DOLAR
9.3599 0.31
EURO
10.9110 0.56
ALTIN
534.02 0.86
BIST
1417.7 0.58

Kılıçdaroğlu niye bu kadar öfkeli? 2023 için başka arayış mı var? İçeride isyan mı deneyecekler?

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2023 söylemlerine yönelik söylemlerinde sanki Türkiye’ye özel kişisel bir öfkesi var. Sanki başka bir hesabı var. Sanki CHP Genel Başkanlık gücünü sadece kullanıyor ve başka bir ajandaya göre hareket ediyor. CHP liderinin Türkiye'yi aşan söz ve duruşu endişe verici.

Politika 13.10.2021, 10:55 13.10.2021, 10:56
Kılıçdaroğlu niye bu kadar öfkeli? 2023 için başka arayış mı var? İçeride isyan mı deneyecekler?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023 için seçim söylemleri ve vaatleri siyasi parti meşruiyeti ve çerçevesinin oldukça dışında bir görüntü veriyor. İfadelerin anlamını detaylı sorgulayan ve peşine düşen herkesi bir alarm hali saracaktır. 
Söylemleri ve vaatleri; toplumsal genetikle, Türkiye’nin içerideki güvenliği ile, dışarıdaki çıkar ve güvenliği ile birebir çelişiyor, çatışıyor. CHP lideri, Türkiye’nin anamuhalefet partisi lideri gibi konuşmuyor. “Yıkıcı” bir dil” kullanıyor. 

SANKİ TÜRKİYE’YE ÖZEL BİR ÖFKESİ VAR

Sanki Türkiye’ye özel, kişisel bir öfkesi var. Sanki başka bir hesabı var. Sanki CHP Genel Başkanlık gücünü sadece kullanıyor ve başka bir ajandaya göre hareket ediyor. 
Çünkü Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının, CHP’nin de dışında, başka bir ajanda için ön hazırlık gibi algılanmasına yol açacak ciddi çıkışları var. 
En belirgin olan Suriye meselesinde Ankara’dan çok Şam’ın yanında yer alan Kılıçdaroğlu’nun düşünce sisteminde etnik ve mezhepsel ayırımın ciddi izler taşıdığı ortada. 

NEDEN HER KRİZDE TÜRKİYE’NİN KARŞISINDA YER ALDI

Ama bu kadar değil.
Kendisi; Ege’deki bütün krizlerde Türkiye’nin karşısında yer aldı. Doğu Akdeniz’deki bütün krizlerde Türkiye’nin karşısında yer aldı. Yunanistan ve Fransa tezlerini daha çok savundu. 
Karabağ savaşında yine Türkiye’nin karşısında yer aldı. Ermenistan ve İran tezlerine daha yakın durdu. Libya’da ise, açık seçik Türkiye’ye ateş püskürdü. Bu duruşuyla Fransa’nın elini güçlendirdi, dolaylı olarak da Hafter gibi bir terör baronuna dolaylı alan açmış oldu. 
Bir çok söylem ve açıklamasında ABD’ye ateş püskürse de, Kanal İstanbul gibi dev projelerde “Hepsini iptal edeceğiz, şirketlerin parasını ödemeyeceğiz. ABD’yi uyarıyorum” benzeri açıklamalar yapsa da, Türkiye-ABD gearilimlerinin tamamında ABD’nin yanında durup Türkiye’yi vurdu. 

NEDEN BU ÇATIŞMA DİLİ? NEDEN BU KADAR ÖFKE?

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarında “Türkiye’nin yararına” cümleler arıyor insan. Ama neden bunu bulamıyor? Neden hep çatışma dilini kullanıyor? Neden hep öfkeli? 
Neden hep uyarı ve tehdit dili var? “Bak, seni uyarıyorum, şöyle yaparım” tarzı bir siyasi dil, Türkiye’nin siyasi olgunluğunda nereye düşer?  Neden hep Türkiye’den bir şeylerin intikamını almak istiyor gibi bir görüntü veriyor?
Görünüşte bir Erdoğan nefreti var, doğru. Bir intikam hesabı var, doğru. Ama bu intikam duygusu Erdoğan ölçeğini aşmış, Türkiye ölçeğine yansımış gibi. Kontrolü kaybetmiş, Erdoğan nefreti altına gizlenmiş “başka bir öfke” var gibi. 

ÜLKENİN VE PARTİNİN ÖTESİNE GEÇEN HESAP YIKICIDIR

Şahsen şunu anlamaya çalışıyorum:
Bir siyasi parti lideri, kişisel öfkesini partisinin ve ülkesinin ötesine taşır mı? Bir ülkenin doğal hassasiyetleri, çıkarları, tartışılamaz ve siyasete konu edilemez öncelikleri ve ahlaki kriterleri vardır. Hangi parti olursa olsun, siyaset bunun altında yapılır. 
Türkiye en üst siyasi dildir ve bunu zedeleyecek söz ve eylemlerden kaçınırız. Siyasi partiler bu çerçevede söylem ve yol belirler. Sadece terör örgtüleri bunun dışındadır. Çünkü onlar Türkiye ile zaten savaşıyorlardır.
Siyasi partilerin dil ve programı, bu çerçevenin ve meşruiyetin dışına çıktığı zaman yıkıcı bir hal alır. Kılıçdaroğlu ve yakın çevresinin bu sınırları aştığını, Türkiye hassasiyeti ve önceliği taşımadığını görüyoruz. Bunu kendi açıklama, eylem ve duruşlarıyla zaten yansıtıyorlar. 

GENEL BAŞKANLIK DIŞINDA BAŞKA BİR ROL DAHA MI VERİLDİ?

Genel Başkan’ın; CHP’nin başına geçtiği günden bu yana, kademeli ve sistemamik bir şekilde, bu hassasiyetlere sahip olmayan kişileri etrafında toparladığını, CHP’yi başka bir şeye dörüştürdüğünü de görüyoruz. 
Acaba kendisine, CHP Genel başkanlığı dışında, başka bir rol daha verilmiş olabilir mi? İşte, varsa, bu rolu tartışmak siyasi taraf olmanın ötesinde bir vatandaşlık görevi olara öne çıkıyor. Türkiye’yi sevenlerin, ülkeye bağlı olanların bunu sorgulamasından daha normal ne olabilir ki…
Tamamen siyasi parti politikalarının dışından bakan herkes, bu sözlerin ve vaatlerin “tehlikeli” bir geleceğe yatırım olduğundan ciddi kuşku duyacaktır. 

FETÖ/PKK ÇEVRELERİNE VAATLERDEN BAŞKA HİÇ BİR TEZ YOK

Kılıçdaroğlu’nun siyasi tezlerinde; Türkiye’nin şuanki ölçeğini büyütecek, refahını artıracak, iç güvenliğini sağlamlaştıracak, dışarıda gücüne güç katacak hiçbir tez, öneri, teklif, söylem yok. 
Tek bir söylemi ve yolu var. Bütün hesabını bunun üzerine kurmuş görünüyor. O da; “FETÖ ve PKK çevrelerine vaatler”den ibaret. 
İşte sorgulama burada başlıyor. Kendisi her ne kadar bu sorgulamaları hakaret, iftira, saygısızlık olarak görse de; herkesin, bir siyasi parti genel başkanının bu “tehlikeli” söyleminini sorgulama hakkı var.  
Tamam, FETÖ ve HDP/PKK çevrelerinden oy hesabı yapıyor. Olabilir. Başka siyasi partiler de yapıyor. Ama iş “bir başka proje” görüntüsü verir hali gelmiş durumda. Öyle görünüyor ki; 2023 öncesi bu söylemleri daha da sertleşecek. Daha da belirginleşecek. 

DEMOKRASİ DIŞI YOL ARIYORLAR, İÇ İSYAN MI DENEYECEKLER?

Şunu biliyoruz: 2023 Türkiye için normal bir seçim olmayacak. ABD ve Avrupa’nın doğrudan müdahil olduğu, “Cephe”ye açık desteğini sunduğu bir hesaplaşma olacak. 
Bu kadar yoğun yatırım yapılan “Türkiye’yi durdurma” projesinin demokrasi sınırları içinde kalmayabileceği ihtimali düşündürücü. Çünkü hem içeridekilerin hem dışarıdakilerin Erdoğan’ı devirmeyi bir tür “müdahale” haline getireceği şimdiden belli oldu. 
Bu gerçeği en açık Kılıçdaroğlu’nun söylemlerinde ve duruşunda görüyoruz. 
Peki ne olacak? Ne yapacaklar? İç isyan mı deneyecekler? Genişletilmiş Gezi olayları mı deneyecekler? Etnik, olmasa mezhep krizi mi çıkaracaklar? Buna yönelik kurgular, senaryolar mı devreye alınacak?
ABD’den gelen sinyaller, içerdideki hareketlilikler ve özellikle de Kılıçdaroğul’nun söylemlerini izleyin, ciddi şüpheleriniz oluşacak.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Anketi Tümü
İstanbul'da son zamanlarda artan trafik sorununun sebebi nedir?