banner2

Burak Yılmaz Euro 2016'daki prim krizinin perde arkasını anlattı: Hakkımı helal etmiyorum

Euro 2016'daki prim konusuna açıklık getiren tecrübeli golcü, "Bu prim davasını basına kim ne şekilde verdiyse, benim ağzımdan laflar söylediyse sadece onlara hakkımı helal etmiyorum. Futbolu bıraktıktan sonra bu olayı isim isim her ayrıntısına kadar anlatacağım" dedi.

Spor 29.09.2022, 00:30 29.09.2022, 01:03
Abone ol
Burak Yılmaz Euro 2016'daki prim krizinin perde arkasını anlattı: Hakkımı helal etmiyorum

Türk futbolunun gelmiş geçmiş en önemli golcüleri arasına adını yazdıran; Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da gibi Türk futbolunun 4 büyük lokomotifinde forma giyen Burak Yılmaz, gündeme oturacak açıklamalar yaptı. 

Sosyal medya platformu Twitch'de yayın yapan H-Talks programına katılan Burak, özellikle EURO 2016'daki sansasyonel prim olayı hakkında daha önce bilinmeyen bazı gerçekleri ilk kez dile getirdi. 

"EURO 2020'NİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ KALDIRAMADIK"

A Milli Takımın 2022 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri Play-Off Yarı Finali’nde Portekiz’e 3-1 yenilerek elendiği maçta kaçırdığı penaltı için Burak Yılmaz, "EURO 2020'de oranın büyüklüğünü kaldıramadık. Ben de iyi kaptanlık yapamadım. Orada o reaksiyonu gösteremedik. Bunu kabul etmeliyiz ki gelişebilelim. Çok gereksiz yere pohpohlandık" dedi. 

PRİM KRİZİNİN PERDE ARKASI

Euro 2016'daki prim konusuna açıklık getiren tecrübeli golcü, "EURO2016'da prim 500 bin Euro. Son maçta ben kadrodaydım ama oynamadım. Bana prim yatmadı. Arda Turan kafama vurdu 'Bana bir hediye alırsın karam.' dedi. Selçuk İnan da 'Ona prim yatmadı.' dedi. Arda 'Sen nasıl prim almazsın' diye sinirlendi. Ondan sonra bir şey yaşandı.
Orada sadece ben değil, yardımcı ekipten kimse prim almadı. Orada futbolcular aralarında para toplayıp onlara prim verdik. Bu da olay oldu. Gruptan da çıkamayınca prim kavgası çıktı. Bu prim davasını basına kim ne şekilde verdiyse, benim ağzımdan laflar söylediyse sadece onlara hakkımı helal etmiyorum. Futbolu bıraktıktan sonra bu olayı isim isim her ayrıntısına kadar anlatacağım. Sevdikleri insanları savunanlar, yine aynı şekilde savunabilecekler mi göreceğiz" sözleriyle duyduğu kırgınlığı dile getirdi.

Burak'ın diğer açıklamalarından satır başları:

FATİH TERİM'İN SAKATLIĞI SONRASI GÜLÜŞÜ

"Ben Fatih Terim'in yerinde olsam öyle bir gülüş yapmazdım orada. O an öyle bir durum yoktu. Kaç kişinin önündeyiz. Bana yapılan faul vardı. Neyse konuşmak istemiyorum"
"İkinci Trabzonspor maceram da iyiydi. 25 maçta 23 gol attım. Trabzon'da taraftarla hiçbir zaman problemim olmadı. Benim tepkim 3 kişiyeydi. Hayatım boyunca onları affetmem, hakkımı da helal etmem"

"BEN BEŞİKTAŞLIYIM"

"Ben Beşiktaş ile büyüdüm. Çarşı’ya aşık olarak hep izledim. Canları sağ olsun pek aramız iyi değil ama ben gerçekten Beşiktaşlıyım."

"VER PARASINI ÇOCUK KALSIN"

"Bir tane kardeşimiz mesela kontrat uzatmıyor diye oynamıyor. İsim vermeyeceğim... Bu çocuk 20-21-22 yaşında... Bu çocuğun annesi babası yok mu? Bu çocuğun bakmak zorunda olduğu insanlar yok mu? Ver parasını çocuk kalsın. Bu arada çocuk 1 milyon euro istiyor. Sen ona vermiyorsun, yakın olduğun gazetecilerle basının önüne atıyorsun, ondan sonra çocuk hain oluyor. Onun yerine de gidip yabancı alıyorsun. Ailesi zengin olan adamdan futbolcu olmaz. Futbolcu adam gariban adamdır."

"SİVAS MAÇINDAN SONRA AYRILMAYI KAFAYA KOYDUM"

"Ben Galatasaray'dayken her şey çok iyiydi. Benim kontratım çok yüksekti. Hak etmiştim. Kontratı TL'ye döndür dediler, döndürdüm. İndirim yap dediler, yaptım. Her şeye evet dedim ama yine de yetmedi. Sivas maçından sonra ayrılmayı kafaya koydum. O zaman West Ham'a transfer olacaktım. Çinliler de gelmişti. Menajerimi aradım West Ham'a gidiyorum dedim. Menajerim bana dedi ki, bu Çinliler geldi 1 aydır bekliyorlar. Gidip bari teşekkür edelim dedi. Sonra başkan beni ikna etti ve Çin'e gittim. West Ham'ı arayıp teşekkür ettik. Çin Ligi'nde futbol çok alt seviye. En yakın deplasman 4 saat. Ama yine de Çin'e gittiğim için pişman değilim"

"FENERBAHÇE'DEKİ BAŞARISIZLIĞIM KENDİ SUÇUM"

Fenerbahçe'deyken Aragones'e denk geldim. Çok aksi bir kişilikti. Ben de gençtim sonuçta. Fenerbahçe'de başarısızlığım kendi suçumdu."

3 TEMMUZ SÜRECİ: İKİ TAKIM SARILMALI

"2010-2011 sezonu Türk futboluna çok zarar verdi. O zaman ben Trabzonspor'daydım. Bizim o zaman canımız yandı. Fenerbahçe'nin de canı yandı. Bu konuyu bence artık kapatmak lazım. İki camianın yerinde olsam sarılıp bu konuyu kapatırım. O kadrodan bir tek Burak Yılmaz kaldı. Selçuk gitti, Umut gitti, Jaja gitti, Egemen abi gitti, gitti oğlu gitti, Yattara da gitti. Her saydığım oyuncu 11 oyuncusuydu. O ekibin dağılmasında hata yapıldı."

"TRABZON İÇİN ÖLÜYORDUM"

"Ben Trabzonspor'da oynarken Beşiktaşlı olduğumu söyledim. Trabzonspor için ölüyorum da dedim ki gerçekten ölüyordum. Beni Selçuk İnan hastaneye yetiştirdi. Beyin kanaması geçiriyordum. Bizim karam tayfa olarak küsme diye bir kelime lügatımızda yok. Kötü bir gün olursa her zaman beraberiz. İyi günlerimizde biraz uzak duruyoruz. Uzaktan da olsa gönüllerimiz her zaman bir"

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!