banner2

Suriye'ye dönenler anlatıyor: Tecavüz sıradanlaştı, işkencenin her türlüsü var

Esed yönetimindeki Suriye'ye dönmeyi kabul eden mültecilerin başına nelerin geldiği, Af Örgütü'nün 'Kendi Ölümüne Gidiyorsun' başlıklı raporunda anlatılıyor. Yaşananlar okuyanın kanını donduracak cinsten.

Gündem 08.09.2021, 19:39
Abone ol
Suriye'ye dönenler anlatıyor: Tecavüz sıradanlaştı, işkencenin her türlüsü var

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty), Suriyeli mültecilerin kendi ülkelerine döndükleri zaman karşılaştıkları muameleye ilişkin 51 sayfalık rapor yayınladı. "Kendi Ölümüne Gidiyorsun" başlıklı raporda, mülteci kamplarından ayrılıp Esed rejimi kontrolündeki memleketlerine dönmeyi kabul eden fakat orada rejim güçlerinin işkencelerine maruz kalmış Suriyelilerin anlatımlarına yer verildi. 

Raporda, güvenlik endişesiyle isimleri değiştirilen bazı Suriyeliler rejim bölgesinde yaşadıklarını şöyle anlattı: 

YASİN: Lübnan sınırını geçtikten hemen sonra bir kontrol noktasında gözaltına alınıp 4 ay boyunca hapsedildim. O hücrede ne kadar süre işkence gördüğümü bilmiyorum. Bazen bir görevli bana vururken kaç kez vurduğunu sayardım. Bazen 50-60 kez olurdu ve bayılırdım. Bir seferinde 100’e ulaşmıştı.

İSMAİL: Kaşlarımın arasından elektrik verdiler. Beynim sarsılıyordu. Ölmek istiyordum. Gündüz mü gece mi farkında değildim. Artık sorguya gitmek için bile ayakta duracak gücüm yoktu. 

NUR: Bana "Sen Beşar Esed'i sevmiyorsun, sen bir teröristsin" dediler. Bana ve 5 yaşındaki kızıma cinsel saldırıda bulundular; genital bölgemize kalem soktular.  

YASMİN: Oğlum ve 3 kızımla birlikte ülkeme döndüm. Yabancı bir ülke adına casusluk yapmakla suçlandım. Bana kızlarımın gözü önünde, kızlarıma da benim yanımda tecavüz ettiler. Gözaltındaki oğlumun makatına ise başka bir odada cisim sokuldu. Bize tecavüz eden rejim görevlisi şunu söyledi: "Bu sana hoş geldin karşılaması. Bir daha Suriye'den çıkıp geri gelirsen seni daha fena yaparız. Seni ve çocuklarını aşağılamak istedik. Eğer hamile kaldıysan hemşehrilerin doğurmana yardımcı olur. Bunu ömrün boyunca unutmayacaksın."

ALA: Ben kızımı yurtdışında 'Esed aleyhinde konuşmakla' suçladılar. Bir sorgu merkezinde 5 gün boyunca alıkonulduk. 25 yaşındaki kızımı soyup kelepçelediler ve duvara astılar. Bir yandan da dövüyorlardı. Bu sırada tecavüze başladılar. Kızım bilincini kaybetti, üzerine su attılar. Durmaları için yalvardım. Bana 'fahişe', 'IŞİD casusu', 'terörist' dediler. 

SEMA: BAE'den Şam'a döndüğümde havaalanında tutuklandım. Beni 3 gün boyunca gözaltında tuttular. Genital organıma ve göğüslerime vuruyorlardı; "Seni burada dövüyoruz, bu ülkeye ihanet edecek çocuklar doğurma diye" sözleriyle. 

Suriyelilerin karşılaştığı daha pek çok işkence türlerinin sıralandığı raporda Türkiye, Lübnan ve Ürdün'e, "Mültecileri Esed rejiminin insafına terk etmeyin" çağrısı yapıldı. 

ÇIRAY'A GÖRE BUNLAR 'TAKTİK TECAVÜZ'

Sözkonusu rapora ilişkin bir açıklama yapan İYİ Parti'li Aytun Çıray, tecavüzcü Esed rejimine değil raporu hazırlayanlara tepki gösterdi. Af Örgütü'nün bu raporu hazırlayarak hükümetlere 'Suriyelileri sakın göndermeyin' baskısı yaptığını iddia eden Çıray, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin eline, onları geri göndermemek için mazeret veriyorlar. Bunlar çok taktik işler" dedi. Çıray'ın işkence ve tecavüzler hiç olmamış gibi davranması, açıklamayı duyanların kanını dondurdu. Nitekim İYİ Parti'li Çıray'a Uluslararası Af Örgütü'nden tepki geldi. Kurumun Türkiye'deki temsilcilerinden Ruhat Sena Akşener, "Raporda yazılanları kafamızdan uydurmadık. Rapor tanıklıklara, belgelere dayanıyor, yerinde araştırma yapılıyor. Sizin siyasetinizle uymuyor diye gerçekleri söylemekten çekinmeyeceğiz. Suriye'de güvenliği sağlamadan bir mülteciyi bile geri gönderemezsiniz. Bunu sadece Türkiye'ye değil, Danimarka'ya ve İsveç'e de söylüyoruz" cümleleriyle tepkisini dile getirdi. 

MUHALİFLER ANLATILANLARI DOĞRULUYOR

Suriyeli muhalifler ise raporda anlatılanları doğruladı ve benzer olayları yıllardır kendilerinin de duyurmaya çalıştığını kaydetti. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) tarafından yapılan yazılıl açıklamada şöyle denildi: "Sivil ya da aktivist ne olursa olsun, Suriye'de ölümden kaçan mültecilerin Esed rejimi ve ona bağlı güvenlik birimleri ile terör çeteleri var oldukça Suriye'ye gönderilmeleri halinde herhangi bir güvenceleri olmayacaktır. Esed rejiminin savöaş suçlusu elebaşları, hâlâ kana susamış halde insan haklarını ihlal ederek katliamlar işlemektedir. Amnesty tarafından yayınlanan raporda da rejimin istihbarat birimlerine bağlı elebaşlarının işkence, tecavüz ve katliam gibi suçlar işlediğini ortaya koymuştur. (...) Suriyeli mültecilerin dönmelerine yönelik uygulanan her türlü baskı, onları rejim cehennemine itmekte ve hayatlarını tehlikeye atacak somut tehditlerle karşı karşıya bırakmaktadır."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!