Yaycı: Savunmada hırsızlara karşı uyanık olmak gerek!

2019'da casusluk çetesinin hedeflediği müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, gerçeklerin ortaya çıkmasına sevindiğini söylerken çok önemli uyarılarda bulundu.

Savunma 25.09.2021, 17:24 25.09.2021, 18:34
Abone ol
Yaycı: Savunmada hırsızlara karşı uyanık olmak gerek!

Savunma sanayiindeki köstebeklere yönelik soruşturmada kritik bilgileri dışarıya sızdırdığı ortaya çıkan emekli Albay Faruk Baytürk'ün 2019 yılındaki notunda "Kurmay başkanı değişmeli" diyerek kastettiği isim, dönemin Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı idi. Baytürk, deniz sonarı ve denizaltı bataryasının yerli imkanlarla üretilemeyeceğini savunurken, bu parçaların Türkiye'de imâli için ısrar eden Yaycı'yı suçluyordu. 

Soruşturma dosyasına girmiş belgelerin Yeni Şafak gazetesinde yayınlanması sonrası Cihat Yaycı, duayen gazeteci Ardan Zentürk'e konuştu. Zentürk'ün Youtube kanalındaki yayınına katılan Yaycı, gerçeklerin ortaya çıkmasından ötürü bir yandan sevinç duyduğunu, aynı zamanda milletin, devletin kaynaklarının çarçur edildiğinin ortaya çıkmasıyla üzüldüğünü kaydetti.


İLGİLİ HABER: Denizde casusluk notları: Kurmay başkan ve teknik başkan gitmeli!


Savunma sanayiine tehdit haline gelmiş bazı yapılanmalara işaret eden Yaycı, gerçekten yerli ve milli imkanlarla üretim yapan firmalara sahip çıkılması gerektiğini söyleyerek, bunun yanında yetkilileri 'yerli ve milli' adı altında dolandırıcılık yapanlar konusunda da uyanık olmaya çağırdı. İşte Yaycı'nın açıklamalarından satır başları...

FETÖ İLE ENTEGRE ÇALIŞIYORLAR

"(Casusluk soruşturmasına ilişkin yayınlanan belgeler) Hem çok üzüldüm hem de çok sevindim, şükrettim. 'Allah doğrunun yanındadır' dedim. Allah kulunun hakkını bir şekilde veriyor. Üzüntü sebebim ise devletim, milletimdir. Devletimin, milletimin parası için çok üzüldüm. Bu çetelerin halen ayakta olmasına, güçlerinin yetmesine çok üzüldüm. Bunların FETÖ ile işbirliği içerisinde olduklarının da görülmesi lazım. Bu casusluk örgütleri sadece sanayi casusluğu örgütleri değil, bunlar FETÖ gibi yapılarla entegre çalışıyor."

"Deniz Kuvvetleri'nde kurmay başkanlık görevine geldiğimde TÜBİTAK'la yürütülen projelerin durağanlıktan çıkıp başka alanlarda işbirliğine yönelmesi için çalışmalar yürüttüm. Sadece o haberde sözü geçen batarya ya da sonar değil, silah, sistem, sensör, makina ne varsa bu konuda yerlileştirmeyi nasıl yapabiliriz diye... TÜBİTAK'ın birçok kurum ve kuruluşla da ilişkisi var; onlardan nasıl istifade ederiz diye TÜBİTAK Başkanı Sayın Hasan Mandal ve TÜBİTAK MAM Başkanı Sayın İbrahim Kılıçarslan'la oturduk konuştuk."

TÜBİTAK'LA YERLİLEŞTİRME GRUPLARI KURDUK 

"İbrahim hoca bu konuda çok istekliydi. TÜBİTAK'ta bir grup kurdu. Ben de Deniz Kuvvetleri'nde bir grup kurdum. Kendi kurduğum grubun başına da Teknik Başkan Tuğamiral Rıza Adanır'ı getirdim. Dışarıdan aldığımız malzemelerin yerli imkanlarla üretilmesi için TÜBİTAK'la karşılıklı temaslar yürüttük. Aylık olarak raporlar hazırlandı, toplantılar yaptık."

"TÜBİTAK MAM Başkanı Kılıçarslan'ın da sonraki dönemde (ben donanmadan ayrıldıktan sonra) istifaya zorlandığını duydum. Teknik Başkan Tuğamiral Rıza Adanır da benim istifamdan iki ay sonra yapılan Yüksek Askeri Şûrâ'da mevcut görevinin altındaki bir birime atandı. Ve ardından emekli edildi."

'ŞARTNAMEYE UYGUNLUK'TA ISRAR ETTİM

"Bazı konulara çok dikkat edilmesi gerekiyor. 'Yerli ve milli' derken, bizim iyi niyetimizi suistimâl edip devleti soymaya kalkanlar var. Mesela 'ben yerli yaptım' diyor ama şartnamedeki isterleri karşılamıyor. Sonra da 'yerli ve milli ürüne engel çıkarılıyor' yaftası yapıştırıyorlar. İstifa etmeme neden olan süreçte de gerçekler ortaya çıkacaktır. Görevdeyken bu konuda emirler yayınlamıştım. Bir: Satın alım komisyonuna kimse baskı ve telkin yapmayacak. İki: Şartnamede belirtilen isterlere uygun olmayan hiçbir mal kabul edilmeyecek. Parası ödenmek suretiyle kamu zararı oluşturulmayacak. Üç: Buna aykırı hareket edenler hakkında kanuni işlem yapılacak. Verdiğim bu emirlerin ardından başıma gelmeyen kalmadı, bu kadar söyleyeyim. Başka da bir şey söylemeyeceğim."

Ardan Zentürk'ün, savunma sanayiine sızmış bu tip yapılanmaları hatırlatarak "Peki bu iş nereye varacak?" şeklindeki sorusuna müstafi Tümamiral Cihat Yaycı şu cevabı verdi:

ÖRÜMCEK AĞI OLUŞTURMUŞLAR

"Yabancı firmaların Türkiye'de kurdukları düzen ve bu oyunun bozulması gerekiyor. Çok ciddi bir örümcek ağı oluşturmuşlar. Ayrıca 'yerli ve milli firma' adı altında devleti soymaya kalkanlar... Gerçek yerli ve milli ürünlerle, firmalarla bunları karıştırmamak lazım. Türkiye'deki pazarını kaybetmek istemeyen yabancı firmaların ve çakma ürünler pazarlayan hırsızların üzerine gidilmesi lazım. Gerçek yerli ve milli firmalara da sahip çıkılması gerekiyor."

"Biz çok şeyler gördük... 'Yerli ve milli yaptık' deyip Çin'den İsrail'den ürün getirip montaj yapan ve bunları getirip 'işte size yerli ve milli ürün' deyip, sonra arızalandığında dışarıya muhtaç olduğumuz birçok şey satmaya çalıştılar. Bunları çok iyi ayırt etmek lazım. Sanayi ve teknoloji istihbaratı alanında gelişmemiz gerekiyor. Artık Türkiye sanayileşen, teknolojisini geliştiren bir devlet. Dolayısıyla bizim sırlarımızın çalınmaması lazım. Soruşturmada emeği geçen savcımızı, polislerimizi tebrik ediyorum. Milli Savunma Bakanlığımız da yerlileşme konusunda gerçekten hassas davranıyor. Bu hassasiyeti paylaşan kuvvet komutanlıklarımızı, askerlerimizi tebrik ediyoruz. Bu mücadelelerinde yılmasınlar; bir Cihat gider, bin Cihat gelir. Hiç önemli değil."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!