Yandex Metrica

Sitede Ara

Türkiye için kırmızı alarm! Nüfus 2070'de 70 milyon, 2100'de 50 milyonun altına düşecek!

Türkiye için kırmızı alarm! Nüfus 2070'de 70 milyon, 2100'de 50 milyonun altına düşecek!

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, acı tabloyu gözler önüne serdi. Eryurt, Türkiye nüfusunun 2070 yılında 70 milyon, 2100 yılında ise 50 milyonun altına düşeceğini dile getirdi.  

Gündem

10.07.2024, 16:12

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, 2040 yılında Türkiye nüfusunun 88 milyona çıkacağını dile getirdi. Eryurt, daha sonra tahminlerinde ise acı tabloyu gözler önüne serdi. Nüfus, 2070 yılında 70 milyon, 2100 yılında ies 50 milyonun altına düşebilir.

2022 yılında dünya nüfusunun 8 milyarı aştığına vurgu yapan Eryurt, geçtiğimiz yıl Hindistan nüfusunun Çin'i geçtiğini, 1979 yılından beri tek çocuk politikası uygulayan Çin'de 2015'te  iki çocuk politikasının, 2021'den itibaren de üç çocuk politikasının uygulanmaya başlandığını anımsattı.

Türkiye'de son açıklanan nüfus istatiklerinde, nüfusun 85 milyondan biraz fazla olduğunu, fakat nüfusun bir önceki yıla sadece 93 bin kişi artığına dikkat çeken Eryurt, "Cumhuriyetin 100'üncü yılında, Cumhuriyet tarihinin en düşük nüfus artış hızına tanık olduk. Son açıklanan doğum istatistiklerine göre, Türkiye'de doğum oranı 1,51 çocuğa düşmüş durumda. Aslında 2014'ten beri doğum oranları düzenli düşme eğilimi içerisindeydi, 2017 itibarıyla yenilenme düzeyinin altına düşmüştü. Son olarak da 1,51 çocuğa indi." dedi.

Wanda Nara ile Mauro Icardi boşandı mı? Icardi ile Wanda Nara ayrıldı mı? Wanda Nara ile Mauro Icardi boşandı mı? Icardi ile Wanda... Haberi Görüntüle

DOĞUM ORANLARINDA DÜŞÜŞ!

Eryurt, İstanbul, Ankara ve İzmir'de doğum oranlarının 1,2 çocuğa kadar düştüğünü dile getirdi. Eryurt, bu 3 ili gecikmeli de olsa takip ettiğini ve bu düşme eğiliminin var olan tabloda devam etmesinin beklendiğini açıkladı.

Bu veriler ışığında, Türkiye'de doğum oranının 1,2 çocuğa düşeceği ve sonrasında da sabit kalacağı öngörüsüyle nüfus projeksiyonu hazırladığını bildiren Eryurt, şöyle konuştu:

"Türkiye nüfusu için uzun süredir '100 milyona ulaşır mı' diye bir beklenti söz konusuydu. Projeksiyon sonuçları, bırakın 100 milyonu 90 milyona ulaşamayacağımızı gösteriyor. Türkiye nüfusu 2040'lara doğru yaklaşık 88 milyona ulaştıktan sonra yatay azalan bir eğilime girecek ve 2050'lere kadar bu şekilde devam edecek. Türkiye nüfusu, 2070'lerin ortasına doğru 70 milyonun, 2100'de 50 milyonun altına düşüyor."

15 yaş altı nüfusun azalma eğilimini hızlı şekilde devam ettireceğini aktaran Eryurt, projeksiyona göre 15 yaş altı nüfusun 2050'de 10 milyona, 2100'de 4 milyona kadar düşeceğini söyledi.

Hazal Çağlayan kimdir? Dilan Çiçek Deniz'i çabuk unuttu! Hazal Çağlayan kimdir? Dilan Çiçek Deniz'i çabuk unuttu! Haberi Görüntüle

ÇALIŞMA ÇAĞI NÜFUSU YÜZDE 60 CİVARINDA KALACAK

Eryurt, 15-64 yaş aralığı çalışma çağı nüfusunun bir süre aynı oranda devam etmesinin öngörüldüğüne dikkati çekerek şöyle devam etti:

"2050'lere kadar çalışma çağı nüfusunun, oransal olarak yüzde 60'lar civarında kalacağını söyleyebiliriz, 2075 itibarıyla yüzde 60'ların altına düşmeye başlıyor, 2100'e geldiğimizde yüzde 50'ler seviyesinde oluyor. Sayısal olarak baktığımızda, çalışma çağı nüfusu 2075'te 41 milyona, 2100'de 24 milyona kadar düşecek. Bu projeksiyon dönemi boyunca en hızlı artacak nüfus aslında yaşlı nüfus. 2050'lerin ilk yarısında her 4 kişiden birinin, 2070'lerin ortasında her 3 kişiden birinin 2100'lere doğru her 10 kişiden 4'ünün 65 yaş üzeri nüfusa dahil olmasını bekliyoruz."

CHP'li Etimesgut Belediyesi'nin çok konuşulan 15 Temmuz kararına vatandaşlardan yanıt! CHP'li Etimesgut Belediyesi'nin çok konuşulan 15 Temmuz kararına vatandaşlardan yanıt! Haberi Görüntüle

'NÜFUS PİRAMİDİNİN TERSİNE TANIKLIK EDECEĞİZ'

Nüfus piramidinin yaş yapısı olarak tersine dönmesinin öngörüldüğüne işaret eden Eryurt, "2100 yılında bizim 1960-70'lerde sahip olduğumuz nüfus piramidinin tersine tanıklık etmiş olacağız. En kalabalık grup, en yaşlı gruplar olacak. TÜİK, her 5 yılda bir nüfus piramitlerini revize ediyor. Bildiğim kadarıyla bu ay sonuna doğru paylaşacaklar. Oradaki öngörüler de aslında doğurganlığın düşme eğilimini devam ettireceği şeklinde, sonuçlarımızın benzer olacağını tahmin ediyorum." şeklinde konuştu.

Eryurt, gelişmiş ülkelerin tamamında doğum oranlarının zamana yayılmış şekilde düşük seviyelere geldiğine, bu değişimin Türkiye'de çok hızlı gerçekleştiğine dikkati çekti.

Türkiye'de kadınların yüzde 45'inin istediğinden az çocuğa sahip olduğunu, bu oranın üniversite mezunu ve çalışan kadınlarda yüzde 60'lara çıktığını aktaran Eryurt, çiftlerin istedikleri sayıda çocuğa, istedikleri zaman sahip olmalarını sağlayacak koşulların ve imkanların oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

Diyarbakır Valilisi Murat Zorluoğlu kimdir? Murat Zorluoğlu nereli, kaç yaşında? Diyarbakır Valilisi Murat Zorluoğlu kimdir? Murat Zorluoğlu nereli, kaç yaşında? Haberi Görüntüle

'BAKIM YÜKÜ, KADINLARIN ÜZERİNDEN ALINMALI'

Prof. Dr. Eryurt, doğurganlığın arttırılması için alınabilecek önlemlere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çiftlerin istedikleri sayıda çocuğa sahip olmalarının önünde birtakım engeller var, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasında birtakım sorunlarla karşılaşılıyor. Geliştirilecek tedbirlerin iş, aile yaşamı uyumunu, dengesini sağlayacak politikalar olması gerekiyor. Burada en önemli, en kalıcı politika, bakım yükünü kadınların üzerinden biraz almak. Kreş uygulamasını, erken çocukluk dönemindeki çocuk bakımını yaygınlaştırmak, kreşlerin niteliğinin artırılması, ücretlerinin büyük oranda kamu tarafından karşılanması oldukça önemli bir politika olacaktır. Diğer bir politika doğum izni süresinin uzatılması olabilir.

Türkiye'de annelik izni süresi çok kısa, gelişmiş ülkelerdeki annelik izni sürelerinin oldukça altında bizdeki süreler, bunun 1 yıla çıkarılması önemli adım olacaktır. İlk 6 ayının tamamen ücretli annelik izni şeklinde formüle edilmesi, ikinci 6 ayında anne veya babanın dönüşümlü olarak bu hakkı kullanmasının önünün açılması faydalı olacaktır. Bebeğin mama, beslenme, bez gibi ihtiyaçlarını karşılamaya imkan verecek 'bebek ikramiyesi' de çiftlerin istedikleri sayıda çocuğa sahip olmaları için önemli teşvik olacaktır."

Eryurt, ilgili bakanlıkların esnek ve yarı zamanlı çalışma modelleri üzerinde de çalışmalarının bulunduğunu kaydetti.

Habere Tepki Ver

1

0

0

0

0

0

0

0

Hakan ULUDAĞ

TRHaber.com - Gündem


Bakmadan Geçme

Tümünü Gör ››

Loading