Hasta olmak istemeyenlere Canan Karatay'dan çok konuşulacak formül! 7'den 70'e herkes bunu yapıyor

Koronavirüs ile beraber beslenme düzenimiz ve hijyene karşı gösterdiğimiz hassasiyetlerimiz değişti. Herkes bitkisel olarak bağışıklığı güçlendirmek için çeşitli yöntemler buluyor. Prof. Dr. Canan Karatay, virüs ve bakterilerden korunmak için formül verdi. Her zaman bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamızı söyleyen Canan Karatay, yaşam tarzlarımızda değişikliğe gitmemizi önerdi.

Sağlık 30.04.2022, 16:53 30.04.2022, 16:55
Abone ol
Hasta olmak istemeyenlere Canan Karatay'dan çok konuşulacak formül! 7'den 70'e herkes bunu yapıyor

Prof. Dr. Canan Karatay, "Virüs ve bakterilerden nasıl korunabiliriz?" sorusunu 'Karatay Sözü' adlı yeni kitabında cevapladı. Virüslerden korunmanın o kadar zor olmadığını söyleyen Karatay, onlardan korkulmaması gerektiğini vurguladı. Bunun için bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğine vurgu yapan Karatay, "Bağışıklık zırhına 7'den 70'e hepimizin ihtiyacı var. Bağışıklığımızı her daim güçlü tutmalıyız" dedi.

DOĞAL YÖNTEMLERLE BAKTERİLERDEN KORUNABİLİRSİNİZ

Doğal yöntemlerle bakterilerden korunmayı şöyle açıkladı:

Solunum yollarına yerleşerek, solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan, burun tıkanıklığına, burun akıntısına, gıcık dediğimiz kuru öksürük ve ateş yükselmesine neden olan virüs ve bakterilerin, vücudumuza giriş kapıları, ağız, burun ve boğazımızdır. Virüs ve bakterilerin ilk olarak demir attıkları limanlar ağız, burun ve boğazımızın iç yüzeylerini kaplayan mukoza dediğimiz hücrelerdir.

Özellikle virüsler mukoza dediğimiz bu hücrelerin içine girdikleri zaman çoğalıp, hayatta kalabiliyor. Hücrelerimizin içindeki ögelerden beslenerek sayıları artıyor ve güçleniyorlar. Bu süre hemen oluşmuyor tabii, hücre içine girdikten sonra aradan 3-4 gün geçmesi gerekiyor, güç kazanmaları ve kan dolaşımına karışıp genel vücutta halsizlik, ateş gibi şikayetlerin ortaya çıkması için… İşte virüs ve bakterilerin yaşamındaki bu ilk 3-4 gün içinde çoğalmalarını engellenmesini ve önlenmesini sağlayan daha önce açıkladığım gibi hücrelerimizin alkali olmasıdır. Hücrelerimizin pH değerini yükselterek onları tümüyle alkali kılmak son derece önemlidir.

Ağız burun boğaz mukozamızı, içilebilir karbonatlı su ile yıkarsak, burnumuza çekersek, gargara yaparsak, hatta bikarbonatlı su ile dişimizi dahi fırçalayacak olursak, virüslerin ve de bakterilerin çoğalmasını, üremesini ilk girdikleri limanlarda önlemiş oluruz. Böylece sıhhatli kalır ve hastalanmayız. Açıkladığım şekilde gereken önlemlerimizi alıp da uygularsak virüs ve bakterilerden korkmamıza gerek yoktur, rahat olmalıyız rahat!!! Virüslerle ve bakterilerle bu şekilde birlikte, dost olarak yaşayabiliriz. Korku imparatorluğuna, panik ataklara vize vermeyelim derim.

CANAN KARATAY MASKE İLE İLGİLİ DE KONUŞTU

Günümüzde çok tartışılan maske konusunda Karatay, doktorların maske takması gerektiğini söyledi. Karatay sözlerine şöyle devam etti:

Virüsler ve bakteriler mikroskobik canlılardır. Büyüklükleri 15-20 mikron kadardır. En etkili cerrahi maskelerin deliklerinin boyu ise 200 mikron kadardır. Bu bağlamda maskelerin koruyucu olup olmadığına siz karar verebilir misiniz? En gerçek ve en etkili maske, ağzımızı, burnumuzu tuzlu, bikarbonatlı su ile sık sık çalkalamak, yıkamak ve dişlerimizi fırçalamak ve de tabii ki yüzümüzü yıkamaktır!”

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!