Avrupa saraylarında bir osmanlı casusu - Sicilyalı Mehmed Ağa (4)
-----
2023-08-06 00:00:00
<p> Sicilyalı Mehmed Ağa'nın 45 yıl boyunca başta
Fransa sarayı olmak üzere Avrupa'nın değişik saraylarında hafiyelik
faaliyetleri yaptığından daha önceden bahsetmiş ve yazdığı mektupların
ölümünden çok sonra Fransa'da yaşadığı evin yıkılması esnasında döşeme
altlarından ve duvar içlerinden tomarlar halinde çıkınca bulunan bu belgelerin
de Fransızlar tarafından tercüme ettirilmesiyle kitap haline geldiğinden
bahsetmiştik. Mektuplarda yer yer olan anlam kaymaları Mehmed Ağa tarafından
kaleme alınan eski Türkçe metinlerin önce Fransızcaya oradan da İngilizceye
çevrildikten sonra bizim tarafımızdan tekrardan günümüz Türkçesine
çevrilmesinde oluşan hatalardan kaynaklanmaktadır. Bu mektuplardan örnekler
sunmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Yedinci mektup:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Veziriazam hazretlerine;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Basiretin ve ender bulunan
anlayışın sayesinde olan şeylerin bilgisini edindiğine göre, benden gelecekte
olacak şeyleri sana bildirmemi de istedin. Beni gönderdiğin yerde, bu dünyada
hiçbir şeyin senden saklanmaması için en gizli işlere bile nüfuz etmeye
çalışacağım.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Şu anda, Hıristiyanlarla
alakalı rapor edilmeyi hak eden çok az iş var ve Fransa'nın durumu ve kralının
hususiyeti hakkında yeterince bilgilendirildiniz. Sizi aynı zamanda hem
eğlendirecek hem de bilgilendirecek bir mevzu hakkında malumat vereceğimi
umuyorum. Bu krala Adil Henry deniyor. Onun için mutlu biri denemez; çünkü
henüz yerine geçecek bir oğlu olmadığından, krallığında her zaman sorunlu
durumlar olacaktır: Kraliçe'nin müzmin kısırlığı nedeniyle çocuk sahibi
olabileceğine dair bir umut da yok. Kral ondan boşanmaya ve bir başkasını
almaya karar verirse, bu Roma'nın izni olmadan gerçekleştirilemez ve Roma'nın
kardinalleri ve tüm rahipleri, her zaman olduğu gibi, o kadar çok zorluk
çıkaracak ve karar vermeleri o kadar uzun sürecektir ki, Hıristiyanların
yasalarına göre evliliği feshetmek için gerekli kılınan bu rızayı onlardan
almak zor bir mesele olacaktır.</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Kuşkusuz ki bu durum
Hıristiyan krallarını bu şekilde köle ettiği için onlara zordur; ancak bu
onların şeriatının bir tezahürüdür ve bu konunun sizin için bir önemi
olmadığından, sizi daha fazla bununla rahatsız etmeyeceğim. Fransa Kralı'nın
halefinin olmaması İspanyollar için büyük bir avantajdır ve insan Allah'ın bu
milleti Fransızlara düşman olsun diye yarattığını düşünür. Dahası, iki millet
arasında düşmanlık yaratan gizli bir şiddet var gibi görünüyor; bu da
aralarında asla sağlam bir barış olamayacağına dair bir inancı güçlendiriyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Bu bölgelerde bulunduğum
kısa süre içinde burada neler olduğunu, kendilerine yazdığım ve senden hiçbir
şeyi saklamaya cesaret edemeyen kişilerden zaten ögrenmişsinizdir. Önemsiz
şeyleri tekrarlamayacağım; dehanızın büyüklüğü ve işinizin eminliği, sizi
fevkalade olmayan her şeyin çok üstüne çıkardı, bu yüzden olayları abartarak
hiçbir şey hakkında bilgi vermemeliyiz.</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Sizi ne Eski Sale Kenti'nin
alınmasıyla ne de Yeni Kent'teki karışıklıklarla oyalayacağım. Fas Kralı'nın
koruduğu bu kente karşı İngilizlerin savaş gemileriyle giriştikleri düşmanca
eylemleri Afrika kıyılarındaki hafiyeler sayesinde daha çabuk öğrenmişsinizdir.
Bu teşebbüs gayet büyüktü ve burada cesur bir teşebbüs olarak anlatılıyor. Bu
mevzunun detayları idrakinizin enginliğiyle rahatlıkla değerlendirecektir.</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1"> Burada Fransa Kralı'nın Roma'ya mektup yazarak
düşmanlarıyla uzun bir süre silahları bırakmaya karar verdiğini söylediler.
Eğer böyle bir şey olursa, bu dinlenme her iki tarafın kuvvetlerini artırmaktan
başka bir işe yaramayacak, bu da savaşı daha acımasız hale getirebilecektir. Bu
arada, genel bir barış tasarladıkları düşünülüyor, ancak zaman, şu anda tahmin
edemediğimiz şeyi siyasilere gösterecektir. Kralın bulunduğu meclis büyük ve
görkemli. O bir yerde uzun bir süre kalmaz ve Paris'te çok nadiren bulunur;
ordular arasında kampta ya da taşrada eğlencede bulunur. </span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Saray Mensuplarının zekâları
farklıdır, ama savaş ve aşk gibi birbirine çok zıt iki şeye eşit derecede
eğilim duyarlar ve kendilerini her ikisine de büyük bir sebatla vakfederler.
Protestan olarak adlandırdıkları ve krallık için çok fazla huzursuzluğa neden
olan din, bildiğiniz gibi, bu taraftakilerin başlıca dayanağı olan Rochell'in
teslim olmasıyla artık zayıflamıştır. Öyle görünüyor ki, bu kral bizim güçlü ve
kudretli hünkârlarımızı taklit edecek ve devletinde birbirine zıt iki dine izin
vermeyerek, tutumunu sizin tutumunuza göre düzenleyecektir.</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Buna rağmen krallık hâlâ
sorunlarla dolu. Sizin Devlet-i Aliyye’yi yönettiğiniz gibi, Fransa'daki
işlerin dümenini elinde tutan Kardinal Richlieu, denilebilir ki, bir fırtınanın
ortasında görünüyor ve tehlikeden korkmak için yeterince nedeni var; çünkü
Luther ve Calvin'in izinden giden ve onun yıkımından başka bir düşüncesi
olmayan sonsuz sayıda insan var.Bu arada, Fransa'nın gücü çok büyük görünüyor
ve zaman içinde bunun sonsuza kadar artabileceği anlaşılıyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Paşa hazretleri, Eski Çağ'da
Galyalıların neler yaptığını biliyorsun. Onlara Galyalılar denirdi; çünkü
İtalya'yı ele geçirip Roma'yı yağmaladıktan sonra Anadolu'nun ortasına kadar
yerleştiler ve Romalılardan başkası onları yenemezdi; çünkü Roma tanrıları
Romalıların bütün uluslara boyun eğdirmesini emretmişti. Ama şimdi bu eski
Galyalılar artık olmadığına ve bu cesur Romalılar da kalmadığına göre, bu
zamane Galyalıları gücünün sınırlandırılması için yüce Allah'ın sonsuz
rahmetine dua etmeliyiz. Ancak Fransızlar, Philip II'nin ihtiraslarından
bunalıp kaçan bir İspanyol'un, Kralları Henry IV'e öğütlediği şeyi yaparlarsa,
yani Roma ile arasını düzeltmek, denizde büyük bir güce ve bilge, gizli ve
sadık adamlardan oluşan bir meclise sahip olurlarsa belki bu sayede belki bir
gün eski Romalılara eşit olabilirler. Sanırım bu tavsiyeyi veren kişinin adı
Antonio Perez'di.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Her şeyi dikkatle takip
ediyorum, ancak gelecekte çok daha yakından takip edeceğim. Bana öyle geliyor
ki, bu milletin dehası kendini yüceltmek ve sınırlarını genişletmektir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Fransızların yaygın bir
sözü vardır: "Kralların üzerinde onları sınırlayabilecek hiçbir şey
yoktur, Allah dünyanın imparatorluğunu en güçlü olana vermiştir derler. Âdem'in
çocuklarına krallık bırakmadığını, ama onların kendileri için krallık kurduklarını
da eklerler. Kendilerine dünya imparatorluğunu vaat eden bazı kehanetlerle
övünürler. Bunları sana anlatırken, gerçekleşecek olanı değil, sadece onların
söylediklerini sana söylüyorum. Gücümüz oluşmaya başladığında başkalarının bize
karşı beslediği nefretin aynısını burada da besliyorlar; ama Tarihimiz hakkında
bilgi sahibi olan bilge adamlar, Devlet-i Âliyye'den Romalılarınkinden daha
büyük bir hayranlıkla söz ediyorlar ve eğer bu sonuncusu onları parçalara
ayıran iç savaşlar yüzünden yok olduysa, diğeri onları engellemek için
kullanılan büyük tedbirler ve güçlerinin birliği sayesinde büyüyecek ve kendini
koruyacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Paris şehrinin genişliği
hakkında benim sana söyleyebileceğimden daha çok şey biliyorsun. Bana büyük ve
insanlarla dolu görünüyor; ama Konstantiniyye daha büyük ve daha kalabalık.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1"> Henüz tam olarak kavrayamadığım bir millet
hakkında kesin bir yargıya varmazsam beni bağışlayın. Ancak sizi temin ederim
ki Fransızlar aptal değildir ve hiçbir zaman da olmadıklarına inanıyorum.
Yeniliği gösteriş için değil, devletin mantığı için severler ve istikrarlı
olmadıkları zaman, bu kötülük yapmak için değil, iyilik elde etmek içindir.
Diğerleri gibi savaşlarda mutlu ve talihsizdirler; ama önemli olan,
düşmanlarıyla onlardan nefret ettikleri için değil, krallarina itaat ettikleri
için savaşmalarıdır ki bu da ordularındaki büyük disiplinin sebebini ortaya
koyar. Ve üzerinde düşünmeye değer görünen şey, onların krallarına olan
sevgileridir ve bu sevgi onlarda, bizim kanunun emirlerine olan bağlılığımızın
Türklerin kalplerinde var eden en güzel etkiyi var eder. Sizden öğrendiğim bu
karşılaştırmayı kullanıyorum, dünyanın en bilge insanı olan bir kâhinden
duyduğum kadarıyla, kulların efendilerini istekle ya da korkuyla sevmelerinin
pek önemli olmadığı, ona her zaman sadakatle hizmet etmeleri ve her zaman
mütevazi olmaları gerektiğidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Eğer bir gün fark
edilirsem, Babıali'nin bir hafiyesi olduğumu açıklamam gerekip gerekmediğini ya
da hiçbir şey itiraf etmeden ölmem gerekip gerekmediğini bana bildirmekle beni
onurlandırırsınız.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Size ve Devlet-i Âliyye’ye
sürekli saadet ihsan etmesi için en Yüce Olan'a yalvarmayı asla bırakmadan
sözümü bitiriyorum.</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1"> </span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Paris, 1637 senesi 11. ayın
15'i</span><o:p></o:p></p>