10.0pt;mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; color:#C00000">̆</span>îr ediyordu! <o:p></o:p></p> <p align="left" style="margin: 0cm 0cm 22.5pt; text-indent: 0cm; line-height: 115%; background-image: initial;">***&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>