Mahrem belgeselinin harbiyelileri konuştu: Olsa olsa hain olurlar

TRT1'in izleyici ile buluşturduğu Mahrem belgeselinin genç oyuncuları Birhan Tut ve Faruk Pakiş dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Sinema / Dizi 26.08.2021, 16:21 26.08.2021, 17:28
Abone ol
Mahrem belgeselinin harbiyelileri konuştu: Olsa olsa hain olurlar

TRT1, FETÖ'nün karanlık yapılanmasını, TSK'ya sızmasını ve 15 Temmuz'a giden süreci anlatan Mahrem belgeselini 14 Temmuz'da ilk bölümüyle izleyicilerin beğenisine sundu. Belgesel, hem TV'de hem Youtube'da milyonlarca kişi tarafından izlendi. Mahrem belgeselinin oyuncularından Birhan Tut ve Faruk Pakiş, Hamaset.com'a konuştu. Oyuncular, FETÖ'nün gençler üzerine olan etkisine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Mahrem'de Faruk Pakiş Hamza Kaya karakterine, Birhan Tut ise Hakan Yılmaz karakterine hayat veriyor. Projede yer aldıkları için mutluluğunu dile getiren oyuncular, en çok Aydın Çopur'un hikayesinden etkilendiklerini ifade ettiler.

"ÖRGÜT İNSANLARI YALNIZLAŞTIRIYOR"

Hakan karakterinin çocuklukta saf ve temiz bir çocuk olduğunu ancak örgüt tarafından beyninin yıkandığını belirten Birhan Tut, şu ifadeleri kullandı:

"Hakan'ın beyni gerçekten yıkanıyor ve örgüte muhtaç bırakılıyor. Yani örgüt olmasa kesinlikle güçlü bir çocuk değil. Hiçbir yerde hiçbir destekçisi yok. Hiçbir arkadaşı yok. Hatta bir bölümde itirafçı Emrah da söylüyordu, benim hiçbir arkadaşım yok, hâlâ yok, diyordu. Evet, örgüt insanı yalnızlaştırıyor. O çocukları yalnızlaştırıyor ve kendine muhtaç bırakıyor."

"GEÇMİŞTEN GELEN BOŞLUKLARI DOLDURDULAR"

FETÖ'nün temel gayesinin insanları yalnızlaştırmak olduğuna dikkat çeken Faruk Pakiş ise, "İnsanların en hassas olduğu noktalardan vurdular. Mesela zamanında yapılan yanlışlar vardı, başörtülü bir annenin çocuğunun askeriyeye girememesi… Bu adamlar bu tür açıkları, geçmişten gelen bu tür boşlukları bu şekilde doldurdular. İnsanın tabiat olarak en nahif, en özel duygularını suiistimal ettiler. Bu yalnızlaştırmanın temelinde bu yatıyor." dedi.

"SİZDEN OLSA OLSA HAİN OLUR"

Faruk Pakiş, Mahrem'den önce 'Şok Mangaları' tanımını duymadığını ancak yaşananları askeri liseden birkaç arkadaşından bildiğini söyledi. Oyuncu, FETÖ'nün yaptıklarını dinledikçe kendisine garip geldiğini belirterek "Yalnızlaştırma dediniz ya bunların yaptığı en masum şey. Daha neler yapmışlar. İnsan idrak edemiyor. Senaryoda okurken de çekerken de onu görüyoruz." diye konuştu.

Mahrem'de canlandırdığı Hamza karakterinin Fetullahçı komutana "Sizden olsa olsa hain olur" dediği sahneyi hatırlatan Pakiş, "Ben o sahneyi oynadım. Buna rağmen seyrederken etkilendim. Hakikaten ne yapmış adamlar, dedim. Çok travmatik şeylere yol açmışlar insanların hayatında." ifadelerini kullandı. 

"ZAYTUNG HABERLERDEN BİRİ ZANNETTİK"

Birhan Tut, sette kullanılan imitasyon silahlarla ilgili medya kuruluşları tarafından yapılan yalan haberlere ilişkin de konuştu. Tut, "Biz çok güldük o haberleri görünce. Çünkü haberde kullanılan fotoğrafta bizim sanat ekibimiz var, set çalışanlarımız var falan. Bir anda dedik, acaba şaka mı? Şey haberler vardır ya, “zaytung” haberleri gibi bir şey zannettik onu; baya ciddi ciddi bir habermiş." dedi.

"AYDIN ÇOPUR'UN HİKAYESİNDEN ÇOK ETKİLENDİM"

"Mahrem’de FETÖ mağdurlarından itirafçılara gerçek birçok hikâyeyi bir arada seyrettik. Sizi en çok etkileyen karakter veya olaydan bahsedebilir misiniz?" sorusu üzerine Birhan Tut, "Beni Aydın Çopur çok etkiledi. Yani zaten Aydın Çopur’un şehidimiz olduğunu biliyorum. Ama onun hikâyesine bu kadar yakından tanık olmak beni çok etkilemişti. Etkisinden uzun süre çıkamadım." yanıtını verdi.

"AYDIN ÇOPUR ÇOK ŞEREFLİ BİR HİKAYE"

Faruk Pakiş ise en çok etkilendiği karakterle ilgili soruya, şöyle yanıt verdi:

"Karakter olarak… Tabi ki Aydın Abi. Allah rahmet eylesin. Aydın karakteri hepimizi çok etkiledi. Zamanında böyle bir olay yaşıyor. Şok mangalarına giriyor. Mücadele de ediyor ve yani omurgalı bir duruş sergiliyor. Aradan yıllar geçiyor. Başka bir yoldayken yıllar sonra karşılaştığı şey; 2016’da bir darbe oluyor ve onların, kendi düşmanlarının kurşunlarıyla şehit oluyor. Takdir-i ilahi, ne denilebilir ki yani. Bu bir yandan çok acı bir hikâye. Bir yandan da çok şerefli."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!