DOLAR
13.72 1.67
EURO
15.55 2.19
ALTIN
785.33 1.42
BIST
2,004.55 1.19

Varlık Vergisi nedir? Varlık Vergisi ne zaman ve niye çıkarıldı? Gayrimüslimlere yönelik kanun, Kulüp dizisiyle gündemde

Varlık Vergisi, Netflix platformundaki Kulüp dizisiyle yeniden gündemde. Türkiye'nin o dönemki milli gelirinin yüzde 80'i kadar para toplanmasıyla sonuçlanan yasa, aslında gayrimüslimlerin 200 yıldır piyasaya yön verme ayrıcalığını sonlandırmayı hedefliyordu.

Kimdir 14.11.2021, 18:35 14.11.2021, 18:58
Varlık Vergisi nedir? Varlık Vergisi ne zaman ve niye çıkarıldı? Gayrimüslimlere yönelik kanun, Kulüp dizisiyle gündemde

Netflix platformunda ilgiyle izlenen ve İstanbul Galata'daki Sefarad Yahudilerini merkeze alan Kulüp dizisi, 1942 yılında yasalaşan Varlık Vergisi'ni yeniden gündeme getirdi. İnternette binlerce kişi "Varlık Vergisi nedir?", "Varlık Vergisi ne zaman çıktı?", "Varlık Vergisi ne zaman yasalaştı?", "Varlık Vergisi'nin amacı neydi?" gibi soruları arattı. 

VARLIK VERGİSİ NE ZAMAN YASALAŞTI?

İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye'nin yaşamakta olduğu ekonomik sıkıntıları aşmak için CHP'li Şükrü Saracoğlu başbakanlığındaki kabine Varlık Vergisi'ni gündeme getirdi. 

'Olağanüstü savaş koşullarının yarattığı yüksek kârlılığı vergilendirmek' hedefiyle ortaya konan teklif, 11 Kasım 1942 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilerek yasalaştı. 

Hayata geçen 4305 sayılı Varlık Vergisi kanunu, yüksek servet sahiplerinden bir defaya mahsus olmak üzere vergi alınmasını öngörüyordu. 

ENFLASYON ORANLARI UÇMUŞTU

Başbakan Şükrü Saracoğlu, TBMM'deki bir konuşmasında verginin amacının 'piyasadaki para arzını azaltmak, fiyat artışlarının önüne geçmek ve Türk parasını kıymetlendirmek' olduğunu söylemişti. 

Zira Hitler Almanya'sının yol açtığı 2. Dünya Savaşı başladığından beri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de enflasyon almış başını gitmişti. 

1938 şartlarında yüzde 100 olan enflasyon,  1942'ye gelindiğinde yıllık yüzde 340 oranında artış seviyesine ulaştı. Türkiye'nin bir de kıtlıkla mücadele ettiği o yıllarda vatandaşlar hayat pahalılığından muzdaripti. Enflasyon 1943 yılında yüzde 590'a fırlamış, 1944'te de yüzde 458 olarak gerçekleşmişti. 

Osmanlı'nın döneminden beri en azından 200 yıldır İstanbul piyasasına ve ekonomiye hakim olan zengin gayrimüslim unsurlar, İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği olağanüstü şartlar sırasında fakir vatandaşların nefretini çekiyordu. 

Genç Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetenler bu nedenle, sermayenin el değiştirmesini ve ekonomiye tamamen Türklerin hakim olmasını istiyordu. Savaşla birlikte artan işsizlik, yüksek enflasyon ve kıtlık ortamı, CHP iktidarına aradığı fırsatı altın tepside sundu. 

VE PİYASA GAYRİMÜSLİMLERDEN ALINIYOR

Çıkarılan Varlık Vergisi ile Ermeniler, Yahudiler, Dönmeler ve Rumların ekonomideki hakimiyeti zayıflatılacaktı. Gayrimüslim unsurların piyasa hakimiyetine son verilecek ve 1. Dünya Savaşı'nda işgalcileri desteklemiş tebâ üzerinde de yıldırma politikası uygulanacaktı. 

Nitekim Başbakan Şükrü Saracoğlu, hedeflenen bu politikayı basına kapalı olarak yapılan CHP grup toplantısında şu sözlerle açık ediyordu:

"Bu kanun (Varlık Vergisi) aynı zamanda bir devrim kanunudur. Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız. Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz. Bu memleket tarafından gösterilen misafirperverlikten faydalanarak zengin oldukları halde, ona karşı bu nazik anda vazifelerini yapmaktan kaçınacak kimseler hakkında bu kanun, bütün şiddetiyle uygulanacaktır."

KARARI KİM VERİYORDU?

Vergi miktarlarının belirlenmesi ve toplanması amacıyla her ilde kurulan vergi tespit komisyonlarında şehrin en yetkili mülkiye ve mal memurları yer alıyordu.

Kanunda vergi oranı ile ilgili doğrudan bir ifade yer almazken, vergi miktarı ile ilgili tespit ve takdir hakkı da bu komisyonlara bırakılıyordu. Vergilerin tahsili için verilen süre ise 15 gündü. Karara itiraz etmek mümkün değildi. 

Komisyonların talep ettiği vergi miktarını 15 gün içerisinde ödemeyenler çeşitli cezalarla karşılaşıyordu. Erzurum'un Aşkale ve Eskişehir'in Sivrihisar ilçeleri başta olmak üzere çeşitli çalışma kampları bu amaçla hazırlanmıştı. Vergisini ödemeyenler bu çalışma kamplarına gönderiliyor, burada çalışmalarına karşılık elde ettikleri ücretler, vermeleri gereken vergiden düşülüyordu. 

Sayı net olmasa da kar küremek, yol süpürmek, taş kırmak ve yol inşaatlarında çalışmak üzere kamplara gönderilen kişi sayısının bini bulduğu belirtiliyor. 

Bu kişiler haricinde Türkiye'de onbinlerce zengin, Varlık Vergisi doğrultusunda devlete yüklü miktarda vergi ödedi. Nakit sıkıntısı çekenler ev ve işyerlerini satmak zorunda kaldı. Beyoğlu ve Pera semtlerinde gayrimüslimlere ait mülklerin bu şekilde hızla el değiştirdiği biliniyor. 

LEON BAHAR'IN ÜNLÜ MEKTUBU

Vergisini ödeyemediği için Aşkale Kampı'na gönderilenlerden Yahudi tüccar Leon Bahar'ın hikayesi gazeteci ve yazar Nurten Yalçın Erüs'ün 2019 yılında yayımladığı 'Şair, Edip, Dürüst Tüccar Leon Bahar'ı Takdimimdir' isimli biyografik romanla kamuoyuna yansımıştı. 

Mülklerini yok pahasına satmak zorunda kalan Leon Bahar, 26 Aralık 1942 tarihinde İstanbul Valiliği'ne gönderdiği mektupta şöyle feryat etmişti: "Namuslu bir vatandaş sıfatiyle bütün varlığım canımla beraber devletin emrine amadedir. Bütün hüsnüniyetime rağmen bu rakkam istikbaldeki varlığımın karşılığı olarak bir efsane halinde olsun henüz hayalimde bile tecessüm etmemiştir. Vücudumdaki kan verginin kıymetine tekabül ederse feda olsun. Yeter ki bugüne kadar lekesiz yaşamışken arkama vatan vergisinden kaçmış hain damgası vurulmasın. Bu durumun düzeltilerek hakiki varlığıma göre bir verginin tarhını büyüklerimden derin tazim ve saygılarımla rica ederim. (Leon Bahar)"

DEVLET BÜTÇESİNİN YÜZDE 80'İ KADAR

Yüzde 90'a yakını gayrimüslim Türkiye vatandaşlarına uygulanan Varlık Vergisi Kanunu ile toplam 314 milyon 900 bin Türk Lirası vergi tahsis edildi. Bu rakamın yüzde 70'inin Anadolu'dan toplandığı biliniyor. Ayrıca toplam tahsilat, o dönemki Türkiye bütçesinin yüzde 80'ine karşılık geliyordu. 

1935 sayımında Türkiye nüfusuna oranı yaklaşık yüzde 2 durumunda olan gayrimüslimler, vergiden sonra başlayan göç nedeniyle 1955 itibariyle yüzde 1'lik nüfusa düştü. 1955 yılındaki 6-7 Eylül olayları da Beyoğlu bölgesinde kalan son İstanbul Rumlarının Türkiye'yi terk etmelerine neden olan en önemli gelişme oldu. 

1942 Kasım'ında hayata geçen Varlık Vergisi, Mart 1944'te tamamen yürürlükten kaldırıldı. Vergisini hâlâ ödememiş kişilerin borçları silindi. 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!