SİHA devrimini bu savaşta gördük: ABD'nin öğreneceği çok şey var

Karabağ Savaşı'nı Ermenistan ordusu saflarında izleyen gazeteci Thomas Mutch, Türk SİHA'larının cephede oluşturduğu yıkıcı etkiyi Amerikan teknoloji dergisi Popular Mechanics için kaleme aldı.

Savunma 01.11.2021, 03:02 01.11.2021, 17:12
Abone ol

Karabağ Savaşı'nda Ermeni ordusunu darmadağın eden Türk SİHA'ları bu kez ABD merkezli teknoloji dergisi Popular Mechanics'te geniş bir analize konu oldu. 

Türkiye destekli Azerbaycan ordusunun geçtiğimiz yılki harekâtı sırasında cephede bulunduğu anlaşılan gazeteci Thomas Mutch, Ermenistan ordusu saflarındayken şahit olduğu manzarayı dergideki makalesinde anlattı. 

Savaşın ilk günlerinde Karabağ'da Ermeni işgali altındaki Hocavend'de (Martuni) Erivan askerlerinin arasında bulunan Mutch, Bayraktar TB2 SİHA'larının bölgede nasıl bir korkuya yol açtığını şöyle anlattı:

EĞER DUYUYORSAN HAYATTASINDIR

Martuni'nin bombalanmış sokaklarında sürünürken Ermeni rehberimiz bize 'Bir patlama duyarsanız endişelenmeyin' diyor. 'Eğer duyuyorsan hayattasındır. Ama bir dronun vızıltısını duyarsan bu kez gerçekten endişelenmen gerekir' derken sırıtıyor. Burası küçük bir kasaba; Dağlık Karabağ üzerinde Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki kanlı savaşın ön cephesine sadece 3 mil mesafede.

Azerilerin kullandığı iki insansız hava aracı (İHA) -Türk Bayraktar TB2 ve İsrail yapımı Harop- Ermeni savunma hatlarını tahrip ederek milyarlarca dolarlık sistemi enkaza çevirdi. Lazer güdümlü MAM savaş başlıklarıyla donanmış Bayraktar, hedeflerini bir ABD'li Predator'un Afganistan veya Somali'deki terör kamplarını vurduğu gibi vuruyor. Harop ise tam tersine, bir kamikaze İHA olarak hedef üzerine çarparak patlıyor.

Kendisine bir telefon gelen rehberimiz birdenbire endişeleniyor: 'Gelen insansız hava araçlarının raporları var' diyor ve gazetecilerden oluşan konvoyumuzu kasabanın asker garnizonundaki sığınağına götürüyor. Azeri piyade ve zırhları cepheye gelmeden önce Ermeni savunmasını yumuşatmak için insansız hava araçları sürüleri ile cephe hatlarına yakın noktaları hedef alıyor. Birinci Dünya Savaşı'nda süngü savaşı öncesindeki yoğun topçu atışları gibi...

Ermeniler son yıllarda mevzileri güçlendirmek için Rusya'dan pahalı hava savunma sistemleri satın aldılar. Ancak Karabağ Savaşı'nda Rus sistemleri, savaş uçaklarına karşı dizayn edildiği için, onlardan çok daha küçük ve çevik olan İHA filolarına karşı hiçbir şey yapamadı. 

EYVAH! TESPİT EDİLDİK...

Rehberimiz durmamızı ve susmamızı işaret ediyor; sonra kulaklarını ve yukarıdaki hareketleri gösteriyor. Gökyüzünde hafif bir ses duyuyoruz, birisi kirli bir bisikleti deviriyormuş gibi çıkan tiz bir inilti ve ardından bir dizi çok daha yakın patlamalar... Sığınakta güvendeyiz; bir düzine kadar Ermeni askeri, dışarıda top ateşi devam ederken sigara içiyor, uyuyor ve kağıt oynuyor.

20 dakika sonra her şeyi temizliyoruz ve bir sonraki insansız hava aracı dalgasını geçmeyi umarak basın aracına geri dönüyoruz. Çevremizdeki enkaz, çoğu Irak, Suriye veya Afganistan'daki savaşları tecrübe etmiş birer kıdemli muhabir olan meslektaşlarıma korkunç derecede tanıdık geliyor. Şehirde evler havaya uçtu; kaldırımlara telefon hatları ve tuğlalar saçılmış durumda. Sokaklar irili ufaklı patlamalarla dolu. Kırmızı tuğlalı belediye binası, sadece birkaç bin kişilik bir kasaba için etkileyici derecede heybetli ve güzel bir yapı; şimdi şarapnel izleriyle kaplı ve pencereleri harap durumda. Dışarıdaki meydan ise kırık camlarla dolu. Havadaki uğultu dışında tek ses, askerlerin attığı çöpler için kavga eden sokak köpeklerinin bitmek bilmeyen havlamaları oluyor.

Ermeni kontrolündeki bölgesel başkent Stepanakert'e (Hankendi) dönüş yolundayken patlama sesleri daha da yakınlaşıyor. Yakındaki sokaklardan gelen toz ve dumanı görmeye başlıyoruz. Bir patlama meydana geliyor. Büyük bir beyaz duman bulutu, solumuzdan 40 metre yükseliyor. Bu tam olarak endişelendiğimiz şeydi: Tespit edildik ve şimdi hedef alınıyoruz.

Şoförümüz bağırıyor ve gaza basıyor, saatte 90 mil gibi bir hızla dar yolda çukurların etrafında dönüyor. Yaklaşık bir dakika sonra bizim ilerlediğimiz küçük bir tepede üç küçük bomba patladı. Hepimiz otel sığınağımızın nispeten güvenli ortamına geri döndüğümüzde şoke olmuş ve açıkçası biraz neşelenmiş hissediyoruz. Şanslıyız ki ucuz atlattık."

BİLGİSAYAR OYUNU SAVAŞI

Stepanakert'teki (Hankendi) gazetecileri ziyaret etmekten hoşlanan genç bir Ermeni memur, yaşananlara 'bilgisayar oyunu savaşı' diyor. Buradaki gençler savaşı eski filmlerde değil, Call of Duty veya Halo oyunlarında gördü. Vidyo oyunlarından sonra gerçek savaşla bu cephede tanıştılar. Ve onların asıl katilleri cephedeki düşmanları değil, Türk askeri üslerinde rahat koltuklarında oturan SİHA operatörleriydi.

Sığınak çevresinde likör içerken sohbet ettiğimiz eski Ermeni albay Arşak Hariryan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bölgedeki ilk çatışmaları hatırlatıyor. "Birinci savaşta düşmandan ele geçirdiğimiz AK47'ler ve tanklarla tepelerde savaştık. Şimdi ise hepsi İHA, İHA, İHA! Azerbaycan'ın devasa bir askeri bütçesi, yeni teknolojileri ve o korkunç insansız hava araçları var" diyor. 

Bana kendisinin ve silahlı müfrezesinin stratejik kasaba Şuşa'nın ele geçirilmesi sırasında bir zırhlı personel aracında 1993 yılında çekilmiş fotoğrafını gösterdi. "Şimdi," dedi emekli albay; "bunun gibi bir zırhlı araç tek bombayla parçalara ayrılabiliyor."

SİHA DEVRİMİNİ BU SAVAŞTA GÖRDÜK

Askeri stratejistler uzun zamandır insansız hava araçlarının devletler arasındaki modern savaşlarda devrim yaratma potansiyeline dikkat çekiyordu ve şimdi nihayet bunun gerçekleştiğini (Karabağ'da) gördük. ABD veya NATO, Rusya, Çin veya İran ile bir savaşın içine çekilirse, benzer yeteneklerle karşı karşıya kalacaklardır. Analistler, ABD'nin SHORAD (kısa menzilli hava savunma) yeteneğindeki eksikliğinin saldırı kapasitesinden daha önemli olduğunu düşünüyor. ABD lazer ışınları ve sonik silahlar gibi çeşitli bilimkurgu teknolojileri denedi ancak henüz SHORAD için uygulanabilir ve güvenilir bir çözüm bulamadılar. Bu arada Rusya ve Çin, kısa menzilli hava savunmasını son derece ciddiye alıyor.

Birinci Körfez Savaşı'nda ABD liderliğindeki koalisyon, Irak kuvvetlerine saldırılar için o dönem yeni gelişen GPS sisteminden yararlandı. Hava avantajı, Saddam Hüseyin'in bir zamanlar güçlü ordusunun hızla yok edilmesine katkıda bulundu. Şimdi, 30 yıl sonra, Azerbaycan hava teknolojisinde benzer bir devrimi kullanarak onlarca yıldır devam eden açmazı sadece 44 günde tersine çevirdi. Ermeni kuvvetlerinin savunma avantajı, göklerin sahibi olan bir rakibe karşı hiçbir şey ifade etmiyordu. İHA'lar devletler arası savaşta tamamen devrim yaratmayacak olsa da, savaş dengesini hızla onlara sahip olanların lehine çevirebilir. Bu teknolojiyi ABD'nin düşmanları yakından takip ediyor."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!