Kıtlığın çaresi GDO'lu tohumlar mı? Dr. Küçükusta: Düzülen övgüler yalan, GDO'lu ürün kanserojendir!

Gıda güvenliği deyince ilk akla gelen konu, GDO. Yani Genetiği Değiştirilmiş Organizma. Bu konuda bazı bilim insanları kıtlıkla mücadelede GDO'ya ihtiyaç olduğunu savunurken bazıları ise bu konuya tamamen karşı duruyor. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, GDO'ya düzülen övgülerin külliyen yalan olduğu görüşünde.

Sağlık 22.06.2022, 15:39
Kıtlığın çaresi GDO'lu tohumlar mı? Dr. Küçükusta: Düzülen övgüler yalan, GDO'lu ürün kanserojendir!

GDO nedir? GDO'lu ürünler kıtlıkla mücadelede gerekli mi? GDO'nun zararları nelerdir? İşte cevaplar...

Savaşlar, açlık ve yoksulluk dünyayı etkisi altına almışken herkes olası bir kıtlıkta neler yapacağını düşünüyor kara kara. Gıda güvenliğinin her geçen gün daha da önem kazandığı günümüzde ise Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların kıtlıkla mücadelede büyük bir yardımcı olacağı görüşü kimi bilim insanları tarafından dillendiriliyor. 

GDO ile ilgili "verimi yüksektir, açlığın çaresi olacaktır, kimyasal ilaçlara ihtiyacı azaltacaktır, çevre ve insan sağlığı için emniyetlidir" iddiaları peş peşe sıralansa da gerçek öyle değil.

KÜÇÜKUSTA: AÇLIĞIN SEBEBİ İSRAF 

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'ya göre, büyük GDO yalanlarının başında, bunların dünyadaki açlığın tek çaresi olduğu iddiası geliyor. "Dünyamızda açlık çeken bir kesim olduğu doğrudur ama bunun sebebi israf ve gıdaların dengesiz dağılımıdır" diyen Küçükusta, israf edilen, çöpe giden gıdalarla ikinci bir dünyayı doyurmanın mümkün olduğunu vurguluyor.

Ünlü doktor, GDO’lu tohumların bitkileri daha zayıftır, beslenme bozukluğu vardır ve en küçük çevresel stres ve kuraklıktan etkilenirler. Verim, GDO’lu tohumlara göre konvansiyonel ıslah yöntemleriyle daha kolay artırılabilir." ifadesini kullanıyor.

GDO'LU ÜRÜN KİMYASALLARI KANSEROJENDİR

GDO’lu ürünlerin yetişmesi için özel kimyasalların kullanılması gerektiğini vurgulayan Küçükusta "GDO’lu ürün kimyasalları kanserojendir, böbrekler için toksiktir." sözleriyle konunun ciddiyetini belirtiyor.

Yani GDO’lu tohumlar atalık tohumlardan daha verimli olmadıkları gibi açlığa çare de değil. GDO’ lu tohumların üretimi daha zor, gübre ve herbisitlere ihtiyaç var. 

Sözün özü, Küçükusta'nın da dediği gibi GDO’yu savunanlar halkın değil, GDO tohum üreten şirketlerin menfaatini savunuyor!

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!