DOLAR
9.2620 0.92
EURO
10.7921 1.11
ALTIN
526.44 -0.64
BIST
1409.56 -0.16

İbrahim Kalın'dan Türkiye'nin F-16 teklifiyle ilgili flaş açıklama

Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin ABD’den savaş jeti talebiyle ilgili, “Birinci tercihimiz, hakkımız olan F-35’leri almaktır. ABD ile bu kriz aşılırsa Türkiye tekrar programa girer, oradaki F-35’lerimizi alırız; çözülmezse alternatif arayışlarımıza devam ederiz” dedi.

Politika 12.10.2021, 09:11 12.10.2021, 10:31
İbrahim Kalın'dan Türkiye'nin F-16 teklifiyle ilgili flaş açıklama

Haber ajansı Reuters, Türkiye'nin 80 adet F-16 savaş uçağının modernizasyonu ve 40 tane yeni F-16 Block 70 alımı için Abd'ye talepte bulunduğunu yazmıştı. Aynı zamanda halihazırda envanterde bulunan 80 adet F-16 tipi savaş jetinin modernizasyonu için anlaşma teklif edildiği öne sürülmüştü. İddiaya göre; Ankara'nın teklif mektubu 30 Eylül tarihinde Washington'a iletildi. Habere göre; Türkiye'nin bu talebi ABD Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından değerlendirilecek. ABD yönetimden silah satışına izin çıkarsa bu talebi ABD Kongresi'ne gönderecek. Kongreden de onay alınması durumunda satış gerçekleşecek. Ekonomi çevreleri satışın değerinin yaklaşık 10 milyar dolar civarında olduğunu söylüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı; "Politika gereği, Bakanlık, önerilen savunma satışları veya transferleri Kongre'ye resmi olarak bildirilinceye kadar onaylamaz veya yorum yapmaz"

'ALTERNATİF OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR'

Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin ABD’den savaş jeti talebiyle ilgili, Milliyet'e konuştu. Kalın, “Türkiye’nin F-35 programından çıkartılması tamamen hukuk dışı ve haksız bir uygulama. Sadece Türkiye açısından değil, F-35 programı açısından da yanlış ve maliyetli bir karar. Umarım bu hatadan en kısa zamanda geri dönerler, ama geri dönmemeleri halinde bizim o projeye 1.4 milyar dolar ödediğimiz bir bütçe var. Bu bizim paramız, bunun doğru kullanılması için alternatifler neler olabilir? Eğer F-35 meselesi yakın vadede çözülmeyecekse, o zaman alternatiflere bakmamız gayet doğaldır. Türkiye savunma sanayi alanında alternatifsiz değildir. İhtiyacı olan ürünleri müttefiklerinden ve dünya pazarlarından alma yoluna gidebilir. En önemlisi ise bu süreçte yerli ve milli imkan ve kabiliyetlerimizi geliştirmemizdir ki, Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu sayesinde son on yılda bu alanda muazzam mesafeler aldık ve adeta bir kuantum sıçraması yaşadık. Bu ivmeyi muhafaza ederek savunma sanayi alanında daha çok adımlar atacağız.'' ifadelerini kullandı.

ABD İLE NELER KONUŞULACAK?

G-20 zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Biden ile yapacağı görüşmeye ilişkin konuşan Kalın, ''ABD ile kapsamlı ilişkilerimiz var. İkili siyasi ve ekonomik ilişkiler, enerji, güvenlik, terörle mücadele, ticaret, savunma sanayi, Afganistan, Suriye, Irak, Karabağ, Kafkaslar, Libya, Doğu Akdeniz ve diğer bölgesel ve küresel konular. Liderler bu konuları ana başlıklar halinde ele alacaklar. Arzu ettiğimiz iki stratejik ortak ve müttefik ülkenin, bu tanıma uygun bir bakış açısıyla ve pozitif bir gündemle meseleleri ele alması ve uzlaştığımız konularda mesafe almamız, anlaşamadığımız konuları da müzakere ve diyalog yoluyla çözmektir. Özellikle ticaretin artırılması konusunu çok önemsiyoruz. Beyaz Saray’da yaptığım görüşmelerde muhataplarıma bu konunun altını özellikle çizdim. 21 milyar dolarlık bir ticaret hacmi Türk Amerikan ilişkilerine yakışmıyor.'' dedi.

'HAKKIMIZ OLAN F-35'LERİ ALMAKTIR'

''Türkiye’ye uygulanan açık ya da örtülü ambargolar artık eski etkisine sahip değil.'' diyen Kalın, ''Birileri bu yollarla Türkiye’yi cezalandırmak gibi bir düşünce içindeyse bunun beyhude bir fikir ve abesle iştigal olduğunu onlara hatırlatmak gerekir. Ödediğimiz para karşılığında mevcut F-16 filomuzun genişletilmesi alınması ve elimizdeki F-16’ların modernizasyonu bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Mesele daha yeni şekilleniyor. Şartları gördükten sonra ihtiyaçlarımız çerçevesinde nihai bir karar verilir. F-35 tabii ki önemli bir teknoloji ve bizim birinci tercihimiz, hakkımız olan F-35’leri almaktır. Fakat yaptırımlardan dolayı savaş uçakları filomuzu güçlendirme projesinden vaz geçecek değiliz. ABD ile bu kriz aşılırsa Türkiye tekrar programa girer, oradaki F-35’lerimizi alırız; çözülmezse ve sorun bir müddet daha böyle kalırsa, biz de alternatif arayışlarımıza devam ederiz.'' şeklinde konuştu.

ABD'NİN YAPTIRIM UYARISI

ABD’nin 'yaptırım' uyarısı ile ilgili de konuşan Kalın, ''Türkiye’yi S-400 almaya sevk eden süreci herkes biliyor ve biz hala bunun müzakere yoluyla çözülebilecek bir sorun olduğu kanaatindeyiz. Ama Amerika tarafının, özellikle Kongre ayağında Türkiye karşıtı belli çevrelerin, bunu bahane ederek yaptırım uygulamak gibi bir yola tevessül ettiğini de üzülerek görüyoruz. Bu müttefiklik ilişkisine sığan bir şey değil, Türk-Amerikan ilişkilerine zarar veren bir durum. Bu bölgede ortak yapabileceğimiz, atabileceğimiz adımları da engelleyen ve öteleyen bir yaklaşım tarzı bu. Türkiye kendi savunma ihtiyaçlarını egemen bir ülke olarak belirler ve buna göre gerekli adımları atar. Bizim öncelikli tercihimiz tabii ki müttefiklerimizle birlikte hareket etmek, onlarla ortak projeler yapmaktır. Biz kimseden hibe istemiyoruz, ‘favor’ (iyilik) beklemiyoruz. Biz kendi paramızla bu teknolojiyi almak ve geliştirmek istiyoruz. Caatsa yaptırımlarının haksız, yersiz ve hukuksuz olduğunu defalarca ifade ettik ve biz de bu konuda ısrarcı bir şekilde Amerikan yönetiminin bu tavrını gözden geçirmesi gerektiğini söylüyoruz. Türkiye’nin stratejik önemini görmemek, ancak stratejik körlükle izah edilebilir.'' dedi.

BIDEN’IN KONGRE MEKTUBU

ABD Başkanı Biden'ın Suriye mektubunu değerlendiren İbrahim Kalın, ''Türkiye’nin Suriye’de yaptığı askeri operasyonlar meşru müdafaa hakkı çerçevesinde yapılan müdahalelerdir. Çünkü Türkiye’ye dönük terör tehdidini biz yaşıyoruz, sınır güvenliğimizi sağlamak bizim en doğal hakkımızdır. Bunların hepsi meşru nefs-i müdafaa çerçevesinde değerlendirilmesi gereken müdahalelerdir. Orada yaptığımız hiçbir müdahale DEAŞ ile mücadeleyi zayıflatmamış, tersine teröre çok ciddi darbe vurmuştur. Bu temelsiz ve talihsiz ifadeler aslında Trump döneminde de kullanılmıştı. Argümanlarına baktığınızda bunun ne kadar zayıf olduğunu görüyorsunuz, Trump döneminde kullanılan dilin hemen hemen aynısını orada da tekrar etmişler. Bizim açımızdan bunun bir bağlayıcılığı yok, çok bir önemi de yok açıkçası. Çünkü biz kendi ulusal güvenliğimizi, sınır güvenliğimizi, Suriye’nin barış ve istikrarını sağlamak için atmamız gereken adımları egemen bir ülke olarak kendimiz kararlaştırıp atarız.'' ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Anketi Tümü
İstanbul'da son zamanlarda artan trafik sorununun sebebi nedir?