banner2

Isıtıcı olmayan bir evde kalırsak vücudumuza ne olur? 10 derecenin altı kalp, akciğer ve beyin için riskli

Kışın evlerde bulunan ısıtıcılar soğuktan korunmamız için en büyük yardımcı. Peki bulunduğunuz bir mekanda ısıtıcı olmadığını ve 10 derece sıcaklıkta yaşamak zorunda kaldığınızı hiç düşündünüz mü? Yapılan bir deney, bu tarz düşük bir sıcaklığın uzun vadede kalp, akciğer ve beyin üzerinde ciddi etkileri olduğunu gösteriyor.

Sağlık 30.11.2022, 16:57 30.11.2022, 18:16
Abone ol
Isıtıcı olmayan bir evde kalırsak vücudumuza ne olur? 10 derecenin altı kalp, akciğer ve beyin için riskli

İnsan vücudu her zaman konfora alışkın. Kış aylarında sıcak bir ortamda bulunmak bu konfor alanından sadece biri. 

Hava koşulları ne olursa olsun, insan vücudu her zaman iç sıcaklığını 37 derece civarında tutmaya çalışır. Bu, kalp gibi hayati organların düzgün çalışması için gereklidir. Çaba, deriden ve kandan aldığı uyaranları sürekli kontrol eden ve vücudun tepkilerini buna göre ayarlayan beyin tarafından koordine edilir. 18 santigrat derecede vücut yüzeyinde gözle görülür değişiklikler oluşmaya başlar. Örneğin terleme, ısı kaybını durdurmak için durmuştur. Ayrıca kollardaki tüyler de vücudu yalıtmak için ayağa kalkmaya başlar.

Bilimsel bir deney, insan vücudunun, bir iç mekan için rahat bir sıcaklık olan 21 santigrat dereceden, kışın ısıtılmayan ortalama bir evin sıcaklığı olan 10 santigrat dereceye maruz kaldığında ne olduğunu gösterdi.

KALP, AKCİĞER VE BEYNİ ETKİLER

Güney Galler Üniversitesi Fizyoloji ve Biyokimya Profesörü Dr. Damian Bailey, bu durumun kalp, akciğer ve beyin üzerinde ciddi etkileri olduğunu bilimsel bir deneyle ortaya koydu.

Bilim adamları ilk olarak 21 derecede temel vücut fonksiyonlarını kaydetti. Ardından soğuk hava üfleyerek odanın sıcaklığını düşürmeye başladılar. Çalışmalar, 18 santigrat derecenin devrilme noktası olduğunu gösterdi. Bu, bilim insanları tarafından vücudun iç sıcaklığını korumak için savaşmaya başladığı an diye yorumlanıyor. 

ORTAM ISISI DÜŞTÜKÇE NELER OLUR? 

Ortam sıcaklığı daha da düştükçe parmaklar beyazlaşıyor ve buzlanıyor. Bunun nedeni ellerdeki kan damarlarının ısı kaybını azaltmak için daralması. Odadaki soğuk 12 santigrat derecenin altındayken ise, titreme başlıyor. 10 dereceye maruz kaldıktan sonraki yarım saat içinde beyne giden kan akışı %20 azalıyor, nefes almak hızlanıyor, ortalama kan basıncı ve kalp atış hızı artıyor, vücut daha fazla karbonhidrat yakıyor, eller, ayakla ve baş sıcaklığı ortalama 2 santigrat derece azalıyor. Bu değişimlerle birlikte vücudun iç sıcaklığı 37 santigrat derecede kalmaya devam ediyor. 

Tabi tüm bunlar soğuğa maruz kaldıktan sonra sadece 30 dakika içinde gerçekleşiyor. Bir kişi evinde kalorifer olmadığı için bir veya daha fazla gün bu koşullarda kalırsa durum farklı bir boyuta doğru evrilir.

Uzun süre düşük sıcaklıkta kalmak beyne daha az kan aktığı için düşünme ve problem çözme yeteneğini belirgin şekilde azaltır. 

Kalp daha hızlı atar ve hayati organlara daha fazla sıcak kan göndermek için kan basıncı yükselir. Ancak bu kalp krizi ve felç riski artar.

Kan pıhtılaşması riski arttıkça kanın kendisi bile değişir. Böylece kardiyovasküler olay riski daha da artar.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!